Anahtar kelimeler: Nakitle Bazda Bazen Çekle Civarında Alımlar Cihazlar Hesapta Satım Cari

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2021
NUMARASI
: █████████ Esas - ████████ Karar
DAVA
: Alacak (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA
: Alacak (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Asıl davanın kabulü, birleşen davanın ise kısmen kabulüne ilişkin kararın asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
: Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan cari hesap ilişkisi içinde çeşitli elektrikli cihazlar satın aldığını, toplu alımlar kapsamında müvekkilince borca karşılık bazen çekle bazen de nakitle ödemeler yapıldığını, yıllık bazda 5.000.000-TL civarında ürün alımı yapıldığını; müvekkilinin 2013 yılı hesapları incelendiğinde cari hesapta █████/2013 tarihli ... nolu faturayla 100 adet ... marka ... model ... tv karşılığı 85.432-TL borçlandırıldığını fark ettiğini; bunun üzerine davalı ile iletişime geçildiğinde fatura içeriği malların █████/2013 tarih E-... nolu sevk irsaliyesiyle dava dışı ... unvanlı firmanın adresine teslim edildiğinin beyan edildiğini, malları teslim alan firma ile müvekkilinin herhangi bir ilişkisinin olmadığını; davalının malları müvekkili ile ilgisi olmayan üçüncü bir firmaya teslim etmesine rağmen 85.432-TL mal bedelinin müvekkilinden tahsil ettiğini ileri sürerek, 85.432-TL mal bedelinin ödeme-fatura tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili, taraflar arasındaki süreklilik arz eden ticari ilişki kapsamında müvekkilinin davalıya sürekli mal tedarik ettiğini, bakiye borcun belli dönemlerde davacıya bildirildiğini ve mutabakat imzalandığını, davacıyla █████/2014 tarihinde mutabakat yapıldığını, zaman zaman davacının bilgisi dâhilinde farklı adreslere teslimatlar yapılabildiğini; davaya konu ettiği 100 adet TV'nin müvekkili şirketin eski Müdürü ...ve davacının bilgisi dâhilinde █████/2013 tarihli ... nolu sevk irsaliyesiyle ... 'a teslim edildiğini ve ardından █████/2013 tarihli faturanın düzenlendiğini ve itiraz etmediğini, zerinden 2 yıl geçmesine rağmen davacının ödediği bedelin iadesini istediğini; diğer yandan davacı ile müvekkili Şirket eski yetkilisi ...hakkında müvekkili tarafından yaptırılan iç denetleme sonucu düzenlenen █████/2015 tarihli Ön İnceleme Raporu kapsamında usulsüz bir kısım işlemler için suç duyurusunda bulunulduğunu, bu gibi işlemler sebebiyle müvekkilinin zarar gördüğünü; denetimlerde, müvekkilinin Proje Otel İnşaat Kanal Satış eski Müdürü ...'nun, ... Teknik'e ve davacıya bedeli tahsil edilmeksizin sevkiyatlar yaptığı, firmalara sevki sağlanmış ancak faturası düzenlenmemiş ürünlerin bulunduğu, sevki yapılmış ancak karşılığında %100 iskontolu çok sayıda ürün bulunduğu, siparişi firma adına açılan ancak farklı kişilere sevk edilen bedelsiz olarak faturalanmış ve/veya karşılığında insiyatif faturası alınmış siparişler olduğunu, firmaların söz konusu sevkiyatlardan haberdar olduklarını; müvekkilinin ürünlerinin spot piyasaya akışına sebebiyet verilerek usulsüz olarak kişilere menfaat sağlandığının tespit edildiğini; denetim raporunda davacının sipariş ettiği ürünlerin dava dışı ...'e teslim edileceğini bildirdiğinin ortaya konulduğunu; ... ile şüpheli faaliyetleri birlikte yaptıkları yönünde güçlü şüphe bulunan davacının da dahil olduğu bir kısım kişiler hakkında Bakırköy CBS'nin ██████████ sayılı dosyasında soruşturmanın devam ettiğini ve bu kişiler arasındaki ilişkiler içinde müvekkilinin mağdur olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
BİRLEŞEN DAVA
