Anahtar kelimeler: Dünyaca Dünyanın Logosunu Üretmekte Taklit Ülkemiz Ülkemizde Fikrî Pazarlamasını Tanınmış

T.C.
İSTANBUL3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ███████DAVA
: Marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması, kaldırılması, maddi, manevi tazminat ile itibar tazminatıDAVA TARİHİ
: █████/2022KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte bulunan Marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması, kaldırılması, maddi, manevi tazminat ile itibar tazminatı davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... dünyaca tanınmış markası ile saat üretmekte ve ülkemiz dahil olmak üzere dünyanın her yerinde bu ürünlerinin pazarlamasını yaptığını, gerek ülkemizde gerek uluslararası alanda tescilli bulunan ... markası “tanınmış marka” olarak dünyanın her yerinde kullanıldığını,davalıların müvekkilin tescilli logosunu ve markasını hukuka aykırı olarak taklit ürünlerde ve bu ürünlerin pazarlama materyallerinde kullanmaya devam etmekte olduğunu, hem marka tecavüzü yapmakta hem de haksız rekabet yarattığını, davalılar tarafından satışı yapılan ürünlerin tamamen taklit olduğunu, ürünlerin, orijinaline yakın şekilde üretilmiş, kutusu, ambalajı ve garanti belgesi dahil taklit edildiğini, ürünlerin orijinalmiş zannıyla tüketici kandırılmak suretiyle pazarlandığını, ürünler orijinal fiyat üzerinden, seri ve model numarası ile pazarlanarak, faturalandırıldığını bu nedenlerle Davalıların, müvekkil adına dünyada ve Türkiye'de tescilli ve tanınmış ... ve ... ibareli markalarını, taklit etmesi sebebiyle söz konusu eylemlerinin haksız olduğunun tespitini, müvekkilin marka hakkına tecavüz fiillerinin tespitini, durdurulmasını ve tecavüzün giderilmesini; davalıların Haksız Rekabet niteliğindeki eylemlerinin önlenmesini, müvekkilin ... ve ... ibareli markalarını ve ... ve ... ibaresini kullanmasının yasaklanmasını, mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında, davalıların, başta ... üzerinden olmak üzere internet üzerinden veya herhangi bir mecra üzerinden ... markalı saatlere ilişkin satışlarının, pazarlamasının dava sonuna kadar tedbiren önlenmesini, ... sitesinde ... ibaresi geçen tüm sayfaların tedbiren erişime engellenmesini; davalılara ait işyerindeki ... markalı saatlerin tedbiren muhafaza altına alınmasına, ... ibareli saatlerin ve yazılı ve görsel materyaller dahil tüm tanıtım materyallerine tedbiren el konulmasını ve toplatılmasını,... web sitesinin erişimin engellenmesini, davalıların işyerindeki ... ve ... ibareli saat, ürün, yazılı ve görsel materyaller ile tüm tanıtım materyallerinin toplatılmasını ve dava sonunda bu ürün, materyaller ve görsellerin imha edilmesini; davanın maddi tazminat yönünden belirsiz alacak davası niteliğinde olması göz önüne alınarak, fazlaya ait talepler saklı kalmak kaydıyla; davalılar aleyhine 10.000.-TL maddi tazminata; müvekkilin marka ve ticari itibarı zedelenmesi nedeniyle şimdilik 10.000.-TL maddi ve 100.000.-TL manevi tazminata; temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müvekkile ödenmesine hükmedilmesini; davanın kabulü halinde marka hakkına tecavüz eden davalılar aleyhine verilen mahkeme kararının, masrafları davalılar tarafından karşılanmak üzere, kamuya yayın yoluyla duyurulmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraflara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.CEVAP
:Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu iddiaların tamamen gerçeğe aykırı olduğunu, davalı şirket ..., ...gibi markaların çocuk saatlerini üretmekte ve diğer pek çok markanın lisanslı saatlerin ticaretini yetkili distribütör sıfatıyla yaptığını, uzun yıllardır saat sektöründe faaliyet göstermekte olup sektörünün öncü firmalarından biri konumunda olduğunu, ayrıca bilişim alanında hizmet göstererek birçok şirkete İnternet altyapısı sağladığını, şirketin sayılan faaliyetleri dışında başkaca ticari faaliyeti bulunmadığını, iki şirket arasında bulunan tek hukuki ilişkinin davalı müvekkilin hizmet veren sıfatı ile diğer davalı ...