Anahtar kelimeler: Bati Haczin Yazim Eser Ara İhtiyati Haciz Vaki Ankara Karara

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ

Esas No
: ████████ - Karar No:████████
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: █████████ Esas
İHTİYATİ HACİZ TALEP
EDEN/ DAVACI
KARŞI TARAF/ DAVALI
DAVA KONUSU
: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
TALEP KONUSU
: İhtiyati Haciz
KARAR TARİHİ
: █████/2025
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2025
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasında mahkemece ihtiyati haczin kaldırılmasına dair verilen ara karara karşı ihtiyati haciz talep eden/ davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
:
İhtiyati haciz talep eden/ davacı vekili; davalı/ borçlu aleyhine Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün ██████████ sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatılmış olup, söz konusu ilamsız icra takibine davalı/ borçlu tarafından itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, davalıyla dava şartı arabuluculuk kapsamında arabuluculuk yoluyla anlaşma sağlanmak istendiğini ancak anlaşma da sağlanamadığını, davalı tarafından Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün ██████████ sayılı dosyasına yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin uzun yıllardır hafriyat işi yapan alanında saygın bir şirket olup, müvekkili ile borçlu firma arasında borçlunun, ... adresinde bulunan şantiyesinde hafriyat işinin yapımına ilişkin anlaşma sağlandığını ve hafriyat işinin müvekkili tarafından eksiksiz olarak yerine getirildiğini, bu nedenle müvekkiline bir kısım ödeme yapıldığını, borçlu tarafın yetkilendirdiği kişilerce imzalanmış olan çalışma fişleri ile görüleceği üzere eksiksiz bir şekilde yerine getirildiğini, söz konusu çalışma fişlerine ait faturanın da sunulduğunu, müvekkilinin, borçlu şirket ile şifahi olarak defalarca görüşerek işbu davaya konu icra takibine konu edilen alacağının ödenmesinin talep edilmişse de, borçlu şirket türlü bahanelerle borcu olduğunu kabul etmesine rağmen ödemeyi yapmadığını, tüm iyi niyetli girişimlerin sonuçsuz kaldığını, işin yapılmasının üzerinden uzun zaman geçmesi ve borçlu firmanın halen daha bakiye kalan ödemeyi yapmaması nedeniyle müvekkili tarafından Ankara Batı İcra Müdürlüğü’nün ██████████ sayılı dosyası ile borçlu şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, iş kapsamında müvekkili şirketin borçlu şirketten toplamda KDV dahil 1.197.602,00 TL alacaklı iken borçlunun yapmış olduğu ödemelerin mahsubu ile müvekkilinin toplamda 747.602,00 TL alacaklı durumda olduğunu, müvekkilinin alacağını sürüncemede bırakmak için yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline karar verilmesini, müvekkilinin söz konusu işbu alacağını tahsil edemediği takdirde telafisi imkansız durumların ortaya çıkması hatta iflas etmesinin kaçınılmaz olacağını, İİK’nın 257. ve devam maddelerinde ihtiyati haczin düzenlendiğini, yaklaşık ispat kuralının geçerli olduğunu ve alacağın varlığının yargılamayı gerektirmesinin buna engel olamayacağını çünkü alacağın varlığının tabiatında yargılamayı gerektirmesinin var olduğunun açıkça ortaya konduğunu, nitekim borçlu şirketin çalışanı tarafından imzalanan ve dosyaya sunulan çalışma fişlerinin yaklaşık ispat kuralı gereği alacağın varlığına karine teşkil ettiğinin ve bu kapsamda ihtiyati haczin koşullarının oluştuğunun kabulü gerektiğini belirterek, bu nedenle borçlunun mallarını kaçırma ve kötü niyetli olarak konkordato ilan etmesi kuvvetle muhtemel olduğundan buna engel olunması için borçlu şirketin menkul ve gayrimenkul malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının İİK’nun 257.maddesi uyarınca teminatsız veya mahkeme tarafından gerekli görülmesi halinde belirlenen teminat tutarının yatırılması suretiyle ihtiyaten haczine karar verilmesini, davalı/ borçlunun, icra takibine itiraz etmesi haksız ve kötü niyetli olup, alacak likit ve davalı kötü niyetli olduğundan davalı/ borçlu aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra ve inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece █████/2024 tarihli ara karar ile; davacı yan iddiaları, dava dilekçesi ekinde sunulan yazılı deliller, icra dosyası, cari hesap ekstreleri, çek ve banka dekontları, sunulan delillerin muaccel bir alacağın varlığını gösterir yaklaşık ispat koşulunu sağlayan delil niteliğinde olduğundan, geçici hukuki koruma yollarından biri olan ihtiyati hacizde yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği, ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmesi nedeniyle davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin (talep edilen miktar üzerinden) İİK'nın 257 maddesi geerğince kabulüne, davalı adına kayıtlı mal varlığı (tapu, taşınır, banka hesabı vs) üzerine ileride eksiltilip artırılma hakkı saklı kalmak kaydıyla talep edilen miktar olan 747.602,00 TL ile sınırlı olarak takdiren %15 teminatla ihtiyati haciz konulmasına karar verilmiştir.
