Anahtar kelimeler: Çağırmaya Yazim Olağanüstü Toplantıya Layihalar İzmir Dinlenip İstenmiş Üye Kooperatif

T.C.
İZMİRBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ11. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİASIL KARAR TARİHİ
: █████/2024EK KARAR TARİHİ
: █████/2024NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ KararDAVANIN KONUSU
: Kooperatif Genel Kurulunu Olağanüstü Toplantıya Çağırmaya İzin VerilmesiKARAR TARİHİ
: █████/2025KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2025İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2024 tarih (█████/2024 ek karar tarihli) ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararının Dairemizce incelenmesi asıl ve ek karar yönünden davacılar vekili, asıl karar yönünden davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacılar vekili, 1163 sayılı kanunun 44. maddesi kapsamında davalı kooperatifin genel kurulunu toplantıya çağırmak konusunda kanunda emredilen tüm prosedürün yerine getirildiğini, yapılmak istenilen olağanüstü genel kurulun gündemi de bildirilerek tüm müvekkilleri adına olağanüstü genel kurulun toplantıya çağrılması için; ilk olarak İzmir 15. Noterliği’nden █████/2024 tarihli ve 10391 yevmiye numaralı ihtarnamenin davalı kooperatifin yönetim kurulu ve denetim kurulu üyeleri ile davalı kooperatife gönderildiğini, ayrıca bilgi mahiyetinde Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İzmir İl Müdürlüğü’ne de gönderildiğini ve tebliğ edildiğini, ihtarnamede belirtilmesine rağmen 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 44. ve ana sözleşmenin 27. maddesi gereği yönetim kurulunun tebliğden itibaren 10 gün içinde genel kurula çağrı yapmadığını ve Bakanlığa bu konuda başvurmadığını, bu kez aynı gerekçelerle ve gündem maddeleri dahilinde genel kurula çağrı yapmak üzere aynı taraflara ve ayrıca bilgi mahiyetinde Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İzmir İl Müdürlüğü’ne İzmir 15. Noterliği’nden █████/2024 tarihli ve 11519 yevmiye numaralı ihtarnamenin gönderildiğini ve tebliğ edildiğini, yine genel kurula çağrı yapılmadığını ve Bakanlığa başvurulmadığını, bunun üzerine █████/2024 tarihli ve 10448799 sayılı yazı ile İzmir Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'ne başvurduklarını ve tüm ihtarnameleri ekleyerek genel kurulun toplantıya çağrılması isteğinde bulunduklarını, İzmir Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından gönderilen █████/2024 tarihli yazı ile "çağrı izninin mahkemeden alınabileceği” hususunun bildirildiğini; █████/2024 tarihli genel kurul tutanağı ile sabit olduğu üzere kooperatifin kayıtlı ortak sayısının 546 olup, ini, ihtarnamelerin dava dilekçesinde davacı olarak yer alan 101 adet kayıtlı ortak tarafından gönderildiğini, çağrının yasada belirtilen % 10 çağrı nisabını fazlası ile geçtiğini, ortakların “inşaatların aidat ve şerefiye ödemeleri ile orantılı devam etmediğini, bazı parsellerde inşaat ruhsatlarının alınamadığını, kooperatifin banka hesaplarında inşaata ve/veya demir çimento alımına aktarılacağı yönetim tarafından beyan edilen 300.000.000-TL‘nin fiyat artışları karşısında eridiğini, genel kurul kararı olmadan usulsüz ihalenin yapılmasını” kuşku ile karşıladıklarını, bu şüphe ve endişelerini dile getiren dilekçelerde yer alan uyarı ve bilgi edinme isteklerinin yönetim kurulunca yanıtsız kaldığını ya da “ana sözleşme ve 1163 sayılı kooperatifler kanuna aykırı şekilde KVK kapsamında açıklama yapamayacakları” yönünde gerekçelerle reddedildiğini; aynı dönemde kurulan belediye örgütlü kooperatifler hakkında ve ayrıca İzbeton yönünden yapılan denetlemelerde bir takım suç unsurlarının olduğu yönünde bakanlık müfettişi tarafından rapor hazırlanması, kooperatif ortaklarının 1163 sayılı KK’nun 99. maddesinin göndermesiyle TTK’nun 437. maddesi gereğince kooperatiften bilgi alma haklarının bulunduğunu, yönetim kurulunun █████/2024 tarihinde saat 15:00’de ... üzerinden ortaklarla toplantı yaptığını, bu toplantıda yönetim kurulundan █████/2024 tarihinde istifa eden ...’in yönetim kurulu ile istişareli halde bilgi paylaştığının görüldüğünü, ...’e özel olarak verilen bilgilerin diğer ortaklarla paylaşılmadığını, bu durumun TTK’nın 437/2 maddesine aykırılık oluşturduğunu ayrıca █████/2024 tarihli genel kurul öncesinde ticari alan olarak geçen 1117 adanın satılarak kooperatif inşaatlarında kullanılacağının veya kat karşılığı verilerek kooperatif inşaatlarına yansıtılacağının belirtildiğini ancak genel kurulda oldu bittiye getirilerek ne olduğu anlaşılmayan bir kararın alındığını ve “dükkan satışları” ibaresinin kullanıldığını ancak kooperatif ortaklarının aidatları ile bu inşaatların yapılacağı yönünde bir açıklamanın genel kurulda yer almadığını, yönetim kurulunun yetkisiz şekilde kooperatifin 1117 adada yer alan henüz ruhsatı dahi alınmamış dükkan ve ofisleri taksitle üçüncü bir kişiye toplu olarak satışa çıkardığını, ortakların bir kısmının yazılı bir kısmının ise sözlü itiraz etmelerine rağmen itirazların dikkate alınmadığını, yönetim kurulunun genel kuruldan onay almadan vadeli satışa karar verdiğini, 1117 parsel üzerinde bulunan taşınmazın kooperatife kalan bölümlerinin açık artırma usulü ile ihalesinin yapılacağını, şartnamenin 4. maddesinde “taşınmazın muhammen bedelinin ödeme koşulları: % 10’u 2.ay vadeli çek, % 15’i 6. ay vadeli çek , % 20’si 12. ay vadeli çek, % 25’i 18. ay vadeli çek, % 30’u 24. ay vadeli çek olarak ödenecektir” dendiğini; satış kararı alınan genel kurulda ne dükkan sayısı ne de muhammen bedeli hakkında açıklamanın yer almadığını, yönetim kurulunun tepkilerin çok olması üzerine bir anda dükkan ve ofislerin satış sözleşmesini feshettiğini duyurduğunu; kooperatif ortaklarının kısıtlı imkanlarla kısıtlı verilere ulaşabilmelerine rağmen 585 konutluk bir kooperatifte konut sayısından daha fazla konut satışı yapıldığını fark ettiklerini, bağımsız dış denetim firması olan ... A.Ş.’nin de görevlerini yerine getirmediğini, 1117 adada yapılması planlanan iş merkezindeki dükkanların satış değerinin tespit ettirilmesi işleminin nasıl yapıldığının anlaşılamadığını, koopbis listesi incelendiğinde aynı dairenin iki farklı kişide göründüğüne ilişkin kayıtlar bulunduğunu; Kooperatifin █████/2024 tarihli dükkan ve ofis satışını kazanan ve sözleşme imzalayan Merter Müteahhitlik’in █████/2023 tarihinde ihale konusu satış izninin ilk kez oylandığı █████/2023 tarihli genel kuruldan birkaç hafta önce kurulduğunu, ihaleye bir çok ortağın itiraz ettiğini, önce itirazları dikkate almayan ve ilgili firma ile alelacele satış sözleşmesi imzalayan yönetim kurulunun ortakların ihalenin geçersizliğine ilişkin dava açacakları yönündeki tepkileri ile karşılaşınca sözleşmeyi iptal ettiğini, sonuç olarak sözleşme iptal edilmiş olsa dahi suçun teşebbüs aşamasında kaldığını; yönetim kurulunun aynı dönemde başlayan yine ...nin arsa sahibi olduğu başka bir kooperatifin genel kurulunda yönetim kurulunun ibra edilmemesi, azli ve yerine yenilerinin seçilmesinden sonra bir anda bilgi vermek için █████/2024 tarihinde saat 15.00 de ... üzerinde toplantı yaptığını, Kooperatif Başkanı ...’nın yerine daha çok kurucu başkan olan ancak yönetim kurulu üyesi olmayan ...’in uzun uzun açıklamalar yapmaya çalıştığını, toplantının sonunda ise kooperatif avukatının inşaatların devam edip etmeyeceği gibi sorulara cevap vermeye çalıştığını, bu toplantıda can alıcı bir çok soruya cevap verilmediğini, yani ortakların TTK’nın 437. maddesi kapsamında bilgi alamadıklarını, kooperatifin hangi şerefiye yöntemini uyguladığının belli olmadığını, bu konuda genel kurul kararı alınmamış olması sebebiyle şerefiye bedeli tespitinin hangi kritere göre yapılacağı konusunda yetkisi olmadığı halde yönetim kurulu tarafından karar verildiğini, belirterek davalı kooperatifin olağanüstü genel kurula çağrılabilmesi için taraflarına Kooperatifler Kanunu’nun 44. maddesi gereğince yetki ve izin verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili, kooperatif ortakları içindeki bir grubun yapılan veya yapılacak olan her şeye muhalefet ettiğini, kooperatifi ...’ne, ... A.