Anahtar kelimeler: Kardeşi Yazim Layihalar İzmir Dinlenip İstenmiş Davadan Üye Yoluyla Yine

T.C.

İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ███████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2023
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: Tapu İptali- Tescil, Tazminat
KARAR TARİHİ
: █████/2025
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2025
Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen █████/2023 gün ve ████████ Esas - ████████ Karar sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili, davalılardan ...'in kardeşi olduğunu, diğer davalı iki şirketin ise her ikisinin de ortağı oldukları şirketler olduğunu, davalı ... aynı zamanda her iki şirketin tam yetkili müdürü ve sorumlusu olduğunu, dava konusu edilen arsanın vasfındaki taşınmaz “... Şirketi” muris babaları ...’den tarafına intikal ettiğini, ... Ltd. Şirketi” muris babası ...’den veraseten tarafına intikal ettiğini, davalı ...'ın, önce dava konusu taşınmazı; davalı “... Şti.” Adına tapuya tescil ettirdiğini, daha sonra da bizzat kendisi tarafından hem satıcı, hem de alıcı yetkilisi olarak dava konusu arsayı sahibi olduğu diğer davalı şirkete satış yaptığını, tüm işlemlerin ortak ve hissedar olmasına rağmen tarafına haber verilmeksizin gizli, saklı ve hileli bir şekilde yapıldığını, ilerideki aşamalarda açıklanacağı üzere davalı ...'ın pek çok zarar verici, mağdur edici işlem ve uygulama yaparak kendisini mağdur ettiğini, kardeş ve ortak olmalarına karşın bilgi vermediğini kayıt ve belgeleri sakladığını, dava konusu arsanın el değiştirmesine hiçbir neden olmadığı halde hileli işlemlere devam ettiğini, arsanın 17.08.2012 tarihinde satışından sonra arsa üzerine 12 bağımsız konut/daire yaparak sattığını ve bu satışlar ile ilgili olarak tarafına kar payı olarak ödeme yapmadığını, satış işleminin yapıldığı Gaziemir Tapu Sicil Müdürlüğündeki belgelerin celp edildiğinde satış işleminin mevzuata aykırı olarak yapıldığının saptanacağını, davalı ...'ın ve temsil ettiği davalı şirketler ile başkaca davalarının da mevcut olduğunu, davalı ...'ın, dava konusu arsanın satış ve tescil işlemlerinde hem satıcı, hem de alıcı sıfatıyla iş ve işlem yaptığını, bir kişinin hem satıcı, hem de alıcı sıfatıyla iş ve işlem yapmasının yasal olmadığını, bu durumu işlemi yapan Gaziemir Tapu Sicil Müdürlüğü memurlarının incelemesi ve değerlendirmesi gerekirken ihmal edilerek mevzuat hükümlerine uyulmaksızın tapuda satış işlemi yapıldığını, mevzuata aykırı ve zarar verici işlemden TMK’nun 1007. maddesi gereğince davalı ...'nın sorumlu olduğunu, diğer davalılar aleyhine karar verilmemesi halinde oluşan zararının davalı ... tarafından karar tarihindeki tespit edilecek zarara göre karşılanması gerektiğini, açıkladığı nedenlerle; diğer dava haklarıı, fazlaya ilişkin dava hakları, bedel artırma hakları saklı kalmak üzere; ... ili ... ilçesi, ... Mah. ... mevki ...ada, ... parsel (eski) ... ada, ... parsel (yeni) 401 m2 ölçümlü arsa vasfındaki taşınmazın 17.08.2012 tarihli satış işlemiyle oluşan tapu kaydının iptaliyle önceki malik adına tapuya tescilini, tescile imkan olmaması halinde oluşan 1.000.000,00-TL zararın TMK 1007. maddesi gereğince davalılar ve ayrıca T.C. Maliye ve Hazine Bakanlığınca hissem oranında karar tarihindeki rayiç bedel üzerinden giderilmesini, bedelinin tarafıma ödenmesine karar verilmesini, hükmedilen bedel için dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont ve yasal faiz yürütülmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı ..., ... İnş. ve ... Vekili; davalı ... Ltd. Şti.,'nin davalı ...'in ve davacının müteveffa babası ... ve davalının ... tarafından 2005 yılında iki ortaklı olarak kurulduğunu, bu şirketin Gaziemir'de çok kıymetli olan arazilerin TMSF'den ihale ile alımı ile bu araziler imara açıldıktan sonra burada yüzlerce bağımsız bölümden oluşan sitelerin yapılacağı öngörülerek kurulduğunu, bu arazilerin alımı sırasında mütevaffa ...'in sağlığında bankalardan çok yüksek krediler kullanıldığını ve şirkete finansman sağlamak adına aile dışında üçüncü kişilere ortaklık payları da verildiğini, ancak taşınmazların satın alınmasından kısa bir süre sonra ... kanser hastalığına yakalandığını ve vefat ettiğini, ...'in vefatından sonra kredi ödemelerinin gecikmesi nedeniyle bankalar tarafından krediler kat edildiğini ve aile dışı ortakların şirkete verdikleri borçların tahsili için ... Ltd. Şti.'ne davalar açtığını, davacının dava dilekçesinde, “Dava konusu edilen arsa vasfındaki taşınmaz ‘.. Şirketi’ muris babamız ...'den tarafıma intikal etmiştir” şeklinde bir beyanda bulunduğunu, ancak bu beyanın gerçek dışı olduğunu, bu şekilde bir söylemde bulunmakla davacının sanki dava konusu taşınmaz müteveffa babası ...’den kendisine miras yoluyla intikal etmiş gibi bir algı yaratmaya çalıştığını, böyle bir durumun söz konusu olmadığını, dava dilekçesinde davalılardan ...'in dava konusu taşınmazı önce davalılardan ... Ltd. Şti. adına tescil ettirdiğini, sonrasında ise hem alıcı hem satıcı konumunda görünerek diğer davalı .... Ltd. Şti. lehine tapuda tescil ettirdiğinin iddia edildiğini, dava konusu taşınmazın davalı ... Şti.'nden davalılardan ... Ltd. Şti.’ne devri işlemi davacının bilgisi dahilinde aileyi borç sarmalından kurtarmak için yapıldığını, muris ...'in vefatı sonrasında yukarıda da belirtildiği üzere davalı ... Şti. pek çok icra takibine maruz kaldığını, bankalar nezdinde bu icra takipleri sebebiyle kullanılabilir hiçbir kredisi ve kredibilitesi bulunmadığını, ailenin borç sarmalından kurtulması için imarlı olan dava konusu taşınmazda daireler yapılıp gelir elde edilmesi gerektiğini, davacının da bu durumların hepsinden haberdar olduğunu ve eylemleri ile de yapılan bu projeleri desteklediğini, davacı tarafından davalılara açılmış, kendisi aleyhine neticelenmiş ya da takipsizlikle sonuçlanmış ve kesinleşmiş pek çok dava ve şikayet bulunduğunu, halihazırda derdest bulunan da birden fazla dava olduğunu, davacının dava konusu taşınmaz ile ilgili olarak davalılardan herhangi bir hak ya da alacağı veyahut da tazmini gereken herhangi bir zararı bulunmadığını, davanın tümüyle reddine karar verilmesini gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekilinin İzmir 18. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne sunduğu cevap dilekçesinde özetle; söz konusu işlemin Gaziemir Tapu Müdürlüğünce yapıldığını, ilgili Müdürlüğün bağlı olduğu bakanlığın Çevre ve Şehircilik Bakanlığı olduğunu, bu nedenle ...nın hasım olmaktan çıkarılmasını talep ettiklerini, ... İlçesi ... mahallesi ... ada ... parsel sayılı 401 m2 miktarındaki ve arsa vasfındaki taşınmazın █████/2011 tarih ve 2559 yevmiye numarası ile imar uygulaması sonucunda ... Limited Şirketi adına kayıtlı iken şirket yetkilisi ... tarafından █████████ sayılı başvuru ile taşınmazın satışı ile ilgili Gaziemir Kaymakamlığı Tapu Müdürlüğüne başvuruda bulunulduğu, başvuru ekinde İzmir 25. Noterliğince tanzim ve tasdik edildiğini, █████/2012 tarih ve 21135 sayılı vekaletnamenin ...nca tanzim edildiğini, █████/2012 tarihli Yetki belgesi gereği █████/2012 tarih ve 4889 yevmiye ile iş bu taşınmazı "... Limited Şirketine sattığını, taşınmazı satın alan bu şirketin Müdürlüklerinin █████/2013 tarih ve 2679 yevmiyesiyle iş bu yer üzerinde 634 