Anahtar kelimeler: Alandaki Navlun Uyarılara Alamadığını İhtaratlara Gösterdiği Taşıma Ödenmediğini Neticesinde Özetle

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2021
NUMARASI
: █████████ Esas - ████████ Karar
DAVA
: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2025
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirketin ticari faaliyette bulunduğunu ancak müvekkilinin hak ettiği navlun ücretini alamadığını, yapılan tüm ihtaratlara ve uyarılara rağmen davacı müvekkilinin faaliyet gösterdiği ticari alandaki asıl hak ettiği alacağı olan navlun alacağının ödenmediğini, bu nedenle İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, icra takibine karşın davalı tarafından haksız ve mesnetsiz şekilde itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, icra takibine konu edilmiş faturaların yapılan taşımalara yönelik navlun ücretleri olup davaya konu faturalara herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürülmeden davalı tarafça kabul edildiğini, bu nedenlerle davanın kabulü ile İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından takibe geçilen 7.192,01 Euro'nun tespiti ile borçlunun borca itirazının iptaline ve takibin devamına, haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, İcra Müdürlüğünün yetkisine de itiraz edildiğini, davacının talep ettiği navlun alacağının TTK' nun 855.maddesince bir yıllık zamanaşımı süresine tabi olup davacının iddia etmiş olduğu alacakların zamanaşımına uğradığını, bu nedenle zamanaaşımı itirazında bulunduklarını, davacının takibe konu etmiş olduğu faturaların dayanağı hukuki ilişkiyi, bu ilişkiden kaynaklanan alacağının olduğunu, faturaları davalıya tebliğ etmiş olduğunu, kısaca alacağını ve bu alacağın muaccel olduğunu kanıtlamakla yükümlü olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...Anılan hükümden yola çıkıldığında öncelikle taşıma sözleşmesinin akdedildiği tarihin tespit edilmesi zorunludur. Ancak, dava dosyası içeriğinde taraflar arasında akdedilmiş yazılı veya resmi bir taşıma sözleşmesi bulunmamaktadır. Bu konuda davacı tarafa süre ve imkan verildiğinde; yazılı veya resmi şekilde imzalanmış bir taşıma sözleşmesi delil olarak dosyaya ibraz edilememiş, taraflar arasındaki mail yazışmalarından bu sözleşmenin kurulduğunun tespit edilebileceği ifade edilmiştir. Ne var ki, davacı tarafından dayanılan ve delil olarak sunulan mail yazışmalarında, taraflar arasında akdi bir ilişkinin kurulduğuna yönelik mesajlar olmayıp, tam aksine eldeki dava dosyasına ait uyuşmazlığa ilişkin olduğu tespit edilmiştir. Yine de, Mahkememizce davacı tarafın iddia ve hukuki dinlenilme hakkı kısıtlanmamış, █████/2020 tarihli 5.celsede taşıma sözleşmesinin akdedildiğine yönelik elindeki tüm kayıt ve delilleri dosyaya ibraz etmesi, aksi halde navlun ücretine yönelik fatura tarihlerine göre davalının zamanaşımı savunmasının kabulüne karar verileceği ihtar edilmesine rağmen, taşıma sözleşmesinin kurulduğuna yönelik hiçbir kayıt ve dahi beyan dilekçesi bile sunulmamıştır. Açıklanan nedenler karşısında, Mahkeme ara karaları uyarınca davalının zamanaşımı savunmalarına itibar edilmesi gerektiği açıktır. Kaldı ki, taşıma sözleşmesinin varlığına yönelik davacı tarafından hiçbir delil sunulmadığı için bu sözleşmenin hangi tarihte akdedildiğinin tespiti de mümkün değildir. Öte yandan, uluslararası taşıma hizmetine yönelik davacı tarafından davalı aleyhine keslen faturaların █████/2015, █████/2015, █████/2016, █████/2016 tarihli olup, faturanın kesildiği tarih itibariyle en geç akdi ilişkinin kurulduğu kabul edilse dahi CMR 32/1-c maddesi hükmü uyarınca bu alacakların İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının takip tarihi olan █████/2017 tarihinden önce 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu açıktır. Esasen, navlun ücretine yönelik kesilen faturaların akdin ifası amacıyla tanzim edildiği, dolayısıyla ifaya yönelik kesilen faturadan çok daha öncesinde akdi ilişkinin kurulmuş olması gerektiği nazara alındığında, yine bu navlun alacakların çok daha öncesinde zamanaşımına uğradığı tartışmasızdır. Bu