Anahtar kelimeler: Konusuitirazın Layıkıyla Vermeksizin Otelin Otel Götürmek Edimini Ekipmanları Kaçırmak Haber

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ17. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
:█████████ EsasKARAR NO
:████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
:█████/2021NUMARASI
:████████ Esas, ███████ KararDAVANIN KONUSU
:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
:█████/20256100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı karşı davalı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında █████/2015 tarihinde tanzim ve imza olunan Yönetim Sözleşmesi kapsamında müvekkiline ait ... Otelin bünyesinde bulunan ... bölümünün işletilmesinin davalıya bırakıldığını, ancak davalının edimini layıkıyla yerine getirmediğini, zira yetkililere ve otel yönetimine haber vermeksizin bir kısmı da kendisine ait olan ekipmanları borçlularından mal kaçırmak için ... alanından götürmek suretiyle tesisi zamanla boşalttığını, bu şekilde müşterilinin salondan yararlanma imkanını kısıtladığını, bu sebeple davalıya ihtarnameler keşide edildiğini, davalının ise, durumu düzelteceğini beyan ederek müvekkilini oyaladığını, müvekkili ile davalı arasındaki cari hasep ilişkisi kapsamında ödenmeyen alacağın tahsili amacıyla ... sayılı dosyası ile başlatılan takibin davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı karşı davacı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; öncelikle ödemezlik def'i; bu talep kabul görmezse takas ve mahsup def'i taleplerinin bulunduğunu, otelin spor salonunun müvekkilince 5+5 yıl süreyle kiralanmasına ilişkin sözleşmenin davacının kusurlu davranışları sebebiyle feshedildiğini, davacının asayişi ve güvenliği tesis edemediğini, bu sebeple sürekli hırsızlık olaylarının yaşandığını, yine davacının temizlik ve düzen konularında ilgili olmadığını, davacının çalışanlarının müvekkili firma yöneticilerine tutumlarının saygı ve beşeri kurallar içinde olmadığını, davacı yedinde bulunan müvekkiline ait ekipmanların fiziken tesliminin mümkün olmaması halinde bedellerinin, bilirkişi marifetiyle hesaplanarak taraflarına ödenmesi taleplerinin olduğunu, müvekkilinin spor salonu ile ilgili bir dizi işçilik ve malzeme giderlerine katlandığını, müvekkilinin el konan malzemeler ve uğradığı zararın bir kısmına istinaden davacıya fatura keserek tebliğ ettiğini, davacının alacağına ilişkin ise ortada bir faturanın bulunmadığını, yine davacının, müvekkilinin hakediş ödemelerini yapmadığını belirterek davacının davasının reddi ile, %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla karşı davanın kabulü ile, müvekkilinin, davacı lehine oluşturduğu sebepsiz zenginleşme ile davacının verdiği doğrudan ve dolaylı zararların hesap edilerek şimdilik 1.000,00 TL'nin ihtarname tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini savunmuştur.İLK DERECE MAHKEME KARARI
:İlk derece mahkemesince; asıl dava bakımından, davacı karşı davalının 85.883,49 TL alacaklı olduğu değerlendirilerek asıl davanın kısmen kabulü ile, itirazın iptaline, alacak likit olduğundan %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş olup karşı dava bakımından ise, davanın belirsiz alacak niteliğinde olmadığından bahisle davanın değerinin tespit edilerek harçların yatırılması yönünden tesis edilen █████/2018 tarihli celse ara kararına istinaden davalı karşı davacının 10.000,00 TL'lik artırım yapıldığına ilişkin sunduğu █████/2018 tarihli dilekçenin talep artırım dilekçesi olarak kabul edilemeyeceği ve ıslah dilekçesi olarak kabulünün gerektiği, karşı davanın ıslahına yönelik sunulan █████/2020 tarihli dilekçenin ıslah dilekçesi olarak kabulü mümkün olmadığından dikkate alınmadığı, bu nedenle talebin █████/2018 tarihli ilk dilekçe kapsamında ele alınıp değerlendirildiği, davalı karşı davacı tarafından yapılan feshin haksız olduğu, bu nedenle talep edebileceği bir tazminatın bulunmadığı, davalı karşı davacı tarafından kesilen 85.883,49 TL bedelli faturanın cari hesap bakiyesinin kapatılması için kesilmesi nedeniyle hakediş alacağı olarak yorumlanamayacağı, ancak bilirkişilerce tespit edilen davacı karşı davalı yedinde bulunan davalı karşı davacıya ait ekipman bedellerinin iadesinin mümkün olduğu, bilirkişi raporunda 23.525,00 TL'lik ekipman bedeli tespit edilmiş ise de, davalı karşı davacının ekipman bedeline ilişkin talebinin 9.475,00 TL olduğu (█████/2020 tarihli dilekçesi kapsamında) görüldüğünden ancak bu kadar bedele hükmedilebileceği, ekipman bedellerinin talebine ilişkin ihtarnamenin █████/2016 tarihinde tebliğ edildiği ve ihtarnamede gün verilmediğinden █████/2016 tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edildiği, buna göre 9.475,00 TL'nin █████/2016 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davacı karşı davalıdan alınarak davalı karşı davacıya verilmesine, fazla talebin reddine dair karar verilmiştir.İSTİNAF NEDENLERİ
