Anahtar kelimeler: Dernek Kayseri Kambiyo Yılları Özgü Senetlerine Menfi Kesinlik Sıfatıyla Şartı
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

    Taraflar arasında ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) görülen menfi tespit/istirdat davası sonucunda verilen hükme davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince istinaf başvurusun esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    K A R A R
    Dava dilekçesinde; davalı Dernek tarafından davacı ... aleyhine ... İcra Müdürlüğünün ███████████ esas sayılı takip dosyası ile kambiyo senetlerine özgü takip başlatıldığı, davacının 2012-2018 yılları arasında davalı Derneğin üyeliğini yaptığı ve aynı zamanda dernek sekreterlik görevini yürüttüğü, takibe dayanak 330.000,00 TL'lik senedin zorla, şantaj ve kumpas kurarak imzalatıldığı ileri sürülerek davacı ...'nın ... İcra Müdürlüğünün ███████████ esas sayılı takip dosyasında borçlu olmadığının tespiti ile davalı alacalının kötü niyetli olduğundan dava değerinin %20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi istenmiştir.
    İlk Derece Mahkemesince; kambiyo senedi illetten mücerret ve tek başına borç doğurucu işlem ise de dilekçeler teatisinde taraf vekillerinin iddia ve savunmaları derneğin aktifinin davacı tarafından boşaltıldığı gerekçesiyle davaya konu senedin tanzim edildiği noktasında toplandığından bu husus tahkikata konu olduğu, her iki taraf senedi talil ettiğinden Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihadı gereği ispat yükünün yer değiştirmediği, davacının borçlu olmadığını ispat yükü altında olduğu ve davacının davasını ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
    Davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; dosyada bulunan ve mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan tespit, hesaplama ve sair değerlendirmelerin dosya içeriğine ve yürürlükteki mevzuata uygun olduğu, yine davacının ... 6. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ E sayılı dosyası içerisinde bulunan 14.10.2019 tarihli Savcılık ifadesinde, söz konusu senedin teminat olarak derneğe verildiğine ilişkin beyanı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, dava konusu senedin davacıdan zorla, şantaj ve kumpas kurularak alındığı hususunun kanıtlanamadığı, bu gerekçeye dayalı yerel mahkeme kararında herhangi bir isabetsizlik veya usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiştir.
    Davacı vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
    Taraflar arasındaki uyuşmazlık, takibe konu kambiyo senedinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin açılan davada, takibe ve davaya konu senedin tehdit ve cebir altında alınıp alınmadığı ve davacının bu senetten dolayı borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
    Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    SONUÇ
    : Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
    80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    23.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!