Anahtar kelimeler: Aşağı Süreç Görüşü Hukukî Taksirle Öldürme Halen Cmukun Neticesinde Geçildi
12. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

    SAYISI
    : ███████ E., ███████ K.
    SUÇ
    : Taksirle öldürme
    HÜKÜM
    : Mahkûmiyet
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Bozma
    Sanık hakkında kurulan hükmün; katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
    Katılanlar vekilinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmedilen cezanın on yıl hapis cezasından aşağı olması nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 318. maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
    I. HUKUKÎ SÜREÇ
    Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 51, 63, maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
    II. TEMYİZ SEBEPLERİ
    Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; eksik incelemeye, güvenlik kamera görüntülerine dair kendileri tarafından yaptırılan bilirkişi incelemesinde sanığın hızının 153 km olduğunun tespit edildiğine, olay yerinin 50 metre ilerisinde hız sınırının 30 km olduğuna, mahkemenin kamera görüntüleri üzerinde inceleme yaptırmadığına, bilirkişi raporunda görüntü üzerinden hız tespiti yapmanın mümkün olmadığının belirtildiğine, bilirkişinin bu konuda uzmanlığının olmadığına, adli tıp kurumu raporunda görüntülerin izlediği belirtilmiş ise de hangi görüntüleri üzerinden nasıl bir izleme yapıldığının belirsiz olduğuna, sanığın 16 metre fren izinin tespit edildiğine, ama raporlarda buna hiç değinilmediğine, sanığın 153 km ile gitmesi halinde bilinçli taksir hükümlerinin uygulanacağına, davaya bakmakla ağır ceza mahkemesinin görevli olduğuna, sanığın ehliyetine el konulmamasına, ceza miktarının az olduğuna, denetim süresinin az olduğuna ve re'sen gözetilecek hususlara ilişkindir.
    III. OLAY VE OLGULAR
    Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Mahallinde keşif sonucu alınan rapor ve Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi raporunun birbirini destekler mahiyette olduğu, sanık savunması, bilirkişi raporu, tüm dosya kapsamına göre, mağdur yaya ...'ün seyir halinde olan araçların seyir durumlarını yeterince kontrol etmeden geçiş yaptığı, kendi ... güvenliğini tehlikeye düşürdüğü, ilk geçiş hakkını sanık idaresindeki araca vermediği anlaşılmakla asli derecede kusurlu olduğu, sanık sürücü ...'ın meskun mahalde müteyakkız seyretmediği, mağdur yayayı dikkate alarak zamanında hızını azaltıp etkili fren ve direksiyon tedbirine başvurmadığı tali kusurlu olduğu anlaşılmakla, sanığın TCK'nın 85/1. maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir.
    IV. GEREKÇE ve KARAR
    28.12.2013 günü saat 23.30 sıralarında gece vakti, açık havada, aydınlatmanın olduğu meskun mahalde, sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile bölünmüş ıslak caddede seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde aracının ön kısımları ile seyrine göre solundan yolun sağına geçiş yapmakta olan açık renk yaya ...'e 16 metre fren izi bırakarak çarptığı olayda, kaza tutanağı, trafik bilirkişi raporu ve İstanbul Trafik İhtisas Dairesi raporlarında sanığın meskun mahalde müteyakkız seyretmediği, yayayı dikkate alıp zamanında hızını azaltarak etkili fren ve direksiyon tedbirine başvurmaması nedeniyle tali kusurlu olduğunun belirlendiği anlaşılmakla, mahkemenin bu yöndeki kabul ve takdirinde isabetsizlik görülmemiş olup tebliğnamedeki hız nedeniyle bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelik bozma öneren görüşe ise incelenen tüm dosya kapsamı itibariyle iştirak edilmemiştir.
    Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla,Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
    Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
    22.01.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!