Anahtar kelimeler: Masının Mercide Etmeden Yanılma Temyizde İtiraza Yararı Olanaklı Cmknun İbraz
8. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

    SUÇ
    : 6136 sayılı Yasaya aykırılık
    Gereği görüşülüp düşünüldü
    :
    1- 5271 sayılı CMK.nun ██████. maddesi uyarınca hükmün açıklan- masının geri bırakılmasına ilişkin kararlar itiraza tabi olup temyiz yasa yoluna başvurulması olanaklı bulunmadığından; sanık ... hakkında kurulan hükme ilişkin temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi gereğince (REDDİNE), mercide yanılma nedeniyle CMK.nun 264. maddesi gözetilerek sanığın isteminin itiraz olarak kabulü ile gereğinin mahallinde yerine getirilmesine,
    2- Sanık ... müdafiinin temyizinin, beraat eden sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine yönelik olup temyizde hukuki yararı bulunduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
    Sanık ... müdafiinin, dosyaya vekaletname ibraz etmeden duruşmalara katılması karşısında vekalet ücretine hükmedilmeyeceği anlaşılmakla, sanık hakkında verilen karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün oybirliğiyle (ONANMASINA),
    3- Sanıklar ... ve ... haklarında kurulan hüküm- lere ilişkin temyizlere gelince;
    Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:
    a- Hükmün açıklanmasının geri bırakılması hususunda suç tarihinden önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış sanıklar hakkında, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yetersiz gerekçeyle yazılı biçimde suç tarihinden sonraki sabıkalı halleri ve görülmekte olan kamu davaları dikkate alınarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
    b- Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5739 sayılı Yasanın 5. maddesi ile yapılan değişiklikle 5237 sayılı TCK.nun 50/6. madde ve fıkrasında yer alan "yaptırım" ibaresinin "tedbir" olarak değiştirilip, 5275 sayılı Yasanın 106. maddesinin 4 ve 9. fıkralarının yeniden düzenlenip, 10. fıkrasının da yürürlükten kaldırılması karşısında, infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde doğrudan verilen adli para cezasının ödenmemesi durumunda 5275 sayılı Yasanın 106. maddesi uyarınca hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesi,
    c- TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanıkların kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkı ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmeye, altsoyları dışında kalanlarla ilgili hak ve yetkilerden ise cezalarının infazları tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hiçbir ayrım yapılmaksızın koşullu salıvermeye kadar hak yoksunluğuna hükmolunması,
    4- Sanık ... hakkında kurulan hükme ilişkin temyize gelince;
    a- Sanığa ait ... birahanesi adlı iş yerinde yapılan aramada, giriş salon kısmında vestiyerde asılı kot pantolon içersinde 1 adet sustalı çakının ele geçirilmesi ve sanığın suçu kabul etmemesi karşısında, arama sırasında hazır bulunan birahanenin mesul müdürü ... ile garson ... ve 22.01.2008 tarihli arama ve elkoyma tutanak düzenleyicilerinin tanık sıfatıyla dinlenerek, sustalı çakının ele geçtiği kot pantolonun ve sustalı çakının kime ait olduğu kesin biçimde saptanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, yazılı biçimde eksik incelemeyle hüküm kurulması,
    b- Kabul ve Uygulamaya göre de;
    aa) Sanığa ait adli sicil kaydında bulunan Kınık Sulh Ceza Mahkemesinin 139 esas, 203 karar sayılı mahkumiyetin silinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılarak, sonucuna göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması hususunda sanık
    hakkında, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek bir karar verilmesi gerektiği gözetilmemesi,
    bb) Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5739 sayılı Yasanın 5. maddesi ile yapılan değişiklikle 5237 sayılı TCK.nun 50/6. madde ve fıkrasında yer alan "yaptırım" ibaresinin "tedbir" olarak değiştirilip, 5275 sayılı Yasanın 106. maddesinin 4 ve 9. fıkralarının yeniden düzenlenip, 10. fıkrasının da yürürlükten kaldırılması karşısında, hükümde infazda yetkiyi kısıtlayacak şekilde doğrudan verilen adli para cezasının ödenmemesi durumunda 5275 sayılı Yasanın 106. maddesi uyarınca hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesi,
    cc) TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkı ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmeye, altsoyu dışında kalanlarla ilgili hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hiçbir ayrım yapılmaksızın koşullu salıvermeye kadar hak yoksunluğuna hükmolunması,
    Yasaya aykırı, sanıklar ..., ... ve ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 14.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!