Anahtar kelimeler: Tabloların Tedbire Finansal Karşiyaka Karşıyaka Yazim Pay Toplantısına Layihalar Nezdinde

T.C.

İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ███████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: 27.11.2024
NUMARASI
: ████████ Esas
TALEBİN KONUSU
: İhtiyati Tedbire İtiraz
KARAR TARİHİ
: 06.03.2025
KARAR YAZIM TARİHİ
: 06.03.2025
Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 27.11.2024 tarih ████████ Esas sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
TALEP
: Davacı vekili, davacının davalı şirket nezdinde %20 oranında pay sahibi olduğu şirketin █████/2024 tarihli genel kurul toplantısına konu finansal tabloların bilanço ve kar zarar cetvellerinin gerçek durumu yansıtmadığını, yönetim kurulu başkanı ...'nin ibra edilmediğini, bu nedenle hakim ortağa, huzur hakkı olarak aylık net 300.000,00-TL ve dönem net kar üzerinden % 2 net prim verilmesinin doğru olmadığını, bu kararın şirketin ortaklara kar dağıtmaması kararı ile çelişkili, kanuna ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, bazı şirketlerin yöneticilerine çok daha düşük miktarlı huzur hakkı verildiğinin tespit edildiğini, ...'nin Kanada'da yaşaması nedeniyle görevini yerine getiremediğini davalı şirketin net dönem karının 26.260.962,99-TL olarak gösterilmesine rağmen şirketin zarar ettiği ileri sürülerek kar dağıtılmamasına karar verilmesinin kar payı hakkının açıkça ihlal edildiğini, hakim ortak ...'nin kendisine fahiş bir ücret belirlemesi ve eşine de sanal bir pozisyonla şirketten maaş bağlatmasının tek amacının azlık pay sahiplerine zarar vermek ve onları bıktırarak davalı şirketten uzaklaştırmak olduğunu, oy çokluğuyla bağımsız denetçi ataması yapılmamasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek; █████/2024 tarihli genel kurul toplantısında 6, 7 ve 8.gündem maddeleri ile alınan kararların hukuken sakat olduklarının tespiti/iptali zımnında 6 nolu gündem maddesi ile alınan yönetim kurulu üyesinin ücret, huzur hakkı, ikramiye, prim gibi haklarının belirlenmesine ilişkin kararın TTK'nun 449.maddesi gereğince yürütülmesinin geri bırakılmasına dair ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 449. maddesi uyarınca dava konusu genel kurul kararının yürütülmesinin geri bırakılmasına ilişkin davacının talebi hakkında, yazılı görüşlerini bildirmeleri için davalı şirket temsilcilerine tebligat çıkartılmış olup bu hususta bir kısmın yönetim kurlu üyeleri yazılı görüşlerini bildirmişlerdir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN 23.09.2024 KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, davalı şirketin aile şirketi olduğu, hakim ortak yönetici ...'nin % 60, davacı ortak %20, dava dışı ortağın %20 hissedar oldukları, yöneticinin görevinin uzun yıllardır devam ettiği, genel kurul toplantısında şirketin finansal tablolarının gerçeğe uygunluğunun şüphe uyandırdığı, hakim ortak yöneticinin yüksek ücret ve prim alırken % 20 hisseye sahip davacı ortağın kar isteminin reddine karar verilmesinin menfaatler dengesini zedeleyebileceği, böylece gerçekleştirilen █████/2024 tarihli toplantıda 6.gündem maddesi ile alınan "yöneticiye 300.000,00 TL aylık net huzur hakkının ve enflasyon düzeltmesi sonrası 2024 yılında elde edilecek dönem net karı üzerinden %2 oranında prim ödenmesi" kararının hukuk kurallarına aykırı olduğu hususunun yaklaşık ispat seviyesinde ispatlanmasına, sözü edilen dava konusu genel kurul kararının icrasının geri bırakılmaması halinde şirket tüzel kişiliği ve ortakları ile üçüncü kişiler yönünden ağır ve telafisi güç zararların doğma ihtimali bulunduğu belirtilerek; davalı şirketin █████/2024 tarihli genel kurulunda 6.gündem maddesi ile alınan kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verilmiştir.
