Anahtar kelimeler: Açıları Aslen Alacaktan Kalınan Devralarak Ödenmek İhalelerin Devri İdareden Dönemlerde

T.C.
İSTANBUL4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA VE TALEP
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının, davacı İdare tarafından yapılan ihalelerin yüklenicisi olduğunu, ihale ile iş alan şirketlerin, işyeri devri hükümlerine göre önceki şirket işçilerini devralarak çalışmaya devam ettiklerini, davalı şirketin İdareden İş aldığı dönemlerde çalıştırdıkları işçilerden dolayı doğan ve İdare tarafından ödenmek zorunda kalınan her türlü hak ve alacaktan ihale sözleşmeleri ve Borçlar Kanunu hükümleri doğrultusunda aslen sorumlu olduğunu, Davalının iş aldığı dönemde çalıştırdığı dava dişi işçi ... tarafından ... 6.İş Mahkemesinin ... E. ... K. sayılı dosyası ile açıları davada işçilik alacaklarının davali İdareden tahsiline karar verildiğini, Alacaklı vekili tarafından ... İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emri gönderildiğini ve icra dosyasına davalı İdare tarafından brüt 60.409,70 TL.nin içinde yer alan 23 727,59 TL vekalet ücretinden G.V.Stopaj ve KDV Tevkifat tutarı 5931.90 TL kesinti yapılarak toplam 28.293,47 TL yargılama gideri ve 22.361,57 TL vekalet ücreti ödendiğini, Ayrıca dava konusu bedel işçi alacakları yönünden Vergi Dairesine Taşeronlardan kesilen yasal kesintiler (SGK primi, işsizlik primi, gelir vergisi, damga vergisi) için 699,87 TL ödeme yapıldığını, davalının nezdinde çalışılan dönemlere ait olan ve İdare tarafından ödenen kesintilerle birlikte 61.109,57 TL kurum zararının davalıdan tahsili gerekiğini, İhale şartnamaleri ve sözleşmeleri ile ilgili Kanun hükümleri çerçevesinde davaya konu bedelin sorumlusunun çalıştırdıkları süre bazında davalı olduğunu, ihale sözleşmesi ve ihale belgelerine göre hizmet alımı kapsamında çalıştırılan işçilerin İdarenin değil, yüklenicinin işçisi olduğunu, bu nedenle iş akdi feshedilen işçilere ödenmesi gereken her türlü ödemenin yüklenici tarafından karşılanması gerektiğini, işçilik alacaklarına ilişkin borcun yükleniciye ait olduğunu, davalı İdarenin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. ve 3.maddeleri uyarınca müştereken ve müteselsilen asıl işveren sıfatıyla sorumlu tutulduğunu, bu sorumluluğun kanundan kaynaklanan (dış kaynaklı) sadece işçiye karşı bir sorumluluk olduğunu, iç ilişkide yüklenicilere karşı böyle bir sorumtuluğu bulunmadığını, davalı ile davacı İdare arasında imzalanan sözleşme ve şartnameler gereği iş akdinin feshi halinde işçinin doğacak alacaklarından yüklenicinin sorumlu olacağını, KİK ve diğer yasal düzenlemeler kapsamında işçi çalıştırma v işten çıkarma yetkisine sahip yüklenici firmaların iş akdinden ve 4857 sayılı İş Kanunundan kaynaklanan tüm yükümlülükleri yerine getirmek zorunda olduğunu, Yargıtay Kararları ile yüklenicinin İdarenin asil işveren sıfatıyla sorumlu olmasından dolayı ödediği miktarların tamamından sorumlu olduğunu, Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplamı 61. 109,57 TL'nin, ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı tarafça davaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.DELİLLER
:... 6.İş Mahkemesinin ... E....K. sayılı dosyası, Davacı... ile davalı ...Şirketi ile arasında düzenlenen sözleşme ve ihale şartnamesi örneği, ... 6. İş Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı uyap dosyası, ... İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı uyap dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ KABUL VE GEREKÇE:Davacı tarafından açılan dava, taralar arasında imzalanan sözleşme nedeniyle işçi ödemesine ilişkin alacak davasıdır.Taraflar arasındaki ihtilaf; Davalının işçisi için davacı tarafça ödenen miktarın rücuen davalıdan talep edilip edilmeyeceği hususlarındadır.Deliller toplandıktan sonra, Davalının işçisi için davacı tarafça ödenen miktarın rücuen davalıdan talep edilip edilmeyeceği hususlarında rapor düzenlenmesi için dosya, Sosyal Güvenlik ve İş Hukuku Mevzuatıl Nitelikli Hesaplamalar konusunda uzman bilirkişi ...'a tevdi edilmiş, bilirkişi mahkememize sunmuş olduğu raporunda özetle; ... 6.İş Mahkemesinin ... E. ...K.sayılı dosyası içeriğinden dava dışı işçi ...'in 13.11.2013-20.08.2015 tarihleri arasında 1 yıl 9 ay 8 gün süre ile asıl işveren ... işyerinde çalıştığı, davalı şirketin alt işveren konumunda bulunduğunun tespit edildiği, 05.12.2023 tarihli karar ile 3.935,54 TL kıdem tazminatı, 2.639,50 TL ihbar tazminatı, 746,67 TL yıllık izin ücreti. 