Anahtar kelimeler: Hisseyle Formunda Diğerinin Yazim Limited Kurulduğunu Tedbir Layihalar İhtiyati Ortaklardan

T.C.

İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ████████ Esas
TALEP KONUSU
: İhtiyati Tedbir
KARAR TARİHİ
: █████/2025
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2025
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2024 tarih ████████ Esas sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
TALEP
: İhtiyati tedbir isteyen vekili, davalı şirketin 2014 yılında limited formunda 2 ortaklı olarak kurulduğunu, ortaklardan birinin %40 hisseyle davacı, diğerinin %60 hisseyle ... olduğunu, davalı şirketin kurulduğu adreste kuruluş öncesi ortaklardan ...'nun oğlu ... adına tescilli ... isimli işletme bulunmadığını, ... isimli ... adına kayıtlı işletme kapatıldığını, ...nın makinelerini davalı şirketin satın aldığını, davalı şirketin aynı adreste önce limited olarak, daha sonra tür değiştirmek suretiyle anonim şirket olarak yangın kapıları imalat, ihracat ve satış faaliyetine devam ettiğini, şirketin kurulduğu andan kısa bir süre sonra başlayan günümüze kadar devam eden davalı şirket ortağı ...'nun şirketi yönetme şekli ve davranışları sebebiyle davacı açısından ortaklığın devamının imkansız hale geldiğini, TTK hükümleri uyarınca davanın kabulü ile davacının şirket ortaklığından çıkmasına, şirketin kurulduğu günden bugüne hiç kar payı dağıtılmadığından kar payının tespiti ile her yılın kar payı için kar payı dağıtılma kararı alınmayan genel kurul toplantı tarihinden başlamak üzere ayrı ayrı ticari avans faizi ile birlikte aldığı avans ve kazanımlarının mahsubu ile tespiti ve davalı şirketten tahsiline, davacının ayrılma akçesinin tespiti ile dava tarihinden başlamak üzere ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının haklarının zarar görmesi ihtimali kuvvetle muhtemel olduğundan şirketin bütün malvarlığına, hak ve alacakları üzerine teminatsız olarak, mahkeme aksi kanaatte ise uygun bir teminat mukabilinde ihtiyati tedbir konmasına, davalı şirket ortağı ...'nun geçmiş yıllarda şirket gelirlerini ve imkanlarını şahsi menfaatleri için kullanması ve davacıya haklarını vermediğini, şirketi iyi yönetmediğini ve kasten zarara uğratması oldukça yüksek bir ihtimal olduğundan şirketin dava süresince, kuruluş amacına uygun olarak yönetilmesi ve yargılama süresince davacıdan mal kaçırabilmek amacıyla kasten zarara uğratılmasını engellemek için kayyum atanmasına yönelik tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, davalı şirketin mal varlığında azalmaya ilişkin yaklaşık ispata ilişkin bir delil bulunmadığı gibi davalı şirkette organ boşluğu bulunmamaktadır. O halde organ boşluğu bulunmadığı gözetilerek davalı şirkete kayyım atanmasına ilişkin davacının ihtiyati tedbir isteminin reddinde, davacı ortağın dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar çerçevesinde davacı ortağı şirketten uzaklaştırmak ve pasifize etmek ayrıca şirketin mal varlığını azaltmak amacı dosya kapsamı itibarıyla HMK'nın 390/3. maddesi gereği yaklaşık ispat kuralı ölçütüne göre ispatlanmış olmadığından davacı vekilinin tüm taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı ihtiyati tedbir isteyen davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
: İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili; Mahkeme tarafından davalı şirkete ait defter kayıtları, şirket bilançosu, muhasebe kayıtları, şirketin kuruluşundan dava tarihine kadar şirket ortaklarının banka hesap dökümleri ile şirket ortaklarına ait aktif pasif tapu ve EGM kayıtları incelendiğinde davalı şirketin diğer ortağının basiretli bir iş insanı gibi hareket etmediği, şirketi kötü yönettiği, bu nedenlerle ihtiyati tedbir kararının verilmesi için aranan yaklaşık olarak ispat kuralının somut olayda gerçekleştiğini, davalının şirketi zarara sokan davranışlarda bulunduğunu ve halen bu davranışlarına devam ettiğini, davalı şirketin yönetim organı olarak temsille yetkili ..., şirketi zarara uğratan işbu davranışları, davacı için iyiniyet ve dürüstlük kurallarına aykırı davranışları, şirketin açıkça zarara uğratılması ve şirketin içini boşaltmaya yönelik şirketten mal kaçırılması da göz önüne alınarak davalı şirket nezdinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, ayrıca tedbir olarak davalı şirket ortağının yetkilerinin kaldırılarak şirkete kayyum atanmasına karar verilmesini, haksız ve hukuka aykırı olarak verilmiş olan ihtiyati tedbir ile kayyum atanması talebinin reddi kararının kaldırılmasına ve istinaf incelemesi neticesinde ivedilikle ihtiyati tedbir konulmasına ve yönetim organı olarak ...'nun şahsi hırsı ve menfaatlerini şirket menfaatinin önüne alması sebebiyle kayyum atanmasına karar verilmesini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
GEREKÇE
: Talep, haklı sebebe dayanarak ortaklıktan çıkma, ayrılma akçesi ve kar payının tespiti ve tahsili istemi ile açılan asıl davada ihtiyati tedbir talebi ile şirkete yönetim kayyımı atanması istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
HMK'nun 389/1. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. HMK'nın 390/3 maddesinde, ihtiyati tedbir isteğinin kabul edilebilmesi bakımından, ihtiyati tedbir isteyenin haklılığı konusunda tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel yaklaşık bir kanaatin yeterli olacağı öngörülmüş olup, yasanın gerekçesinde de belirtildiği üzere yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte zayıf bir ihtimâl de olsa aksinin mümkün olduğu ihtimâlini de gözardı edemez. Dava açılmış olması tek başına ihtiyati tedbir kararı verilmesini gerektirmez. Karar tarihi itibariyle davacının ileri sürdüğü deliller tam olarak toplanmamış ve incelenmemiş ise yargılama aşamasında delillerin toplanıp incelenmesinden itibaren tedbir istemleri konusunda tekrar mahkemenin yaklaşık ispat şartları çerçevesinde talep üzerine değerlendirme yapabileceği açıktır.
Somut olayda, talep ve karar tarihi itibariyle, şirkete yönetim kayyımı atanması talebi yönünden dosyadaki mevcut deliller ile davanın mahiyeti, davalı şirkette organ boşluğunun bulunmaması, yaklaşık ispat kuralıyla birlikte değerlendirildiğinde ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığının belirlenmesine, ihtiyati tedbir talep şartlarının mevcut olmamasına göre, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İhtiyati tedbir isteyen (davacı) vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İhtiyati tedbir isteyen (davacı) yönünden istinaf karar harcı olan 1.013,90 TL'den peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 586,30 TL'nin ihtiyati tedbir isteyenden (davacıdan) alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati tedbir isteyenin (davacının) yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere █████/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!