: Davacı vekili, asıl davadaki iddialarını yineleyerek davalının şikayeti üzerine açılmış Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ████████ esas sayılı dosyasında alınmış bilirkişi raporunda, müvekkilinin usulsüz olarak borçlandırıldığının tespit edildiğini, davalının faturası müvekkili adına kesilmiş ama teslim edilmemiş malların faturaların müvekkiline ödetildiğini, faturası düzenlenmiş olmasına rağmen teslim edilmeyen mallara ilişkin faturaların, inisiyatif faturalarıyla kapatıldığını, davalı tarafından önce bedelsiz (% 100 iskontolu) fatura kesilip, hemen akabinde 2 katı bedelli, dolar kuru üzerinden fatura düzenlenerek müvekkilinin borçlandırıldığını; müvekkilinin davalı nezdindeki teminat mektupları nakde çevrilmek suretiyle, müvekkilinin maddi zarara uğratıldığını ileri sürerek müvekkilinden haksız olarak tahsil edilen 641.100,84-TL fatura bedelinin ödeme/fatura ve 4.000-TL maddi zararının ödeme itibaren işleyecek ticari faiziyle davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP
: Davalı vekili, asıl davaya cevap dilekçesinde belirttikleri soruşturma dosyasından ...ve davacı şirket yetkilisi ...'ın da aralarında bulunduğu bir kısım sanıklar hakkında tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı suçunu işlediklerinden bahisle cezalandırılmaları istemiyle Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ████████ esas ve ████████ karar sayılı davasının açıldığını; mahkemece, █████/2019 tarihinde verilen nihai kararla sanık ... hakkında güveni kötüye kullanma suçundan 5 yıl hapis ve 40.000-TL adli para cezası verildiğini, yani müvekkili şirketin zarara uğratıldığının kabul edildiğini, davacı şirket yetkilisi ...'ın da aralarında bulunduğu diğer sanıklar hakkında delil yetersizliğinden beraat kararı verildiğini; karara karşı istinaf yoluna başvurulduğunu ve incelemenin devam ettiğini; asıl dava dilekçesinde belirttikleri gibi çok uzun zaman sonra mutabık kalınan ve itiraz edilmeden ödenmiş fatura bedellerinin kötüniyetli olarak geri istenilmesinin kabul edilemeyeceğini; müvekkilinin eski yetkilisi ... ile davacı temsilcisinin danışıklılık içinde olduklarını, danışıklılık içinde olmasalar bile davacının basiretli tacir gibi davranmadığını; ağır ceza mahkemesindeki bilirkişi raporunun eldeki dava bakımından hiçbir bağlayıcılığının bulunmadığını; davacıyla müvekkili arasındaki ticari ilişkinin sona ermesinden sonra, davacının ödemediği borçlarının bir kısmına karşılık davacının verdiği teminat mektuplarının haklı olarak paraya çevrildiğini, bunun tazmininin istenemeyeceğini ve ceza dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
: Mahkemece, Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ████████ esas, ████████ karar sayılı ve █████/2019 tarihli kararında davalı şirketin eski yetkilisi sanık ...hakkında güveni kötüye kullanma suçundan cezaya hükmedildiği, davacı şirket yetkilisi ...'ın da aralarında bulunduğu diğer sanıklar bakımından ise ticari hayatın olağan akışına aykırı yöntemlerle ürün teslimatı yapıldığına dair dosyada yeterli bilgi ve belge bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildiği; gerek ceza dosyasındaki bilirkişi raporu, gerekse mahkemece alınmış bilirkişi raporlarının birbirini teyit ettiği, kararın kesinleşmesinin sonuca etkili olmayacağı anlaşıldığından bekletici mesele yapılmasına gerek bulunmadığı; hem ceza davasındaki hem de dosyadaki bilirkişi raporlarına göre, asıl davada içeriği davacıya teslim edilmeyen bir adet fatura yönünden 85.432-TL ve birleşen davada ise davacının davalıdan teslim alamadığı ürünler toplamının 642.910,86-TL olduğunun tespit edildiği, ancak davacının birleşen dava dilekçesindeki alacak talebi 641.100,84-TL olup taleple bağlılık ilkesi gereği 641.100,84-TL alacak miktarına hükmedilebileceği, birleşen davada talep ettiği maddi zararı olan 4.000-TL yönünden ise davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle, asıl davanın kabulü ile 85.432-TL'nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine; birleşen davanın kısmen kabulü ile 641.100,84-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