Ş.’ye ve ...’e şikayet ettiklerini, kurmuş oldukları watsapp grubu üzerinden kirli bilgileri yayarak yönetim kurulunu yıpratmaya, yönetimi çalışamaz hale getirmeye çalıştıklarını; bu gruptaki kişilerin illegal şekilde ortakların elde ettiği iletişim bilgileri ile ortaklardan kendilerine destek olunmasını isteyerek vekaletname aldıklarını, bir çok kişinin neden vekaletname verdiğini bile vermediğini; bu gruptaki kişilerin kooperatif genel kurulunda ... üzerinden yapılan toplantıda bağırış çağırış yaparak insanları huzursuz ettiğini ve toplantı düzenini bozduğunu; dava konusu olan olağanüstü genel kurul toplantı çağrısının gerek kooperatif ana sözleşmesine gerek yasal mevzuata uygun olmadığını, olağanüstü genel kurul toplantısının yapılabilmesi için nitelikli çoğunluğun noter aracılığıyla çekilecek olan ihtarname ile istekte bulunması gerektiğini, yasal şartın sağlanamadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 44. maddesi uyarınca toplantıya çağrıya izin verilmesi için davacı tarafça gösterilen sebeplerin tamamen ispatı gerekli değilse de, bunlara ilişkin belirtilerin ortaya konulması gerektiğini, bu sebeplerin makul ve genel kurulun toplanmasını gerektirecek derecede önemli olması gerektiğini, somut olayda; davacı ortakların dava konusu genel kurul toplantısı isteklerini İzmir 15. Noterliği'nden gönderdikleri █████/2024 tarihli ve 10391 yevmiye numaralı ihtarname ile önce kooperatif yönetim kuruluna yaptıkları, Yönetim kurulunun 10 gün içinde genel kurula çağrı yapmaması üzerine bu kez aynı isteği aynı noterliğin █████/2024 tarihli ve 11519 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı kooperatif denetim kurulu üyelerine, kooperatife ve bilgilendirme niteliğinde Çevre Şehircilik ve İklin Değişikliği Bakanlığı İl Müdürlüğü'ne karşı ileri sürdüklerini, Genel kurula çağrının bu kez de yapılmadığını, bunun üzerine davacıların █████/2024 tarihli yazı ile İzmir Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'ne yaptıkları başvuru da "mahkemeye başvurulması gerektiği" gerekçesiyle reddedildiği, böylelikle davacı tarafça yasanın öngördüğü başvuru sırasına uyulduğunu, davalı kooperatifte kayıtlı ortak sayısının 546 olup, davaya konu başvuruların 101 davacı tarafından birlikte yapıldığı, yani başvuran kişilerin (davacıların) hepsinin aynı kişiler olduğu, bu ön koşulun da yerine getirildiği, dolayısıyla yasada belirtilen %10 çağrı nisabının sağlandığı; yapılan çağrı isteklerinde görüşülmesi istenen gündem maddeleri ile eldeki bu davada görüşülmesi istenilen gündem maddelerinin aynı olduğunu, dava dilekçesinde ve ihtarnamelerde ileri sürülen maddi vakıaların makul ve genel kurulun toplanmasını gerektirecek derecede önemli olduğu gibi tüm ortaklar tarafından değerlendirilmesinin de ortakların yararına olduğu, böylece yasal şartların gerçekleştiği sonuç ve kanaatine ulaşıldığından, haklı görülen davanın kabulüne ....'nde "Merkez-...” sicil numarasında kayıtlı davalı ... genel kurulunu dava dilekçesinde belirtilen gündem maddeleri ile olağanüstü genel kurula çağrılabilmesi için davacılara 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 44. maddesi gereğince yetki ve izin verilmesine karar verilmiştir.Mahkemece █████/2024 tarih ████████ Esas ████████ sayılı tavzih talebine ilişkin ek kararıyla; davacı vekilince kararın istinaf yolu açık olarak verilmiş olmasının hatalı olduğu gerekçesiyle tavzih talebinde bulunulmuş ise de; eldeki davanın dayanağının TTK'nın 412. maddesi değil; 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 44. maddesi olduğu, KK'nın 98. maddesinin bu olayda uygulanmasının olanaklı olmadığı, zira; kooperatif genel kurul toplantısına çağrısına ilişkin olarak KK'da özel bir düzenleme bulunduğunu, bu düzenlemede ise mahkemenin vereceği kararının kesin olduğunun belirtilmediği, emsal BAM ve Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğu gerekçesiyle tavzih isteğinin reddine karar verilmiştir.Karara karşı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF NEDENLERİ