İTİRAZ
: İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili, davacı tarafın soyut ve abartılı iddiaları ile kedi kişisel çıkarları doğrultusunda hareket ettiğini, şirketin kurulmasını teknik bilgi ve deneyimi ile sağlayan bilfiil çalışarak büyüten ve tüm paydaşlara para kazandırılmasını sağlayan tek kişinin yönetim kurulu başkanı ... olduğunu, finansal tabloların gerçeğe uygun şekilde düzenlendiğini, tedbir konusu genel kurul kararının hukuka uygun olduğunu bildirerek, █████/2024 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN 27.11.2014 KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, davalı şirketin █████/2024 tarihli genel kurulunda 6.gündem maddesi ile alınan kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına..." dair kararın usule ve kanuna uygun olduğu, hukuka aykırı bir durumun bulunmadığı, bu geçici hukuki korumaya vaki itirazın yersiz olduğu belirtilerek; davalı şirketinin itirazının reddine karar verilmiştir.
Karara karşı ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
: İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili, tedbir kararının uygulanması talep edilmediği için tedbir kararnını kendiliğinden kalktığını, kararda yeterli gerekçeye yer verilmediğini, davacının iddiaları yaklaşık ispat seviyesinde dahi ispatlanamadığını, davalı şirket'in finansal tablolarının gerçeğe uygun olduğunu, yönetim kurulu başkanının almış olduğu ücret piyasa dinamiklerine uygun ve makul olduğunu, Kararın icrasının geri bırakılmaması hâlinde şirket tüzel kişiliği ve ortakları ile üçüncü kişiler yönünden ağır ve telafisi güç zararların doğma ihtimali bulunmadığını, yönetim kurulu başkanı tarafından sunulan yönetim kurulu beyanının incelenmediğini, davacı tarafından kararların yaratacağı sözde zararların açıklanmadığını, genel kurulda yönetim kurulu üyelerine tanınacak mali hakların veya bunların miktarının belirlenmesine yönelik kararın "kişisel bir iş" olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle ilgili oylamada yönetim kurulu üyesi sıfatını taşıyan pay sahiplerinin oy hakkından yoksun bulunmadığını, bilançoda yer alan varlıkların güncel ve muhtemel satış değerlerinin yansıtılması zorunlu veya gerekli olmadığını, bilanço varlıkların defter değerlerine yer verilmesinin bilançonun gerçeğe aykırı düzenlendiği anlamına gelemeyeceğini, davacının finansal tabloların hukuka aykırı olduğu yönündeki iddiası yalnızca taşınmaz değerlemesine dayandığını, yönetim kurulu üyelerine ödenecek huzur hakkının veya ücretin belirlenmesinin genel kurulun vazgeçilemez ve devredilemez yetkilerinden olduğunu, ..., 2001 yılında hem kurucu ortak hem de yönetim kurulu üyesi sıfatıyla, babasının vefatından sonra ise yönetim kurulu başkanı olarak, 20 yılı aşkın bir süredir bilfiil davalı şirkette çalıştığını, tüm mesaisini Şirkete vakfettiğini, davalı Şirketin cirosunun % 79 oranında artış gösterdiğini, ...'ye tanınan huzur hakkının % 50 oranında artırılmasına karar verilmesi davalı Şirketin finansal durumuna uygun olduğunu, tedbir koşullarının oluşmadığını, belirterek; karaın kaldırlmasını talep etmiştir.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesi ile davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi talep etmiştir.
GEREKÇE
: Talep, genel kurul kararının yürütülmesinin geri bırakılmasına yönelik ihtiyati tedbirin kabulüne itiraz istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle istemin reddine karar verilmiştir.
1. Dairemizce HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle ve kamu düzenine ilişkin nedenlerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
2. TTK'nın 449. maddesinde (1) Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir." hükmüne yer verilmiştir.
3. HMK'nun 389/1. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.
4. Geçici hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsüdür. Geçiçi hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmemektedir. Dolayısıyla ihtiyati tedbir kararının verilebilmesi için yaklaşık ispatın varlığı şarttır. Talebi konu uyuşmazlığın dayandığı hakkın özü hakkında mahkemede olumlu şekilde kanaat uyandırması gerekli ve yeterli olup, buradaki ispat asıl davadaki gibi tam bir ispat değil yaklaşık ispattır.
5. Somut olayda, genel kurul kararının iptali istemiyle açılan davada kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına dair tedbir isteminde bulunulmuş olup karar gerçeksinde gösterilen hususlar ile dava dosyasının bulunduğu aşama ve mevcut delil durumu itibariyle talep edilen ihtiyati tedbir kararı için aranan yaklaşık ispat koşulunun oluştuğu anlaşılması karşısında ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbire itiraz talebinin reddine dair kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bu durumda istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İhtiyati tedbire itiraz eden davalının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İhtiyati tedbire itiraz eden davalı yönünden istinaf karar harcı olan 1.013,90-TL'den peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile bakiye 586,30-TL harcın ihtiyati tedbire itiraz eden davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati tedbire itiraz eden davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 06.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!