Sayılı yasa hükümleri gereği 12 bağımsız bölümden oluşan kat irtifakı tesis ettiğini, işbu bağımsız bölümleri muhtelif tarih ve yevmiyelerde satışlarının gerçekleştirildiği ve satışlara ait resmi senet örneklerinin gönderildiğini, işlem aşamalarında bakıldığında şirketi temsile münferiden ...'in yetkili olduğu vekaletnamede yetkinin tam olduğunu, bu itibarla Gaziemir Tapu Müdürlüğünce yapılan hukuki işlemlerde bir hatanın söz konusu olmadığını, konunun tarafların şirket içerisindeki anlaşmazlıklarından kaynaklandığını, MK. 1007. madde gereği devletin sorumluluğundan söz edebilmek için yasada sayılan bir takım şartların gerçekleşmesinin gerektiğini, davada ise MK 1007. Maddesinin şartlarının gerçekleşmediğini, davanın Türk Medeni Kanununun 1007. maddesi uyarınca tapu sicilinin tutulmasından dolayı Devletin sorumluluğuna dayalı maddi tazminat talebine ilişkin olduğunu, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, davacının talebinin yersiz olduğunu, devletin tapu sicilinin tutulmasından doğan sorumluluğundan söz edilebilmesi için tapu sicilinin tutulmasında sicil muhafızı ya da memurun hukuka aykırı bir işleminin ve bununla zararlı sonuç arasında nedensellik bağının varlığının gerekli olduğunu, tapu sicilinin tutulmasında idarenin görevli memurunun hukuka aykırı bir işlemi bulunmadığını, İdare kendisine ibraz edilen belgeler gereği yapması gereken işlemi hukuka uygun şekilde yerine getirdiğini, yolsuz tescilden söz edilemeyeceğini, MK. 1007. maddesine göre tapu sicilinin tutulmasından dolayı Hazinenin kusursuz sorumluluğundan söz edebilmek için hukuka aykırı eylem ile zararlandırıcı sonuç arasında uygun illiyet bağının bulunmasının gerektiğini, açıkladığı nedenlerle; öncelikle husumet itirazlarının kabulünü, davada hasım olmaktan çıkarılmalarını, davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı yandan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ... ili ... ilçesi, ... Mah. ... mevki ... ada, ... parsel (eski) ... ada, ... parsel (yeni) 401 m2 ölçümlü arsa vasfındaki taşınmazın 17.08.2012 tarihli satış işlemiyle oluşan tapu kaydının iptaliyle önceki malik adına tapuya tesciline, tescile imkan olmaması halinde oluşan 1.000.000,00 TL. tazminat talebinde bulunduğu, dava şartı arabuluculuğa ilişkin 6102 sy TTK'ya 7155 sy yasanın 20 md. ile eklenen 5/A maddesinin metninde "...bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava..." denilmek suretiyle arabuluculuğa başvurunun dava şartı olarak tayin edildiği, davacının arabulucuya başvurmadan ve başvuruya ilişkin son tutanağı ibraz etmeden dava açtığı, 6325 sy yasanın 18/A-2. Bendi uyarınca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddileceği öngörüldüğünden davacının davasının dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
: Davacı vekili, davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığını, İlk Derece Mahkemesinin zorunlu arabuluculuğu dava şartı kabul ederek davanın reddine karar vermesinin açıkça yanılgıya dayalı ve hatalı olduğunu, davacıya bir davetiye çıkartılarak arabuluculuk tutanaklarını sunması için süre verilmeksizin eldeki dava haksız ve hukuka aykırı bir şekilde dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedildiğini, dava görevli mahkemeye gelene kadar zorunlu arabuluculuk şartı yerine getirildiğini, verilen kararın dosya kapsamına aykırı, dosyayı yeterince incelenmeden verilmiş, açıkça yanılgıya dayalı, hatalı ve hukuka aykırı bir karar olduğunu, hukuka aykırı uygulamanın usul ekonomi ilkesine de aykırı olup, davacının hak arama özgürlüğünü zedelediğini ve istinaf incelemesinde geçecek süre boyunca da haklarına ulaşmasını geciktirdiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