şirketine altyapı hizmeti sunmasından ibaret olduğunu, ... adlı web site müvekkil şirkete değil dava dışı müvekkil şirketin sahibi ...'ın şahsına ait olduğunu, dava dışı ... adlı markanın sahibi ve yetkilisi ..., ... marka kullanım yetkisini, 24.06.2021 tarihinde davalı ... şirketine 60.000 TL karşılığında karşılığında kiraladığını, davacının iddia etmiş olduğu gibi iki şirketin yerleşim adresleri aynı olmadığını, Davalı müvekkil ...Şirketi "...", diğer davalı şirket ... Şirketi'nin adresi "..." adresinde bulunduğunu, işbu ...şirketinin ... üzerinden satış yapması nedeniyle internet üzerinde aynı adres gözükse de, söz konusu adres bilgileri gerçeği yansıtmadığını, bu nedenle soyut ve gerçek dışı iddialarla davacı müvekkiline yöneltmiş işbu haksız davanın reddini, tüm yargılama giderleri ile yasal avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Limited Şirketi cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin paralel ithalat ile Türkiye'ye getirtilen ürünler, internet sitesinde satıldığını, müvekkil şirket tarafından ithal edilen ürünler, gerçek ürünler olduğunu ve saatler paralel ithalat çerçevesinde ülkeye getirilmiş saatler olduğunu, müvekkil şirket tarafından davacı yana ait saatler, ... markasını satan yetkili satıcılarda alınmış saatler olduğunu, bu sebeple davacının müvekkil Şirketten satın aldığını iddia ettiği saatlerin taklit ürün olduğu iddiası yersiz olduğunu, müvekkilin satmış olduğu saatler tamamen orijinal olup bu durum bilirkişi incelemesi sonunda da ortaya çıkacağını, davacı yan her ne kadar müvekkil şirketin diğer markalara da tecavüz ettiği iddiasını dile getirmiş ise de, bu husus huzurdaki davanın konusu olmadığını, müvekkil şirketçe satın alınan saatlerin çoğu, ... menşeli yetkili distribütör olan ... firmasından veya başkaca firmalardan temin edildiğini, ... adresi, firmanın resmi internet adresi olup, ayrıntılı açıklama bu sitede yer aldığını, diğer davalı ... şirketi ile müvekkil şirket arasında bulunan sözleşmeye göre iki şirket de birbirinden bağımsız olup, aralarında hiçbir organik bağ olmadığını, bu nedenle tedbir talebinin reddedilmesini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.CEVABA CEVAP
: Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; ... firmasının adresi ile ana davalı ... firmasının adresi aynı olduğunu, davalılardan ...firması cevap dilekçesinde açık bir şekilde ... adresinin şirket yetkilisi ve aynı zamanda sahibi olan ...” a ait olduğunu beyan ettiğini, ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı değişik iş dosyasında sunulan bilirkişi heyet raporunda da bilirkişilerce davalılara ait ... adresinden saat siparişi verilmiş ve gelen saatin sahteliğinin tespit edildiğini, davalı ticari defterleri üzerinde yapılacak inceleme ile alış faturaları ile satış faturaları karşılaştırıldığında da satılan ürünlerin ne kadarının orijinal olup olmadığı da anlaşılacağını, açıklanan sebeplerle, ek cevap sunma hakkımız saklı kalmak üzere dava ve taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmişlerdir.İKİNCİ CEVAP
: Davalı ... Limited Şirketi ikinci cevap dilekçesinde özetle; iç pazarda satışı yapılan ... marka saatler de ... şirketinden temin edildiğini, ... marka saatlerin farklı ülkelerde üretildiği ve üretim yerlerine göre ürünlerde değişiklikler olabileceğini, Nitekim Türkiye'de üretimi yapılmayan ... marka saatler ancak yurt dışından ithal edilebilmekte olup, fiyat politikaları ve lojistik imkanlar nedeniyle büyük bir kısmı ...'tan getirildiğini,davacının şirketler arasında organik bağ bulunduğuna ilişkin beyanları tamamen mesnetsiz olduğunu, haksız ve mesnetsiz davanın reddini, tüm yargılama giderleri ile yasal vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.Davalı ... Şirketi ikinci cevap dilekçesinde özetle; iki şirket arasında, aynı adreste bulundukları için organik bağ bulunduğu iddiası gerçeği yansıtmadığını, Mahkemenizce işbu husus üzerinde tereddütün bulunması halinde en doğru ve kesin tespit için davalı şirketlerin adreslerine yerinde inceleme yapılmasına karar verilmesini, davacı yan tecavüz iddialarında bulunurken, kendi beyanlarında tecavüz fiilinin ... ile birlikte gerçekleştirildiğini belirtmiş olsa da işbu mesnetsiz bir şekilde davalı müvekkil ... A.Ş.'ye yönelttiğini, yalnızca bu nedenle dahi husumet yokluğundan davanın usulden reddi gerektiğini savunmuştur.DELİLLER VE GEREKÇE