:Karar yasal süresinde taraf vekillerince istinaf edilmiştir.Davacı karşı davalı vekili karşı dava yönünden sunduğu istinaf dilekçesinde; davalı karşı davacının, müvekkili şirket yedinde olduğunu iddia ettiği malları kuşkuya yer vermeyecek şekilde ispat edemediği gibi bu malların mülkiyetinin kendisine ait olduğuna dair dosyaya somut bir bilgi ve belge de sunmadığını, buna rağmen Mahkemece varsayıma dayalı olarak bu malların bedelinin tahsiline karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, gerekçeli kararda bu ekipmanların mülkiyetinin davalı karşı davacıya ait olduğuna dair bir delilden söz edilmediğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Davalı karşı davacı vekili asıl ve karşı davaya yönelik sunduğu istinaf dilekçesinde; asıl dava kapsamında davacı karşı davalının, müvekkilinden bir alacağının bulunmadığını, birleşen dava kapsamında ise, dosyada alınan raporlar ile, davacı karşı davalı yeddinde bulunan cihazların rayiç değerinin 23.525,00 TL olduğunun tespit edilmesi sebebiyle müvekkilinin bu miktarda alacaklı olduğunu, dava dilekçeleri ile 1.000,00 TL olarak gösterdikleri dava değerini, █████/2018 tarihli dilekçeleri ile harcını yatırarak 10.000,00 TL'ye arttırdıklarını, daha sonrasında ise alınan rapor üzerine dava değerinin ıslah yoluyla 13.525,00 TL daha arttırılarak toplam 23.525,00 TL'nin tahsilinin talep edildiğini, ancak Mahkemece ıslah dilekçeleri doğrultusunda karar verilmese de dava değeri arttırıldıktan ve tamamlama harcı yatırıldıktan sonra dava değerinin ıslah edilebileceği hususunun Yargıtay kararları ile de sabit olduğunu, bu nedenle ıslah dilekçeleri doğrultusunda davalarının kabulüne karar verilmesi gerektiğini, kötü niyet tazminatı taleplerinin de kabul edilmediğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalı karşı davacı vekiline █████/2021 tarihinde tebliğ edilen ilk derece Mahkemesinin █████/2021 tarihli muhtırası ile, asıl dava yönünden harçların yatırılmadığından bahisle 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 1.466,67 TL istinaf karar harcının (nispi) yatırılması amacıyla bir haftalık kesin süre verilmesine rağmen harçların yatırılmadığı anlaşılmıştır.Bunun üzerine Mahkemenin █████/2021 tarihli ek kararı ile, davalı karşı davacı vekilinin asıl davaya ilişkin istinaf talebinin HMK'nun 344. maddesi uyarınca yapılmamış sayılmasına karar verildiği, davalı karşı davacı vekiline █████/2021 tarihinde tebliğ edilen bu karara karşı bir istinaf başvurusunda bulunulmadığı anlaşılmıştır.Davacı karşı davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
: Asıl ve karşı dava, taraflar arasında düzenlenen "Yönetim Sözleşmesi" başlıklı █████/2015 tarihli sözleşmeden kaynaklanan alacak ve sair istemlere ilişkindir.İlk Derece Mahkemesinin █████/2017 tarih ve █████████ Esas ████████ Karar sayılı kararı ile, taraflar arasındaki uyuşmazlığın kira sözleşmesinden kaynaklandığı ve bu nedenle Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçelerine istinaden görevsizlik kararı verildiği, kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin █████/2017 tarih ve █████████ Esas █████████ Karar sayılı kararı ile, taraflar arsındaki sözleşmenin kira sözleşmesi değil, hizmet alım sözleşmesi niteliğinde olduğu, ayrıca sözleşmenin her iki tarafı tacir olup sözleşmenin konusunun da ticari iş niteliğinde olduğu gerekçeleri ile davaya bakma görevinin kararı veren ticaret mahkemesinin görevi kapsamında kaldığı belirtilerek ilk derece Mahkemesinin kararı kaldırılmıştır. Akabinde yapılan yargılama neticesinde istinaf başvurusuna konu işbu kararın verildiği anlaşılmıştır.Asıl davaya yönelik bir istinaf başvurusu olmadığından istinaf incelemesi sadece karşı dava bakımından yapılacaktır.