bağlamda, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu faturaların davalı tarafça ihtirazi kayıtsız kabul edildiğini, davacı şirketin taşıma işini gerçekleştirerek navluna hak kazandığını, davanın varsayımlar üzerine reddedildiğini, dosyanın esası, taraflara ait ticari defterler ve tüm deliller incelendiğinde taşıma hususunda ihtilaf bulunmadığının görüleceğini, Türk Borçlar Kanunu 26. maddesi ve sözleşme serbestisi uyarınca taşıma sözleşmesinin yazılı ya da resmi olarak yapılması gerekmediğini, yazılı bir sözleşmenin olmamasının, taraflar arasında anlaşma sağlanmadığı anlamına da gelmeyeceğini, dosyaya sunulan her türlü evrakın taraflar arasında taşıma işi hususunda anlaşıldığını ispat ettiğini, Yerel mahkeme kararında çelişkiler bulunduğunu, taşıma sözleşmesi bulunmadığı, bu sebeple fatura tarihleri göz önüne alınarak davalının zamanaşımı iddiasının kabul edildiğinden bahsedilmişse de; faturaların hepsinin aynı seneye ait olmadığını, her fatura için zamanaşımı gerçekleşmediğini, mahkemenin zamanaşımı süresi dolmayan fatura üzerinden esas incelemesi yaparak hüküm tesis etmesi gerekeceğinin açık olduğunu, davaya konu faturaların 08.06.2016, 31.12.2016, 31.05.2015, 11.02.2017 tarihlerine ait olduğunu, söz konusu icra takibi tarihinin 28.04.2017’ olduğunu, icra takibi ile dava zamanaşımı süresinin durduğunu, davalı yanın iddialarının ve verilen hükmün hukuka aykırı olduğunu, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini, İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı icra takibinin devamına, tehiri- icra taleplerinin Kabulüne, davalı tarafa haksız itirazı nedeni ile %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatı hükmedilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE
:Dava, navlun ücretine ilişkin fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İlk derece mahkemesince davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, davacı vekilince süresinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, talebin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı noktasındadır.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile asıl alacak ve işlemiş faiz olmak üzere toplam, 7.192,01 Euro alacağın tahsili istemiyle "█████/2015 tarihli 650 Euro, █████/2016 tarihli 2.600 Euro, █████/2015 tarihli 1.000 Euro, █████/2016 tarihli 2.500 Euro, █████/2017 tarihli 300 Euro fatura" borcun sebebi gösterilerek █████/2017 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış, borçlu tarafından yetkili icra dairesinin Almanya/ Garchıng icra dairesi olduğu gerekçesiyle yetkiye ve borca itiraz edilmesi üzerine takip durmuş ve itirazın iptaline ilişkin eldeki dava açılmıştır. Davalı taraf öncelikle yetkili icra dairesinde usulüne uygun olarak yapılmış takip bulunmadığından davanın reddine, mahkeme yetkisiz olduğundan davanın reddine, istemin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddini ve davacının alacağının varlığını ve muacceliyetini ispatlaması gerektiğinden bahisle davanın reddine savunmuştur. CMR Konvansiyonu'un 1. maddesinde, sözleşmenin, sözleşmede belirtildiği gibi yükleme yeri ve teslim için belirlenen yerin en az biri akit ülke olan iki ayrı ülkede olması halinde, tarafların ikametgahı ve milliyetine bakılmaksızın ücret karşılığında yüklerin taşıt ile karadan taşınmasına ait her mukaveleye uygulanacağı düzenlenmiştir. Takibe dayanak fatura üzerideki kayıtlar ve davacı vekilinin █████/2020 tarihli beyan dilekçesi birlikte değerlendirildiğinde; █████/2015 tarih ve ... nolu fatura yükün teslim tarihi █████/2015 Almanya-Almanya █████/2016 tarih ve ... nolu fatura yükün teslim tarihi █████/2016 Almanya-Almanya █████/2015 tarih ve ...nolu fatura yükün teslim tarihi █████/2015 Almanya-Almanya █████/2016 tarih ve ... nolu fatura yükün teslim tarihi █████/2016 Almanya-Almanya █████/2017 tarih ve ... nolu fatura yükün teslim tarihi █████/2017 İstanbul -Almanya, olduğu görülmektedir. Bu kapsamda davaya konu taşımalardan sadece █████/2017 tarih ve ... nolu fatura yükün teslim tarihi █████/2017 İstanbul -Almanya olan taşımanın CMR kapsamında kaldığı diğer 4 