Anahtar kelimeler: Ünye Oğluna Yükümlendiği Ölünceye Oğlunun Edimlerini Getirmiş Devrettiğini Fakat Bakım
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : Ünye 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı, davalı olan oğluna iki adet taşınmazı ölünceye kadar bakım akdi karşılığı 28.12.2015 tarihinde devrettiğini, fakat oğlunun bakım borcunu yerine getirmediğini belirterek bakım akdinin feshi ile dava konusu taşınmazların adına tescilini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının sözleşme ile yükümlendiği edimlerini yerine getirmiş olması nedeniyle davanın reddini savunmuştur.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; tapu kayıtlarının incelenmesi sonucu davacı adına kayıtlı 13 adet taşınmazın daha olduğu davalının dava dışı taşınmazları ölünceye kadar bakım akdi ile babasından devraldığı, dava konusu edilen iki adet taşınmaz yönünden ise dinlenilen tüm taraf tanıkları tarafından davacıya gerek dava dışı oğulları gerekse davalı oğlu tarafından bakılmış olduğunun beyan edildiği, bu haliyle bakım şartının yerine getirilmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
    IV. İSTİNAF
    Hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; istinaf talebinin esastan reddine karar vermiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
    Müvekkilinin yaşı ve hastalıkları nedeniyle geçirdiği ameliyatlar sonrası, bakım ve kontrolleri, dişlerinin yaptırılması gibi işlemlerin diğer çocukları tarafından yerine getirildiği,
    Dinlenen tanıkların bir kısmı tarafından müvekkilinin yaşadığı köy evine davalının dönem dönem yemek götürdüğü beyan edilmiş ise de, kendisine yüklenen edimi hakkaniyete uygun şekilde yerine getirdiğini ispat edemediği,
    Müvekkili ile davalının artık bir araya gelmesi mümkün olmadığından davacı lehine en azından irat bağlanmasına karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    Dava, ölünceye kadar bakım akdinin feshi ile tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
    Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
    6098 sayılı TBK'nın 617 nci maddesinin son fıkrasına göre; “Hâkim, sözleşmenin önel verilmeksizin feshini yerinde bulabileceği gibi, taraflardan birinin istemiyle veya kendiliğinden, aile topluluğu içinde yaşamalarına son vererek, bakım alacaklısına ömür boyu gelir bağlayabilir.”
    Uyuşmazlığın değinilen TBK'nın 617 nci maddesinin son fıkrası uyarınca çözüme bağlanması, bakım yükümlülüğünün bir arada yaşamak suretiyle yerine getirilmesi imkânlarının ortadan kalktığı ya da büyük ölçüde sınırlandığı hâller için düşünülmelidir. Bunun yanı sıra, takdir edilecek irat, yanların özel ve ekonomik durumlarına uygun ve adil olmalıdır.
    Bilindiği üzere, ölünceye kadar bakma akdinin kaydıhayat ile irat ilişkisine çevrilmesinde, ölünceye kadar bakanın mevcut borcu yerine bu edimlerin para ile değeri geçer. Sözleşmede ölünceye kadar bakanın borcu özel olarak belirlenmediğinden, bu borcun kapsamını belirlemede 6098 sayılı TBK'nın 614 üncü maddesi hükmü esas alınmalıdır. Bu hükme göre alacaklı, borçlunun ev topluluğuna girer; ayrıca borçlu olduğu malların kıymetine ve alacaklının evvelce haiz olduğu sosyal mevkiye göre hakkaniyetin gerektirdiği şeyleri, özellikle münasip gıda ve elbise vermeye, hastalığında gerekli ihtimam ile bakmaya ve hekim getirmeye mecburdur. Bu nedenle mahkemenin tahsis edilecek aylık irat miktarını tespit için bilirkişi marifetiyle, devredilen taşınmazların değerini, getireceği aylık geliri ve alacaklı davacının önceki sosyal mevkilerini göz önünde tutarak hakkaniyet üzere davalının yerine getirmekle yükümlü olduğu birlikte konut, beslenme, giydirme ve görüp gözetme edimlerinin kapsam ve parasal değerini belirlemesi gerekir.
    Hâl böyle olunca, yukarıda açıklanan ilkeler ve açıklamalar doğrultusunda tarafların ekonomik ve sosyal durumlarının zabıta aracılığıyla araştırılması, malvarlıklarının belirlenmesi, davalının belirli bir gelirinin olup olmadığı, dava konusu taşınmazlar dışında taşınmazı bulunup bulunmadığı, bağlanacak iradın sosyo ekonomik durumuna göre yeterli olup olmayacağının, bilirkişi düşüncesine başvurularak saptanması ve sonuçta davacı yararına sosyo-ekonomik durumuna göre aylık irat bağlanması gerekirken, eksik inceleme ile yetinilerek yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeple;
    Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
    İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
    Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
    Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    13.01.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!