Anahtar kelimeler: Konusuiflas Ödememesi İflasına Başlattığı Tacir İik Takipten İflas Borçlunun Borcun

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ17. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
:███████ EsasKARAR NO
:████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret MahkemesiTARİHİ
:█████/2024NUMARASI
:████████ Esas, ████████ KararDAVANIN KONUSU
:İflas (Adi Takipten Doğan İflas (İİK 156))KARAR TARİHİ
:█████/20256100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlunun tacir olduğunu, müvekkilinin, alacağının tahsili için ... sayılı dosyasından başlattığı icra takibinin █████/2024 tarihinde kesinleştiğini, iflas takibinin kesinleşmesi ve borcun ödenmemesi sebebiyle işbu davanın açıldığını belirterek davalı borçlunun yargılama neticesinde borcu ödememesi halinde iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili yasal süresinden sonra cevap dilekçesinde; müvekkilinin gerçek kişi tacir olarak faaliyet gösterdiğini, dava konusu iflas takibinde talep edilen alacağı ödeme gücünün olmadığını, aynı zamanda müvekkilinin, birçok finans kurumuna ve finans kurumlarından alacakları temlik alan firmalara borçlu olduğunu, borçların büyük bir kısmının asıl borçlu firmalara kefaletten doğduğunu, borçlarını ödeyebilmek için konkordato müessesinden faydalanmak isteyen müvekkilinin buna yönelik başvurularının Mahkemelerce reddedildiğini, müvekkilince verilen vekaletnamede iflas davasını kabul yetkisi de bulunduğundan iflasa karar verilmesini kabul ettiklerini, müvekkilinin depo emri verilse de borcu ödeyecek güce sahip olmadığını belirterek müvekkilinin iflasına karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEME KARARI
:İlk derece mahkemesince; davalı vekilinin, müvekkilinin ödeme gücüne sahip olmadığını ve bu nedenle depo kararı tebliğinin gerekmediğini belirtmesi sebebiyle davanın kabulü ile, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarası ile kayıtlı...'ün iflasına, iflasın █████/2024 tarih ve saat 15.03 itibariyle açılmasına karar verilmiştir.İSTİNAF NEDENLERİ
:Karar yasal süresinde müdahil banka vekili tarafından istinaf edilmiştir.Müdahil ... Bankası AŞ vekili istinaf dilekçesinde; takibe konu icra dosyasının talep edilip incelenmediğini, davalı ...'ün iflasa tabi olup olmadığı hususunda yeterli inceleme yapılmadığı gibi ayrıca adı geçenin defterleri üzerinde hiçbir inceleme yapılmadığını, Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen konkordato davasında █████/2024 tarihinde konkordato başvurusunun reddine karar verilmiş olup ayrıca davalı iflasa tabi olmadığından bahisle bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, bu kararın kesinleştiği █████/2024 tarihinde davalının tacir olarak ticaret siciline kaydolduğunu ve bundan sonra da üstüne iflas davası açıldığını, ancak davacı ve davalı arasındaki temlik ilişkisinin şaibeli olduğunun davalı müflisin kefil olduğu şirkete ait iflas içi konkordato davasının görüldüğü İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, buna göre somut olay örgüsü içinde olayların birbiri ardına gelişi, iflas dosyasına davacı tarafından hemen kabul beyanı sunulmasının karşılıklı anlaşmaya dayalı bir iflas kurgusu görüntüsü verdiğini, davacı kadar müvekkili ve diğer alacaklıların da menfaatlerinin gözetilmesi gerekirken bu hususun gözardı edildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
:Dava, haciz yoluyla başlatılan icra takibinin İİK'nun 43/2 maddesi uyarınca iflas yolu ile adi takibe çevrilmesi neticesinde ödeme yapılmaması sebebiyle iflas istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.Somut olayda, Mahkemece İİK'nun 158/1 maddesi uyarınca yaptırılan ilandan sonra yasal 15 günlük süresi içerisinde müdahil ... Bankası vekili █████/2024 tarihli dilekçesi ile davaya müdahale talebinde bulunmuş olup müdahil olarak verilen hükme karşı kanun yoluna başvuru hakkına sahiptir. Dava dışı .... Bankası AŞ tarafından Gebze 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ D.