Anahtar kelimeler: Finans Hacze Talebe Krediler Temini Taşınır İhtiyati Diş Bakirköy Haciz

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ14. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: 03.08.2023 tarihli ek kararNUMARASI
: ████████ D.İş. - ████████ K.DAVANIN KONUSU
: İhtiyati Haciz (Finans)Taraflar arasındaki ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda, ihtiyati hacze yönelik itirazın reddine dair verilen ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati haciz talep eden vekili, talep dilekçesinde özetle; müvekkilinin kullandırdığı krediler nedeniyle karşı taraftan alacaklı olduğunu belirterek, talebe konu 4.930.988,75 TL alacağın temini bakımından borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının mukabilinde ihtiyaten haczini istemiştir. İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 04.05.2023 tarihli Değişik İş kararıyla; "...Somut olayda, alacaklı banka ile asıl borçlu ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. arasında akdedilen genel kredi sözleşmelerinde, diğer borçlu ...'ın müteselsil kefil olarak yer aldığı ihtilafsız olup, TBK'nın 586/1. maddesi uyarınca, müteselsil kefil olan borçlulara alacaklının müracaat edebilmesi için gerekli olan "ihtarın sonuçsuz kalması" koşulunun gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Zira, hesabın kat edilmesiyle birlikte banka alacağı muaccel hale gelmiş, ihtarın hükümsüz kalmasıyla da müteselsil kefillere müracaat koşulu gerçekleşmiştir. Bu deliller ışığında alacağın varlığı ve kat ihtarındaki tutar bakımından yaklaşık ispat olgusu somut olayda gerçekleşmiştir.Talep eden vekili dilekçesinde 252.920,00 TL gayrinakdi alacak talebinde bulunmuş ise de, gayri nakit alacak yönünden yapılmış bir ödemenin iddia ve ispat edilmediği, bu haliyle bankanın ödemekle yükümlü olduğu miktar yönünden henüz riskin gerçekleşmediğinden talebin reddine (Yargıtay İçtihatları Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun Esas : 2016/1 - Karar: 2017/6 sayılı, 27.12.2017 tarihli kararı) karar vermek gerekmiştir. ... Bankası'nın 6741 sayılı ... Anonim Şirketi'nin Kurulması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun uyarınca Varlık Fonu'na devredildiği ve anılan kanunun 8/2. maddesi uyarınca her türlü dava ve icra işlemlerinde teminat yatırma mükellefiyetlerinden muaf olduğu anlaşıldığından teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilerek..." gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin kısmen kabülü, kısmen reddi ile İİK’nun 257/1 maddesi gereğince alacaklının, 4.678.068,75 TL (Nakdi Alacak) alacağının alınabilmesini sağlamak için borçluların borca yetecek miktardaki menkul, gayrimenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, alacaklının 252.920,00 TL'lik talebinin reddine, (Gayri nakdi alacak) ... Bankası'nın 6741 sayılı ... Anonim Şirketi'nin Kurulması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun uyarınca Varlık Fonu'na devredildiği ve anılan kanunun 8/2. maddesi uyarınca her türlü dava ve icra işlemlerinde teminat yatırma mükellefiyetlerinden muaf olduğu anlaşıldığından teminat alınmasına yer olmadığına, kararın gerekliliğinin yerine getirilmesi için İİK m.261/1 gereğince karar tarihinden itibaren on gün içinde karar suretinin mahkemiz yargı çevresinde İcra Müdürlüğüne gönderilmek üzere alacaklıya (vekiline) tevdine, karar vermiştir.İİK'nın 265.maddesi uyarınca, borçlu tarafından bu karara itiraz edilmiştir.İhtiyati hacze itiraz eden vekili tarafından sunulan itiraz dilekçesinde; İhtiyati haciz kararının İİK'nın 257. maddesinde belirtilen şartlar oluşmadan verildiğini belirterek itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep edilmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk derece mahkemesi, ihtiyati hacze itirazı değerlendirdiği 03.08.2023 tarihli ek kararıyla; "...Şayet müteselsil kefil kendi kefaletinin teminatı olarak ipotek vermiş ise asıl borçlu konumuna geleceğinden İİK. 45. maddesi uyarınca önce rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılmadığını itiraz olarak ileri sürebilecektir. Ancak somut olayda, ipoteğin kefaletin teminatı olarak verilmemiş olması ve ayrıca ipotek miktarının borç miktarından az olması sebebiyle, davacı banka müteselsil kefili takip edebilir. Dolayısıyla itiraz eden borçlu müteselsil kefilin bu yöndeki itirazının da reddine karar vermek gerekmiştir.İtiraz eden borçlunun İİK.m. 265 uyarınca ihtiyati haczin dayandığı sebeplere yönelik geçerli ve kabul edilebilir hiçbir itiraz sebebi ileri sürülememiş olması dikkate alınarak..." ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiştir. Ek karara karşı taraf borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Banka ile dava dışı şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine kefil olan müvekkilinin kendi adına kayıtlı taşınmaz üzerine ipotek tesis ettiğini, bankanın hukuka aykırı olarak aynı ilişkiden kaynaklı borcun tahsili için hem ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip hem de genel haciz yolu ile takip başlattığını, ihtiyati hacze itiraz üzerine verilen ret kararının eksik inceleme ile verildiğini, yasaya aykırı olduğunu, kefilin asıl borçluya olan defileri alacaklıya karşı ileri sürebileceğini, alacağı teminat altına alınmış alacaklının İİk 45.maddeye aykırı olarak aynı alacak için rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlattığı gibi haciz yolu ile takip başlatmışsa borçlunun mükerrer takibe karşı süresiz şikayet hakkının bulunduğunu, somut olayda müvekkili kefile karşı ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi le birlikte aynı alacak için genel haciz yolu ile takip başlatılmış olmasının mükerrer takip olduğunu, verilen ipoteğin asıl borçlu şirket ile kendisinin kefalet borçlarının teminatı olarak tesis edildiğini, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın rehinle temin edilmemiş olması gerektiğini belirterek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.İNCELEME VE GEREKÇE Talep, İİK'nın 265. maddesi gereğince ihtiyati haciz kararına karşı yapılan itirazın reddi kararının istinafına ilişkindir.İlk derece mahkemesince ihtiyati haciz kararına karşı yapılan itirazın reddine dair ek karar verilmiş; bu ek karara karşı, borçlu vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.Talep eden vekili dosyaya delil olarak, banka ile dava dışı ... Ltd. Şirketi arasında imzalanan genel kredi sözleşme örneğini, borçlu ... tarafından alacaklı banka lehine taşınmaz üzerine tesis edilen ipotek örneğini ibraz etmiştir. Dava dışı borçlu şirketin konkordato talebinde bulunduğu, konkordato talebinin mahkeme tarafından reddedildiği, alacaklı banka tarafından genel kredi sözleşmesinde müteselsil kefil olan karşı tarafın ipotek kaydı ile ilgili İstanbul Gayrimenkul Satış İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında 29.04.2021 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığı, icra takibinde dava dışı kredi borçlusu şirketin borçlu, kefilin ise taşınmaz maliki olarak takipte yer aldığı, takip alacak tutarının ferileri ile birlikte toplam 7.372.307,26 TL olduğu, ipotek bedelinin ise 2.derece ipotek olduğu ve 1.850.000,00 TL tutarında olduğu, talep eden vekili tarafından kredilerin geri ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiği, nakdi ve gayri nakdi alacak yönünden iş bu ihtiyati haciz talebinde bulunmuş olduğu anlaşılmıştır. İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiş olup maddede, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir.İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel ve rehinle temin edilmemiş olması gerekmektedir. Somut olayda, borçlu genel kredi sözleşmesinde müteselsil kefil olarak yer almaktadır. İİK'nın 258. maddede düzenlenen kanaat getirecek deliller yukarıda yer verildiği üzere mevcuttur. İİK'nın 45. maddesinde rehin ve ipotekle temin edilmiş alacaklar düzenlenmiştir. Maddenin ilk fıkrasında, rehin tutarının borcu ödemeye yetmezse alacaklının kalan alacağını iflas veya haciz yoluyla takip edebileceği belirtilmiştir. TBK'nın 586/2. maddesinde ise alacağın rehnin paraya çevrilmesi yoluyla tamamen karşılanamayacağının önceden hâkim tarafından belirlenmesi veya borçlunun iflas etmesi ya da konkordato mehli verilmesi hallerinde rehnin paraya çevrilmesinden önce de kefile başvurulabileceği belirtilmiştir. Somut olayda yasal şartlar mevcut olduğundan mahkemece verilen ihtiyati haciz kararında ve ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın reddine dair ek kararda bir isabetsizlik görülmemiştir. Diğer taraftan İİK'nın 265/1.maddesinde ihtiyati haciz kararına karşı itiraz sebepleri sınırlı olarak sayılmış olup buna göre borçlu kendisi dinlemeden verilen ihtiyati haciz sebeplerine, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak itirazda bulunabilir. Bu sınırlı sebepler dışındaki savunma sebeplerinin bu kapsamda incelenmesi mümkün değildir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, borçlu vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi gerektiğinden aşağıdaki karar verilmiştir.KARAR
: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-İhtiyati hacze itiraz eden borçlu vekilince yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irad kaydına, bakiye 187,80 TL istinaf karar harcının borçludan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 3-İhtiyati hacze itiraz eden borçlu tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 20.02.2025KANUN YOLU
: HMK'nın 362/1.f ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca karar kesindir.