Anahtar kelimeler: Ret Kesinlik Şartı Eksiklikleri Sayisi Esastan İstanbul Adliye Hazırlanan Derece

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, █████████ KararHÜKÜM
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 8. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan 14.06.2011 tarihli akaryakıt bayilik sözleşmesi ile davalı şirketin müvekkilinin intifa hakkı sahibi olduğu taşınmaz üzerinde 14.06.2016 tarihine kadar bayilik faaliyeti gerçekleştirmeyi üstlendiğini, 12.09.2014 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi feshedip davacının intifa hakkına rağmen başka bir dağıtım şirketi ile anlaştığını, 620 gün önceden fesih sebebiyle müvekkilinin 119.500,00 TL kârdan mahrum kaldığını ileri sürerek 119.500,00 TL’nin avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile talebini 373.703,00 TL’ye çıkarmıştır.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacının fiyatlandırma politikasında emsallerine göre müvekkiline haksızlık yapması üzerine sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, kimsenin kendi kusuruna dayanarak talepte bulunamayacağını, kabul etmemekle birlikte ancak fesih tarihi ile intifa hakkının sona erdiği 18.09.2015 tarihleri arasında kâr mahrumiyetinin hesaplanabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesince, taraflar arasında düzenlenen 14.06.2011 tarihli akaryakıt bayilik sözleşmesi ile davalının 14.06.2016 tarihine kadar bayilik faaliyeti gerçekleştirmeyi üstlendiği halde 12.09.2014 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi feshettiği, haklı nedenleri ispatlayamadığından davalının sözleşmeyi haksız feshettiğinin kabulü gerektiği, davacının o bölgede yeni bir bayi bulması için gerekli makul süre tespiti neticesinde hesaplanan kâr mahrumiyetinin davalıdan tahsilini talep edebileceği, bilirkişi heyetinin bu sürenin 3 ay olabileceğini belirlediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 52.470,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIBölge Adliye Mahkemesince, bayilik sözleşmesine konu istasyonun bulunduğu bölgede yeni ve benzer bir bayilik ilişkisinin kurulması için gereken makul sürenin üç ay olduğu yönünde varılan kanaatte ve Mahkemece bu kanaatin hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı, aksi yöndeki istinaf sebebinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZ İNCELEMESİ1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeDava, bayilik sözleşmesinin haksız feshedildiği iddiasına dayalı kâr mahrumiyetinin tahsili istemine ilişkindir.2. İlgili Hukuk6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.3. DeğerlendirmeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ
: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 26.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.