: Asıl ve birleşen davada davalı vekili; yargılamanın en başından beri zikrettikleri, delilleri arasında mevcut yazılı mutabakat metinlerinin ne bilirkişi raporunda mahkeme tarafından değerlendirilmediğini; farklı tarihlerde ve dönemlere ilişkin düzenlenmiş mutabakat metinlerine hiçbir şekilde itiraz etmeyen davacının, gelinen aşamada mutabakatlara konu faturalardaki bedellerin haksız şekilde tahsil edildiğini iddia etmesinin hukuka aykırı olduğunu; bilirkişi raporlarında da açıkça davacı yanın bedelsiz olarak teslim aldığı ürünler mevcut olup, davacı yanın gelinen noktada oluşturulan suç teşkil edilen sistem kapsamında alacak talebinde bulunması sadece kötüniyetle açıklanabileceğini; davacının bedelleri tahsil edilen ürünlerin teslimatının yapılmadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını; dosyada mübrez fatura ve sevk irsaliyeleri detaylı incelendiğinde, teslimatların bir kısmının bizzat davacıya bir kısmının ise yine bizzat davacının talimatıyla yönlendirdiği farklı kişilere yapıldığının görüldüğünü; örneğin, █████/2014 tarihli ... belge numaralı fatura ve ... seri numaralı sevk irsaliyesi incelendiğinde, toplam 92 adet bedelsiz ürünün davacıya teslim edildiğinin anlaşıldığını; yine █████/2014 tarihli ... belge numaralı fatura ve ... seri numaralı sevk irsaliyesi incelendiğinde ise toplam 100 adet bedelsiz ürünün davacıya teslim edildiği görüldüğünü; █████/2014 tarihli ... belge numaralı fatura ve ... seri numaralı sevk irsaliyesine göre ise toplam 99 adet ürün davacıya bedelsiz olarak teslim edildiğini; yasal süresi içerisinde itiraz edilmeksizin ödenmiş faturalara konu bedellerin, üzerinden bu kadar uzun süre geçtikten sonra iade edilmesi talebinin kabulü hukuken mümkün olmayıp, açıkça kötüniyetli olan bu talebin reddi gerektiğini; faturalar 2012-2015 dönemlerine ilişkin olup üzerinden en az 4, en çok 7 sene geçmiş faturalara konu bedellerin haksız şekilde tahsil edildiğinin ileri sürülmesinin, basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğüne ve dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini belirterek, hükmün kaldırılmasına ve hem asıl hem birleşen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
: Asıl ve birleşen dava, ticari satım sözleşmesi kapsamında davalının davacıya teslim etmediği iddia edilen ödenmiş mal bedellerinin tahsili istemine ilişkindir. Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davalı satıcıya-hizmet verene ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Dolayısıyla davalı, fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini-verildiğini kanıtlamak zorundadır. Davalı bu iddiasını, uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delille kanıtlamalıdır. TTK'nın 21/2. maddesine göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdi ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddesine bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ████████ esas ve ████████ karar sayılı dosyasında, katılan davalı ... Ticaret A.Ş., sanıkların davalı çalışanı otel satış müdürü ..., davacı ... Ltd. Şti. yetkilisi ..., dava dışı ... yetkilisi ... ve if. K., ... ile ... olduğu; sanıklar hakkında █████/2016 tarihli iddianamede şikayetçinin başvurusu üzerine başlatılan soruşturma kapsamında şüpheli ... 