: Dava; davalıların eyleminin, davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti, durdurulması, önlenmesi, kaldırılması, SMK'nın 151/2-b maddesi kapsamında şimdilik 10.000 TL maddi, 100.000 TL manevi tazminat, 10.000TL itibar tazminatı ile hükmün ilanı istemlerine ilişkindir.Davacı vekili tarafından delil olarak Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) nezdinde davacıya ait tescilli markalar, ... 1. Fikri ve Sınai Hukuk Mahkemesinin ... değişik iş sayılı dava dosyası, bu dosyaya sunulan ve muhteviyatında yer alan saat, ürün, fatura, evrak, doküman, kayıtlar, analiz raporları, davalıların ticari kayıt ve defterleri, bilirkişi incelemesi, davalıların internet sitesi kayıtları dahil internet kayıtlarına dayanıldığı görülmüştür.... 1.FSHHM'nin ... D.İş dosyası fiziken celp ve tetkik edilmiştir.Türk Patent ve Marka Kurumuna müzekkere yazılarak, davacı adına tescilli ... ibareli markalara ilişkin marka tescil kayıtları celp ve tetkik edilmiştir.Davalı...A.Ş şirket vekilinin delil olarak █████/2021 tarihli hizmet sözleşmesi, hizmet ilişkisini gösterir dekontlar ve faturalar, hızlı saat marka kullanım hakkı ve ödeme dekontu, ticari kayıt ve defterleri, bilirkişi incelemesine dayandığı görülmüştür.Davalı ... Limited Şirketi vekilinin delil olarak ithalat belgeleri, faturalar, internet sitesi çıktıları, ticari kayıt ve defterleri, bilirkişi incelemesine dayandığı görülmüştür.HMK'nın 266. maddesi kapsamında uyuşmazlığın çözümünün hukuk dışında, özel ve teknik bilgiyi gerektirmesi nedeni ile bilirkişilerin oy ve görüşünün alınmasına karar verilmiş olup bu suretle görevlendirilen sınai mülkiyet alanında uzman bilirkişi ..., sektör bilirkişi ..., mali bilirkişi... tarafından düzenlenen █████/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; orijinal saat ile davaya konu olan ve www. ... adresinden satın alınan saat arasında oldukça farklılıklar gözlemlenmiş ve detayları ile birlikte ürün inceleme - karşılaştırma bölümünde açıklanmış olup; orijinal ürün olmadığı,heyet teknik bilirkişisinin tespitleri doğrultusunda davacının ... markasının birebir aynısının taklit ürünler üzerinde kullanılmasının smk 29/1-a bendinin ihlali sayılacağı, davalıların 2021 ve 2022 yıllarına ait envanter defterlerini süresi içinde açılış tasdikinin yapıldığı, e deftere tabii olan davalıların 2021 ve 2022 yıllarına ait açılış ve kapanış yevmiye defteri ve büyük defter(defter-i kebir) beratlarının, gelir idaresi başkanlığı bilgi işlem sistemine süresinde yüklendiği, muhasebe tekniği açısından ilgili hesapların birbirini doğruladığı ve defterlerin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, yüce mahkeme tüm ... satışları taklit olduğu yönünde karar vermesi durumunda, davalı gelişimin 379.115,09 tl, diğer davalı ... a.ş. için 137.770,16 tl kar elde ettikleri, yüce mahkeme incelemeye tabi olan t109.410.11.032.00 model ... satışları taklit olduğu yönünde karar vermesi durumunda, davalı gelişimin 6.360,85 tl, diğer davalı ... a.ş. için 4.463,54 tl kar elde ettikleri, davalı ... a.ş. tek hakim ortağının ..., diğer davalı ... ltd.