faturaya ait taşıma hakkında CMR konvansiyonunun uygulama yeri bulunmadığı anlaşılmaktadır. █████/2017 tarih ve 063379 fatura numaralı İstanbul -Almanya taşımasının CMR kapsamında değerlendirmesi yapılmıştır. CMR'nin 32/1. maddesine göre, CMR Konvansiyonu gereğince yapılan taşımalardan doğacak davaların bir yıl içinde açılması gerekir. Ancak, bilerek kötü hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilen kusurlarda, bu süre üç yıldır. Sürenin başlangıcı ise; " a) Teslimde kısmi kayıp, hasar veya gecikmelerde, teslim tarihinden itibaren, b) Tam kayıplarda, kararlaştırılan zaman limiti bitiminden 30 gün sonra kararlaştırılmış zaman limiti yoksa, yükün taşıyıcı tarafından teslim alınmasından sonraki 60 ıncı günde, c) Bütün diğer durumlarda, taşıma mukavelesinin akdedildiği tarihten sonraki üç aylık dönemin sonunda. Limit döneminin işlemeye başladığı gün bu döneme dahil edilmeyecektir." olarak belirtilmiştir. Maddenin 2. fıkrasına göre ise, yazılı bir istemin, taşımacı bunu yazılı bildiri ile geri çevirip, ona ilişkin belgeleri de iade edinceye kadar zaman limitini erteleyeceği düzenlenmiştir. CMR’nin 32/1. maddesinde, sözleşme gereğince yapılan taşımalardan doğacak davalar şeklindeki geniş ifade kapsamına taşıyıcının taşıma ücreti (navlun) ve diğer alacakları için açacağı davalarda girmektedir. CMR’nin 32/3. maddesi gereğince, zamanaşımının kesilmesi ve durması hususları ile ilgili olarak davanın açıldığı mahkemenin hukuku uygulanacak olup, bu durumda 6098 sayılı TBK’nın 153, 154 ve 157. maddeleri hükümlerinin de bu çerçevede gözetilmesi gerekmektedir. Dosya kapsamında CMR hükümlerinin uygulanacağı █████/2017 tarih ve ... nolu fatura yükün teslim tarihi █████/2017 İstanbul -Almanya taşımasına ait yazılı sözleşme sunulmamakla birlikte yükün taşıyıcıya teslim tarihi █████/2017 olduğu, en geç bu tarihte taşıma sözleşmesinin kurulmuş olduğu, zamanaşımı süresinin 3 aylık dönemin sonu olan █████/2017 tarihinde işlemeye başlayıp 1 yıllık süreye tabi olduğu, eldeki davada icra takibinin ise █████/2017 tarihinde zamanaşımı süresi geçmeden başlatıldığı anlaşılmakla bu fatura alacağına ilişkin talebin zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi isabetli değildir. Diğer 4 adet fatura yönünden ise; davacı beyanıyla bu fatura konusu taşımaların Almanya ülkesi içinde yapılan taşımalar olduğu, davalının yerleşim yerinin Almanya olduğu anlaşılmaktadır. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk Ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun Sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde uygulanacak hukuk başlıklı 24. Maddesi – (1) Sözleşmeden doğan borç ilişkileri tarafların açık olarak seçtikleri hukuka tâbidir. Sözleşme hükümlerinden veya hâlin şartlarından tereddüte yer vermeyecek biçimde anlaşılabilen hukuk seçimi de geçerlidir. (4) Tarafların hukuk seçimi yapmamış olmaları hâlinde sözleşmeden doğan ilişkiye, o sözleşmeyle en sıkı ilişkili olan hukuk uygulanır. Bu hukuk, karakteristik edim borçlusunun, sözleşmenin kuruluşu sırasındaki mutad meskeni hukuku, ticarî veya meslekî faaliyetler gereği kurulan sözleşmelerde karakteristik edim borçlusunun işyeri, bulunmadığı takdirde yerleşim yeri hukuku, karakteristik edim borçlusunun birden çok işyeri varsa söz konusu sözleşmeyle en sıkı ilişki içinde bulunan işyeri hukuku olarak kabul edilir. Ancak hâlin bütün şartlarına göre sözleşmeyle daha sıkı ilişkili bir hukukun bulunması hâlinde sözleşme, bu hukuka tâbi olur. Düzenlemesini içermektedir. Davalı icra takibinde icra dairesinin yetkisine itiraz ederek yetkili icra dairesinin Almanya Garchıng icra daireleri olduğunu bildirmiştir. Bu taşımalara ilişkin uygulanması gereken hukuk Alman hukuku olup yetki, zamanaşımı ve diğer hususların MÖHUK hükümleri dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekirken bu talepler yönünden de zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın zamanaşımı içinde açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, 3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.█████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!