'nun şikayetçinin davalı şirkette █████/2011 tarihinden █████/2015 tarihine kadar şirketin proje inşaat-otel satış müdürlüğünde otel inşaat satış müdürü olarak görev yaptığı ve bu süre içinde konsinye siparişler adı altında toplam değeri 2.557.392-TL olan 3.083 adet TV buzdolabı vs. beyaz eşyayı diğer şüphelilere bedelsiz olarak gönderdiği, bilahare bu cihazların spot piyasalarda satıldığı, şikayetçinin toplam 2.965.553-TL zarar etmesine sebep oldukları, böylece müsned suçun işlendiği toplanan delilere göre anlaşıldığı, bilirkişi raporundan ...'nun yaptığı işlemler sonucu bahse konu ürünlerin diğer şüphelilere gönderildiğinin anlaşıldığından bahisle sanıkların TCK 158/1-h'de düzenlenmiş tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı suçundan cezalandırılması istenilmiş; mahkemece █████/2019 tarihli nihai kararla, davalı şirket çalışanı ... hakkında bilirkişi raporundaki tespitler ve "yapılan incelemeler sonucunda resmi görevlendirme olmasa bile fiili olarak otel inşaat satış müdürü olarak görev yapan sanık ...’un, katılan şirket tarafından kendisine görevi gereği tanınan yetkileri kullanarak █████/2010-█████/2015 tarihleri arasında bedeli tahsil edilmemiş ürünleri farklı kişilere sevk ettirmek suretiyle katılan şirketi maddi zarara uğrattığı ayrıca katılan şirkete ait ürünlerin spot piyasaya akışına sebep olduğu anlaşılmakla; sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmışsa da; sanığın eylemini hizmet ilişkisinden doğan katılan şirketin mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak kendisine tevdi ve teslim edilmiş olan mallar hakkında işlediği, iddianamede anlatılan eyleme göre suç vasfının hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçuna uyduğu anlaşıldığı" gerekçesiyle, sanığın eylemine uyan TCK 155/2'deki güveni kötüye kullanma suçundan 5 yıl hapis ve 40.000-TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; diğer sanıklar hakkında "█████/2019 tarihli bilirkişi kumlu raporunda belirtildiği üzere bu sanıklara ilişkin yapılan incelemede firmaların defterlerinde var olan tespitlerin ticari hayatın olağan akışına uygun olduğu, sanık ... ile ilgili, gerek katılan şirket tarafından sanık ... adına düzenlenmiş ve gerekse sanık ... tarafından katılan şirket adına düzenlenmiş bir belgenin kayıtlarda bulunmaması nedeniyle ticari ilişkilerinin varlığına dair tespitin yapılmadığı, dosya kapsamında kağıt ve bilgisayar oranımda var olan bilgi ve belgelerin incelenmesinden sanıklar ..., ..., ... , ..., ... (...) ile katılan şirket arasında ticari bir anlaşmazlık olarak değerlendirildiği, bu sanıkların üzerlerine atılı suça ilişkin katılan şirketin yetkili imzalı belgeleri olmadan ticari hayatın olağan akışı dışında ve olağan olmayan yöntemlerle herhangi bir ürünün sanıkların firmalarına teslim edildiğine dair dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı dikkate alındığında, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... (...)'in üzerlerine atılı suçu işledikleri sabit olmadığından, üzerlerine atılı suçtan CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı beraatlerine karar" verilmiştir. Karara karşı katılan-davalı şirket vekili, sanık ... müdafii ve vekalet ücreti yönünden sanıklar ... ve ... müdafiileri tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, İstanbul BAM 22. CD'nin █████████ E., █████████ K. sayılı ve █████/2022 tarihli ilamıyla, katılan şirket vekilinin istinaf başvurusunun reddine, sanıklar ... ve ...'nin vekalet ücretine yönelik başvurusu hakkında düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine ve diğer sanık ... vekilinin başvurusunun da söz konu eylemin 7188 s.k. ile uzlaşmaya tabi hale getirildiğinden, bu kovuşturma şartının yerine getirilerek sonucuna göre karar verilmesi hususunda karar kaldırılmıştır. Bu karara istinaden hazırlana kesinleşme şerhlerine