Anahtar kelimeler: Soylu Yar İrak Huk Konsolosluğundan Müş İçişleri Onuncu Mesleğini Edebilmek

T.C.
D A N I Ş T A YİDARİ DAVA DAİRELERİ KURULUEsas No
: ████████Karar No
: ████████TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... BakanlığıVEKİLİ
: I. Huk. Müş. Yar. Vekili ...KARŞI TARAF (DAVACI)
: ...VEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: Danıştay Onuncu Dairesinin █████/2022 tarih ve E:████████, K:█████████ sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Irak vatandaşı olan davacı tarafından, avukatlık mesleğini icra edebilmek için tarafına Türk Soylu Yabancılara Mahsus Kimlik Belgesi verilmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı olan ... tarih ve ... numaralı Genelge'nin "İstenilen Belgeler" başlıklı kısmının 1 nolu sırasında yer alan "Vatandaşı olduğu Devletin Konsolosluğundan, Türk soylu olduğuna dair aldığı belgenin aslı veya noterden tasdikli olması" ibaresinin iptali istenilmiştir.Daire kararının özeti
: Danıştay Onuncu Dairesinin █████/2022 tarih ve E:████████, K:█████████ sayılı kararıyla;Dava Konusu Genelge'nin İncelenmesi
:Anayasa'nın 124. maddesinin, dava konusu Genelge'nin yürürlüğe girdiği tarihteki halinde, Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği hükmüne yer verildiği,Buna göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, görev alanlarına ilişkin olarak ve yönetmelik, yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapabildikleri,Bu düzenlemeler arasında uyulması gereken "normlar hiyerarşisi" kuramına göre, hukuk düzeninin, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içerdiği ve her normun geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan aldığı, normlar hiyerarşisine göre kanundan sonra gelen yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette hükümlere yer verilemeyeceğinin hukukun genel ilkelerinden olduğu,2527 sayılı Kanun ile Uygulama Yönetmeliği hükümlerinden anlaşılacağı üzere; Türk soylu yabancıların Türkiye'de meslek ve sanatlarını serbestçe icra edebilmeleri için 2527 sayılı Kanun uyarınca çalışma izni almalarının şart olduğu, söz konusu çalışma izninin verilmesinin ise, özel kanunlarda aranılan niteliklerin yanı sıra Uygulama Yönetmeliği'nin 3. maddesinde yedi bent halinde sayılan belgelerin sunulması şartına bağlı bulunduğu, anılan maddenin 5. bendinde aranılan belgelerden birinin de "Yabancılar için açılacak özel kütüklerde nüfus kayıtlarını tesis ettirdiğine" dair belge olduğu, dolayısıyla "Türk Soylu Yabancılara Mahsus Kimlik Belgesi" alınmış olmasının, 2527 sayılı Kanun ve Uygulama Yönetmeliği kapsamında çalışma izni düzenlenmesinin ön şartı olduğu, diğer bir anlatımla, söz konusu kimlik belgesini alamayan kişilerin, 2527 sayılı Kanun uyarınca çalışma izni alabilmelerinin de mümkün olmadığı, bütün belge ve koşulların tamamlanması halinde düzenlenecek olan çalışma izni ile Türk soylu yabancıların, Türkiye'de Türk vatandaşlarına hasredilen avukatlık, mühendislik gibi meslekleri serbestçe ve/veya bir işverene bağlı olarak yapabildiği, başka bir ifadeyle Türk vatandaşlığı koşulundan istisna tutulduğu,Bu çerçevede, gerek 2527 sayılı Kanun'un 6. maddesi, gerekse Uygulama Yönetmeliği'nin 15. maddesinde, Türk soylu yabancılara ilişkin nüfus kayıtlarının İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü nezdinde açılacak özel kütüklerde tutulacağının; söz konusu kayıtların tesisi, değişikliklerin işlenmesi, bu kapsamda kütüğe ilişkin başvurularda aranılan şartlar ile belgelerin içerik ve nitelikleri hakkında esas ve usullerin İçişleri Bakanlığınca düzenleneceğinin kurala bağlanmış olması karşısında, davalı İçişleri Bakanlığının belirtilen alanda dava konusu Genelge ile düzenleme yapma yetkisinin bulunduğu hususunda kuşku bulunmadığı,Bununla birlikte, söz konusu düzenleme yetkisinin normlar hiyerarşisi ilkesine uygun olarak kullanılması gerektiği, buna göre, Yönetmelik'in 15. maddesinin 1. fıkrasının son cümlesinde, kütüğe kayıt için başvuru formunun doldurulmasına esas olan belgelerin noterden onaylı örneklerinin de evraka eklenmesi gerektiğinin öngörüldüğü ve Türk soyluluğunu ispata yarayacak belgenin de bu kapsamda olduğu açık ise de; 2527 sayılı Kanun ve bu Kanun'un uygulanmasına ilişkin Yönetmelik hükümlerinde, Türk soylu ifadesinden neyin anlaşılması gerektiği konusunda bir tanıma yer verilmediği gibi Türk soyluluğun tespitine ve belgelendirilmesine ilişkin de herhangi bir düzenleme sevk edilmediğinin görüldüğü,Bu haliyle, 2527 sayılı Kanun ve bu Kanun'un uygulanmasına ilişkin Yönetmelik'te Türk soyluluğun tespiti hususuna yönelik olarak herhangi bir sınırlamaya yer verilmemesine rağmen, davaya konu Genelge hükmü ile Türk soylu yabancılara "Yabancılara Mahsus Kimlik Belgesi" verilebilmesi için, vatandaşları oldukları Devletin Konsolosluğundan, Türk soylu olduklarına dair belge almaları şartı getirilmek suretiyle Türk soylu olduklarını başka surette ispat edebilme imkanı verilmeden kısıtlayıcı nitelikte kural sevk eden dava konusu düzenlemede üst hukuk normlarına uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığı,Dava Konusu Bireysel İşlemin İncelenmesi
:Uyuşmazlıkta; davacının Türk soylu yabancılar için tutulan özel kütüğe nüfus kaydının yapılmasına yönelik başvurusunun, yukarıda açıklanan gerekçeler kapsamında hukuka aykırı olduğu sonucuna varılan davaya konu Genelge kuralı uyarınca reddedildiği görüldüğünden, söz konusu başvurunun reddedilmesine yönelik bireysel işlemde de bu yönüyle hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davalı idare tarafından, davacıya Türk soylu yabancılara verilen Yabancılara Mahsus Kimlik Belgesini alabilmesi için gerekli olan Türk soylu olduğuna ilişkin belgenin yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri gereğince vatandaşı olduğu Devletin konsolosluğundan onaylatılması gerektiğine yönelik bilgi verildiği, dolayısıyla davacı hakkında tesis edilen işlemin, başvurusunun reddine yönelik olmayıp, davacının Irak Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneğinden almış olduğu Türk soylu olduğuna ilişkin belgenin mevzuat hükümleri uyarınca tasdik işlemlerinin tamamlanmasından ibaret olduğu, bu işlemlerin tamamlanması halinde talebin Genel Müdürlük tarafından tekrar değerlendirileceği, dava konusu bireysel işlem ve düzenleyici işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davacı tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,b) Hukuka aykırı karar verilmesi,c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,2.Dava konusu işlemlerin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu █████/2022 tarih ve E:████████, K:█████████ sayılı kararının ONANMASINA,3. Kesin olarak, █████/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.