şti firmasının tek hakim ortağının ... olduğu belirtilmiştir.Sınai mülkiyet alanında uzman bilirkişi ..., sektör bilirkişi ..., mali bilirkişi İsmail Yeksan tarafından hazırlanan █████/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; orijinal saat ile davaya konu olan ve ... adresinden satın alınan saat arasında oldukça farklılıklar gözlemlenmiş ve detayları ile birlikte ürün inceleme karşılaştırma bölümünde açıklanmış olup; orijinal ürün olmadığı, heyet teknik bilirkişisinin tespitleri doğrultusunda davacının ... markasının birebir aynısının taklit ürünler üzerinde kullanılmasının smk 29/1-a bendinin ihlali sayılacağı, davalıların 2021 ve 2022 yıllarına ait envanter defterlerini süresi içinde açılış tasdikinin yapıldığı, e deftere tabii olan davalıların 2021 ve 2022 yıllarına ait açılış ve kapanış yevmiye defteri ve büyük defter(defter-i kebir) beratlarının, gelir idaresi başkanlığı bilgi işlem sistemine süresinde yüklendiği, muhasebe tekniği açısından ilgili hesapların birbirini doğruladığı ve defterlerin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, yüce mahkeme tüm ... satışları taklit olduğu yönünde karar vermesi durumunda, davalı gelişimin 379.115,09 TL, diğer davalı ... a.ş. için 137.770,16 TL kar elde ettikleri, yüce mahkeme incelemeye tabi olan t109.410.11.032.00 model ... satışları taklit olduğu yönünde karar vermesi durumunda, davalı ... şirketinin 6.360,85 TL, diğer davalı ... şirketinin için 4.463,54 TL kar elde ettikleri belirtilmiştir.Davacı vekilinin tahkikat aşamasında █████/2024 tarihli ıslah dilekçesini ibraz ettiği, maddi tazminat talebini davalı ... şirketi yönünden 6.360,85 TL, diğer davalı ... şirketi için 4.463,54TL olarak ıslah ettiklerini beyan ettiği anlaşılmış olup ıslah dilekçesi davalı şirketlerin vekillerine tebliğ edilmiştir.Huzurdaki davada; davalı şirketlerin, davacının tescilli ''...'' markasını hukuka aykırı olarak taklit ürünlerde ve bu ürünlerin pazarlama materyallerinde kullandığı, davalılardan ... şirketinin bünyesinde yer aldığı belirtilen ''https://...'' web sitesi üzerinden sahte ''...'' markalı saat satışlarının gerçekleştirildiği, satışın ise ürüne ait faturayı tanzim eden davalı ... şirketi tarafından yapıldığı organik bağ iddiasına dayalı olarak ''...'' ibareli marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması, kaldırılması ile maddi, manevi tazminat, itibar tazminatı ve hükmün ilanı istemleri ileri sürülmüş olup davalı şirketlerin birbirinden bağımsız tüzel kişilik oldukları gibi ''https://...'' web sitesi üzerinden satışı yapılan saatlerin paralel ithalat çerçevesinde ülkemize getirilen ithal edilen ürünlerin gerçek ürünler olduğunu savundukları görülmüştür. Davalı ... ve ... şirketlerinin cevap ve ikinci cevap dilekçelerindeki beyanlarının tetkiki neticesinde ise davalı ... şirketinin davalı ... şirketine internette satış yapması hususunda alt yapı hizmeti sağladığı, davalı ... şirketinin satışlarını ''...'' adlı web sitesi üzerinden yaptığı ve anılı internet sitesinin davalı ... şirketinin yetkilisi ... adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Bu kapsamda somut olaydaki uyuşmazlığın; davalı ... şirketi yetkilisi adına kayıtlı ''...'' adlı web sitesi üzerinden davalı ... şirketi tarafından satılan ''...'' markasını içerir saatlerin taklit olup olmadıkları, davacı adına tescilli ''...'' markalarını ihtiva eden orijinal olmayan/ taklit ürünleri satışa sunmak/ ticaret alanına çıkarmak sureti ile davalıların Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7 ve 29. maddeleri kapsamında davacının marka hakkına tecavüz teşkil edip etmediği, SMK'da düzenlenen marka hakkına ilişkin hükümler ile TTK'da düzenlenen haksız rekabete ilişkin hükümlerin kümülatif tatbikinin gerekip gerekmediği, maddi, manevi tazminat ile itibar tazminatı istemleri yönünden yasal koşulların oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı saptanmıştır.Dava tarihi itibari ile yürürlükte olmakla uygulanması gereken 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 29. maddesinde marka hakkına tecavüz sayılan fiiller sayılmış olup (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.'' olarak belirtilmiştir.SMK'nın 149. maddesi de; "Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a)Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b)Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c)Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç)Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. d)Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması. e)(d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması f)Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d)bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası. g)Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi" şeklinde düzenleme altına alınmıştır.