İş sayılı █████/2016 tarihli ihtiyati haciz kararına binaen davalı hakkında ... AŞ'nin kredi borcuna olan müteselsil kefaleti sebebiyle ... sayılı dosyasında, 15.438.384,68 TL asıl alacak, 1.388.259,58 TL işlemiş faiz, 69.412,98 TL faizin gider vergisi ve 544,40 TL diğer masraf alacağı olmak üzere toplam 16.896.601,64 TL'nin tahsili amacıyla █████/2016 tarihinde haciz yolu ile takip başlatılmıştır. Daha sonra takip dosyasının temliki neticesinde... AŞ alacaklı haline gelmiş ise de, onun tarafından da işbu takip dosyası █████/2020 tarihli temlik sözleşmesi ile eldeki davanın davacısı olan ... Limited şirketine temlik edilmiştir. Temlik neticesinde alacaklı hale gelen ... Limited şirketi vekili, haciz yolu ile başlatılan icra takibini İİK'nun 43/2 maddesi uyarınca iflas yolu ile takibe dönüştürdüğünü belirterek iflas yoluyla takipte ödeme emri gönderilmesini talep etmiş ve akabinde aynı alacak miktarı üzerinden █████/2024 tarihinde iflas yolu ile adi takipte düzenlenen ödeme emrinin tebliği üzerine davalı borçlu vekili █████/2024 tarihli dilekçesi ile, müvekkilinin gerçek kişi tacir olduğundan bahisle İİK'nun 154/1 fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu Adliyesi İcra Dairelerinin yetkili olduğunu belirterek yetki itirazında bulunmuştur.Talep üzerine takip dosyasının gönderildiği ... sayılı dosyası üzerinden iflas yolu ile adi takipte ödeme emri düzenlenmiş olup █████/2024 tarihli Müdürlük kararı ile takibin kesinleştirilmesi talebinin kabulüne karar verilmiştir.2004 Sayılı İİK'nun 154 vd. maddelerinde iflas yoluyla takip düzenlenmiştir. İİK'nun 156/4 fıkrasında, iflas istemek hakkının ödeme emrinin tebliğ tarihinden bir sene sonra düşeceğine yer verilmiş olup buna göre davanın yasal süresi içerisinde ve İİK'nun 154/3 fıkrası gereğince mutlak yetkili yer olan davalının muamele merkezinin bulunduğu yerdeki ticaret mahkemesinde açıldığı, iflas talebinin ilan ettirildiği, ayrıca İİK'nun 160. maddesi gereğince masrafların ve iflas avansının depo ettirildiği anlaşılmıştır.İİK'nın 43. maddesine göre, iflasa tabi borçlu aleyhine haciz veya iflas yollarından birinin seçilmesi mümkün olup bu yollardan birini seçen alacaklı, bir defaya mahsus olmak üzere takip yolunu değiştirebilir. Somut olayda, davacı alacaklı haciz yolu ile takibini maddenin 2. fıkrası uyarınca iflas yolu ile adi takibe çevirmiş olup buna göre düzenlenen iflas ödeme emrinde, önceki ödeme emrinde bulunmayan yeni alacak kalemleri ve yeni takip dayanakları eklenmediğinden iflas ödeme emrinin usülüne uygun olduğu anlaşılmıştır.Mahkemece, duruşma tarihi olan █████/2024 tarihi itibariyle İcra Müdürlüğünden kapak hesabı sorulmuş olup verilen cevapta kapak hesabının 20.326.132,13 TL olduğu (icra dosyası yetkisizlikle geldiğinden önceki masrafların bilinmemesi ve █████/2024 tarihine kadar yapılacak masrafların tahmin edilememesi sebebiyle bu tutara eklenmediği) bildirilmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin ödeme gücünün olmadığını ve vekaletnamesindeki yetkiye istinaden davayı kabul ettiğini bildirmiş olup duruşmada da müvekkilinin ödeme gücü bulunmadığından depo emri çıkarılmasına gerek bulunmadığını beyan etmiştir. Mahkemece ise bu doğrultuda davalıya depo emri tebliğ edilmeden davanın kabulü ile davalının iflasına karar verilmiştir."...Kambiyo senetlerine özgü iflas yoluyla takibin itirazsız kesinleşmesi halinde iflas talebi İİK.’nun 166. maddesi uyarınca ilan edilir. İflas talebinin ilanından itibaren 15 gün için diğer alacaklıların davaya müdahale veya itirazda bulunmaması halinde mahkemece borçluya İİK.’nun 158. maddesi uyarınca depo emri çıkarılır. (İİK. m. 173) Depo emri borçluya veya iflas davasında kendisini temsil etmiş olan vekiline, dava vicahta devam ediyorsa duruşmada, aksi takdirde Tebligat Kanunu hükümleri dairesinde tebliğ edilir. Depo emrini alan borçlunun depo emrinde öngörülen sürede borcunu ödememesi veya karar verilmeden önce ödeme yaptığına ilişkin resmi bir belge sunmaması halinde iflasına karar verilir. Kural bu olmakla birlikte borçlu şirket vekili ve temsilcisi davalı şirketin takip konusu borcu