Anahtar kelimeler: Kuyumculuk Onüçüncü Tekstil Danışmanlık Petrol Emrinin Süreci Piyasası Sanayi Tahakkuk
Danıştay 13. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No
:█████████
Karar No
:█████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ... Tekstil İnşaat Danışmanlık Kuyumculuk Sanayi ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesi uyarınca, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun (Kurul) ... tarih ve ...sayılı kararıyla verilen 1.220.624,00-TL idari para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve ... tahakkuk numaralı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
:... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ödeme emrinin düzenlendiği tarihte yürürlükte olan █████/2019 tarih ve 30700 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 7164 sayılı Kanun’un 32. maddesi ile getirilen, Kanun kapsamında getirilen idari para cezalarına karşı yargı yoluna başvurulmasının, ilgili vergi dairesine idari para cezasına ilişkin banka teminat mektubu verilmesi durumu hariç tahsil işlemlerini durdurmayacağına yönelik düzenlemenin idari para cezasının tahsili yönünden davacının aleyhine olduğu, ödeme emri dayanağı kararın konusu fiilin işlendiği tarihte yürürlükte olan ve 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun kaçakçılık kapsamında verilen idari para cezalarına karşı yargı yoluna başvurulmasının tahsil işlemlerini durdurmayacağına ilişkin düzenlemenin ise davacının idari para cezasının kaçakçılık kapsamında olmaması nedeni ile tahsil aşaması yönünden lehine olduğu, lehe olan █████/2013 tarih ve 6455 sayılı Kanun’un 44. maddesi ile yürürlüğe giren 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesinin dava konusu olaya uygulanması gerektiği, 6455 sayılı Kanun’un 44. maddesi ile değiştirilen 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesi, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun 3. maddesi ve Kabahatler Kanununun 17. maddesi hükümlerine göre dava konusu ödeme emrinde belirtilen miktarın tahsili cihetine gidilebilmesi için ödeme emrine dayanak teşkil eden idari para cezasının kesinleşmesi gerektiği, davacı şirket tarafından söz konusu idari para cezasının iptali için ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasına kayden dava açılması ve bu davanın halen derdest olması sebebiyle idari para cezasının ödeme emri düzenlendiği tarihte kesinleşmediği, dolayısıyla bu aşamada söz konusu idari para cezasının tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenemeyeceği, aksine bir düşüncenin hukuki güvenirlik ve belirlilik ilkesini ihlal edeceğinden dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinde 7164 sayılı Kanun'un 32. maddesiyle getirilen düzenlemenin █████/2019 tarihinde yürürlüğe girdiği, davacıya verilen idari para cezasının süresi içinde ödenmediği, davacı tarafından █████/2019 tarihinden sonra, █████/2019 tarihinde idari para cezası işlemine karşı dava açıldığından ve 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinde 7164 sayılı Kanun'un 32. maddesiyle getirilen düzenlemeyle idari para cezasına karşı dava açılması tahsil işlemlerini durdurmayacağından, diğer yandan ödeme emrine dayanak olan 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesi uyarınca davacıya 1.220.624,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun ... tarihli ve ...-... sayılı işlemine karşı davacı tarafından açılan davanın... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedildiği, yapılan istinaf başvurusun ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedildiği, temyiz edilen kararın Danıştay Dairesince henüz bir karar verilmediği, ayrıca, ödeme emrinin 6183 sayılı Kanun'da yer verilen 5 yıllık tahsil zamanaşımı süresi içinde düzenlenerek tebliğ edildiği, idari para cezası verildiği tarihten sonra 5015 sayılı Kanun'un ilgili maddelerinde lehe bir düzenlemenin de getirilmediği bu durumda, 5015 sayılı Kanun uyarınca davacıya verilen idari para cezası işlemine yönelik açılan davanın esastan incelenerek reddine karar verildiğinden, alacağın süresinde ödenmemesi üzerine 6183 sayılı Kanun kapsamında bir alacak olması nedeniyle ödeme emri düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi'nce verilen kararın kaldırılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından, fiil tarihindeki lehe olan düzenleme dikkate alınması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının Dairemiz kararında belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
:
ESAS YÖNÜNDEN
:
MADDİ OLAY
:
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından davacı şirket hakkında yürütülen soruşturma sonucunda 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu ile Petrol Piyasasında Yapılacak Denetimler ile Ön Araştırma ve Soruşturmalarda Takip Edilecek Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca, ... tarihli ve... sayılı Kurul kararıyla davacı şirketin "davacı şirketin bayisinin otomasyon sisteminin doğru ve sağlıklı veriler içermemesi ve bayide tespit edilen aykırılıkların Kuruma bildirilmemesi" fiili sebebiyle 1.220.624,00- TL idari para cezası verildiği, davacı şirket tarafından borca dayanak idari para cezasına karşı ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında dava açıldığı, dosyanın halen derdest olduğu, idari para cezasının tahakkuk tarihi izleyen otuz gün içerisinde ödenmemesi hâlinde cezanın ilgili vergi dairesi aracılığı ile tahsilinin sağlanacağı kuralı gereği anılan idari para cezasının kesinleştiğinden bahisle Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından tahsili için davalı idareye yazı yazıldığı, davalı idarece, davacı şirket adına 1.220.624,00-TL bedelli ödeme emrinin tanzim edilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT
:
5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 2. maddesinde, "Kabahat" deyiminin, Kanun'un karşılığında idarî yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık anlamına geldiği; 3. maddesinde, bu Kanun'un, idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması hâlinde, diğer genel hükümlerinin, idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı; "Zaman Bakımından Uygulama" başlıklı 5. maddesinde, █████/2004 tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümlerinin kabahatler bakımından da uygulanacağı, kabahatler karşılığında öngörülen idari yaptırımlara ilişkin kararların yerine getirilmesi bakımından ise derhâl uygulama kuralının geçerli olduğu; bu maddenin atıf yaptığı 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 2. fıkrasında ise suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunun uygulanacağı ve infaz olunacağı kurala bağlanmıştır.
