Anahtar kelimeler: Yapanı Etkilemeye Tanığı Süreç Müdafileri Görüşü Hukukî İsteklerinin Teşebbüs Neticesinde

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: Yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüsHÜKÜMLER
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaSanıklar hakkında Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine kurulan hükümlerin; sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇYerel Mahkemenin sanıklar hakkında yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı TCK'nın 44, 277/1, 277/2, 62 ve 53/1. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına ilişkin 10.12.2013 tarihli kararına yönelik sanıklar müdafiinin temyiz isteğine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Dairemizce verilen 15.11.2017 tarihli bozma ilâmı üzerine Yerel Mahkemenin sanıklar hakkında yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı TCK'nın 37/1, 277/1, 277/2, 62/1 ve 53/1-2-3. maddeleri maddeleri uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına ilişkin 18.07.2019 tarihli kararına yönelik sanıklar müdafiinin temyiz isteğine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Dairemizce verilen 03.02.2021 tarihli bozma ilâmı üzerine Yerel Mahkemece sanıklar hakkında yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı TCK'nın 44/1, 37/1, 277/1, 277/2, 62/1 ve 53/1-2-3. maddeleri maddeleri uyarınca ayrı ayrı 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, ancak önceki hükümlerin sadece sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmesinden dolayı 5271 sayılı CMK'nın 307/5. maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle sanıklara hükmolunan hapis cezalarının 2 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden infaz edilmelerine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükümlerin bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri; sanıkların atılı suçu işlediklerine dair yeterli delil bulunmamasına rağmen şikâyetçinin soyut ve çelişkili beyanına dayanılarak usûl ve kanuna aykırı şekilde kurulan mahkûmiyet hükümlerinin, sanıklar lehine re'sen nazara alınacak nedenler de gözetilerek, bozulması gerektiğine ilişkindir.III. OLAY VE OLGULARYerel Mahkemece, Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine yapılan yargılama sonunda; 02.10.2012 günü saat 23.45 sıralarında Bozova İlçesi, ... ... Mahallesi'nde ... ..., ... ... ve ... ... isimli kişilerin ... ... ... isimli kişiye yönelik iştirak halinde kasten öldürmeye teşebbüs suçunu işledikleri iddiasıyla Bozova Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan ████████ sayılı soruşturma kapsamında, 05.10.2012 tarihinde tanık olarak ifadesi alınan mağdur ...'un, "Ben olay tarihinde abim ... ile evde oturuyordum. Bağrışma sesleri duydum. Ben dışarı çıkmadım. Bu nedenle olayı tam olarak görmedim." şeklinde beyanda bulunduğu, soruşturma sırasında ... ..., ... ... ve ... ... isimli kişilerin Bozova Sulh Ceza Mahkemesinin 04.10.2012 tarihli ve ███████ Sorgu numaralı tutuklama müzekkeresi ile 04.10.2012 tarihinde tutuklandıkları ve soruşturma sonunda bu kişiler hakkında iştirak halinde kasten öldürmeye teşebbüs suçunu işledikleri iddiasıyla hazırlanan iddianame ile Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesine ████████ Esas sayılı davanın açıldığı, sanıklardan ...'un bu davada sanık olarak tutuklu bulunan ... ...'un dayısı, sanık ...'un ise ... ...'un kardeşi olduğu, Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.12.2012 tarihinde Bozova Asliye Ceza Mahkemesine talimat yazarak, mağdur ...'un tanık sıfatı ile beyanının alınmasını talep etmesi üzerine, mağdur ...'un Bozova Asliye Ceza Mahkemesince 25.01.2013 tarihinde ifadesinin alınacağının kendisine bildirildiği, Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin talimat yazdığı tarihten sonra, mağdur ...'un bu talimat yoluyla beyanının alınmasından evvel tam olarak belirlenemeyen bir tarihte, ... ...'un dayısı sanık ...'un, mağdur ...'un yanına geldiği, mağdur ...'a, "...'ı ifadende suçlamayacaksın, ...'ı ayıran kişi olarak anlatacaksın, aksi halde yeğenimin hayatı sönecek, bizde bunu yanına bırakmayız her şey senin anlatacaklarına bağlı" diyerek onu tehdit ettiği ve mağdur ...'u tutuklu sanık ... ...'un müdafii olan Avukat ...'ın Şanlıurfa ilinde bulunan bürosuna götürdüğü, burada sanık ... ile Avukat ...'