Anahtar kelimeler: Haczine Borçludavalı Satımdan Menkul Yeter Gayrimenkul Ara Miktarda Anadolu Mallarıyla

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: 26.11.2024 tarihli Ara Karar
NUMARASI
: ████████ Esas
DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davaya konu alacağın tahsilini temin etmek üzere, alacak miktarına yeter miktarda borçlu/davalı şirketin menkul ve gayrimenkul mallarıyla üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 26.11.2024 tarihli ara kararıyla; "...Davacının dava dilekçesi anlatımıyla talebinin itirazın iptali talebi olduğu, dosyadaki iddiaların bu aşamada soyut iddialar olduğu, iddiaları destekler mahiyette dosyaya somut bir delil sunulmadığı, davacının alacağının varlığının yargılamayı gerektirdiği, yine karşı tarafın mal kaçırma hazırlığı içinde olmasına ilişkin de herhangi bir delil sunulmadığı, bu haliyle yaklaşık ispat koşuluğunun gerçekleşmediği anlaşıldığından..." gerekçesiyle davacının ihtiyati haciz talebin reddine, karar vermiştir.Bu ara karara karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davalı şirkete, kayış, rulman, keçe vb malzemeler satıldığını, bunun üzerine davalı şirkete faturalar düzenlendiğini, faturalardan 106.050,00 TL bedelli fatura bedeli için müvekkiline kısmi ödeme yapıldığını, bakiye borç olduğunu, diğer faturalar için ise hiçbir ödeme yapılmadığını, faturalardan vade tarihinin gösterildiğini, ödemeler yapılmadığını, şirket tarafından icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin takibe itiraz ettiğini, itiraz dilekçesinde müvekkili şirkete herhangi bir borcu olmadığını iddia etmiş ise de bu iddiasını resmi belgelerle ispat etmesi gerektiğini, davalı şirket hakkında daha önceden iflasın ertelenmesine dair karar alındığını, malları kaçırmalarından endişe ettiklerinden buna mani olmak için alacak miktarına yeter düzeyde borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunu, mahkeme tarafından talebin reddedildiğini, ihtiyati haciz şartlarının mevcut olduğunu iddia ederek, ihtiyati haczin reddine dair ara kararın kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne kararıverilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ticari satıma ilişkin faturalardan kaynaklanan açık hesap alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yöneltilen itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında davacı vekilininihtiyati haciz talebinin reddine dair ara karar verilmiş; bu ara kararakarşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dava dilekçesine ekli olarak davalı şirket adına düzenlenen değişik tutar ve miktarlardaki ticari satış konusu e-faturalar delil olarak ibraz edilmiştir. İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında davacı şirket tarafından davalı şirket hakkında faturalardan kaynaklanan toplam 913.091,97 TL alacağın tahsili amacı ile 09.10.2024 tarihinde ilamsız icra takibi başlattığı, davalı vekilinin borca ve ferilerine itiraz ettiği anlaşılmıştır. İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiş olup maddede, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir.İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel ve rehinle temin edilmemiş olması gerekmektedir.Somut olayda, davacı vekili tarafından faturalardan kaynaklanan alacaklarının olduğunu iddia ederek davalı taraf hakkında daha önceden alınmış iflasın ertelenmesine dair karar olduğundan mallarını kaçırmasından endişe edildiği iddiası ile ihtiyati haciz talebinde bulunmuştur. Dava dosyası içeriğinde, ara karar tarihi itibariyle, İİK'nın 258.maddesi uyarınca, alacağın varlığına ve miktarına dair kanaat oluşturacak delil bulunmadığı anlaşılmaktadır. Yargılamanın ilerleyen aşamalarında ihtiyati haciz talebinde bulunulması ve mahkemenin bu konuyu yenide değerlendirmesi mümkündür. Bu durumda, mahkeme tarafından ihtiyati haciz talebine dair şartların oluşmadığı gerekçesiyle verilen ret kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR
: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 ve 258/3 maddeleri uyarınca esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irad kaydına, bakiye 187,80 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 20.02.2025
KANUN YOLU
: HMK'nın 362/1.f ve İİK'nın 258/3. maddeleri uyarınca karar kesindir.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!