Anahtar kelimeler: Yıllarca Kurucuların Memurluğu Ttk Huzurunuzdaki Açmış Şahsın Anonim Limited Memurlarının

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: TTK 553. Maddesine dayalı sorumluluk davasıDAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan TTK 553. Maddesine dayalı sorumluluk davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; Türk Ticaret Kanunu’nun madde 644/f.1 uyarınca limited şirketlerde tasfiye memurlarının sorumluluğuna ilişkin olarak, anonim şirketlerde kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve tasfiye memurlarının sorumluluğunu düzenleyen TTK m. 553 hükmünün uygulandığını, huzurunuzdaki davanın tasfiye memurluğu sıfatıyla sorumluluğu bulunan davalıya şirket alacaklısı sıfatıyla davacı tarafından açıldığını, davalı şahsın davacının yıllarca çalıştığı ----------- Şirketi’nin tek yetkilisi ve dolayısıyla müvekkilinin işvereni olduğunu, müvekkilinin işçilik alacaklarının tahsili için açmış olduğu davanın-----------sayılı dosyasında kabul edildiğini ve kesinleştiğini, akabinde alacağın tahsili için ----------- Esas sayılı dosyası üzerinden dava dışı ----------- Şirketi aleyhine icra takibi başlatıldığını, icra emrinin 14-01-2022 tarihinde bizzat davalıya tebliğ edildiğini, davalının borçtan kaçınmak için 21-06-2022 tarihinde şirketi tasfiye sürecine soktuğunu, kendisini de tasfiye memuru olarak görevlendirdiğini, kararın 27-06-2022 tarihli ----------- ilân edildiğini, üç defa alacaklılara çağrı ilânlarının yapıldığını, bu ilânlardan sonra 28-10-2022 tarihli genel kurul kararının 01-11-2022 tarihli ----------- yayınlanmasıyla dava dışı şirketin tüzel kişiliğinin son bulduğunu, davalı tasfiye memurunun sorumluluklarını yerine getirmediğini, şirketin borca batık durumda olması halinde tasfiye memurunun durumu mahkemeye bildirme mecburiyeti bulunduğunu, böyle bir durumda iflâsın açılması halinde tasfiye memurunun görevinin sona ereceğini, tasfiyenin iflâs idaresi tarafından İİK hükümlerine göre yürütüleceğini, dava dışı şirketin tasfiye haline girmesinin şirketin borçlarını ortadan kaldırmayacağını, işlemler sonuçlanmadan tasfiyenin bitirilemeyeceğini, davalı tasfiye memurluğu görevine başlar başlamaz şirketin mal varlığını tespit etmediğini, şirketin tek yetkilisi olarak tasfiye kararı verdiğini ve kısa sürede tasfiyeyi sonuçlandırdığını, böylece müvekkilinin alacağını tahsil etmesini engellediğini, davalı şirketin 8 farklı icra dosyasından alacaklarının bulunduğunu, ancak bu alacaklarının tahsil edilmediğini, başka alacaklarının ve malvarlığının da olabileceğini, müvekkilinin alacağına ilişkin icra emrinin bizzat davalıya tebliğ edildiğini, bu nedenle davalının alacağın varlığını bildiğini, davalının TTK m. 541/f1 hükmüne uymadığını, zorunlu çağrı usulüne aykırı davrandığını, zorunlu şartlar sağlanmadan davalının şirketin tasfiyesini sonlandırdığını, müvekkiline zarar verdiğini iddia ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500.- T.L. sının davalıdan alınarak, haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesi özetle ; davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin tasfiye memurluğunu yaptığı şirketin alacaklı olduğu icra dosyalarında gerekli işlemlerin yapıldığını, ancak dosyalardaki alacaklar tahsil kabiliyetine haiz olmadığından sadece kısmi tahsilâtların yapılabildiğini, davacının şirketin mal varlığının ve alacaklarının olduğunu ileri sürdüğünü, fakat somut bir belge sunamadığını, müvekkilinin tasfiye sürecini usulüne uygun şekilde yönettiğini, davacının kötü niyetle huzurdaki davayı açtığını, işçilik alacaklarını daha önce elden aldığını, daha fazlasını alma çabasında olduğunu, davacının şirketin tasfiyesi sırasında durumu bildiğini, ---------- Noterliği’nden 15-09-2022 tarihinde ---------- yevmiye numarasıyla keşide ettiği ihtarnamenin bunu kanıtladığını, davayı açmak için bir yıl beklediğini, müvekkilinin ekonomik sıkıntılar içinde olduğundan davacının açtığı davada ve icra takibinde