ın, mağdur ...'a, "Eğer ...'ın ayıran kişi olduğunu söylersen, ...'a bir şey olmaz bu şekilde ifade ver." dedikleri, ayrıca sanık ...'un "Eğer bu şekilde söylemezsen seni döveriz." diyerek onu tehdit etmeye devam ettiği, 25.01.2013 tarihinde sanık ...'un, mağdur ...'u telefonla arayarak, ona "Çabuk gel 1 saattir seni bekliyoruz mahkemen var." dediği, sanık ...'un, mağdur ...'un yanına giderek, ona "... ayırdı de, yoksa seni döverim." diyerek tehdit ettiği ve onu Bozova Adliyesine götürdüğü, mağdur ... Bozova Adliyesine geldiğinde koridorda Avukat ... ve sanık ...'u gördüğü, Avukat ... ve sanık ...'un, mağdur ...'a - ...'ın kavgayı ayıran kişi olduğunu söylemesi için - telkinde bulundukları, mağdur ...'un, ilk verdiği ifadenin doğru olduğunu, olayı hiçbir şekilde görmediğini, bu şekilde ...'ın ayıran kişi olup olmadığını bilmediğini söylemesine rağmen sanık ...'un bu hususta ona baskı yaptığı, mahkeme huzurunda ifade verirken Avukat ...'ın ifade alınan yere girerek içerideki mağdur ...'a, "Doğru söyle!" diye bağırdığı, ancak mahkeme hâkimi tarafından avukatın mağdur ...'un ifadesine müdahale etmesine izin verilmeyerek, Avukat ...'ın dışarı çıkarıldığı, nitekim sanıkların amaçlarına ulaştıkları, Bozova Asliye Ceza Mahkemesinde talimat yoluyla tanık sıfatıyla ifade veren mağdur ...'un, Bozova Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/9 Talimat sayılı dosyasında 25.01.2013 tarihinde, "Ben daha önce bu hususta ifade vermiştim aynen tekrar ederim. iddianamede ismi geçen mağdur ile sanıkları Bozovalı olmaları nedeniyle tanırım. Olay akşamı ben evimin damında yatarken ben bağrışma sesleri duymam üzerine sokağa baktığımda tartışma olayını gördüm. İddianamede ismi geçen sanıklar ... ve ... ile müşteki ... ... Tartışıyorlardı. Bu esnada sanık ... ise onları ayırmaya çalışıyordu. Onlara kavga etmemeleri gerektiğini bende evin damında ...'a seslenerek '... sen karışma git' dedim. Bunun üzerine ... tarafları ayıramadı. Ben damdan onları izlemeye devam ederken ... ... hocaya kafa attı. ... hoca bunun üzerine yere düştü. ... ... hocayı bıçaklamaya başladı. ... de ... hocayı bıçaklıyordu. Bu esnada ... onlara katılmadı. Olay yerinden gitti. Bu esnada abim ... ... hocanın yanına koştu. Sanıklar ... ile ... olay yerinden kaçtılar, Tüm bilgim bundan ibarettir." şeklinde ifade verdiği, tanık sıfatıyla mağdur ...'a, sanık ...'ın mağdur ... ...'i diğer sanıklar ... ve ... bıçaklarken omzundan tutup tutmadığı hususu sorulduğunda ise "... tarafları ayırmaya çalışıyordu. Kesinlikle omuzundan tutmadı." şeklinde beyanda bulunarak sanıklar ... ve ...'un tehdit ve baskıları sonucu soruşturma evresindeki beyanından tamamen farklı, Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında sanık olarak yargılanan ... ...'u kurtarmaya yönelik ve bu kişinin lehine bir sonuç doğurabilecek şekilde beyanda bulunduğu, sanıklar ... ve ...'un iştirak iradesi içerisinde bu durumu sağlayabilmek amacıyla bu doğrultuda beyanda bulunması için o dosyanın tanığı mağdur ...'u hukuka aykırı olarak etkilemeye teşebbüs ettikleri ve bu kapsamda etkiledikleri, tanığın uğradığı tehditler sonucu ilk olarak görmedim dediği olayı görmüş gibi anlattığı, mağdur ...'un kovuşturma evresinde alınan beyanlarında sanıklardan şikâyetçi olmadığını beyan etmekle, önceki ifadesi kendisine okunduğunda doğru olduğunu belirttiği, bu hâliyle mağdur ...'un, sanıklar ... ve ... hakkındaki iddialarının istikrarlı olduğu, Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasının incelenmesi neticesinde olaya tanık olan diğer şahısların beyanları ve tüm deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde, sanıklar ... ve ...'un kurtarmaya çalıştıkları ... ...'un mahkûmiyetine karar verildiği ve bu kararın Yargıtay'ın onama kararı sonrası kesinleştiği, işbu karardan da anlaşılacağı üzere, sanıklar ... ve ...'un, mağdur ...'u tanık olarak beyanı alınırken söylemesi için zorladıkları şekilde ... ...'un kavgayı ayırmadığı ve öldürmeye teşebbüs suçunun müşterek faillerinden biri olduğunun sabit olduğu, dolayısıyla mağdur ...'un Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan ilk ifadesinin doğru olduğu ve fakat sanıklar ... ve ...'un anılan eylemleri nedeniyle kovuşturma evresindeki tanık olarak alınan beyanında ... ...'un kavgayı ayırdığını ifade ettiği, mağdur ...'un ifadelerindeki bu değişikliğin sebebinin sanıklar ... ve ...'un eylemleri olduğu dikkate alındığında, sanıklar ... ve ...'un suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilemeyeceği, böylece her iki sanığın iştirak halinde yargı görevi yapanı etkilemeye teşebbüs suçunu işledikleri kabul edilerek, sanıklar ... ve ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 277/1. maddesindeki yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs suçundan ayrı ayrı mahkûmiyet kararı verilmiştir.IV. GEREKÇE VE KARAR1. Sanıklardan ...'