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.Mahkemenin █████/2018 tarihli celsesinde, karşı dava bakımından belirsiz alacak davasına ilişkin yasal şartlar bulunmadığından bahisle davalı karşı davacı vekiline HMK'nun 114/h bendi ve 115/2 maddesi gereğince müddeabihi tespit ederek harçlandırmak amacıyla kesin süre verilmiştir. Davalı karşı davacı vekili █████/2018 tarihli dilekçesi ile, işbu karşı dava ile taleplerinin, müvekkiline ödenmesi gereken ve fakat ödenmeyen hak edişler, müvekkilinin uğradığı zarar ve davacı karşı davalının haksız şekilde yedinde tuttuğu müvekkiline ait mallara ilişkin olduğu, ancak şu anda bedelin tam olarak bilinmesinin mümkün olmadığı belirtilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş olup 9.000,00 TL yönünden (1.000,00 TL'ye ilişkin harç dava açılırken yatırılmıştır) harcın yatırıldığı anlaşılmıştır.Davalı karşı davacı vekili █████/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile, alınan bilirkişi raporu uyarınca müvekkilinin alacaklı olduğu miktarın 23.525,00 TL olarak tespit edildiğini belirterek dava değerinin 13.525,00 TL daha arttırılması neticesinde toplam 23.525,00 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep etmiş olup buna ilişkin harcı yatırdığı anlaşılmıştır. Ayrıca davalı karşı davacı vekili işbu ıslah dilekçesi ile taleplerinin 23.000,00 TL'sinin ekipman bedeline, 200,00 TL'sinin ödenmeyen hakediş bedeline, 325,00 TL'sinin uğranılan zarar bedeline ilişkin olduğunu belirtmiştir.Mahkemece, karşı davanın belirsiz alacak davası olarak açılmadığı, bu nedenle █████/2018 tarihli dilekçenin talep artırım dilekçesi olarak kabul edilemeyeceği ve ıslah dilekçesi olarak kabulünün gerektiği, ıslahın ise davada yalnızca bir kez yapılabilecek olması nedeniyle █████/2020 tarihli dilekçenin ıslah dilekçesi olarak kabulünün mümkün olmadığı gerekçelerine istinaden █████/2020 tarihli dilekçe dikkate alınmaksızın dava ve █████/2018 tarihli dilekçe kapsamında davalı karşı davacının talepleri değerlendirilerek sonuca gidilmiştir.Öncelikle davalı karşı davacı vekilinin ıslah dilekçesi olarak sunduğu █████/2020 tarihli dilekçesine hukuki değer verilip verilmeyeceğinin açıklığa kavuşturulması gerekir.Somut olayda, karşı davaya ilişkin dava dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı zikredilmemiş olup dava, ıslah da dahil olmak üzere fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak açıldığına göre davanın kısmi dava olduğunu kabul etmek gerekir.Davalı karşı davacı vekili █████/2018 tarihli dilekçesi ile dava değerini bir miktar daha arttırarak harcını yatırmış ise de, davalı karşı davacı vekilin iradesi dava değerini arttırmaya yönelik olmayıp Mahkemenin █████/2018 tarihli celse ara kararı üzerine bu işlemin yapıldığı anlaşılmaktadır. Kaldı ki henüz davanın başında daha bilirkişi raporu dahi alınmadan davalı karşı davacıdan davasını ıslah etmesi de beklenemez. Bu nedenle bu dilekçenin ıslah olarak kabulü mümkün olmadığı gibi söz konusu yerinde olmayan ara karara bu şekilde bir sonuç bağlanması da doğru değildir. O halde davacı karşı davacı vekilinin █████/2020 tarihli dilekçesinin ıslah dilekçesi olarak kabul edilmemesine yönelik Mahkemenin değerlendirmesi yerinde olmamıştır.Taraflar arasında █████/2015 tarihli Yönetim Sözleşmesi imzalanmış olup bu hususta bir uyuşmazlık da bulunmamaktadır. Sözleşmenin 2. maddesine göre, davalı karşı davacı (yönetim sahibi), davacı karşı davalıya ait olan... bünyesinde bulunan ... bölümü için müşterilere sağlanacak her türlü hizmetin işletilmesini üstlenmiştir. ... bölümünde bulunan bir kısım ekipmanlar (Ek-1'de bilertilen) davacı karşı davalıya ait olup bir kısmı ise davalı karşı davacıya aittir. Sürenin bitiminde davacı karşı davalıya ait olan ekipmanlar davalı karşı davacı tarafından iade edilecek olup bunun dışında yeni yatırım dahilinde yapılan taşınabilir demirbaşlar, spor aletleri ve ekipmanlar davalı karşı davacıya teslim edilecektir. Sözleşmenin süresi 2 yıl olarak belirlenmiş ise de, █████/2015 tarihinde yapılan Ek Protokol ile bu süre 5 yıl olarak belirlenmiştir. Sözleşme ilişkisi Kadıköy ... Noterliğinin █████/2016 tarihli ihtarnamesi ile davalı karşı davacının sözleşmeyi haklı olarak feshettiğini bildirmesi üzerine son bulmuştur.Somut olayda, taraflar arasındaki sözleşmeye göre davacı karşı davalıya ait otelin bünyesinde bulunan ... bölümündeki spor ekipmanlarının bir kısmının davalı karşı davacıya ait olduğu sabit olup bu husus her iki tarafında kabulündedir. Davacı