kendisini vekil ile temsil ettiremediğini, sonunda haksız bir karar ile karşı karşıya kaldığını, bu zamana kadar bir çok defa davacıya elden işçilik ödemesi yapıldığını, davacının usulüne uygun hareket etmediğini, tasfiyenin hukuka aykırı yapıldığını iddia ettiği halde şirketin ihyası için dava açmadığını, müvekkilini baskı altına almaya çalıştığını, limited şirketlerde ortaklar sınırlı sorumlu olduklarından davacının müvekkilinden talepte bulunamayacağını, tasfiye memurunun sorumluluğunun doğması için ortada bir sebep olmasının ve bu zararın da tasfiye memurunun kusurundan kaynaklanması gerektiğini, davacının zarara uğradığına dair somut bir delil sunamadığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, davacının ticari faiz de talep edemeyeceğini savunmuştur.İNCELEME VE GEREKÇE
:Dava ; Tasfiye memurunun sorumluluğundan kaynaklı tazminat davasına ilişkindir.Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek, kanıtlar toplanmak ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle sonuçlandırılmıştır. Düzenlenen bilirkişi raporu gerekçeli ve denetime elverişli bulunmakla hükme esas alınmıştır.Bu itibarla toplanan deliller, mahkememizce benimsenen bilirkişi raporu, tarafların iddia ve savunmaları, hep birlikte değerlendirildiğinde;Davalı ..., ----------Ticaret Sicili Müdürlüğü’nde ----------- sicil numarası ile kayıtlı olan ----------- Şirketi’nin müdürü ve tasfiye memurudur. Şirket doğalgaz tesisatı işleri yapmak üzere 09-03-2005 tarihinde tescil edilerek kurulmuştur. Şirketin sermayesi 100.000.- T.L. sıdır. Şirket tek ortaklıdır. 100.000.- T.L. lık sermayenin tamamı davalı ...’e aittir. Şirketin 03-04-2015 tarihinde yapılan ortaklar kurulu toplantısında; “şirketi müdürlüğüne 20 yıl süreyle görev yapmak üzere yeniden ----------- seçilmesine ve bu süre zarfında şirketi münferiden temsile yetkili kılınmasına” karar verilmiştir. Bu karar 09-04-2015 tarihinde tescil edilmiş, 15-04-2015 tarihli ve ----------- sayılı ----------- yayımlanmıştır. Şirketin 21-06-2022 tarihli genel kurul toplantısında da; “şirketin tasfiye sürecine girmesine ve tescil tarihinde itibaren aksi kararlaştırılıncaya kadar ...’in tasfiye memuru olarak atanmasına ve şirketi münferiden temsile yetkili kılınmasına” karar verilmiştir. Bu karar 27-06-2022 tarihinde tescil edilmiş, 27-06-2022 tarihli ve ---------- sayılı ------------ yayımlanmıştır. Tasfiye haline girmesi sebebiyle şirketin ünvanının başına “Tasfiye Halinde” ibaresi eklenmiştir. Tasfiye halindeki şirketin 28-10-2022 tarihli genel kurul toplantısında da; “tasfiyenin sonuçlandırılmasına, tasfiye bilânçosunun kabulüne ve tasfiye memurunun ibrasına” karar verilmiştir. Bu karar 01-11-2022 tarihinde tescil edilmiş, 01-11-2022 tarihli ve ----------- sayılı ---------yayımlanmıştır. Şirketin sicil kaydı da terkin edilmiştir. ----------- Şirketi’nin tasfiyeye girişinin tescil tarihi 27-06-2022 dir. Tasfiyenin sonuçlandırılmasının tescil tarihi ise 01-11-2022 dir. Davacı vekili, müvekkilinin kıdem tazminatı, izin ücreti, fazla çalışma ücreti, AGİ, faiz ve yargılama giderlerinden kaynaklanan 161.146,70 T.L. sı alacağının faizi ile birlikte tahsili için, 15-12-2021 tarihinde, --------- Müdürlüğü’nün --------- dosya numarası ile ------------ Şirketi aleyhine icra takibine geçmiştir. Alacağın sebebi olarak; ---------- olan 26-10-2021 tarihli ilâmı gösterilmiştir. Bu karar; davacı vekiline 22-01-2022 tarihinde, davalıya 05-05-2022 tarihinde tebliğ edilmiş, taraflarca süresinde kanun yoluna başvurulmadığından 21-05-2022 tarihinde kesinleşmiştir. İcra emri davalı ...’e 14-01-2022 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davacının icra takibine konu olan ve kesinleşmiş Mahkeme kararına dayalı alacağının ödenmesi için İcra Müdürlüğü’nce gönderilen muhtıra davalıya 23-09-2022 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı da bu muhtıraya 27-09-2022 tarihinde cevap vermiştir. Bu tarihlerde tasfiye süreci devam etmekte olup, davalı da Tasfiye Memurudur. Diğer yandan davalı öteden beri davacının İş Mahkemesi’ndeki davasından ve alacağından bilgi sahibidir. Buna rağmen tasfiyeyi sonlandırmıştır.