Anahtar kelimeler: Çaykara İcrası Malına Düştüğü Varılmakla Süreç Hataya Kanaatine Fiilin Görüşü
12. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

    SAYISI
    : █████████ E. - ████████K.
    SUÇ
    : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
    HÜKÜM
    : Mahkumiyet
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
    İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
    I. HUKUKÎ SÜREÇ
    Çaykara Asliye Ceza Mahkemesi'nin 23.03.2021 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında 2863 sayılı yasaya muhalefet suçun ile kamu malına zarar verme suçları bakımından yürütülen yargılama neticesinde sanığın işlediği fiilin icrası sırasında suçun unsurları bakımından hataya düştüğü kanaatine varılmakla, TCK.nın 30/4 maddesi delaletiyle CMK.nın 223/3-d maddesi uyarınca ayrı ayrı ceza verilmesine yer olmadığı kararı verildiği, karara karşı o yer Cumhuriyet savcısının mala zarar verme suçu ile 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükümlere karşı, katılan vekilinin ise 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükme karşı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Cumhuriyet savcısının istinaf talebinin süre yönünden reddine, katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile duruşmalı yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesi'nin 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçu yönünden kurulan hükmünün kaldırılması ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2, 53, 58 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş, karara karşı sanık tarafından temyiz başvurusunda bulunması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir.
    II. TEMYİZ SEBEPLERİ
    Sanığın temyiz isteği; bölgenin sit alanı olduğunu bilmediğine, köprü yapımı için başvuruda bulunarak izin aldığına, hataya düştüğüne, sair ve resen gözetilecek nedenlere ilişkindir.
    III. OLAY VE OLGULAR
    Tüm dosya kapsamından Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun █████/1998 tarih ve 3332 sayılı kararı ile 1.ve 3. derece doğal sit alanında bulunan Karayolları Genel Müdürlüğü'ne ait Çaykara ilçesi ... mahallesi 235 ada 3 nolu parsel içerisinde izinsiz olarak köprü yaptığının tespiti üzerine başlatılan soruşturma işlemleri kapsamında, 23.05.2019 ve 16.05.2019 tarihli olay yeri görgü tespit tutanaklarına göre; sanık ...'un kendine ait olan 324 ada 4 parselde yer alan inşaata Haldizon deresi üstünden demir korkulukları keserek köprü yaptırdığı ve inşaatına yol açtığı, yaklaşık olarak köprünün 10 metre uzunluğunda 2 metre genişliğinde olduğu, yaptığı suça konu köprünün 235 ada 3 nolu parselde kaldığının ve üzerinde ana yola bağlantı olarak ve sanığın kendi evine yol yapmak suretiyle kullanıldığının belirtilmesi üzerine sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
    Yerel Mahkemece 16.01.2020 tarihinde icra edilen keşif üzerine dosyaya sunulan fen bilirkişi raporuna göre davaya konu yapının sit alanı ilan edilen sınırlar içerisinde kaldığının tespit edildiği, inşaat bilirkişi raporuna göre davaya konu izinsiz uygulamanın ruhsata ve izne tabi süreklilik arz eden kalıcı imalatlardan olduğu, izinsiz ve kaçak yapının sit alanının doğal yapısına zarar verildiğinin belirtildiği anlaşılmıştır.
    Sanık yargılama sürecindeki savunmasında Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünden izin alarak davaya konu köprüyü yaptığını, bölgenin sit alanında kaldığını bilmediğini beyan ettiği anlaşılmıştır. Dosya arasında yer alan 03.05.2019 tarihli Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü yazısında tüm sorumluluğun talep sahibine ait olmadı şartıyla taşkın kontrol tesisinin veya yaya geçiş köprüsü yapılmasında Bölge Müdürlüğü açısından sakınca bulunmadığının belirtildiği, ancak sanığın Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün 04.09.2019 tarihli yazısında sanığın inşaat yapmak için herhangi bir başvurusunun bulunmadığı Trabzon Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonunca yapı izni ile ilgili alınmış bir kararın da bulunmadığının belirtildiği anlaşılmıştır.
    Yerel Mahkemece yürütülen yargılama neticesinde; iddia, sanıkların savunması, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporu, sit kararları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle atılı suçtan CMK.nun 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verildiği anlaşılmıştır.
    Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak yürütülen yargılama neticesinde;".. sanık her ne kadar dava konusu alanı sit alanı içerisinde olduğunu bilmediğini savunmuş ise de, sanık hakkında Çaykara ilçesi ... mahallesi 235 ada 4 nolu parsel nolu taşınmazda izinsiz olarak 6 katlı bina yapmış olması sebebiyle Çaykara Asliye Ceza Mahkemesi'nin ███████ Esas 2017/4 Karar sayılı dosyasında 2863 sayılı kanuna Muhalefet suçundan mahkumiyet kararı verildiği, kararın kesinleştiği, dolayısıyla sanığın köprü yaptığı yerin sit alanı içerisinde olduğunu bildiği, bu nedenle de sanığın köprü yapmak için Devlet Su İşleri 22.bölge Müdürlüğünden izin almış olması sebebiyle resmi bir kurumdan alınan izin dolayısıyla yaptığı işlemin suç teşkil etmediği konusunda hataya düştüğünün kabulünün mümkün olmadığı" gerekçeleriyle sanığın üzerine atılı suçu işediği sabit görülerek 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan mahkumiyetine dair hüküm tesis edilmiştir.
    IV. GEREKÇE VE KARAR
    2863 sayılı Kanun'un 7 inci maddesinde 6498 sayılı Kanun ile getirilen değişikliğin amacının, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı ya da sit alanı olarak tescil kararlarının, ilgililerince öğrenilmesini sağlamak olduğu, başka bir deyişle, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları yönünden tebliğ; sit alanları yönünden Resmi Gazete'de yayım ve internet üzerinden duyuru kurallarının, kişilerin, sahip oldukları veya kullandıkları taşınmazların durumunu bilmelerini ve ona göre hareket etmelerini sağlama amacı taşıdığı, belirtilen kuralların, 2863 sayılı Kanun'un 65 inci maddesinde düzenlenen suçun oluşumu için şekil şartı niteliği bulunmayıp, aksi yöndeki kabulün, 6498 sayılı Kanun'un amacına da ters düşeceği;
    Dolayısıyla, sözü edilen değişiklik öncesinde yapılan tescil işlemleri bakımından, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin olarak, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde tescil şerhi bulunup bulunmadığına; sit alanları, tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin olarak, şerhin varlığına veya tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmediğine bakılması gerektiği;
    Ayrıca, hukuka aykırı zeminde gerçekleştirilen fiiller bakımından da failin iyi niyetinden bahsetmenin mümkün bulunmadığı, başka bir deyişle, Dairemizce incelenen dosyalarda sıkça karşılaşıldığı gibi, hazineye ait veya devletin hüküm ve tasarrufundaki taşınmazlar üzerinde inşai ve fiziki müdahale yapılması durumunda failin iyi niyetinden bahsedilemeyeceği, diğer yandan sanığın aynı suç nedeniyle aynı bölgede 235 ada 4 nolu parsel üzerinde 2016 yılı içerisinde 6 katlı kaçak inşaat yaptığı gerekçesiyle yargılandığı ve mahkumiyetine karar verildiği da dikkate alındığında sanığın sit alanında bulunulacak inşai faaliyetler bakımından Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünden izin alması gerektiğini bilmemesinin de beklenemeyeceği değerlendirilerek yapılan inceleme neticesinde;
    Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
    Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Çaykara Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
    23.01.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!