karşı davalı vekili karşı davaya ilişkin cevap dilekçesinde, davalı karşı davacının müvekkili şirketin fitness bölümünde bulunan spor ekipmanları hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiğine göre dava açıldıktan sonra da halen davalı karşı davacıya ait bazı ekipmanların spor salonunda bulunduğu sabittir. Bu husus davacı karşı davalı vekilinin █████/2018 tarihli duruşmadaki beyanları ile de doğrulanmış olup █████/2018 tarihli beyan dilekçesinde bu tarih itibariyle müvekkili yedinde bulunan davalı karşı davacıya ait spor ekipmanları belirtilmiştir. Davalı karşı davacı vekili ise, bildirilen bu ekipmanların piyasa değerinin araştırılarak hesaplanmasını talep etmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan rapor ile, davacı karşı davalı vekilinin █████/2018 tarihi itibariyle davalı karşı davacıya ait müvekkili yedinde olduğunu bildirdiği spor ekipmanlarının rayiç değeri 23.525,00 TL olarak tespit edilmiştir. O halde davalı karşı davacı vekili spor ekipmanlarına ilişkin talebinin 23.000,00 TL olduğunu belirttiğine göre bu miktar yönünden karşı davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken Mahkemece 9.475,00 TL üzerinden hüküm tesisi isabetli olmamıştır. Öte yandan dosya kapsamı ve mevcut delil durumu itibariyle davalı karşı davacı vekilinin ödenmeyen hakediş ve uğranılan zarar bedeline ilişkin talepleri ise ispatlanamamıştır.Asıl davaya yönelik bir istinaf başvurusu bulunmayıp sadece karşı dava yönünden verilen hükmün kaldırılarak yeniden hüküm tesisi yoluna gidilmiş olup asıl dava yönünden yeniden hükmün kaldırılması yoluna gidilmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine; davalı karşı davacının istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nun 353/1-b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesinin karşı davaya ilişkin kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Davalı karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen nedenlerle KABULÜ ile, İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas, ███████ Karar sayılı ve █████/2021 tarihli kararının, karşı dava yönünden HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, karşı dava yönünden yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE,KARŞI DAVA YÖNÜNDEN
:3-a)Karşı davanın KISMEN KABULÜ ile,-Ekipman bedeline ilişkin 23.000,00 TL'nin █████/2016 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,-Hakediş ve uğranılan zarar bedeline yönelik taleplerin reddine,b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 1.571,13 TL harçtan davacı tarafından yatırılan 29,20 TL peşin harç, 154,00 TL tamamlama harcı ve 231,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 414,20 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.156,93 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, c)Davacı tarafından yatırılan 29,20 TL peşin harç, 154,00 TL tamamlama harcı ve 231,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 414,20 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,d)Davacı tarafından yapılan 791,80 TL (bilirkişi ücreti, tebligat v.s posta masrafları) yargılama giderinin kabul-ret oranına göre (%97,77 kabul, %2,23 ret) hesaplanan 774,15 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,e)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince takdir olunan 23.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, f)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince takdir olunan 525,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,İstinaf Giderleri Yönünden
:4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı karşı davalı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davacı karşı davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,5-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davalı karşı davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davacı karşı davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,6-Davalı karşı davacı tarafından karşılanan 221,40 TL istinaf harçları ile 22,00 TL istinaf yargılama giderleri olmak üzere toplam 243,40 TL'nin davacı karşı davalıdan alınarak davalı karşı davacıya VERİLMESİNE, 7-Davacı karşı davalı tarafından karşılanan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,8-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmın yatıran tarafa İADESİNE Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.█████/2025