: Dava, tapu iptal tescil , bu talep kabul edilmediği takdirde, terditli olarak zarar tazmini istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın arabulucuya başvurulmadan açıldığı gerekçesiyle dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı yasanın 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. maddesine eklenen 5/A- 1 maddesinde " Bu Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. " hükmüne, yine 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 2. fıkrasının 4. cümlesinde "Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesine yer verilmiştir. Bu bağlamda aynı kanun ile 6102 sayılı TTK’ya 5/A maddesi ile getirilen düzenleme ile, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartı olarak kabul edilmiştir. Davanın konusunun birden fazla olması ve bunlardan bir kısmının bir miktar para alacağına, bir kısmının ise miktara tabi olmaması halinde, yani HMK 110. maddesi anlamında bir dava yığılması ve talepler arasında da HMK 166. maddesi anlamında bağlantı bulunması halinde, uyuşmazlığın ne şekilde çözümleneceğine ilişkin bir hüküm bulunmamakta ise de, Anayasamız uyarınca, uyuşmazlığın çözümünde asıl olanın mahkeme yargısı olduğu dikkate alındığında, aralarında bağlantı bulunan ve miktara tabi olan ve olmayan talepleri bir arada içeren, talep yığılmasının söz konusu olduğu davaların ticari arabuluculuğa tabi olmaksızın mahkemece çözüme kavuşturulması gerekir. (Yargıtay 11. H.D'nin 04.11.2020 tarih █████████ E, █████████ K sayılı kararı ve aynı yöndeki 10.02.2020 tarih ve █████████ E – █████████ K, 17.02.2020 tarih ████████ E-█████████K sayılı kararları).
Bu hukuki açıklamalar ışığında, tarafların ortağı olduğu şirkete ait taşınmazın şirketin müdürü olan davalı tarafından usulsüz ve muvazaalı bir biçimde satıldığı iddiasına dayalı olarak dava konusu taşınmazın satış işlemlerinin ve taşınmazların tapu kayıtlarının iptal edilerek şirket adına tescili, tapu iptal ve tescil talebi kabul edilmediği takdirde, terditli olarak; zararının tazminini istemiştir. Görüldüğü üzere şirket ortakları arasında ortaklık ilişkisi ve şirket müdürlüğü sıfatından kaynaklanan davada TTK'da düzenlenen şirketler hukukuna dayanıldığından dava mutlak ticari dava niteliğindedir. Ancak davacının ilk talebi tapu iptal tescil, terditli talebi ise tazminat talebine ilişkindir. Terditli olarak açılan davalarda arabuluculuk dava şartının ilk talebe göre değerlendirilmesi gerekmekte olup davacının esas ilk talebi tapu iptal tescil talebi olmakla bir miktar paranın ödenmesine yönelik alacağın tahsili talebi bulunmadığından arabuluculuk dava şartına tabi değildir. Bu nedenle davada arabulucuya başvuru zorunluluğu bulunmadığından mahkemece, davanın arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı gözetilerek yargılamaya devamla ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken dava şartına aykırı olarak arabulucuya başvuruya ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu durumda, ilk derece mahkemesince zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi olmayan davada yanılgıya düşülerek arabuluculuk dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunup, dava şartlarına aykırılık bulunmadığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-4 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,
2-İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2023 gün ve ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,
5-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-4 maddesi gereğince kesin olmak üzere █████/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!