Öte yandan şirketin kayıtlarında da, borçlarını ödemeye yetecek kadar varlığının bulunmadığı görülmektedir. Tasfiyeye girerken şirketin 73.974,04 T.L. sı toplamındaki aktifine (varlığına) karşılık, 214.290,67 T.L. sı toplamında borcu bulunmakta olup, şirket eksi (-) 140.316,63 T.L. sı farkla borca batık durumda olup, 100.000.- T.L. lık sermayesinin tamamını zayi etmiştir.6102 sayılı Yasa'nın 643 maddesi uyarınca limited şirketlerde de uygulanması gereken 536 ve devamı maddelerinde şirket tasfiyesi düzenlenmiş olup, Kanun'un 541. Maddesinde tasfiye memurunun yapacağı işleri arasında alacaklıların çağrılması ve korunması hususu hükme bağlanmıştır buna göre ;MADDE 541- (1) Alacaklı oldukları şirket defterlerinden veya diğer belgelerden anlaşılan ve yerleşim yerleri bilinen kişiler taahhütlü mektupla, diğer alacaklılar ----------- ve şirketin internet sitesinde ve aynı zamanda esas sözleşmede öngörüldüğü şekilde, birer hafta arayla yapılacak üç ilanla şirketin sona ermiş bulunduğu konusunda bilgilendirilirler ve alacaklarını tasfiye memurlarına bildirmeye çağrılırlar.(2) Alacaklı oldukları bilinenler, bildirimde bulunmazlarsa alacaklarının tutarı ----------- belirlenecek bir bankaya depo edilir.(3) Şirketin, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlarını karşılayacak tutarda para notere depo edilir; meğerki, bu gibi borçlar yeterli bir şekilde teminat altına alınmış veya şirket varlığının pay sahipleri arasında paylaşımı bu borçların ödenmesi şartına bağlanmış olsun.(4) Yukarıdaki fıkralarda yazılı hükümlere aykırı hareket eden tasfiye memurları haksız olarak ödedikleri paralardan dolayı 553 üncü madde uyarınca sorumludur. Somut olayımızda ; davacının işçilik alacağının tahsili için açtığı davanın 26.10.2021 tarihinde karara bağlandığı, 21.05.2022 tarihinde kesinleştiği, davacının 15.12.2021 tarihinde takibe konu ettiği icra emrinin davalı tasfiye memuruna 14.01.2022 tarihinde tebliğ edildiği, bundan sonra tasfiye kararı alındığı, davalı tasfiye memurunun davacıya bildirim yapması gerekirken yapmadığı gibi mahkeme ilamına konu alacağı depo da etmediği, davalı tasfiye memurunun tasfiye öncesi şirketin müdürü ve tek ortağı olduğu, alacaktan haberdar olduğu, şirketin borca batık olduğu halde iflasını istemediği, davalının kanundan doğan yükümlülüklerini kusurlu olarak yerine getirmediği, davacının oluşan zarardan sorumlu olduğu belirlenmekle ---------- İcra Müdürlüğünün ------------- Esas sayılı takip dosyasına kapak hesabından sonra ödenen 4.687,10 TL'nin tenzili ile 219.723,24 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere :1-DAVANIN KABULÜ ile ;219.723,24 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve davacıya ödenmesine,2-HARÇLARAlınması gerekli 15.009,29 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 269,85 TL peşin harç ve yargılama aşamasında tamamlama harcı olarak yatırılan 3.743,78 TL'nin toplamda 4.013,63 TL harçtan mahsubu ile, eksik bakiye 10.995,66 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,3-VEKALET ÜCRETİAvukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 35.155,72 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-ARABULUCULUK ÜCRETİ6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi gereği Arabuluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 3.120,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,5-YARGILAMA GİDERLERİa-Davacı tarafından harç olarak yatırılan 4.321,88 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,b-Davacı tarafından sarf edilen 4.000 TL Bilirkişi ücreti ve 260,75 TL Posta ücreti olmak üzere toplam yargılama gideri olan 4.260,75 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,c-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ------------ Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2025