İtibar tazminatı talebinin yasal dayanağını ise SMK'nın 150/2. maddesinin oluşturduğu, anılı düzenlemenin; ''Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilmesi durumunda, hakka konu ürün veya hizmetlerin, tecavüz eden tarafından kötü şekilde kullanılması veya üretilmesi, bu şekilde üretilen ürünlerin temin edilmesi yahut uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülmesi sonucunda sınai mülkiyet hakkının itibarı zarara uğrarsa, bu nedenle ayrıca tazminat istenebilir." şeklinde olduğu görülmüştür.Anılı yasal düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında; değişik iş dosyası ve mahkememizce esas dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporları arasında çelişkinin bulunmadığı, orijinal ürünler ile satışa konu ürün üzerinde fiziki inceleme ve mukayeseye dayalı şekilde gerekçeli hazırlanmakla hükme esas alınmaya elverişli oldukları saptanmış olup yapılan teknik incelemede orijinal saat ile davaya konu olan ve ''...'' adresinden satın alınan saat arasında farklılıkların gözlemlendiği, orijinal ürün olmadığı tespit edilmiştir. Davalı ... şirketinin satışlarını ''...'' adlı web sitesi üzerinden yaptığı ve anılı internet sitesinin davalı ... şirketinin yetkilisi ... adına kayıtlı olduğu hususunda ihtilaf bulunmadığı gibi ticari defter kayıtlarının incelenmesi neticesinde, davalı ... şirketinin 2021 yılında 153 Mal alış hesabı incelendiğinde ... marka saatleri dava dışı şirket ile davalı ... A.Ş'den aldığı, yine davalı ... şirketinin 2022 yılında 153 Mal alış hesabı incelendiğinde ... marka saat alışlarının (%100 )davalı ... A.Ş.’ den yapıldığı tespit edilmiş olup anılı internet sitesinde davalıların sorumluluğunda davacının ''...'' markasını içerir taklit ürün satışının yapılması nedeni ile davacı adına tescilli ''...'' markası yönünden davalıların tecavüz teşkil eden eyleminin saptandığı ve bu yöndeki tespitlerde herhangi bir çelişkinin bulunmadığı, davacı adına tescilli markanın orijinal olmayan ürün üzerinde kullanılmasının SMK'nın 29/1-c hükmünün ihlali olması nedeni ile davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğu saptanmıştır. Tüm bu nedenlerle SMK'nın 149. maddesi gereğince, davalıların davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün önlenmesine, durdurulmasına, kaldırılmasına, ''...'' web sitesinde ''...'' ibareli markasının yer aldığı taklit ürünlerin satışının (engellenmesine) durdurulmasına, (satışı yapılan diğer saatlerin tümünün taklit olduğunu gösterir delil ve incelemenin bulunmaması, dava konusu olmayan markaları içerir ürün satışlarının bulunması nedeni ile sitenin erişime engellenmesine karar verilmemiştir) bilirkişi raporunda tespit edilen ''...'' ibareli markasını içerir taklit ürünlere el konulmasına, hüküm kesinleştiğinde imha edilmesine, HMK'nın 149/1-g maddesi gereğince karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de en yüksek tiraja sahip ilk 5 gazeteden birinde bir kez ilanına karar verilmesi gerekmiştir.Kabul edilen hukuksal olgu karşısında bir sonraki aşamada davacının maddi ve manevi tazminat talepleri tetkik edilmiş olup somut olayda davacının tazminat seçim yönteminin SMK'nın 151/2-b maddesine (Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç) dayalı olduğu beyan edilmekle, mali incelemeler neticesinde tarafların ticari defterleri ve celp edilen mali kayıt/belge ile tablolar incelenmiş olup tespit edilen bilirkişi raporundaki hesaplamaların dosya kapsamına uygun olması ve aksini gösterir yazılı delillerin bulunmaması ve somut olay adaletine uygun olarak taklit olduğu tespit edilen ürün sayısı üzerinden incelemeye tâbi olan... model ''...'' satışı yönünden davalı ... şirketinin 6.360,85 TL, diğer davalı ... şirketinin 4.463,54 