Anahtar kelimeler: Zmss Hükümkarar Tahkim Heyeti Heyetince Dairece Hakem Kesinlik Şartı Eksiklikleri
4. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

    SAYISI
    : ███████ E., ███████ K.
    HÜKÜM/KARAR
    : Kısmen Kabul
    SAYISI
    : K-██████████
    Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonucunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir.
    İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) ile teminat altına alınan aracın 28.11.2015 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda araçta yolcu olan davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalıya başvuru yapılmasına rağmen zararın giderilmediğini belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 15.001,00 TL sürekli iş
    göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile dava değerini 113.029,30 TL'ye yükseltmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından alacağın %20'sinin temlik edildiğini, Heyetçe kısmi temlikin dikkate alınması gerektiğini, başvuru şartlarının gerçekleşmediğini, davacının maluliyet oranının tespit edilmesi gerektiğini, müvekkilinin sigortalı araç sürücüsünün kusur oranında sorumlu olduğunu, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
    III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
    Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; başvurunun kısmen kabulüne, 112.630,74 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 22.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
    IV. İTİRAZ
    A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
    Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
    B. Gerekçe ve Sonuç
    İtiraz Hakem Heyetinin 20.02.2018 tarihli ve 2018/İHK-1271 Karar sayılı kararıyla; itirazın reddine karar verilmiştir.
    V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
    A. Bozma Kararı
    İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
    Dairenin 21.06.2021 tarihli, █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı ilamıyla; "...Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak, Düzce Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 23.06.2017 tarihli raporda Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre %23 oranında sürekli maluliyetinin olduğu tespitinin yapıldığı ve Uyuşmazlık Hakem Heyetince bu raporun hükme esas alındığı anlaşılmaktadır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
    Maluliyet oranının tespiti açısından kaza tarihi itibari ile yürürlükteki Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde usulüne uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olacak şekilde davacının maluliyet derecesi ve oranının belirlenmesi amacıyla, önceki raporun da irdelendiği, ATK 3.İhtisas Kurulu'ndan ya da üniversitelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından yeni bir rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirlen yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
    3- Müddeabihin dava sırasında davacı tarafından üçüncü şahsa temlik edilmesi halinde, üçüncü şahıs davalının rızasını almadan, kendiliğinden müddeabihi devretmiş olan eski davacının yerine geçer, onun hak ve yetkilerini kullanır. Mahkemece, kararın buna uygun şekilde düzenlenmesi gerekir. Somut olayda ise, hakem heyetine başvuru tarihi 11.09.2017’den önce 04.12.2015 tarihli temlikname ile başvuran(davacı) ... tazminat alacağının %20 oranındaki miktarı dava dışı .... Güv. Sis. Ltd. Şti.'ye temlik etmiştir. 6098 Sayılı TBK'nun 183. maddesinde; "Kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir.
    Borçlu, devir yasağı içermeyen yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı devralmış olan üçüncü kişiye karşı, alacağın devredilemeyeceğinin kararlaştırılmış bulunduğu savunmasını ileri süremez." düzenlemesi yer almıştır. Buna göre, alacaklının alacağını 3. kişiye devredilebileceği düzenlenmiştir. Temlik borç doğuran bir akit değil, alacağı başkasına geçiren mücerret hukuki bir tasarruftur. Bu işlem ile temellük eden alacaklının halefi olmaktadır. Dolayısıyla, temlik eden kişinin temlik ettiği bedel üzerinde tasarruf yetkisi bulunmamaktadır. Başvuran(davacı) ... tazminat alacağının %20 oranındaki miktarı ... Güv. Sis. Ltd. Şti.'ye temlik ettiğinden ... için hesaplanan tazminat miktarının %20'si olan tutar yönünden başvuru sahibinin tasarruf yetkisi bulunmadığından başvuru sahibinin talebinin bu tutar yönünden temlikname sebebiyle reddine karar vermek gerekirken, temlikname yokmuş gibi, hesaplanan tazminatın tamamından sigorta şirketinin sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
    4- Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK'nin 51. maddesi (818 sayılı BK'nin 43.) uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hatır taşımasından ya da kullanmadan söz edebilmek için yaralanan ya da ölen karşılıksız taşınmış olmalıdır. Taşınan veya kullananın yararının söz konusu olduğu durumda hatır taşıması ilişkisi gündeme geleceğinden işletenin sorumluluğu genel hükümlere göre değerlendirilecek ve tazminattan indirim yapılacaktır. Bu bakımdan hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir. Ancak taşıma ve kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir çıkarı veya yararının bulunması halinde hatır taşımasından söz edilemeyecektir. Ayrıca hakim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de, bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi, indirim yapacak ise de Dairemizin uygulamalarına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapması gerekmektedir.