göre sanıklar davalı şirket yetkilisi ..., ... yetkilisi ..., ..., ... ve ... hakkındaki beraat kararları █████/2022 tarihi itibariyle kesinleşmiştir. Sanık ... hakkındaki kararın kaldırılması üzerine dosya mahkemenin ████████ (yeni) esas numarasına kaydedilmiş, ████████ karar sayılı ve █████/2022 tarihli kararla, uzlaşma sağlanamadığından ve önceki gerekçelerle, sanık ...'un eylemine uyan TCK 155/2'deki güveni kötüye kullanma suçundan 6 yıl 8 ay hapis ve 53.320-TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Karara karşı katılan-davalı şirket vekili ve sanık ... müdafii tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, İstanbul BAM 22. CD'nin ████████ E., ████████ K. sayılı ve █████/2022 tarihli ilamıyla, her iki istinaf başvurusunun da reddine karar verilmiştir. Kararın sanık ... tarafından temyiz edildiği, temyiz incelemesinin henüz sonuçlanmadığı anlaşılmıştır. Yargılama aşamasında istinabe yoluyla ... alınmış davalının defterlerinin incelendiği █████/2020 tarihli kök ve █████/2020 tarihli mali müşavir bilirkişi ek raporunda, asıl davaya konu 85.432-TL bedelli faturadaki sevk irsaliyesi tarih-numarasıyla, sevk irsaliyesindeki tarih-numaranın farklı olduğu, zaten irsaliyenin davacı adına değil dava dışı ... ... adına düzenlendiğini; ağır ceza mahkemesindeki yargılamadaki bilirkişi raporundan hareketle teslim edilmeyen ve teslim belgesi de sunulmamış malların değerinin 592.318,36-TL olduğu belirlenmiştir. İstanbul'da davacının defterleri, ağır ceza mahkemesindeki tespitler ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle alınmış █████/2021 teslim tarihli mali müşavir bilirkişi raporunda, 2012-2015 yılları arasında içeri hiç teslim edilmemiş olan fatura bedelleri toplamının 506.886,36-TL olduğu, bu faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu ancak irsaliyelerinin olmadığı, fatura içeriklerinin davacıya veya gösterdiği bir alıcıya teslim edildiğine dair belge sunulmadığı; 2014-2015 yıllarına ilişkin içeriği kısmen bedelsiz ürünlerle teslim edilmiş olmasına rağmen eksik teslim edilen faturalar kapsamında, davalının bazı ürünleri olması gerekenin 2 katı fiyatla davacıya fatura ettiği, akabinde tarafların görüşmeleri üzerine iki kat fiyatla kesilen ürünlere mukabil aynı miktarda bedelsiz ürün gönderildiği ancak bedelsiz ürünlerde eksiklikler olduğunun tespit edildiği, yapılan tespitlere göre davacının iki kat fatura edilen ürünlere mukabil alması gereken bedelsiz ürünlerin 2014 yılında 25.700,40-TL ve 2015 yılında 110.324,10-TL olmak üzere toplam 136.024,50-TL'ye tekabül ettiği, davacı-davalı kayıtları, ağır ceza mahkemesindeki bilirkişi raporu ve davalı şirketin iç denetim raporu birlikte ve karşılaştırmalı olarak değerlendirildiğinde birleşen davaya konu davacının davalıdan teslim alamadığı ürünler toplamının (506.886,36+136.024,50=) 642.910,86-TL olduğunun tespit edildiği; ağır ceza mahkemesi dosyasındaki bilirkişi raporunda da davalı şirketin bünyesinde bulunduğu ... A.Ş'nin Denetim ve İç Kontrol Müdürlüğünce hazırlanmış █████/2015 tarihli ön inceleme raporuna atıf yapılarak davalının fatura düzenlediği ürünlerden KDV dahil 2012-2015 yıllarında 190.823,70-TL olmak üzere toplam 592.318,36-TL'lik ürünün davacıya teslim edilmediğinin belirlendiği; bunun yanında yine iki kat fiyatla faturalandırılıp akabinde 136.024,50TL'lik eksiği ile bedelsiz ürünlerle telafi yoluna gidildiğine değinildiği; istinabe yoluyla davalının kayıtların incelendiği bilirkişi raporunda da toplam 592.318,36TL'lik ürünün davacıya teslim edilmediği, faturalara ilişkin “sevk irsaliyesi” veya “ambar tesellüm fişi” gibi belgelerin ibraz edilmediğinin saptandığı; taraflar arasındaki çalışma koşulları