Anahtar kelimeler: Kambiyo Bakırköy Senetlerinden Ret Menfi Kesinlik Şartı Eksiklikleri Sayisi Esastan
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ
    : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
    SAYISI
    : █████████ Esas, ████████ Karar
    HÜKÜM
    : Esastan ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    Taraflar arasındaki (kambiyo senetlerinden kaynaklanan) menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
    Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin inşaat işleri yapmakta olduğunu, davalının müvekkilinden daire almak için anlaştıklarını ve noterlikte satış vaadi sözleşmesi yapılarak 87.500,00 TL üzerinden müvekkilinden daire satın aldığını, davalının müvekkiline 30.000,00 TL peşin verdiğini, geriye kalanlar için de senetler tanzim edip müvekkiline verdiğini, müvekkilinin halen davalıdan 19.000,00 TL bonoya dayalı alacağı olup, davalının müvekkiline 68.500,00 TL ödeme yaptığını, müvekkilinin davalıya 200.000,00 TL teminat maksadıyla senet verdiğini, davalının müvekkiline borcu olmasına rağmen bu senedi takibe koyduğunu, davalının müvekkiline ödeme yaptığı 68.500,00 TL düşüldüğünde 132.500,00 TL için borçlu olmadıklarını beyan ederek, bu miktar yönünden davalıya borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Bakırköy 14.İcra Müdürlüğünün ████████ E. sayılı dosyasıyla davacılar aleyhine kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını, söz konusu takipten sonra davacıların ne borca ne de imzaya itiraz ettiklerini, imzaya itirazda bulunmayan borçluların senedi kendilerinin keşide ettiğini ikrar ettiklerini, dava konusu senedin davacılar ile aralarında yapılan taşınmaz satış vaadi sözleşmesinden bağımsız olduğunu mevzubahis taşınmaz satış vaadi sözleşmesi için verilen senet olmadığını beyan ederek, davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava hukuki niteliği itibariyle 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesinde düzenlenen menfi tespit davası olup, davalıya verilen dava konusu 200.000,00 TL bedelli senedin teminat senedi olduğunu, bu senetten dolayı davalıya borçlu olmadıklarını tespitini talep etmiş iseler de, davacı tarafın senedin teminat senedi olduğuna ilişkin herhangi bir yazılı belge sunmadığı ve senet üzerinde teminat senedi ibaresinin de bulunmadığı, davacının davayı ispatlayamadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
    B. İstinaf Sebepleri
    Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; İnşaat işleri ile uğraşan müvekkilinin davalı ile taşınmaz alım satımı konusunda anlaştığını ve noterlikte satış vaadi sözleşmesi yaptığını, davalının 87.500,00 TL üzerinden müvekkilinden satın aldığı daire için, müvekkiline 30.000,00 TL peşin geriye kalan rakam için senetler tanzim edip verdiğini, müvekkilinin davalıdan halen 19.000,00 TL bonoya dayalı alacağı olduğunu, davalının müvekkiline 68.500,00 TL ödeme yaptığını, davalının, kötü niyetli olarak tapuda devir işlemlerini gerçekleştiremeyen müvekkilinin zor durumunu kullanarak 200.000,00 TL bedelli senedi teminat olarak aldığını, müvekkilinin oğlu olan diğer davacı ...'un da kefil olmasını sağladığını, davalının müvekkiline borçlu olmasına rağmen davaya konu senedi takibe koyduğunu, borcu kabul anlamına gelmemekle birlikte davalının müvekkiline yaptığı 68.500,00 TL ödeme düşüldüğünde müvekkilin iddia edilen miktarda borcu olmadığının ortaya çıktığını, ancak yerel mahkemece iddialar araştırılmadan hatalı şekilde hüküm tesis edildiğini, müvekkili ile davalı arasında tanzim edilen taşınmaz vaadi sözleşmesi, bonoların verildiği tarih ve taraflar arasında başkaca bir alacak ilişkisi olmamasına rağmen bu hususların göz ardı edilerek herhangi bir hukuki gerekçeye dayanmadan ve deliller değerlendirilmeden tesis edilen İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile senet incelendiğinde; davacının keşideci, davalının ise lehdar olduğu, 28.07.2016 düzenleme ve 20.09.2016 vade tarihli 200.000,00 TL bedelli senet olduğu, senedin ihdas sebebinin ''nakten'' olarak belirtildiği, senet üzerinde teminat amacıyla verildiğine dair bir ibarenin bulunmadığı, senedin unsurlarının tam olduğu görülmüştür. Dava konusu senedin, teminat amacıyla davacıya verildiği hususunun yazılı ve kesin delil ile ispatı gerekir iken, senedin teminat verildiği iddiasının mevcut delil durumuna göre davacı tarafından ispatlanamadığı, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
    B. Temyiz Sebepleri
    Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davası olup davacıların borçlu olup olmadığının tespitine ilişkindir.
    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
    2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
    3. Değerlendirme
    1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
    Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    20.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!