Anahtar kelimeler: Seferihisar Duyurusunda Kirliliğine Zamanda Görüşü Adalet Olma İlamıyla Neticesinde Ertelenmesine

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████E. - ████████K.SUÇ
: 2863 sayılı Kanuna aykırılıkHÜKÜM
: MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaSanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;Seferihisar Asliye Ceza Mahkemesinin 19.06.2017 tarihli ve ████████ E.,████████K. sayılı ilamıyla, imar kirliliğine neden olma suçundan yürütülen yargılama neticesinde sanığın 5237 sayılı TCK'nın 184/1, 62, 51. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine aynı zamanda sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçu yönünden suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmiş, karara karşı Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozma isteminde bulunulması üzerine Yargıtay 18.Ceza Dairesi'nin 08.01.2019 tarihli ve █████████E, ████████K. sayılı ilamı ile;"...İnceleme konusu somut olay kapsamında; kaçak yapının sit alanı içerisinde kaldığı, sanığın izin almaksızın inşai faaliyette bulunarak üzerine atılı 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 65/b ve 5237 sayılı TCK'nın 184. maddesinde tanımlanan suçları işlediğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 44. maddesi gereğince en ağır yaptırım içeren 2863 sayılı Kanunu'nun 65/b maddesi uyarınca hüküm kurulması gerekirken, imar kirliliğine neden olma suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırıdır.", gerekçeleriyle Seferihisar Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2017 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere bozulmasına karar verilmiş, bozma ilamı üzerine sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan suç duyursunda bulunulması üzerine açılan kamu davası kapsamında yürütülen yargılama neticesinde Yerel Mahkemece, 2863 Sayılı Yasanın 65/1, 5237 sayılı TCK'nın 43, 62/1, 52/2, 53 maddeleri uyarınca 2 yıl 1ay hapis ve 100 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiş ise de,Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2023/4-503E. ████████K. sayılı ilamında; "...Görüldüğü üzere yasal düzenleme; bozmanın konusunun, davanın esasını çözen ve bu haliyle maddi anlamda kesin hüküm niteliği taşıyan bir hüküm olması durumunda, kural olarak yeniden yargılamaya ve aleyhte sonuç doğuracak biçimde yeniden hüküm tesis etmeye izin vermemektedir.Bozma davanın esasını çözüp de mahkûmiyet dışındaki hükümlere ilişkin ise, aleyhte sonuç doğurmaz ve yeniden yargılamayı gerektirmez. Bu durumda Özel Dairenin hukuka aykırılıkları tespit ederek hükmü, aleyhte sonuç doğurmamak ve yeniden yargılanmamak üzere bozmakla yetinmesi gerekmektedir. Bozmadan sonra, kararı veren hâkim veya mahkemece yapılacak herhangi bir işlem yoktur.Konuları mahkûmiyet hükmü olduğundan, dördüncü fıkranın (b) ve (d) bentlerinin birlikte değerlendirilmesi gerekir. Bu cümleden olarak, mahkûmiyete ilişkin hükmün, davanın esasını çözen yönü ile ilgili olarak ne bis in idem ilkesi gereğince bozma kararı verilemez. Şu kadar ki, hükümlünün cezasının kaldırılması gerekiyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesi gerekiyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmedecektir. Mahkûmiyet hükmünde cezanın noksan belirlenmesinin, davanın esasını çözen yönüne ilişkin olduğunda kuşku bulunmadığından Özel Dairenin işbu hukuka aykırılıkları tespit ederek hükmü, aleyhte sonuç doğurmamak ve yeniden yargılanmamak üzere bozmakla yetinmesi gerekmektedir. "... Özel Dairenin kanun yararına bozma kararından sonra Yerel Mahkemece verilen 28.06.2022 tarihli ve 188-602 sayılı karar hukuki değerden yoksun olması nedeniyle temyiz yoluna başvurulması olanaklı bulunmadığından" açıklamalarına yer verildiği tespit olunarak yapılan inceleme neticesinde;Seferihisar Asliye Ceza Mahkemesinin 19.06.2017 tarihli ve ████████ E.,████████K. sayılı ilamıyla, imar kirliliğine neden olma suçundan yürütülen yargılama neticesinde sanığın 5237 sayılı TCK'nın 184/1, 62, 51. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine ilişkin ilk hükme yönelik Adalet Bakanlığı'nın, kanun yararına bozma talebinin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesi ile Yargıtay 18. Ceza Dairesi'ne tevdi olunduğu ve Daire tarafından 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesi uyarınca aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere kanun yararına bozma kararı verildiği halde Özel Dairenin kanun yararına bozma kararından sonra Yerel Mahkemece yeniden yargılama yapılarak verilen 21.05.2021 tarihli ████████E. - ████████K. sayılı mahkumiyet kararının hukukî değerden yoksun bulunduğu belirlenmekle verilen kararın hüküm niteliğinde olmaması nedeniyle temyiz incelemesine tabi olmadığı anlaşıldığından, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz istemi hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, eylemle ilgili olarak Seferihisar Asliye Ceza Mahkemesinin 19.06.2017 tarihli 5237 sayılı TCK'nın 184/1, 62, 51. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine ilişkin hükmünün infazına, dava dosyasının Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE23.01.2025 tarihinde karar verildi.