bağlamında ve sektördeki teamüle uygun olarak davacının davalıdan satın aldığı ürünleri nihai müşterilere sevk zamanına kadar davalının deposunda tuttuğu; ceza dosyasına konu davalı çalışanının kasıtlı eylemleri nedeniyle 85.432-TL'si asıl davaya ve 642.910,86-TL'si birleşen davaya ilişkin olmak üzere toplam 728.342,86-TL bedelli ürünün davacıya teslim edilmediği görüşü belirtilmiştir. Tarafların dosyaya sunduğu asıl davaya dayanak teşkil eden 85.432-TL'lik faturadaki irsaliye numarası ... ve tarihi █████/2013 olup, bağlı irsaliye ise █████/2013 tarihli ve ... numaralıdır. Yine fatura davacı adına olmasına rağmen, irsaliye ise ...'e hitaben düzenlenmiştir. İrsaliyenin üzerinde "Talebi yapan ..." ibaresi bulunmaktadır. Taraflar arasındaki 10 ve █████/2015 tarihli e-posta yazışmalarında, davacının █████/2015 tarihli cevabi e-postasında, ürünlerin ... ...'a sevk edildiği, fatura ve irsakiyenin ekte gönderildiği, konuyla ... tarafından organize edildiği bildirilmiş; davacının tekrar itirazı üzerine, davalının █████/2015 tarihli e-postasında faturanın neden davacıya kesildiğinin, ürünlerin neden ...'ye sevk edildiğinin bilinmediği, o yıllarda organizasyonun ... tarafından yapıldığı, ... ... Bey'le iletişime geçip kendi aralarında faturalaşma işlemini tamamlamanın doğru olacağı belirtilmiştir. Buna göre, yargılama aşamasında alınmış █████/2021 teslim tarihli bilirkişi raporundaki tespitlerle, davaya konu olay hakkında Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapılmış yargılamadaki tespitlerin benzer olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca ağır ceza mahkemesince alınmış █████/2019 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda davalı şirketin bağlı olduğu ... Denetim ve İç Kontrol Genel Müdürlüğünce düzenlenmiş ön raporda, 2012-2015 yılları arasında davacı şirketle ilgili teslim edilmeyen mallara ilişkin faturalara, inisiyatif faturaları, bedelsiz kesilen faturalar ve 2 kat fiyatla kesilen faturalar belirlenmiştir. Yine davacı şirketin yetkilisi olduğu anlaşılan ve ceza davasında davalının çalışanı ... ve diğer şahıslarla birlikte sanık olarak yargılanmış ... hakkında verilmiş olan beraat kararı da eldeki davanın istinaf aşamasında bulunduğu sırada █████/2022 tarihinde kesinleşmiştir. Dolayısıyla davacının, davalının güveni kötüye kullanma suçu olarak belirlenen eylemleriyle bir ilgisinin olmadığı belirlenmiştir. Bu tespitlere ve asıl dava dilekçesinin ekindeki e-posta yazışmalarına göre, her ne kadar davalı taraf, taraflar arasında mutabakat bulunduğunu ve davacının davaya konu faturalara süresinde itiraz etmeyerek defterlerine kayıt ettiğini ileri sürmüş ise de, davalının asıl ve birleşen davadaki talebe konu fatura içeriği malları davacıya teslim etmediği, hem ceza yargılamasındaki hem de davalının kendi iç denetim raporundaki tespitlerle anlaşılmış bulunmaktadır. Ayrıca davacının söz konusu usulsüzlüğü öğrenmesinden sonra eldeki davayı açmış olması karşısında, davalının söz konusu itirazı kabul edilmemiştir. Yine davalının istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü █████/2014 ve █████/2014 tarihli faturaların hükme esas alınmış bilirkişi raporunda dikkate alındığı, ancak █████/2014 tarihli bedelsiz faturaya ilişkin saptama bulunmadığından bu husustaki itirazları benimsenmemiştir. Açıklanan nedenlerle, mahkemece asıl davanın kabulüne ve birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Asıl ve birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Asıl ve birleşen davalar yönünden alınması gereken toplam 49.629,46‬‬-TL istinaf karar harcından yatırılan 12.568,76-TL harcın mahsubu ile kalan 37.060,7‬0-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!