:Davacılar vekilince asıl karara karşı sunulan istinaf dilekçesinde; mahkemece gündem maddeleri ile olağanüstü genel kurula çağırılabilmesi için davacılara 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 44. Maddesi gereğince yetki ve izin verilmiş ise de; kararın uygulanabilir olmadığını, söz konusu karar ile genel kurulu toplantıya çağırabilmek için 101 davacının bir arada Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü Kooperatifler Servisine başvurması gerektiğini, halbuki mahkemece kararın uygulanabilir olması için davacılardan bir kişi seçilerek sadece bu kişiye genel kurulu toplantıya çağırabilmek için yetki ve izin verilmesi gerektiğini belirterek, bu hususta davacılardan Sinan Çetinbaş'a (TC: 39118757056) olağanüstü genel kurula çağırabilmesi için yetki ve izni verilmesini, kararın bu şekilde düzeltilerek, kararın kesin olduğunun belirtilmesini istemiştir.Davacılar vekilince ek karara karşı sunulan istinaf dilekçesinde; emsal nitelikteki Karşıyaka ATM'nin ████████ E - ████████ K ve İzmir 2 ATM'nin ████████ E -█████████ K sayılı dosyalarında KK 44. maddesine dayalı olarak genel kurulun toplantıya çağrılması hususunda verilen kararların kesin mahiyette olduğunun belirtildiğini, kaldı ki, verilen kararın mahiyeti dikkate alındığında, duruşma dahi açılmadan dosya üzerinden acilen karar verilmesini gerektiren bir karar olduğu dikkate alındığında kararın istinaf sürecinden muaf olmasının gerektiğini, aksi halde genel kurulun toplanmasının aciliyet gerektiren bir husus olmasına rağmen yıllarca yine toplanmasının mümkün olamayacağını belirterek "kararın kesin mahiyette olduğu hususunda" kararın düzeltilmesini istemiştir.Davalı vekili, Mahkemece sadece davacıların beyanlarının esas alındığını, kooperatif üyeleri içindeki bir grubun yapılan herşeye muhalefet ettiğini, kooperatifi ...'ne, ... A.ş.'ye, ...'e şikayet ettiğini, kurmuş oldukları whatsapp grubu üzerinden yanlış bilgiler yayarak, yönetim kurulunu yıpratmaya, yönetimi çalışamaz hale getirmeye çalıştıklarını, bu kişilerin kooperatifin genel kurulunda, zoom üzerinden yapılan toplantı da insanları huzursuz ettiğini, bu kişilerin zoom toplantısını katıldıkları gibi günün her saatinde sürekli olarak şantiye alanına gelerek, çalışmaları ve kooperatif çalışanları denetlediklerini, dava konusu olan olağanüstü genel kurul toplantı çağrısı gerek kooperatif ana sözleşmesine gerekse yasal mevzuata uygun olmadığını, olağanüstü genel kurul toplantısının yapılabilmesi için nitelikli çoğunluğun noter aracılığıyla çekilecek olan ihtarname ile talepte bulunması gerektiğini, sundukları deliller toplanmadan, davacıların iddiaları ve delilleri değerlendirilerek duruşma yapmaksızın dosya üzerinden karar verildiğini, savunma haklarının kısıtlandığını, davacılar tarafından, müvekkil kooperatife yapılan başvuruların süresinden olup olmadığı, yasal koşulları taşıyıp taşımadığı hususlarında bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, belirterek, kararın kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.GEREKÇE
: Dava, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 44. maddesi uyarınca genel kurul toplantısına çağırma izni verilmesi istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulü ile belirtilen gündem maddeleri ile olağanüstü genel kurula çağırılabilmesi için davacılara 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 44. Maddesi gereğince yetki ve izin verilmesine karar verilmiştir.Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı kooperatifin üyesi olduklarını,1163 sayılı yasanın 44. Maddesi gereğince genel kurulun olağanüstü toplanması hususunda davacıların yeter üye sayısı ve çoğunlukla başvuru koşullarını yerine getirdiklerini, yönetim kuruluna, denetçilere ve Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına gerekli başvuruların yapılmasına karşın, genel kurul toplantısının yapılmadığı belirterek, yasanın 44. Maddesi gereğince kooperatifi olağanüstü genel kurul toplantısına çağırmak üzere müvekkilerine izin verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacılar tarafından yeter üye sayısı ve çoğunlukla önce yönetim kuruluna, daha sonra denetçilere ve son olarak da Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına gerekli başvuruların yapılmasına karşın, genel kurulun toplanmadığı, davacılar tarafından dava dilekçesi ve ihtarnamelerde ileri sürülen maddi vakıaların makul ve genel kurulun toplanmasını gerektirecek derecede önemli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve dava dilekçesinde belirtilen gündem maddeleri ile genel kurulu olağanüstü toplantıya çağırmak üzere 1163 sayılı yasanın 44. Maddesi gereğince davacılara izin verilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.Dosya kapsamı, incelenen kooperatif kayıtları ve delil durumuna göre, İlk Derece Mahkemesince de usulünce ifade edildiği üzere somut olayda davacılar tarafından yeter üye sayısı sağlanarak noter ihtarnamesi ile yönetim kurulundan genel kurul yapılmak üzere istekte bulunduğu, yönetimin bu konuda genel kurula çağrı yapmaması üzerine aynı noter ihtarnamesi ile denetim kuruluna başvurulduğu ve kooperatife karşı ileri sürülen genel kurul çağrısının yapılmadığı, İzmir Valiliği Çevre Şehircilik ve İklim Değşikliği İl Müdürlüğüne yapılan başvurunun da mahkemeye başvurulması gerektiği gerekçesi ile reddedildiği, davacı tarafın yasanın belirlediği başvuru şartlarına uyduğu, çağrı nisabının da sağlandığı, ileri sürülen vakıaların genel kurulun toplanmasını gerektirecek nitelikte bulunduğu, dairemizce de dosya kapsamından anlaşıldığından bu gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı tarafın istinaf istemi yerinde değildir.Bu durumda; somut uyuşmazlıkta davacılar tarafından yeter üye sayısı ve çoğunlukla önce yönetim kuruluna, daha sonra denetçilere ve buradan da sonuç alınamaması üzerine Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına gerekli başvuruların yapılmasına karşın, genel kurulun toplanmamış olmasına, dava dilekçesi ve ihtarnamelerde ileri sürülen maddi vakıaların makul ve genel kurulun toplanmasını gerektirecek derecede önemli olduğu değerlendirilerek yasal şartların gerçekleştiğinin tespit edilmiş olmasına ve 1163 sayılı Yasanın 44. Maddesi uyarınca verilen kararın kesin nitelikte olup olmadığı konusunda ise yasa koyucunun herhangi bir irade beyanında bulunmamış olmasına, söz konusu talebe ilişkin verilen kararların daha önce de Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiş olmasına (aynı yönde Yargıtay 23. HD'sinin █████████ E-█████████ K sayılı kararı, █████/2017 tarih █████████ E-████████ K sayılı kararı, █████/2017 tarih █████████ E-█████████ K sayılı kararı, █████/2018 tarih ████████ E-█████████ K sayılı kararı, █████/2020 tarih █████████ E-█████████ K sayılı kararı) mahkemece uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları delilere göre, mahkemenin tespit ve değerlendirmelerin dosya kapsamına uygun olması karşısında ilk derece mahkemesince verilen asıl ve ek kararda herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamakla, davacılar vekilinin asıl ve ek karara karşı, davalı vekilinin ise asıl karara karşı ileri sürdüğü istinaf itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacılar vekilinin asıl ve ek karara karşı, davalı vekilinin ise asıl karara karşı istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacıların asıl ve ek karar yönünden istinaf karar harcı olan (615,40x2) 1.230,80 TL'den peşin alınan (427,60x2) 855,20 TL'nin mahsubu ile bakiye 375,60 TL harcın davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına,3-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40 TL'den peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3-İstinaf başvuruları nedeniyle taraflarca yapılan giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere █████/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.