Anahtar kelimeler: Takdîren Sınıfı Süreç Görüşü Hukukî Taksirle Öldürme Neticesinde Geçildi Cezalandırılmasına
12. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

    SAYISI
    : █████████ E., █████████ K.
    SUÇ
    : Taksirle öldürme
    HÜKÜM
    : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Bozma
    İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
    Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
    I. HUKUKÎ SÜREÇ
    İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1, 53/6 ve 63. maddeleri uyarınca 13 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, (B) sınıfı sürücü belgesinin 2 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
    II. TEMYİZ SEBEPLERİ
    Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kovuşturma evresinde keşif yapılıp, kusur durumuna ilişkin yeniden rapor alınması gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve inceleme neticesinde sanık hakkında mahkûmiyet kararı verildiğine, delillerin takdirinde yanılgıya düşüldüğüne, ... cezanın belirlenmesinde alt sınırdan fazlaca uzaklaşılmasının ve koşulları bulunmadığı hâlde bilinçli taksir hükmünün uygulanmasının isabetsiz olduğuna ve vesaire ilişkindir.
    III. OLAY VE OLGULAR
    İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sürücü ...'nun, sevk ve idaresindeki otomobil ile 04.06.2022 tarihinde gündüz vakti saat 20.18 sıralarında, açık havada, azami hız limitinin 50 kilometre/saat olarak belirlendiği yerleşim yeri içinde, bölünmüş, toplam 7 metre genişliğindeki iki şeritli, asfalt kaplama, yüzeyi kuru, yatay güzergâhı düz, düşey güzergâhı eğimsiz, görüşe engel bir durumun ve yol sorununun bulunmadığı devlet kara yolunda, Salihli istikametinden Ahmetli istikametine sol şeritte 130 kilometre/saat hızla seyirle geldiği ışık kontrollü kavşağa yeşil ışıkta giriş yaptığı sırada, seyir istikametine göre sol tarafındaki kavşak orta adası içerisinde kendisine hitap eden trafik ışıkları kırmızı yanmaktayken kavşağa giriş yapan sanık sürücü ... yönetimindeki otomobilin sağ yan kısmına, idaresindeki aracın ön kısmıyla çarpması sonucu sürücü ... ile adı geçenin otomobilinde yolcu olarak bulunan ... ... ve ...'ın öldüğü, aynı araçta yolcu olarak bulunan katılan ... ...'in duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına ve konuşmasında sürekli zorluğa neden olacak, hayat fonksiyonlarını ağır (6.) derecede etkileyen kemik kırığı oluşacak, yaşamını tehlikeye sokacak şekilde yaralandığı, ayrıca sanık sürücü ... yönetimindeki otomobilde yolcu olarak bulunanlardan katılan ...'un hayat fonksiyonlarını ağır (4.) derecede etkileyen kemik kırığı oluşacak, yaşamını tehlikeye sokacak ve mağdur ...'nın duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak, hayat fonksiyonlarını ağır (5.) derecede etkileyen kemik kırığı oluşacak, yüzünde sabit iz bırakacak, yaşamını tehlikeye sokacak şekilde yaralandıkları, kazanın meydana geldiği gün saat 22.33'te istenilen tetkik ve alınan numuneye göre sanık sürücü ...'un 173 miligram/desilitre - 1,73 promil alkollü ve ölen sürücü ...'nun aynı gün saat 21.02'de alınan numuneye göre 47 miligram/desilitre - 0,47 promil alkollü olduğunun belirlendiği, ayrıca, sanığın, (B) sınıfı sürücü belgesinin mevcut olduğunun tespit edildiği, başlangıç ve gelişim süreci ile sonuçları bu şekilde gerçekleşen kazanın oluşumunda, soruşturma evresinde trafik bilirkişisi tarafından düzenlenen 05.12.2022 tarihli bilirkişi raporu ile Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 25.01.2023 tarihli raporunda da belirtildiği üzere, sanık sürücü ...'un asli kusurlu olduğu ve hem güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracak ölçüde alkollü olması hem de ışık ihlali nedeniyle eyleminde bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
    İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
    IV. GEREKÇE VE KARAR
    İncelenen dosyada; asli kusurlu olarak üç kişinin ölümüne ve üç kişinin nitelikli şekilde yaralanmasına neden olan sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesi uyarınca iki yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası tayin ve takdir etmek durumunda olan İlk Derece Mahkemesince, "Suçun işlenmesindeki şekil ve özellikler, sanığın taksire dayalı kusurunun ağırlığı, asli kusurlu olarak kazaya sebep olması, meydana gelen sonucun ağırlığı, olay nedeniyle üç kişinin ölmesi ve katılan ... ile ... ...'in ve mağdur ...'nın yaralanma ve yaralanmalarının niteliği" biçimindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçelerle ... cezanın 11 yıl hapis cezası olarak belirlenmesinin, işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı, hak, adalet ve nasafet kuralları ile dava dosyası içeriğine uygun olduğu, ayrıca "Sanığın alkol oranı ve birlikte aynı araçta yolculuk yaptığı ...'ın uyarılarına rağmen ışıklardaki seyrine dikkat etmeyişi, birden fazla trafik kuralı ihlalinin mevcut oluşu" şeklindeki gerekçelerle bilinçli taksir durumuna neden hâllerin sayısı ve yoğunluğu gözetilerek, ... cezada üçte birden yarıya kadar artırım öngören 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca (1/2) oranında artırım yapılmasının isabetli ve orantılılık ilkesine de uygun olduğu, öte yandan kaza anında 2,07 promil alkollü olduğu tespit edilen ölen sürücü değil, sanık sürücü olup, sanık sürücünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller" başlıklı 84. maddesindeki kırmızı ışıklı trafik işaretinde geçme kuralını ihlal etmesinden dolayı asli kusurlu olduğu ve ölen sürücünün hızını kavşak mahal şartlarına göre ayarlamamasının sanık sürücünün kusur durumunda herhangi bir değişikliğe neden olmayacağı anlaşıldığından, sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmünün, "... ... ...'nun 2.07 promil alkollü olduğu, 50 km/s hız sınırının olduğu mahal şartlarında 130 km/s hızla araç sevk ve idare ederek müessif olayda önemli derecede kusur teşkil eden ve yasal dayanağını 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununu'nun 48/5 ve 48. maddelerinde bulan normları ihlal ederek etkili olduğu süreçte; sanık ... hakkında eyleminin ağırlığıyla orantısız yüksek cezaya hükmedilerek TCK'nın 3/1, 22/4, 61/1-f maddelerine aykırılığa yol açılması" nedeniyle bozulmasını öneren Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
    Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
    Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Salihli Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
    22.01.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!