ın kardeşi ve diğer sanık ...'in yeğeni olan ... hakkında iştirak halinde kasten öldürmeye teşebbüs suçundan Bozova Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen ████████ sayılı soruşturma kapsamında 05.10.2012 tarihinde tanık sıfatıyla ifadesine başvurulan ...'ın, “Ben olay tarihinde abim ... ile evde oturuyordum. Bağrışma sesleri duydum. Ben dışarı çıkmadım. Bu nedenle olayı tam olarak görmedim.” biçiminde beyanda bulunduktan sonra, aynı olayla ilgili iştirak halinde kasten öldürmeye teşebbüs ve hakaret suçlarını işlediği iddiasıyla ... hakkında açılan ve Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ Esas sırasında kayden görülmekte olan davada ...'ın tanık olarak ifadesinin alınacağını öğrenen sanıklardan ...'in, “...'ı ifadende suçlamayacaksın, ...'ı ayıran kişi olarak anlatacaksın, aksi halde yeğenimin hayatı sönecek, bizde bunu yanına bırakmayız, her şey senin anlatacaklarına bağlı”, “Eğer bu şekilde söylemezsen seni döveriz.”; diğer sanık ...'ın, “... ayırdı de, yoksa seni döverim.” biçiminde, ...'ı, ... lehine beyanda bulunması için ayrı ayrı yerlerde ve farklı zamanlarda tehdit etmelerinin ardından, istinabe mahkemesince 25.01.2013 tarihinde tanık sıfatıyla ifadesi alınan ...'ın, bu kez soruşturma evresindeki anlatımının aksine, olayı gördüğünü ve olay esnasında ...'ın kavgaya karışan tarafları ayırmaya çalıştığına dair beyanda bulunduğu iddialarına dayalı olarak, sanıklar hakkında yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs ve birden fazla kişi tarafından birlikte tehdit suçlarından kamu davası açıldığı olayda;Sanıkların yüklenen suçları işlemediklerine dair aşamalarda özde değişmeyen savunmaları, sanıklara yönelik şikâyetinden kovuşturma evresinde vazgeçen ...'ın, duruşmanın 04.07.2013 tarihli oturumunda alınan ve ilk ifadesiyle çelişen; "Bozova Asliye Ceza Mahkemesinde ben kendimce ifade verdim. Kimse beni tehdit etmedi. ... ...'un dayısı ... ile kardeşi ...'ın ifadeyi değiştirmek için beni tehdit ettiklerinden bahisle kendilerinden şikayetçi olmak için Ağır Ceza Mahkemesininin dosyasında yargılanan diğer sanıkların yakınları olan ismini vermek istemediğim 4-5 kişi beni bu dosyaya konu şikayet dilekçesini vermem için beni zorladılar" şeklindeki ve duruşmanın 03.11.2022 tarihli oturumunda alınan ve kendi içerisinde tutarsız "Ben daha önce kollukta bu hususta beyanda bulunmuştum, o beyanlarımı aynen tekrar ederim. Beni zorlayan kişileri tanımıyorum, görsem de teşhis edemiyorum." biçimindeki beyanı, tanık ...'ın ve tanık ...'ın sanıklara isnat edilen eylemlerin doğru olmadığına dair yeminli anlatımları karşısında, sanıkların, mahkûmiyetlerine yeter, her türlü derecede şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması nedeniyle sanıklar hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek, dosya kapsamına uygun düşmeyen yetersiz gerekçelerle yazılı şekilde mahkûmiyet hükümleri kurulması,2. Kabul ve uygulamaya göre de;a) Sanıklar hakkında hükmedilen 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezalarının, kazanılmış hak nedeniyle 2 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden infaz edilmelerine karar verilirken, uygulanan kanun maddesinin 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi yerine 5271 sayılı CMK'nın 307/5. maddesi olarak yazılması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine uyulmaması,b) İştirak halinde yargı görevi yapanı etkilemeye teşebbüs suçunu işledikleri kabul edilen sanıklara, sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinin 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesi uyarınca ayrı ayrı yükletilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Bozova Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,22.01.2025 tarihinde karar verildi.