5.528,96 TL fazla mesai ücreti, 696,53 TL UBGT ücreti, 2.250,80 TL hafta tatili ücreti alacaklarının faizleri ile birlikte ...'den tahsline, 67932TL arabuluculuk ücreti, 807,66 TL bakiye harç, 15.798,00 TL vekalet ücreti, 1.839,13 TL yargılama gideri yönünden hüküm kurulduğu görülmekle, hukuki durumun ve delillerin takdir ve değerlendirmesi Sayın Mahkemeye ait olmak üzere dava dışı işçiye ödenen 1 yıl 9 ay 8 günlük tüm hizmet dönemine ilişkin kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatli ücreti alacaklarından davalı yüklenicinin ... sicil no.lu işyerinde dava dışı işçiyi çalıştırdığı 13.11.2013-20.08.2015 tarihleri arasındaki 1 yıl 9 ay 8 günlük hizmet süresi yönünden sorumlu olduğu, davacının yaptığı ödemeden dolayı davalıdan rücuen talepte bulunabileceği, yapılan tespit ve değerlendirmelere göre ... İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı dosyasına davacı ... tarafından yapılan 55.177,67 TL lık ödeme ile alacaklı vekili lehine hesaplanan vekalet ücretinden yapılan G.V.Stopaj ve KDV Tevkifat tutarı 5.931.90 TL kesintisi ödemesi ile birlikte rücu edilebilir miktar toplam 61.109,57 TL olacaktır. SONUÇ: Hukuki durumun ve delillerin takdir ve değerlendirmesi Sayın Mahkemeye ait olmak üzere asıl işveren davacı ....nin, alt işveren davalı yüklenici şirkete dava dışı işçiye ödenen işçilik hak va alacaklarım ödemesi yönünden rücu edebileceğine karar verilmesi durumunda, rücu miktarının 61.109,57 TL olacağına, söz konusu miktarın 5.931.90 TL.lık kısmı yönünden 30.01.2024 tarihinden itibaren, 22.361,57 TL.lık kısmına ödeme tarihi olan 31.01.2024 tarihinden, 32.816,10 TL kısmına 12.02.2024 ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülebileceğine (uygulanacak faiz oranı konusunda takdir Sayın Mahkemeye aittir) " yönünde görüş ve kanaatinde olduğunu bildirmiştir. Bilirkişi Raporu dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve hüküm kurmaya elverişlidir.Tüm dosya kapsamı değerlendirilmekle; 4857 sayılı İş Kanununun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır.Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167. maddesinde düzenlenen, “Aksi karalaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır.” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir.Müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği kabul edilmelidir.Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin ... esas,... karar sayılı kararında;" ... Hizmet alımına ilişkin tip sözleşmelerde, işçilik ücretleri arasında işçilere ait özlük haklarının tümü belirlenmekte ve bu şartlarla sözleşme imzalanmaktadır. İş Kanunu'nda, işçiyi korumak amacıyla düzenlenmiş olan asıl işveren ve alt işverenin (yüklenici) müteselsil sorumluluğuna ilişkin düzenlemenin taraflar arasındaki hizmet sözleşmelerinde iç ilişki bakımından uygulanması mümkün değildir. Hizmet alım sözleşmelerinde, işçilerin özlük hakları ile ilgili olarak yüklenici (alt işveren) lehine herhangi bir hüküm bulunmaması durumunda, yüklenicinin (alt işveren) işçisi ile organik bir bağı olmayan asıl işveren, işçilerin özlük haklarından sorumlu tutulmamalıdır....Yukarıdaki gerekçelerle; hizmet alım sözleşmesinde herhangi bir hüküm bulunmaması hâlinde, asıl işverenin yüklenicinin (alt işveren) işçilerine ödediği işçilik alacaklarının tamamından yüklenicinin (alt işveren) sorumluluğun mevcut olduğuna...." şeklinde belirtildiği dikkate alınarak davalının ödenen bedelin tamamından sorumlu olduğu olacağı kabul edilmiş ve Davanın Kabulü ile, 61.109,57 TL 'nin, 5.931,90 TL'lik kısmına 30.01.2024 tarihinden, 22.361,57 TL'lik kısmına ödeme tarihi olan 31.01.2024 tarihinden, 32.816,10 TL'lik kısmına 12.02.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın Kabulü ile, 61.109,57 TL 'nin, 5.931,90 TL'lik kısmına 30.01.2024 tarihinden, 22.361,57 TL'lik kısmına ödeme tarihi olan 31.01.2024 tarihinden, 32.816,10 TL'lik kısmına 12.02.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2-Harçlar Kanununca alınması gerekli 4.174,39 TL ilam harcından peşin yatırılan 1.043,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.130,79 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 30.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan 427,60 başvuru harcı, 1.043,60 TL peşin harç, 4.500,00 TL bilirkişi ücreti, 977,00 TL tebligat ve posta giderleri olmak üzere toplam 6.948,20 TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,Dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2025Katip¸e-imzalıdırHakim¸e-imzalıdır