ödeyecek mali güçleri bulunmadığını beyan ettikleri için borçlu şirkete ayrıca depo emri tebliğine gerek bulunmamaktadır. Mahkemece davalı şirket vekili ve temsilcisinin duruşmadaki beyanına dayanarak İİK.’nun 158. maddesinde öngörülen 7 günlük depo kararı verilmeden davalı şirketin iflasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır..." (Yargıtay 19. HD'nin ██████████ Esas ██████████ Karar sayıl/ı ilamı).Somut olayda, davalı borçlu, hakkındaki iflas yolu ile adi takibe itiraz etmemiş olup kural olarak İİK'nun 158/2-2 cümlesi uyarınca, Mahkemece 7 içinde faiz ve icra masrafları ile birlikte borcunu ifa veya o miktar meblağın mahkeme veznesine depo edilmesi hususunu borçlu veya vekiline tebliğ etmesi gerekir. Ancak davalı vekili müvekkilinin ödeme gücünün bulunmadığını bildirdiğinden bir üst paragrafta belirtilen Yargıtay ilamı da dikkate alındığında söz konusu madde uyarınca depo emri çıkarılmadan davalının iflasına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünün █████/2024 tarihli cevabi yazısında, "..." ve "..." ünvanlı iki ayrı firma bildirilmiş olup her iki firmanın sicil numaraları, tescil tarihleri ünvanları ve iştigal konuları birbirinden farklıdır. Mahkemece iflasına karar verilen "..." ... sicil numarası ile █████/1979 tarihinde sicile tescil edilmiştir. Müdahil vekilinin istinafında █████/2024 tarihinde ticaret siciline kaydının yapıldığını belirttiği firma ile ilgili iflas kararı bulunmadığından bu firma yönünden bir inceleme yapılmasına da gerek yoktur. Buna göre iflas ödeme emrinin gönderildiği ve karar tarihi itibariyle davalı gerçek kişi borçlunun İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... Sicil numarasında kayıtlı iflasa tabi gerçek kişi tacir olduğu anlaşılmakla müdahil vekilinin, davalının iflasa tabi olup olmadığı hususunda yeterli inceleme yapılmadığına yönelik itirazlarına itibar edilmemiştir.Müdahil vekili istinafında, davacı ve davalı arasındaki temlik ilişkisinin şaibeli olduğunun davalı müflisin kefil olduğu şirkete ait iflas içi konkordato davasının görüldüğü İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporu ile sabit olduğunu ileri sürmüş olup buna ilişkin sunduğu raporun ilgili sayfasında, iflas etmiş bir şirketten olan alacakların üçüncü kişi konumundaki firmalar tarafından temlik alınmasının dikkat çekici olduğu belirtilmiştir. Ancak raporda, iflas eden şirketin alacaklarının temlik alınması tartışıldığı gibi muvazaa bakımından da kesin bir tespit ortaya konmamıştır. İşbu davanın davalısı ile ilgili yapılan bir tespit de yoktur. Somut davanın tarafları arasında doğrudan bir alacak ilişkisi bulunmayıp davaya konu icra takibinin ilk alacaklısı...Bankası'ndan alacağı temlik alan ... AŞ'nin bu alacağı dosya kapsamında yer alan █████/2020 tarihli temlikname ile davacı tarafa temlik ettiği anlaşılmıştır. Bunun dışında müdahil vekili, gerçek bir alacak borç ilişkisi bulunmadığına yönelik iddiası bakımından somut bir delil sunabilmiş değildir. Bu nedenle alacağın muvazaalı olduğuna yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Sonuç olarak, ilamsız haciz yolu ile takibin iflas yolu ile adi takibe çevrildiği, ödeme emrinin tebliğ edilmesinden sonra iflas yolu ile takibin itiraz edilmeden kesinleştiği, davalının iflasa tabi gerçek kişi tacir olduğu, ödeme gücü bulunmadığı anlaşılan davalıya depo emri tebliğ edilmeden iflas kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmakla müdahil vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla müdahil vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ve █████/2024 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan asli müdahil vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından asli müdahil tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın asli müdahilden tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Asli müdahil tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, İİK'nun 164. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'da Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2025