Anahtar kelimeler: Babaanneleri İznine Vefatı Hesaptaki Vasi Atanan Murisi Hesaba Alımı Gayrimenkul
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

    SAYISI
    : ████████ Esas, ████████ Karar
    HÜKÜM
    : Kabul
    Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi ...'nin vefatı üzerine kendilerine vasi olarak atanan babaanneleri ... tarafından vesayet dosyası üzerinden davalı banka nezdinde mevduat hesabı açıldığını, 17.02.1978 tarihi itibariyle hesaba 64.000,00 TL yatırıldığını, hesaptaki paranın gayrimenkul alımı için ve hakim iznine bağlı olarak kullanılabileceği yönünde vesayet makamınca şerh verildiğini, davacıların söz konusu hesaptan yıllar sonra haberinin olduğunu, hesap hakkında bankanın Çarşamba Şubesi'nden bilgi istendiğini, bir cevap verilmemesi üzerine hesapta bulunan paranın bugüne kadar işlemiş mevduat ve yasal faiziyle birlikte ödenmesinin ihtaren istendiğini, bankanın ihtarnameye sözü edilen mevduat hesabıyla ilgili herhangi bir alacak kaydına rastanılmadığı şeklinde cevap verdiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile, hesaba yatırılan 64.000,00 TL'ye karşılık şimdilik 500,00 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle talebini 724.145,35 TL'ye yükseltmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap ve ıslah dilekçesinde; dava konusu edilen mevduat hesabı ile ilgili banka kayıtlarında herhangi bir hak ve alacak kaydı bulunmadığını, davacıların iddia ettikleri gibi bir mevduatın olduğu varsayımında dahi, mevduatın zamanaşımına uğradığını, dava dayanağı hesap cüzdanı davalı bankaca düzenlenmediğinden ve hesap cüzdanında yer alan imzalar davalı banka yetkililerine ait olmadığından hesap cüzdanı üzerinde sahtelik ve imza incelemesi yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
    III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
    A. Mahkemece Verilen Karar
    Mahkemece 12.04.208 tarih, ███████ E. ve ████████ K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
    B. Bozma Kararı
    Dairemizin 19.12.2019 tarih, █████████ E. ve █████████ K. sayılı kararıyla davalı vekilinin sair temyiz itirazları reddedilmiş, Mahkemece taraflar arasında bir sözleşme ilişkisi bulunduğu, hesabın vesayet hesabı olduğu nazara alınarak, hesap cinsinin belirlenmesi, bu hesap cinsi için bankaca bildirilen faiz oranı uygulanmak sureti ile davacıların alacaklı olduğu miktarın tespit edilmesi gerekirken, somut olaya uygulanma imkânı bulunmayan denkleştirici adalet ilkesi ve sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre hesaplama yapılmak sureti ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmeyerek karar bozulmuş, bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin faize, vekâlet ücretine ve yargılama giderlerine ilişkin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
    C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
    Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar ile davalı banka arasında bir sözleşme ilişkisi bulunduğu, yaşları küçük olan ve vesayet altına alınan davacılar adına babaanne tarafından davalının Çarşamba Şubesi'nde 17.02.1978 tarihinde 64.000,00 TL yatırılmak suretiyle açtırılan vadesiz çocuk hesabının vadesiz tasarruf mevduatı niteliğini taşıdığı, söz konusu hesaba vadesiz mevduat faiz oranların uygulanması gerektiği, davalının 01.01.1996- 19.12.2003 vadesiz mevduat faizleri ile Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasının (TCMB) 1978- 2012 yılları arası faiz oranları listesinin dosya arasında alındığı, vesayet hesabına yatırlan paranın davalı Bankaca kullanıldığı sürenin 2 (iki) ayrı dönem olduğu, birinci dönemin paranın yattığı 17.02.1978 tarihi ile davalı Banka'nın bildirim yükümlülüğünün doğduğu 12.02.1997 tarihleri arası dönem, ikinci dönemin paranın davalının kullanmaya devam ettiği, bildirim yükümlülüğünün doğduğu ve kötü niyetli sebepsiz zenginleşen olarak parayı elinde tutan olarak kabul edildiği 13.02.1997 tarihi ile başlayan ve dava tarihine kadar olan dönem olduğu, birinci dönem için hesaplama yapılırken vadesiz mevduat faiz oranının, ikinci dönem için hesaplama yapılırken temerrüt faiz oranının uygulanması gerektiği, 06.03.2023 tarihli ek rapor ile de belirtilen şekilde hesaplama yapılarak davacının alacağının belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 724.145,35 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
    IV. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
    B. Temyiz Sebepleri
    Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozmaya uyulduğundan bozma ilamı gereği inceleme yapılması gerektiğini, usuli kazanılmış hakka aykırı karar verilemeyeceğini, davacının sebepsiz zenginleşme itirazları kapsamında rapor düzenlettirildiğini, davacının bozma ilamına aykırı itirazlarının dikkate alınarak bilirkişi raporu düzenlendiğini, dava konusu hesabın vadesiz mevduat hesabı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte 08.09.2022 tarihli kök raporda müvekkilinin bildirdiği faiz oranlarının esas alındığını, iş bu rapor dikkate alınmadan verilen kararın bozma, ilamına, kanun ve içtihatlara, hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, sıhhati, kökeni, içeriği şaibeli hesap cüzdanının incelemeye tabi tutulmadığını, sıhhatinin araştırılmadığını, davacıların iddia ettiği dava dosyasına Mahkeme arşivinden rastlanmadığını, zamanaşımı nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, yasal faiz talep edildiği halde avans faizi verildiğini, taleple bağlılık ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, davacıların dayandığı hesap cüzdanının gerçek olup olmadığı, hesaba konu mevduatın hak sahiplerine iade edilip edilmediği, hesabın ve faiz türünün niteliği noktalarında toplanmaktadır.