    Davalı vekili, davacının araçta hatır için taşındığını ileri sürerek tazminattan indirim yapılması gerektiğini savunmuş, Hakem Heyetince, taşımanın kimin arzusu ve amaçla olduğu, taşınan ile taşıyanın yakınlığı, taşıma için ücret alınıp alınmadığı, davacının araçta taşınma sebepleri gibi açıklamalara yer vermeksizin yetersiz gerekçe ile hatır savunmasının dayanaksız olduğu belirtilerek bu itirazın reddine karar verilmiştir. Taşıyan ve taşınan arasında akrabalık ilişkisi bulunmadığı sürece taşımanın hatır karşılığında olduğuna dair karine bulunmaktadır. Bu nedenle hakem heyetinin hatır taşımasına ilişkin gerekçesi yetersiz olup kararın bu nedenle de bozulmasına karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
    B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
    İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamına uygun şekilde alınan maluliyet raporunda davacının %26 oranında sürekli maluliyeti olduğunun tespit edildiği, bozmadan önceki kararda hükme esas alınan maluliyet oranın %23 olduğu ve kararın davacı tarafından temyiz edilmediği, davalı yararına oluşan usuli kazanılmış haklar nedeniyle %26 maluliyet oranına göre hesaplama yapılması ve tazminata hükmedilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle maluliyet raporuna ilişkin itirazın yerinde olmadığı; taşıyan ile taşınanın aralarında akrabalık ilişkisi bulunmadığı sürece taşımanın hatır için yapıldığına dair karine mevcut olduğu, bu nedenle tazminattan %20 hatır taşıması indirimi yapıldığı; davacı tarafından alacağın %20'sinin temlik edildiği, temlik edilen kısım yönünden talebin reddine karar verilmesi gerektiğinden tazminatın %20'sinin reddine karar verildiği gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının kısmen kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, 72.083,67 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 22.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili karar verilmiştir.
    VI. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
    B. Temyiz Sebepleri
    Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bozma ilamı doğrultusunda alınan ve davacının %26 oranında malul olduğunu tespit eden raporun hükme esas alınmayarak tazminatın azaltılmasının yerinde olmadığını, yargılama sırasında fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğunu, maluliyet artışının yargılama bittikten sonra meydana geldiğini, bu artış nedeniyle de tazminat talep edilebileceğini, bozma ilamı doğrultusunda alınan maluliyet raporuna göre tazminat hesabı yaptırılmasının hukuka aykırı olduğunu, hatır taşıması indiriminin hatalı olduğunu, taşımanın salt davacının menfaatine olmadığını, davacı için güzergah değiştirilmediğini, sürücünün de menfaatinin olduğu durumda hatır taşımasından söz edilemeyeceğini, hükme esas alınan temlik sözleşmesinin Sigortacılık Kanunu'na aykırı olduğunu, kanuna aykırı temlik sözleşmesine dayalı hüküm kurulmasının mümkün olmadığını, asgari ücret kamu düzeninden olduğundan davacının alacağının güncel asgari ücrete göre resen hesaplattırılması gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
    Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini, davacının maluliyet oranının gerçeği yansıtmadığını, maluliyete ilişkin tespitlerin Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından yapılması gerektiğini, hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, davacı alacağının %20'sini temlik ettiğinden bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini
    ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, davalı tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda araçta yolcu olan davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
    2. İlgili Hukuk
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
    3. Değerlendirme
    Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    Temyizen incelenen İtiraz Hakem Heyeti kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    VII. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan
    İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,
    Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ve davalıya yükletilmesine
    Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,04.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!