Anahtar kelimeler: Mimarlık Alabilmek Noterden Kurulda Projelerin Geliştirme Turizm Ödemediğini İmzaladığını Düşen

T.C.
İZMİR4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: █████████ ESASKARAR NO
: ████████ KARARDAVA
: İtirazın İptaliDAVA TARİHİ
: █████/2017KARAR TARİHİ
: █████/2018Mahkememizde görülmekte bulunan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Davalı ...Turizm Geliştirme Kooperatifi ile 28.01.2009 tarihinde mimarlık hizmet sözleşmesi imzaladığını, hizmet sözleşmesi gereği davalı kooperatif tarafından müvekkili davacıya 04.03.2008 tarihinde noterden vekalet verildiğini, çıkartılan vekalet sonrasında müvekkilinin yapı ruhsatı için gerekli olan evrakları ve projelerin tamamını hazırladığını, davacının üzerine düşen yükümlülüğünü yerine getirmesine rağmen bir türlü davalı kooperatifin davacıya ödemesi gereken ve Genel Kurulda belirlenmiş olan bakiye bedeli ödemediğini, bunun üzerine davacı müvekkilinin davalı kooperatiften olan bakiye 74.000,00-TL bedelli alacağını alabilmek amacıyla İzmir .... Noterliği'nin 03.06.2016 tarih ve ... yevmiye numarası ile ihtarname gönderdiğini, ancak müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine Çeşme İcra Müdürlüğü'nün ... Esas saylıı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı kooperatifin merkezinin Çeşme olmadığını belirterek yetkiye ve borca itiraz ettiğini, yetki itirazının araştırılmadan davacı tarafından kabul edildiğini, davalının takibe itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu, davalı yanın kötü niyetli olduğunu belirterek haksız ve dayanaksız itirazının iptaline, takibin devamına, %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.SAVUNMA
: Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; müvekkili kooperatifin Çeşme'de kain olup 05.07.1991 tarihinde Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nın 713 sayılı izni ile konut yapı kooperatifinden dönüşerek kurulduğunu, 108 ortaklı bjr turizm geliştirme kooperatifi olduğunu, davacının ise müvekkili kooperatif ile imzaladığı 28.01.2009 tarihli mimarlık hizmeti sözleşmesi gereğince kooperatifin yapı kullanım izin belgelerini hukuka uygun şekilde almak suretiyle kooperatife vekaleten hizmet vermeyi kabul ve taahhüt ettiğini, 2009 yılından ve hatta daha öncesinden 2014 yılına kadar görevde olan yönetim kurullarının görevlerini gereği gibi ifa etmemesi, 2014 yılı Eylül ayında yönetimi devralan kurulun davacı tarafından talep edilen bilgi ve belgeleri zamanında hazırladığını ve davacı tarafından üstlenilen işin yapılması için davacıya teslim ettiğini, ancak süreç ilerledikçe davacının taahhüt ettiği işlerin yapılmadığının anlaşıldığını, 2014 yılı Eylül ayından sonra sözleşme ile üstlenmiş olduğu yapı kullanım izin belgesi alınması aşamasında projede imzası bulunan harita mühendisine fiziki gerçeğe aykırı olarak çizim yaptırıldığını, bu hususun belediye imar müdürlüğünce tespiti üzerine yapı kullanım belgesi izni verilmesi işleminin durdurulduğunu, davacının taahhüt ettiği işi usulüne ve sözleşme hükümlerine uygun yapmaması gerekçesiyle tek taraflı olarak sözleşmenin feshine karar verildiğini ve müvekkili tarafından keşide edilen Karşıyaka... Noterliği'nin 18.08.2016 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile 28.01.2009 tarihli mimarlık hizmetleri sözeşmesinin haklı sebeple feshedildiğinin bildirildiğini, davacının sözleşmeye ve özen yükümlülüğüne aykırı davrandığını, sözleşmenin haklı olarak feshedilmesi ve ayrıca sözleşmenin şartlarının davacı tarafından yerine getirilmemesi nedeniyle haksız olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER VE GEREKÇE
:HMK.nun 114/c.maddesinde mahkemenin görevi dava şartı olarak sayılmıştır.Yine HMK.nun 115/1. Maddesi uyarınca "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır."Bu kapsamda dosya mahkememizin görevli olup olmadığı yönünden incelenmiş aşağıdaki hususlar tespit olunmuştur.Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 Sayılı TTK.nun 4. Maddesinde ticari dava "(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a, b, c, d, e ve f bentlerinde sayılan davaları ticari dava olarak sayılmıştır.Somut olayda; davacı mimar olup davalı ile yapılan 28.01.2009 tarihli "mimarlık Hizmetleri Sözleşmesi" uyarınca edimlerini yerine getirdiği halde hizmet bedelinin kendisine ödenmediğini belirterek davalı hakkında icra takibi yapmış, davalının itirazı nedeniyle takip durmuş davacı itirazın iptali istemiyle eldeki işbu davayı açmıştır. Taraflar arasında hizmet sözleşmesi bulunmakta olup davacı gerçek kişidir. Davalının sorumluluğu hizmet sözleşmesinden kaynaklanmakta olup niteliği itibariyle TBK hükümlerine göre değerlendirme yapılması gerekmektedir. Her ne kadar davacının ortağı olduğu ... Emlak San ve Tic.Ltd.Şti. ticari şirket ise de hizmet sözleşmesi ... ile kooperatif arasında imzalanmış olup işbu dava da ... tarafından ikame edilmiştir. Davacı gerçek kişi olup tacir sıfatı yoktur.Sonuç olarak eldeki dava TTK.nın 4.maddesinde sayılan dava türlerinden değildir. Öte yandan TTK.5 maddesi (1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine" bakmakla görevlidir.hükmüne göre her ticari işle ilgili dava ticari dava olarak kabul edilemeyeceğinden işbu davada görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olması gerekir.TTK.nun 5/3. Maddesine göre Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.Tüm bu yasal düzenlemeler ile somut olay birlikte değerlendirildiğinde işbu davada görevli Mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kanaatina varılmakla görev dava şartı olduğundan HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca mahkememizin görevsizliğine ve davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere1- Davacı tarafından açılan işbu davada Mahkememizin görevli olmadığı, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE,2- HMK.nun 20.maddesi uyarınca kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren iki hafta içinde, kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde gönderme talebinde bulunulduğu takdirde dava dosyasının görevli İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,3- HMK.nun 331/2. maddesi uyarınca harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,4- İşbu kararın taraflara tebliğine,Dair, tarafların yokluklarında dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2018Katip ...¸e-imzalıdırHakim ...¸e-imzalıdır