İhtiyati haczin kaldırılmasını talep eden vekili; itirazın iptali yargılamasında müvekkili şirket aleyhine ihtiyati haciz kararı verildiğini, karşı yan ile müvekkili şirket arasında hafriyat taşıma işlemine ilişkin bir ticari faaliyet gerçekleştiğini, bunun üzerine müvekkili şirketin yapılan işlemler karşılığında tahakkuk eden tüm ödemeleri eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini, davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu çalışma fişi ve cari ekstre incelendiğinde kalemlerin uyuşmadığının anlaşılacağını, kaldı ki her iki belge de davacı şirket tarafından düzenlenmesine rağmen bu ekte sunulan delillerin uyuşmamasının maddi gerçeğin davacı yanın iddia ettiği gibi olmadığını ortaya koyduğunu, davacı şirketin haksız menfaat elde etmek maksadıyla gerçekleştirdiği faaliyetlerin birim fiyatlarının 2 katını cari hesap ekstresine yansıtarak fahiş bir alacak miktarı oluşturduğunu, uyuşmazlığa konu olayın hafriyat işinin yapılıp yapılmaması değil, karşı yanın haketmediği ve gerçekte de olmayan fahiş ücretinin talep edilmesi olduğunu, davacının gerçekte yapılmayan işlerin ödenmesini talep etmesinin kanuna aykırı olup, kötü niyetli hareket ettiğini gösterdiğini, Whatsapp mesajlarında faturayı inkar edilmediği iddiasının yersiz olduğunu, müvekkilince 26.08.2024 tarihli faturaya Ankara 59. Noterliği'nin 21877 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 29.08.2024 tarihinde itiraz edildiğini, fatura içeriğinin kabul edilmediğini, ancak itiraz edilmesine rağmen davacı yanın, faturaya ilişkin icra takibi başlattığını, müvekkilince takibe itiraz edilerek icra takibinin durdurulduğunu, davacı yanın tüm haksız taleplerine rağmen itirazın iptali davası açarak işbu davada ihtiyati haciz talep ettiğini, mahkemece ara kararında karşı yanın talebinin önce reddedildiğini, ara karar ile çelişki oluşturulacak şekilde bir sonraki bentte ise talep kabul edilerek teminat şartıyla ihtiyaci haciz kararı verildiğini, mahkemenin tüm kararlarının açık ve gerekçeli olmak zorunda olduğunu, mahkemece tensip zaptının 11 numaralı bendinde ihtiyati haczin reddine karar verilip daha sonra 12 numaralı bentte kabul edilmesinin Anayasamızın 36. maddesinde koruma altına alınan adil yargılanma hakkı ve Anayasamızın 141/3. maddesinde yer alan gerekçeli karar hakkının ihlaline sebebiyet verdiğini, ayrıca itirazın iptali davasının konusunu oluşturan fatura yargılamaya muhtaç bir durumda olmasına rağmen ihtiyati haciz kararının sadece davacının oluşturduğu deliller ile birlikte değerlendirilmesi usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, faturaya müvekkilince süresi içerisinde yazılı olarak itiraz edilmesine rağmen mahkemece bu durum hiç bilinmeksizin ihtiyati haciz kararı verilmesinin doğru olmadığını, müvekkili şirket tarafından faturalara itiraz edildiğinden içeriği kesinleşmemiş olup yargılamaya muhtaç olduğunu beyan ederek, hukuka aykırı verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece █████/2024 tarihli ara kararı ile; davacı tarafça, taraflar arasındaki ticari alım - satım kapsamında faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafın vaki itirazının iptalinin talep edildiği, dava açılırken sunulan deliller değerlendirilerek muaccel bir alacağın varlığının yaklaşık olarak ispat edilmesi sebebiyle ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmişse de, itiraz dilekçesi ekinde sunulan belgelerden uyuşmazlık konusu faturaya süresi içerisinde itiraz edilmiş olması ve savunmanın şeklinden hukuki ilişkinin kabul edildiği ancak taraflar arasında alacak miktarının uyuşmazlık konusu olduğunun anlaşılması karşısında faturaya konu alacağın varlığı ve muacceliyeti yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle, davalı vekilinin ihtiyati haciz kararına yaptığı itirazın yerinde bulunmakla, █████/2024 tarihli ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
