Anahtar kelimeler: Süreç Görüşü Hukukî Ret Taksirle Öldürme Beraatine Neticesinde Cmukun İlamı

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.SUÇ
: Taksirle öldürmeHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: RetSanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇYerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/2 maddeleri uyarınca 12.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanığın istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiş, katılanlar vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 23.03.2023 tarihli, █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile olayın meydana gelmesinde kusurlu sanık hakkında mahkumiyet kararı yerine yazılı şekilde karar verilmesinin hukuka aykırı olduğundan bahisle bozma kararı verilmiş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada Bölge Adliye Mahkemesince, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/2-3-4 maddeleri uyarınca 22.800 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, infazın 5271 sayılı CMK'nın 283/1 maddesi gereğince 12.000 TL olan ilk hüküm üzerinden yapılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca ret kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİKatılanlar vekilinin temyiz isteği, cezanın orantılılık ilkesine aykırı şekilde az miktarda hükmedildiğine, sanığın temyiz isteğinin süresinde olmadığına; sanığın temyiz isteği, kusuru bulunduğuna dair şüphe olduğundan hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.III. OLAY VE OLGULARBölge Adliye Mahkemesince, sanığın kurucu ortağı ve yetkilisi olduğu ... İnşaat Hafriyat, ... Ltd. Şti.ne ait kum ocağında, 53 yaşındaki ...'un kaynakçı olarak çalıştığı; olay günü, ...'un, tesiste bulunan kum ve taşın taşınması için kullanılan ve yerden yüksekliği 4.5 metre olan paletlerin altında yüzüstü yere düşer vaziyette tespit edilemeyen bir nedenle ölü olarak bulunduğu, Trabzon Adli Tıp Kurumu Trabzon Grup Başkanlığının 31.05.2013 tarihli klasik otopsi sonucuna göre, "...Olay yerinin “mıcır” tabir edilen çakılla karışık toprak zemin olduğu, ifadelerden şahsın taş taşıyan bantların altında sert toprak zeminde yüzükoyun yatar vaziyette bulunduğu, yüzünün kanlı ve topraklı olması, ön dişlerden iki tanesinin yerinden çıkmış olması ve burun kemiğinin kırık olması dikkate alındığında; olduğu yere yüzükoyun bir şekilde düşmesinin mümkün olduğu, ancak otopside de tarif edildiği üzere alın orta ve baş tepe kısımlarında saçlı deri altında geniş bir ekimoz alanı ve bu alanın hemen altında önden-arkaya, kafatasının orta bölgesini dikey olarak ikiye ayıracak şekilde (ekteki şekillerde de belirtildiği üzere), hem kafa kubbe hem de kafa kaide kemiklerinde lineer (çizgisel) kırık ve beyinde subdural ve subaraknoidal yaygın kanamalara yol açacak derecede bir travmanın varlığı kişinin bulunduğu yere yüzükoyun yığılması ya da düşmesiyle oluşmasının pek varit görülmediği, Şahısta tespit edilen bulguların yere yığılmakla oluşacak travmadan çok daha şiddetli bir travma ile oluşabileceği, yüksekten baş üzerine düşme, hareketli bir cismin hareketli ya da sabit duran kişiye çarpması, kişinin sabit duran veya hareketli olan bir cisme hızla çarpması ile oluşabileceği, ancak bunlar arasında tıbben ayrım yapılamayacağı" şeklinde rapor düzenlendiği, 01.01.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu' na göre çok tehlikeli iş kapsamında 3 yıldır şantiyede çalışan ölene, belirlenen aralıklarla sağlık raporu aldırmadığı, eğitim verilmediği, kişisel koruyucu donanım temin edilmediği, risk değerlendirilmesi raporu aldırılmadığı gözetildiğinde ölenin iş yerinde, işverenin sorumluluk sahasında düşmesi sonucu meydana gelen olayın iş kazası olduğu ve sanığın anılan davranışlarıyla kazaya sebebiyet verdiği kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.IV. GEREKÇE ve KARARİşbu dosyada, öncelikle sanık hakkında taksirle öldürme suçundan ilk derece mahkemesince 12.000 TL adli para cezasına hükmedildiği, karara yapılan istinaf başvurusunu kabul eden Bölge Adliye Mahkemesince karar kaldırılarak, beraat kararı tesis edildiği, anılan beraat kararına karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine ise Dairemiz tarafından verilen bozma kararı sonrasında, dosyanın gönderildiği Bölge Adliye Mahkemesinin, yapılan yargılamada bozma ilamına uyulmasına ve tekrar adli para cezası mahkumiyetine karar verdiği, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-c-h ve 298 maddelerinin uygulamasının, ilk derece mahkemesinin verdiği adli para cezası mahkumiyetlerine karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince de adli para cezasına hükmedildiği durumlarda olabileceği gözetildiğinde bu hususta ret kararı verilmesi gerektiğine ilişkin tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin kararında sanık ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,16.01.2025 tarihinde karar verildi.