Anahtar kelimeler: Hizmette Fıkranın Fıkrada Etmekten Altsoyu Haklardan Çıkan Fıkra Müsadere Ertelenmesine

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ
: 6136 sayılı Yasaya aykırılık ve kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmaHÜKÜM
: Hükümlülük ve müsadere; kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen cezanın ertelenmesineGereği görüşülüp düşünüldü
:1- Sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet etmekten kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak ortaya çıkan kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümden 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine "TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" denilmek suretiyle hükmün oybirliğiyle (DÜZELTİLEREK ONANMASINA),2- Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince;Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak ortaya çıkan kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:a- Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı’nın 31.10.2006 tarihli raporuna göre sanığın üzerinde ele geçirilen tabletin “diazepam” aktif maddesini içeren yeşil reçeteye tabi ilaç olduğu, “diazepam” isimli maddenin 5237 sayılı TCK.nun 188. maddesinin 4. fıkrasında, 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi hakkında Kanun’da, 3298 sayılı Uyuşturucu Maddelerle İlgili Kanun’da, Uyuşturucu Maddelere Dair 1961 sayılı Tek Sözleşmesi’nin 1 ve 2 numaralı cetvellerinde, 2313 ve 3298 sayılı Kanunların verdiği yetki uyarınca çıkarılan Bakanlar Kurulu kararlarında sayılan uyuşturucu ve uyarıcı maddeler arasında yer almaması nedeniyle uyuşturucu veya uyarıcı madde olarak kabul edilmesine olanak bulunmadığı; 5237 sayılı TCK.nun 188. maddesinin altıncı fıkrasında öngörülen suç saklı kalmak üzere, bu maddenin “kullanmak amacıyla bulundurulmasının” suç oluşturmayacağı gözetilmeden, sanığın unsurları oluşmayan atılı suçtan beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,b- Kabule göre de;19.12.2006 tarihli Resmi Gazate'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinde; uyuşturucu madde kullanmış olan sanık hakkında, birinci fıkraya göre cezaya hükmedilmeden ikinci fıkra gereğince sadece tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilebileceği gibi altıncı fıkranın yollaması uyarınca birinci fıkradaki ceza ile birlikte ikinci fıkradaki tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine de hükmedilebileceği öngörülmüş olduğundan, uyuşturucu madde kullanmış olan sanık hakkında, belirtilen iki seçenekten biri uygulanırken, nedenleri tartışılıp, dosya kapsamına uygun, yasal, yeterli ve somut gerekçesi gösterilmeden, hapis cezası ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri seçeneğinin uygulanması,Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 07.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.