İhtiyati haciz talep eden/ davacı vekili istinaf başvurusunda; her ne kadar mahkemece davalının davaya konu fatura içeriklerine itiraz etmesi nedeniyle alacağın yargılamayı gerektirdiği bu nedenle talebin reddedilmiş olduğu belirtilmiş olsa da, dosyada bulunan çalışma fişlerini ve ticari ilişkiyi kabul eden davalının, bu itirazı müvekkilinin alacağını sürüncemede bırakmak amacıyla yaptığını, kaldı ki yaklaşık ispat kuralı gereği müvekkilinin alacağı ispat edilmiş olup, alacağın varlığının yargılamayı gerektirmesinin buna engel olamayacağını, alacağın varlığının tabiatında yargılamayı gerektirdiğinin izahtan vareste olduğunu, mahkemece ihtiyati haczin kaldırılmasına dair verilen ara kararın hukuka aykırı olduğunu, davalının cevap dilekçesi ve itiraz dilekçesinde müvekkilinin söz konusu işi yapmadığı ve/ veya yarım bıraktığı konusunda hiç bir itirazda bulunmadığını ve uyuşmazlık konusunun bu hususta olmadığını, davalının faturada yazan rakama itiraz etmediğini, yalnızca faturanın teşvikli olarak düzenlenmemesi nedeniyle faturaya itiraz edildiğini belirttiğini, müvekkili davalının bu talebini alacağına bir an önce ulaşmak amacıyla kabul ettiğini ve teşvik belgelerini istediğini ancak davalının müvekkiline cevap dahi vermediğini, sırf faturaya itiraz edilmesi nedeniyle dosyada bulunan diğer tüm deliller yok sayılarak ihtiyati haciz kararı verilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, borçlu şirketin çalışanı tarafından imzalanan ve dosyaya sunulan çalışma fişlerinin yaklaşık ispat kuralı gereği alacağın varlığına karine teşkil ettiğinin ve bu kapsamda ihtiyati haczin koşullarının oluştuğunun kabulü gerektiğini, müvekkilinin anlaşma konusu hafriyat işini layıkıyla yerine getirdiğini ve davalının da bunun aksine bir itirazda bulunmadığını, cari hesap ekstresinde de görüleceği üzere müvekkili şirketin borçlu şirketten toplamda 1.197.602,00 TL alacaklı iken borçlunun yapmış olduğu ödemelerin mahsubu ile müvekkilinin toplamda bakiye 747.602,00 TL alacaklı olduğunu, davalı borçlunun da kendi imzaladığı çalışma fişlerine hiç bir itirazda bulunmadığını, davalının itiraz etmediği ve davalı şirketin yetkilendirdiği kişiler tarafından imzalanan işbu çalışma fişleri ve whatsapp mesajı dahi müvekkilinin davalıdan alacağı olduğunu ispat ettiğini, ihtiyati haciz kararı için yaklaşık ispat kuralının gerçekleşmesinin yeterli olacağını ve alacağın varlığının yargılamayı gerektirmesinin buna engel olamayacağını (Yargıtay 11.HD'nin 14.01.2015 tarih ve ██████████ E- ████████ K), mahkeme tarafından verilen 03.12.2024 tarihli ihtiyati haciz kararının icra edildiğini ancak davalının hiç bir malvarlığına ulaşılamadığını ve davalı tarafından dosyaya teminat da sunulamadığını, bu bedenle yargılamaların uzun sürdüğü düşünüldüğünde hiç bir malvarlığı olmayan davalıdan müvekkilinin, işbu alacağını tahsil edemeyeceğinin ortada olduğunu, müvekkilinin alacağını tahsil edemediği takdirde müvekkili yönünden telafisi imkansız durumların ortaya çıkması hatta iflas etmesinin kaçınılmaz olduğunu, bu nedenle ihtiyati haciz kararının devamına karar verilmesi gerektiğini, taraflarınca yapılan araştırmada davalı şirketin üretim faaliyetlerini sürdürdüğü fabrikasından icra kanalıyla tahliye edildiği bilgisinin alındığını, tüm bunlar birlikte değerlendirildiğinde davalı firmanın mallarını gizleme ve kaçırma hazırlığında olduğu, yargılamanın sonunda müvekkilin alacağını tahsil edememe tehlikesiyle karşı karşıya olduğu ve bu durumun müvekkili yönünden telafisi imkansız zararları meydana getireceğinin izahtan vareste olup, geçici hukuki koruma olarak davalı aleyhinde ihtiyati haciz kararının devamına karar verilmesi gerekirken, mahkeme tarafından ihtiyati haczin kaldırılması yönünde verilen kararın açıkça hukuka aykırı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, davalı şirketin menkul ve gayrimenkul malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının İİK’nun 257.maddesi uyarınca ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.
Talep, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasında ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, mahkemece ihtiyati haczin kaldırılmasına dair verilen ara karara karşı davacı vekilinci istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, ihtiyati haciz talep eden/ davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İhtiyati haciz talep eden/ davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,
2-Alınması gereken istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığını,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince KESİN olmak üzere █████/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!