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun idari para cezasına konu fiil tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 19. maddesinin 5.fıkrasında, "Bu Kanun'un kaçakçılık kapsamında verilen idari para cezalarına karşı yargı yoluna başvurulması tahsil işlemlerini durdurmaz." kuralı yer almış; anılan kural, dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan, █████/2019 tarih ve 30700 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7164 sayılı Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 32. maddesiyle, "Bu Kanun kapsamında verilen idari para cezalarına karşı yargı yoluna başvurulması, ilgili vergi dairesine idari para cezasına ilişkin banka teminat mektubu verilmesi durumu hariç tahsil işlemlerini durdurmaz. Teminat mektubunun miktarı, türü, hangi şartlarda paraya çevrileceği ve diğer hususlar Kurumca yapılacak düzenlemeler ile belirlenir." şeklinde değiştirilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Suçta ve cezada kanunilik ilkelerinin bir yansıması olarak, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nda zaman bakımından uygulama ile ilgili olarak Türk Ceza Kanunu'nun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümlerinin kabahatler bakımından da uygulanacağı vurgulanmış, ayrıca Kabahatler Kanunu'nun genel kanun niteliği belirtilerek, kanun yoluna ilişkin hükümleri dışındaki genel hükümlerinin, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı belirtilmiştir.
5326 sayılı Kanun'un atıfta bulunduğu Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinde, “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” kuralına yer verilerek, kanun değişikliği neticesinde fail lehine bir durum ortaya çıkıyorsa; yeni kanunun geriye yürüyeceği ve fiilin işlendiği zaman yürürlükte olmasa dahi olayda uygulama alanı bulacağı kurala bağlanmıştır. Ancak, burada bahsedilen geriye yürüme maddi ceza hukuku normları açısından benimsenmiş bir kural olup şekli ceza normları bakımından uygulama alanı bulmaz. Maddi ceza hukuku kurallarındaki değişikliklerde, failin lehine olduğu tespit edilen kanunun, yürürlük tarihi öncesindeki olaylara uygulanmasına imkan tanınmıştır. Şekli ceza hukuku kurallarındaki değişiklikler ise, failin lehine olup olmadığı tahlil edilmeksizin, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren uygulanmaya başlar (Koca, Mahmut/ Üzülmez, İlhan, Türk Ceza Hukuku Genel Hükümler, 8. Baskı, Ankara 2015 s. 66, 67).
Bu bağlamda, usûl kanunlarının zaman bakımından uygulanmasında asıl olan, aksi kanunda açıkça düzenlenmiş bulunmadıkça "hemen ve derhal uygulanma" ilkesidir. Anılan ilke uyarınca usul işlemleri yapıldıkları sırada yürürlükte olan muhakeme kanunu hükümlerine tabi olacaktır. Dolayısıyla ceza yargılaması sırasında, kanunlarda değişiklik yapılması veyahut dayanılan bir usul kuralına ilişkin kanun hükmünün Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi halinde, yeni kanun veya iptal sonucu ortaya çıkan usul prosedürü, devam etmekte olan işlemlere uygulanmalıdır.(Yargıtay CGK, █████/2021 tarih E:████████, K:████████)
Bu çerçevede, adli cezaları vermekle görevli yargı makamlarını bağlayan muhakeme kuralları bakımından hâkim olan derhal uygulanma ilkesinin, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 3. maddesi gereğince idari cezaları vermekle görevli idari makamları bağlayan usûl kuralları bakımından da uygulanması gerektiği açıktır.
Tüm bu hususlar göz önüne alındığında, idari para cezası verilmesine ilişkin süreçte uygulanan Kanun hükümlerinde değişiklik olması durumunda, öncelikle söz konusu değişikliğin maddi hukuka mı yoksa idari usul hukukuna mı yönelik olduğunun tespit edilmesi gerekmektedir.
Dava konusu idari para cezasına konu fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca verilen idari para cezalarından kaçakçılık kapsamı dışında olanlara karşı dava açılmasının tahsil işlemlerini durduracağı; 7164 sayılı Kanun'un 32. maddesiyle yapılan değişiklikle, bu madde uyarınca verilen idari para cezalarına karşı dava açılmasının tahsil işlemlerini durdurmayacağı kurala bağlanmıştır. Dolayısıyla, söz konusu değişikliğin, idari para cezasına konu fiilin niteliğinde ve cezalandırılması yönündeki iradede değişiklik yapmadığı, fiil için öngörülen ceza miktarlarını da değiştirmediği, yalnızca idari para cezasının tahsilinde takip edilecek usule ilişkin olduğu ve maddi hukuka etkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, idari usul hukuku kapsamında olduğu sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, davacı şirket tarafından, bayinin otomasyon sisteminin doğru ve sağlıklı veriler içermediği bayide tespit edilen aykırılıkların Kuruma bildirilmediğinden bahisle, 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca 1.220.624,00- TL idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan ... tarihli ve ...-... sayılı Kurul kararının iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı davanın reddine ilişkin kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:...sayılı kararı Dairemizin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir.
Bu itibarla, idari usul hukukuna hakim olan derhal uygulanırlık ilkesi gereği, idari usul hukukuna ilişkin hükümlerin tamamlanmış olan işlemler hariç olmak üzere yürürlüğe girdiği andan itibaren derhal uygulanacağı dikkate alındığında, dava konusu idari para cezasının tahsilinde işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümleri uygulanacağından, dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptali İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine yönelik temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Uslü Kanunu'nun 49. Maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan kararın yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!