Anahtar kelimeler: Turlar Rehber Acente Takipte Menfi Şirketten Başlangıç Tekrar İzmir Başlatılan

T.C.

İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: █████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Menfi Tespit (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2017
KARAR TARİHİ
: █████/2018
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı taraf vekili duruşmada tekrar ettiği dava dilekçesi ile özetle; Davalı ... tarafından müvekkil şirket aleyhine İstanbul .... İcra Müdürlüğü’nün E.... sayılı dosyası ile başlatılan takipte, müvekkil şirketten █████/2016 - █████/2016, █████/2016, █████/2016, █████/2016 başlangıç tarihli turlar için █████/2016 düzenleme tarihli Acente Rehber Hizmet Sözleşmesi sözleşme gereğince rehber ücret alacağı olarak 19.500 TL bakiye alacak, yine, █████/2016, █████/2015, █████/2015, █████/2015, █████/2015 başlangıç tarihli turlar için █████/2014 düzenleme tarihli Acente Rehber Hizmet Sözleşmesi gereğince rehber ücret alacağı olarak 30.000 TL bakiye alacak ve de █████/2013, █████/2014 tarihli Acente Rehber Hizmet Sözleşmesinden doğan 20.300 TL alacak olmak üzere toplam 69,800 TL’ nin tahsilinin talep edildiğini, davalı tarafın müvekkili şirket bünyesinde her ne kadar rehber olarak çalışmışsa da, ekli belgeden de anlaşılacağı üzere kendisinin Rehberlik kokartının █████/2016 tarihinde iptal edildiğini, bu tarihten sonra davalının rehberlik hizmetinden doğmuş olan herhangi bir alacağının olmadığının peşinen kabulünün gerektiğini, buna paralel olarak, Kuşadası Rehberler Odası tarafından davalının kokartının iptal edildiğine ilişkin bilgi ve belgelerin mahkemece celp edilmesini talep ettiklerini, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünden celp edilecek Ticaret Sicil kayıtlarından da anlaşılacağı üzere davalı aynı zamanda müvekkil şirketin ortağı olduğunu, dolayısıyla ortağı olduğu şirketten davalının ödenmeyen ücretlerini istemesi olgusunun, kendisinin objektif olarak kötüniyetli olduğunun bir göstergesi olduğunu, ayrıca davalı tarafın ödeme emrinde alacaklı olduğunu iddia ettiği █████/2014 tarihinden sonraki döneme ait tüm tur ödemeleri müvekkil şirket tarafından davalının eşinin hesabına, dekontların açıklama kısımlarına ... adına yatırıldığı belirtilmek suretiyle, bir kısım ücretlerin ise davalının şahsi hesabına ödendiğini, yine aynı şekilde █████/2013 tarihinden sonraki döneme ilişkin ödemeler de, yine müvekkil şirket tarafından davalının eşinin hesabına, dekontların açıklama kısımlarına ... adına yatırıldığı belirtilmek suretiyle, bir kısım ücretler ise davalının şahsi hesabına fazlasıyla ödendiğini, davalının kokartının █████/2016 tarihinde iptal edildiğine göre, bu tarihten sonra herhangi bir alacağının da doğamayacağı nazara alındığında ödeme emrine konu yalnızca █████/2015, █████/2015, █████/2015, █████/2015 başlangıç tarihli turlara ilişkin yapılması gereken ödemeler kaldığını, Temmuz 2015 tur yevmiyesi kendisine eşine ait hesaba açıklama kısmına “... Temmuz ayı yevmiyesi” ibaresi yazılmak suretiyle peşinen ödendiğini, aynı şekilde 2015 Eylül ayına ait rehberlik ücreti ödemesi eşine ait hesaba █████/2015 tarihinde peşinen ödendiğini, Ağustos 2015 dönemi için yapılan ödemenin diğerlerinden fazla olmasının sebebinin Ağustos ayı içerisinde iki farklı turun planlanmış olması ve diğer turlardan daha kapsamlı olması olduğunu, davalı tarafından ödeme emrinde ödenmesi gerektiğini iddia ettiği dört tur için toplam 30.000 TL’ nın ödenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu nedenlerle haksız ve kötü niyetli olan İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ...E. Sayılı dosyası ile başlatılan takipte ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesine, müvekkilimizin İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasından davalıya borcu olmadığının tespitine, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile müvekkil lehine alacağın %20si oranını aşmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
:
Dava, İİK 'nun 72. Maddesi uyarınca açılan rehber ücret alacağının tahsili için yapılan icra takibine konu alacak nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davasıdır.
HMK.nun 114/c.maddesinde mahkemenin görevi dava şartı olarak sayılmıştır.
Yine HMK.nun 115/1. Maddesi uyarınca "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır."
Bu kapsamda dosya mahkememizin görevli olup olmadığı yönünden incelenmiş aşağıdaki hususlar tespit olunmuştur.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari ava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen incelenir.
Açıklanan yasal mevzuat çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde, davalının davacı ile aralarındaki acente rehber hizmet sözleşmeleri uyarınca rehberlik hizmeti ücret alacağı için icra takibi başlattığı, davalının tacir olmadığı, taraflardan birinin tacir sıfatına sahip olmaması sebebiyle davanın ticari dava olarak kabul edilemeyeceği, ayrıca davanın TTK' nun 4. maddesinde düzenlenen mutlak ticari dava niteliğinde de olmadığı, TTK'nın 4. maddesindeki yasal düzenlenme karşısında uyuşmazlığın 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmakla, HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca mahkememizin görevsizliğine ve davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davacı tarafından açılan işbu davada Mahkememizin görevli olmadığı, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE,
2- Kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren iki hafta içinde, kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde gönderme talebinde bulunulduğu takdirde dava dosyasının görevli İzmir Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-HMK.nun 331/2.maddesi uyarınca harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,
4-İş bu kararın taraflara tebliğine,
ilişkin, tarafların yokluğunda, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın taraflar vekillerine tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere tensiben karar verildi. █████/2018
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!