Anahtar kelimeler: Endüstriyel Sınai İstemli Kayseri Fikri Hükümsüzlüğü Tasarım Ret Haklar Kesinlik

MAHKEMESİ
: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk DairesiSAYISI
: █████████ Esas, █████████ KararHÜKÜM
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi(Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)SAYISI
: ███████ E., ███████ K.Taraflar arasındaki endüstriyel tasarım hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalıya ait 17.07.2012 tarihli ██████████ no.lu endüstriyel tasarımının daha önce kamuya sunulmuş olan tabureler karşısında yeni ve ayrıt edici olmadığını, Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ████████ E. sayılı tasarım hakkına tecavüzün tespiti istemli dosyada kapsamlı beyan dilekçesi sunulduğunu, özgün olmayan ve harcıalem olan tescilden önceki bir yıl içinde halka arz edilen bir ürün hakkında tekelleşme hakkını doğuracak şeklide koruma sağlanamayacağını ve bu koruma ile hak talebinde bulunulamayacağını ileri sürerek ██████████ no.lu tasarım başvurusunun hükümsüzlüğü ile iptaline ve tasarım sicilinden silinmesine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sunduğu web sayfalarındaki görsellerin internete ne zaman yüklendiğinin belli olmadığını, ayrıca bu görsellerin tarihi belirlense dahi müvekkilinin tasarımı ile bilgilenmiş kullanıcı nezdinde farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı kişilere ait internet sitelerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; davalı tasarımcının seçenek özgürlüğü dikkate alındığında davalıya ait dava konusu tasarımın, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 56 ncı maddesi kapsamında ayırt edici niteliğe haiz olduğu davalı tasarımının hükümsüzlüğü koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun istinaf ilamına ve 6769 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesine aykırı olduğunu, davaya konu tasarımın hükümsüz kılınması için bilirkişi incelemesine bile gerek olmamasına rağmen haklı davanın reddedildiğini, tasarım incelendiğinde rahatlıkla anlaşılacağı üzere; ''plastik tabure'' denildiği zaman akla ilk gelen, zihinlerde ilk canlanan, uzun yıllardır ülkemizde dükkanların önünde çay içilip tavla oynanırken kullanılması nedeniyle esnaflarla özdeşleşen bir tabure tasarımı, davacı tarafça sistemin zafiyetinden istifade edilerek koruma altına aldırıldığını, davaya konu tasarım belgesinin verildiği 2012 yılından önce Türkiye'nin herhangi bir yerinde yaşamış ve dükkanların bulunduğu herhangi bir caddede bir kez olsun yürümüş herhangi bir insanın davaya konu tasarımın 2012 yılından önce kamuya arz edilmiş ve harcıalem nitelikte bir ürün olduğunu rahatlıkla söyleyebileceğini, hal böyle iken, davaya konu tasarımın hükümsüz kılınması için esasında bir bilirkişi incelemesine bile gerek olmadığını, bu husus defalarca yerel mahkemeye de izah edilmesine karşın, yerel mahkemenin baştan aşağı hatalı raporu hükme esas alarak hakkaniyete aykırı bir karar verdiğini, yerel mahkemenin hükme esas aldığı raporun 6769 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesine , yerleşik içtihatlara, istinaf ilamına ve hakkaniyete aykırı olup, hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, davaya konu tasarımın harcıalem nitelikte olduğunu anlamak için bir bilirkişi incelemesine bile gerek olmayıp, toplumdaki her kesimden her bireyin ''bilgilenmiş kullanıcı'' olduğu dava konusu tasarımın hükümsüz kılınması gerektiği tasarımın kendisine bakarak bile anlaşıldığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tasarım tescilleri, “ürünü” değil, ürüne uygulanmış olan “tasarımı” koruduğu, tasarım ise 6769 sayılı Kanun'un 55 inci maddede “ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk, malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümü” şeklinde tanımlandığı, bir başka anlatımla, işbu davaya konu unsur plastik tabure ürünü değil, plastik bir tabureye uygulanmış bir tasarım olduğu, tasarımlar, yeni olmaları ve ayırt edici niteliğe sahip olmaları koşulu ile korunabildiği, yeniliğin, o tasarımın aynısının daha önce dünyanın hiçbir yerinde kamuya sunulmamış olması anlamına geldiği, ayırt edici nitelikte ise kıyaslanan tasarımların, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattıkları genel izlenimin farklılık arz etmesinin esas olduğu İlk Derece Mahkemesinin kanıtları takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yeni ve ayırt edici olduğu anlaşılan tasarım yönünden hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı bilirkişi heyet raporu ile anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun istinaf ilamına ve 6769 sayılı Kanun'un 56 ncı madde hükmüne aykırı olduğunu, raporun gerekli incelemenin yapılmaması ve hukuka aykırı olması nedeniyle hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, davaya konu tasarımın hükümsüz kılınması için bilirkişi incelemesine bile gerek olmadığını, hükme esas teşkil eden raporun 6769 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesine, yerleşik içtihatlara, dosya kapsamında verilen ilk istinaf ilamına ve hakkaniyete aykırı olup, hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, davaya konu tasarımın harcıalem nitelikte olduğunu anlamak için bir bilirkişi incelemesine bile gerek olmayıp, toplumdaki her kesimden her bireyin ''bilgilenmiş kullanıcı'' olduğu dava konusu tasarımın hükümsüz kılınması gerektiği tasarımın kendisine bakarak bile anlaşılabildiğini, delillerin dikkate alınmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeDava, endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.2. İlgili Hukuk6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.3. Değerlendirme1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.