Anahtar kelimeler: Sarıpınar Bugünkü Adem Sonlarında Uğradıktan Metal Unvan Birkaç Sınai Unvanını

MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI
:█████████ Esas, █████████ Karar vekili Avukat Adem SarıpınarDAVA TARİHİ
:22.07.2019HÜKÜM
:Davanın kabulüneİLK DERECE MAHKEMESİ
:Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiSAYISI
:████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1800’lü yılların sonlarında İstanbul’da bir aile şirketi olarak metal ticareti alanında faaliyetlerine başladığını, birkaç kez unvan değişikliğine uğradıktan sonra 1969 yılında bugünkü ticaret unvanını aldığını, müvekkili şirketin ██████████ sayılı ve "şekil + ... METAL" ibareli markanın 40. sınıftaki hizmetler yönünden tescili için yaptığı başvurunun davalı ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun (YİDK) kararıyla 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bendleri uyarınca nihai olarak reddedildiğini, oysa davaya konu markanın ilgili hizmetler bakımından tanımlayıcı olmadığını, yeterli derecede ayırt edici niteliği haiz olduğunu, ayrıca “... Metal” ibaresinin bahsi geçen hizmetlerde müvekkilinin 1969 yılından beri süren ticari faaliyetleri neticesinde müvekkili adına ayırt edici nitelik kazandığını, tüketiciler tarafından bilinen bir marka haline geldiğini, müvekkilinin “...” ve “... Metal” ibarelerini ihtiva eden başkaca markalarının davalı kurum tarafından önceki tarihlerde tescil edildiğini, dava konusu marka başvurusunun da bu markaların bir serisi olduğunu, “... Metal” ibaresinin aynı zamanda davacının ticaret unvanının çekirdeği/özü olduğunu, dolayısıyla bu ibarenin üzerinde davacının kazanılmış hakkının mevcut olduğunu ileri sürerek YİDK’nın 16.05.2019 tarih ve 2019-M-4366 sayılı kararının iptali ile markanın tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesince, toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuyla "şekil + ... METAL" ibareli başvuru markasının, kapsamında yer alan hizmetler açısından ortalama tüketici kitlesi nazarında soyut ve somut ayırt ediciliği bulunmadığı, başvuru markasının kapsamında yer alan hizmetler açısından ortalama tüketici kitlesi nazarında cins, vasıf bildiren, tanımlayıcı bir durum olarak algılanabileceği, marka olabilecek nitelikte bulunmadığı, davacının yaygın olarak kullanması sonucu ibareye aidiyet sağladığı, ayırt edicilik kazandırdığı ve işaretin korumanın talep edildiği Türkiye’de marka olarak algılanır hale gelmiş olduğunun ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIBölge Adliye Mahkemesince, dava konusu başvuruda "..." ve "metal" ibarelerinin "... metali" şeklinde tanımlayıcı bir tamlama oluşturacak şekilde bir araya gelmediği, şekil unsuru ile birlikte "... METAL" şeklinde oluşturulduğu, bu hali ile dava konusu başvurunun, tescil ettirilmek istenildiği hizmetler yönünden, "..." ibaresinin ticari kaynak belirtir şekilde metal işleme hizmeti algısını oluşturduğu, markayı oluşturan şekil ve kelime unsurlarının bileşiminin özgün bir karaktere sahip olup, başvurunun ilk bakışta bütünsel olarak markasal algı oluşturduğu, 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde düzenlenen tescil engelinin somut uyuşmazlık yönünden gerçekleşmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZ İNCELEMESİ1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeDava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.2. İlgili Hukuk6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi.3. Değerlendirmeİlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına, özellikle davacının aynı işareti daha önce aynı ve benzer mallarda marka olarak tescil edip kullanmasının ayırt edicilik kazanmış olmasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI.SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 26.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.