    2. İlgili Hukuk
    1.3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un (3095 sayılı Kanun) 1, 2, 3 ve 4 üncü maddesi.
    2.3182 sayılı Bankalar Kanunu'nun (3182 sayılı Kanun) 36 ncı maddesi.
    3.743 sayılı Türk Kanuni Medenisi'nin (743 sayılı Kanun) 385 inci maddesi.
    3. Değerlendirme
    1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
    2.Dava, bankaya yatırılan vesayet hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Bozma ilamında hesabın vesayet hesabı olduğunun dikkate alınması gerektiği belirtildiği halde, Mahkemece bu yönde bir değerlendirme yapılmamış, denkleştirici adalet ilkesi ve sebepsiz zenginleşme hükümlerinin somut olaya uygulama imkânı bulunmadığı da ifade edildiği halde davalı Banka 13.02.1997 tarihinden itibaren kötü niyetli sebepsiz zenginleşen kabul edilmiştir. Bozma ilamında belirtilen şekilde hesaplama yapmayan bilirkişi raporu esas alınarak hüküm verilmesi yerinde olmadığı gibi hükme esas alınan 06.02.2023 tarihli bilirkişi raporundaki faiz hesabına ilişkin cetvelde faizli bakiye kısmındaki tutarın eski TL cinsinden belirtildiği anlaşıldığı halde Mahkemece davacıların bozma ilamlarından önce, 07.07.2015 tarihi itibariyle davanın ıslah edilerek 724.145,35 TL'nin tahsilini istedikleri, ikinci kez ıslah yapılamamayacağı, bilirkişi tarafından dava tarihine kadar hesaplama yapılmış olsa idi dahi bu miktarın ıslah dilekçesi ile talep edilen miktardan daha yüksek olacağının anlaşıldığı gerekçesiyle eski TL üzerinden yapılan hesabın dava tarihi itibariyle 724.145,35 (yeni) TL'ndan fazla olduğunun kabulü yerinde olmamıştır.
    Gerek, dosyaya sunulan hesap cüzdanı örneği, gerekse 19.12.2019 tarihli bozma ilamındaki Dairemizin kabulü uyarınca dava konusu hesap bir vesayet hesabı niteliğindedir. Paranın yatırıldığı tarihte yürürlükte olan 743 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 385 inci maddesinde vasinin, vesayeti altındaki kimse için sarfına lüzum görmediği nukutun, derhal, sulh mahkemesi veya hükümetçe tayin edilmiş olan mali bir müesseseye faiz mukabilinde ikraz edileceği düzenlenmiştir. Hesaptaki paranın nemalandırılacağına dair anılan hüküm emredici nitelik taşımakta olup davalı Bankayı da bağlar. Bu itibarla paranın hesaba yatırıldığı tarihten itibaren davalı Bankanın TL mevduatına uyguladığı faiz oranları, bu oranlara ulaşılamaması halinde diğer bankaların uyguladığı emsal faiz oranları dikkate alınarak birer yıllık vadeler ile hesap yapılması, vade sonunda ana paraya eklenmesi, bu şekilde hesap yapılırken eski Türk Lirasının kullanıldığı dönemde eski TL cinsinden bulunan tutarın yeni Türk Lirasına geçildiği tarihte yeni TL'ye dönüştürülmesi, o tarihten sonra yeni TL cinsinden hesap yapılıp davacıların bankaya müracaat tarihine kadar paranın ulaştığı meblağın bulunması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu yönler dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
    V. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    1.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
    2. Mahkeme kararının BOZULMASINA,
    Bozma sebebine göre davalı vekilinin dava tarihinden sonraki faizin türüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
    Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
    Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
    14.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!