TL maddi tazminat ile sorumlu tutulmasının hakkaniyete uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Davacı markasının tescilli olduğu süre, markanın tanınmışlık derecesi, maddi tazminat miktarının nispeti, davalıların ticaret hacmine, kusur derecesine göre davacı yararına taktir edilen 10.000-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.Son olarak davacı yanın itibar tazminatı talebi incelenmiş olup SMK'nın 150/2. maddesinin; ''Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilmesi durumunda, hakka konu ürün veya hizmetlerin, tecavüz eden tarafından kötü şekilde kullanılması veya üretilmesi, bu şekilde üretilen ürünlerin temin edilmesi yahut uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülmesi sonucunda sınai mülkiyet hakkının itibarı zarara uğrarsa, bu nedenle ayrıca tazminat istenebilir." şeklinde ifade edildiği, maddede "kötü şekilde üretim" ifadesi yer almakta ise de ürünün ne şekilde kötü üretilebileceğinin açıklanmadığı, itibar tazminatına hükmedilebilmesi için tecavüzün varlığı ile birlikte aynı zamanda hakka konu ürünün tecavüz eden tarafından kötü şekilde kullanılması veya üretilmesi yahut uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülmesi şartlarının da mevcut olması gerektiği anlaşılmıştır. Bu kapsamda somut olaya bakıldığında anılı koşulların gerçekleştiğini gösterir ispata elverişli delillerin bulunmadığı anlaşılmakla, itibar tazminatı isteminin reddi gerektiği anlaşılmıştır.Davacı taraf SMK'nın birinci kitabında düzenlenen marka hakkına ilişkin hükümlerin yanı sıra ayrıca TTK'nın haksız rekabet hükümleri gereğince de istemde bulunmuş olup anılı düzenlemelerin kümülatif olarak somut olayda tatbikinin gerekip gerekmediği meselesinin aydınlatılması gerekmiştir. Bu noktada emsal alınan Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ... esas, ... karar sayılı ilamı ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin ...esas, ... karar sayılı kararında vurgulandığı üzere; 6762 sayılı mülga TTK’nın 57/5.maddesinde yazılı “Başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya ticaret işletmesiyle iltibaslar meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtalariyle iltibasa meydan verebilecek surette, ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtaları kullanmak veyahut iltibasa meydan veren malları, durumu bilerek veya bilmiyerek, satışa arz etmek veya şahsi ihtiyaçtan başka her ne sebeple olursa olsun elinde bulundurmak” şeklindeki düzenlemeden yola çıkılarak, marka hakkına tecavüz eylemleri, hem özel yasa niteliğindeki 556 sayılı Marka KHK’nın 61 ve 9.maddeleri uyarınca, hem de anılı hüküm nedeniyle mülga 6762 sayılı TTK’nın 57/5.maddesi hükümleri doğrultusunda kümülatif olarak korunmakta iken mülga 6762 sayılı TTK’nın 57/5.maddesindeki hüküm, █████/2012 tarihinde yürürlüğe giren mer’i 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 bendinde yer alan “Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak,” şeklinde düzenlenmiş olup, Kanunun gerekçesinde de ifade olunduğu üzere, Kanun Koyucu bilinçli bir şekilde, “ad, unvan ve marka” kavramlarına yeni düzenlemede yer vermemiş ve buna gerekçe olarak da bu kavramların kendi özel yasası niteliğindeki 556 sayılı Marka KHK, 554 sayılı End. Tasarım KHK ve 555 sayılı Coğrafi İş. KHK ve TTK’nın unvan ile ilgili düzenlemeleriyle korunması gösterilmiş ve bunların bir kez de TTK’nın haksız rekabet hükümleriyle korunmasının gereksiz olduğu ve yorum güçlüklerine yol açacağına vurgu yapılmıştır. Bu hâli ile markaların kendi özel yasası niteliğindeki 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleriyle korunması ve 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 maddesindeki düzenleme karşısında, dairenin eski içtihatlarını sürdürme imkanının kalmadığı belirtilmiştir.Nitekim Türk Borçlar Kanunu'nun sebeplerin yarışması başlıklı 60. maddesi gereğince de bir kişinin sorumluluğu, birden çok sebebe dayandırılabiliyorsa hâkimin, zarar gören aksini istemiş olmadıkça veya kanunda aksi