Anahtar kelimeler: Hmkda Görüşü Ret Koruma İstemlerinin Tedbirleri Sınırının Kesinlik Hmknın Neticesinde

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: 2023/ 501 E., ████████ K.DAVA
: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminatHÜKÜM
: Kısmen kabulTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: RetDavacı hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.07.2023 gün ve 2023/2-191 Esas, ████████ Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 6100 sayılı HMK'da ilk derece mahkemesince verilen kararların temyiz edilmesi hâlinde kesinlik sınırının tespitine dair açık bir hüküm bulunmadığından HMK’nın 341/2. fıkrasındaki düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, kanun yolu başvuru sınırlarının, başvurulacak kanun yoluna göre değil kararı veren mahkemeye göre belirlenmesi gerektiği, bu halde hüküm tarihinde HMK'nın 341/2. maddesinde öngörülen kesinlik sınırının 12.950,00 TL olduğu; 30.000 TL maddi ve 150.000 TL manevi tazminat talep eden davacı lehine hükmedilen toplam tazminat miktarının ise 12.000 TL, reddedilen miktarın 168.000,00 TL olması karşısında hükmün davacı açısından kesin olmadığı belirlenmiştir.I. HUKUKÎ SÜREÇİlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 80.000,00TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararına yönelik davacı vekilinin temyiz istemine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Dairemizce verilen bozma kararı üzerine, dosyanın gönderildiği İlk Derece Mahkemesince davacının maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kabulü ile 12.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, 5271 sayılı CMK'nın 307/3. maddesi uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİDavalı vekilinin temyiz sebepleri tazminat şartlarının oluşmadığına, hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna, reddedilen miktar üzerinden davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine, davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen tazminat miktarının eksik olduğuna, maddi tazminat taleplerinin kabul edilmesi gerektiğine ilişkindir.III. DAVANIN KONUSUİlk Derece Mahkemesince Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sonunda,tazminat talebinin dayanağı olan Ankara (Kapatılan) 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.12.2011 tarihli ████████ Esas, ████████ Karar sayılı dosyasında terör örgütüne üye olmak suçundan 05.11.2008- 19.06.2009 tarihleri arasında 226 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonucunda sanığın beraatine kararı verildiği, davacı hakkında verilen beraat kararının Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 21.09.2017 tarihli 2015/ 2056 Esas, █████████ Karar sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacı asile tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü , davacının tazminat talebine konu gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin tamamının Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ E. ████████ K. Sayılı dosyasındaki █████/2012 tarihli ek karar ile almış olduğu 6 yıl 3 ay hapis cezasına mahsup edildiği, tespit edilerek maddi tazminat talebinin mahsup nedeniyle reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. GEREKÇE VE KARAR1.Davalı vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;Karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 12.950 TL olduğu; davacı lehine hükmedilen toplam tazminat miktarının 12.000,00 TL olması nedeniyle davalı açısından hükmün kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen temyiz sınırı ve hükmedilen tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 298 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,2- Davacı vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine ancak;Davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı sürelerin tamamının Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ E. ████████ K. sayılı dosyasındaki kesinleşen mahkumiyetinden mahsubuna karar verildiği dikkate alınarak, CMK'nın 144/1-a maddesinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle mahsup tazminata engel oluşturmayacak ise de, haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nesafetin sağlanması gerektiği göz önünde bulundurularak davacı lehine makul bir miktarda tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi,Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,21.01.2025 tarihinde karar verildi.