öngörülmedikçe, zarar görene en iyi giderim imkânı sağlayan sorumluluk sebebine göre karar vereceği ifade edilmiştir. Bu gerekçeler ışığında somut olaya bakıldığında; davacı yana en iyi giderim imkanı sağlayan SMK hükümleri kapsamında hukuki koruma sağlanmış olup aynı zamanda haksız rekabete ilişkin hükümlerin kümülatif olarak uygulanmasına yer olmadığı sonucuna varılması gerekmiştir. Bu açıklamalar doğrultusunda haksız rekabet hükümlerine yönelik davacı isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,A-Davacının ''...'' ibareli markasının yer aldığı taklit ürünlerin satışına dayalı davalıların eylemlerinin davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, marka hakkına tecavüzün önlenmesine, durdurulmasına ve kaldırılmasına, .... web sitesinde ''...'' ibareli markasının yer aldığı taklit ürünlerin satışının (engellenmesine) durdurulmasına, bilirkişi raporunda tespit edilen ... ibareli markasını içerir taklit ürünlere el konulmasına, hüküm kesinleştiğinde imha edilmesine,B-Davanın marka hakkına tecavüze dayalı maddi tazminat istemi yönünden, Davalı ... Limited Şirketi için 6.360,85 TL, davalı ... A.Ş. için 4.463,54TL maddi tazminatın, davalılardan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsili ile davacıya ödenmesine,C-Davanın marka hakkına tecavüze dayalı manevi tazminat yönünden takdiren 10.000TL manevi tazminatın davalılardan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsili ile davacıya ödenmesine,D- Fazlaya ilişkin istemlerin reddine,2-SMK'nın marka hakkına yönelik hükümleri ile TTK'da düzenlenen haksız rekabete ilişkin düzenlemelerin kümülatif olarak tatbiki TBK'nın 60. maddesi ışığında yerinde görülmediğinden davacıların haksız rekabete yönelik istemlerinin reddine,3-SMK'nın 149/1-g maddesi gereğince karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de en yüksek tiraja sahip ilk 5 gazeteden birinde bir kez ilanına, masrafın davalılardan tahsiline, kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde talep edilmezse ilan hakkının düşeceğine,4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.422,52 TL ilam harcından peşin harcın mahsubu ile eksik 1.327,72 TL nin davalılardan tahsiline,5-Kabul edilen marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması, kaldırılması talebi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,6-Kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden Avukatlık Ücret Tarifesi uyarınca 6.360,85 TL vekalet ücretinin davalı ... Ltd Şti 'den alınarak davacıya verilmesine,7-Kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden Avukatlık Ücret Tarifesi uyarınca 4.463,54 TL vekalet ücretinin davalı ...A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine,8-Kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden Avukatlık Ücret Tarifesi uyarınca 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,9-Reddedilen manevi tazminat talebi yönünden Avukatlık Ücret Tarifesi uyarınca 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,10-Reddedilen itibar tazminatı talebi yönünden Avukatlık Ücret Tarifesi uyarınca 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,11-Davacı tarafın yaptığı 80,70 TL başvuru harcı, 80,20 peşin harç, 14,09 ıslah harcı, 734 TL tebligat ve müzekkere masrafı, 8.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.909,49 TL yargılama giderinin 2/3'üne tekamül eden 5.939,66 TL nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,12-Davalı ... Ltd Şti tarafından yapılan 3.150,00 TL yargılama giderinin 1/3'üne tekamül eden 1.050,00 TL nin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,13-Davalı... A.Ş tarafından yapılan 2.865,00 TL yargılama giderinin 1/3'üne tekamül eden 950,00 TL nin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,14-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ödeyen tarafa iadesine,Dâir; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalılar vekillerinin yokluklarında, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025Katip¸e-imzalıdırHakim¸e-imzalıdır