Anahtar kelimeler: Sıkışarak Bagajına Çantasını Cismani Girişine Evinin Hızlı Aşırı Alanının Koyduğunda

T.C.
İSTANBUL1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ
: █████/2018KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'nın █████/2017 tarihinde ... adresindeki evinin önünde araç girişine açık karayolu alanının üzerine park halindeki aracının bagajına çantasını koyduğunda ... Sigorta AŞ.'ye ait “... Poliçe Numaralı Trafik Sigortası Poliçesiyle” sigortalı bulunan ... plakalı, ... adına tescil kaydının bulunduğu aracın aşırı hızlı olmasının nedeniyle çarpmasının sonucu müvekkilinin iki aracın arasında sıkışarak ağır yaralandığını, olayın sonrasında kolluk kuvvetlerince yapılan araştırmada ... adına tescil kaydının bulunduğu aracı kullanan kişilerin olay yerinden kaçtığını araç sürücüsüne ilişkin alkol tespitinin ve sürücü belgesinin tespitinin yapılamadığının savcılık dosyasının içeriğinden anlaşıldığını, kazaya neden olan aracı kullanan kişilerin ve araç sahibi ... hakkında yetkili ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ...Soruşturma numaralı dosyada soruşturma açıldığını ve soruşturmanın devam ettiğini, kaza sonrasında müvekkilinin ...Hastaneler Kompleksi ... Üniversitesi Hastanesine kaldırıldığını, bir süre yoğun bakımda kaldığını, müvekkillerinin kaza nedeniyle vücudunun değişik yerlerinde kırıkların olduğunu, müvekkillerinin yaralanma sebebiyle vücudunda birçok arızanın ve sakatlığın kaldığını, daimi iyileşme kabiliyetinin olmadığını, maluliyete sebep olduğunu, müvekkilinin kaza nedeniyle yürüteç ve koltuk değneğinin dışında yürüyemediğini, kazaya bağlı olarak daimi öfke ve sinir hastalığına sebep olduğunu, müvekkilinin şeker hastalığının olduğunu, beyinde stent ve ayağının çeşitli yerlerindeki stentlerden dolayı ameliyat olamadığını, ayağındaki kaval kemiği kırığının nedeniyle müvekkilinin ... Üniversites... Fakültesi Ortopedi ve Travmaloji Bölümü'nde tedavisinin sürdüğünü, müvekkilinin bu durum sebebiyle maddi ve manevi sıkıntıların yaşadığını, müvekkilinin vücut bütünlüğünün bozulduğunu, olayda müvekkilinin kusurununu olmadığını, müvekkilinin tedavi , yol masrafı, bakıcı, beslenme giderleri gibi durumlar için de ekstra masraflar yaptığını, ilgili zararların giderilmemesi için ... Sigorta AŞ.'nin zarar giderilmesinin yolunda herhangi bir tazminat ödemesinin yapmadığını neticeten belirsiz olan alacak nedeniyle maddi tazminata ilişkin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilmek koşulu ile Müvekkilimiz ... için 4.000,00 TL (şimdilik) maddi tazminata (iş göremezlik nedeniyle oluşan maddi zararlar, refakatçi, yol, yakıt giderleri vs. giderler vs.) hükmedilmesine; Gerçek kişi Davalılar ... yönünden kaza tarihi 05.09.2017 tarihinden, Tüzel kişi Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden (KZMMS Limiti ile bağlı olmaksızın) ise temerrüt tarihi olan (başvuru tarihi) 13.12.2017 tarihi hasar dosya numarası (...) oluşturulan tarih itibariyle artan oranlarda Ticari Faiz Uygulanmasına; manevi tazminata ilişkin sadece gerçek kişi davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilmek koşulu ile; (tüzel kişi sigorta şirketi hariç); Müvekkilimiz ... için 60.000,00 Tl manevi tazminata hükmedilmesine, gerçek kişi davalı ... yönünden kaza tarihi 05.09.2017 tarihinden, itibaren artan oranlarda yasal faiz uygulanmasına, yargılama giderleriyle ücreti vekâletin müştereken ve müteselsilen davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.SAVUNMA/Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 2918 sayılı kanunun 96. maddesi uyarınca dava açılmadan önce sigortacıya başvuru şartı usulüne uygun olarak yerine getirilmediğinden başvurunun öncelikle usulden reddi gerektiği; İlgili madde uyarınca müvekkil sigorta şirketi tarafından süresi içerisinde davacı tarafa yazılı cevap verilmiş olup, tazminat incelemesinin tamamlanabilmesi için eksik evrakların gönderilmesi talep edildiği; davacı taraf müvekkil sigorta şirketine eksik evrakları göndermeden huzurdaki davayı ikame edildiği bu nedenle davanın öncelikle KTK'nın 97. madde hükmü gereğince sigortacıya başvuru zorunluluğu yerine getirilmediğinden usulden reddine karar verilmesi gerektiği; davacı yanın 4.000,00-TL maddi tazminat talebinin tam olarak ne tür bir zarar olduğu ve ne kadarının hangi zararına ilişkin olduğu anlaşılamadığı; açıklanan nedenle Sayın Mahkeme tarafından davacı yanın maddi tazminat talebinin ne kadarının hangi alacak kalemine ilişkin olduğunun açıklattırılmasına karar verilmesini talep ettiği; müvekkil şirketin sorumluluğu bedeni zararlarda 330.000,00-TL azami poliçe limiti ile sınırlı olduğu; teminat limiti bildirmemiz davayı kabul anlamına gelmediği; manevi tazminat talepleri Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi teminatı dışında olduğu; davacı tarafın manevi tazminata ilişkin talebinin müvekkil sigorta şirketi yönünden reddi gerektiği; kazanın meydana gelmesinde yol ya da araç kusurunun (teknik arıza) bulunup bulunmadığının tespitinin yapılması ve tazminat hesabı yapılması halinde şartları var ise tazminat tutarından birlikte kusur indiriminin yapılması gerektiği; davacının dava konusu kaza nedeniyle maluliyeti bulunup bulunmadığı hususu Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi tarafından özürlülük ölçütü, sınıflandırılması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporlarına ilişkin mevzuat doğrultusunda incelenmesi gerektiği; öncelikle davacı taraf geçici iş göremezlik talebinde bulunmamış olup, taleple bağlılık ilkesi gereği davacının talebinden fazlasına karar verilemez. davacının tedavi ve tedavi giderlerinden sayılan geçici iş göremezlik ile bakıcı gideri/refakatçi giderleri, yol yakıt giderleri/yol masrafları, özel bakım ve beslenme giderleri nedeni ile doğan zararlarına ilişkin maddi tazminat talepleri ve geçici iş göremezlik tazminatı sigorta poliçesi teminatı dışında olup müvekkil şirketin bu talepler nedeniyle sorumluluğu bulunmadığı; davacı tarafın başvuru tarihinden itibaren ticari faiz talep etmesi yasaya aykırıdır. davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, dava konusu tazminat “ancak dava tarihinden itibaren” işleyecek “yasal faiz” ile birlikte talep edilebileceği neticeten - KTK m. 97’ye uygun bir şekilde başvuru yapılmamış olması nedeniyle davanın reddine, Sayın Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde, Davaya yönelik tüm beyanlarımız dikkate alınmak suretiyle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, aksi takdirde hesaplanacak olan tazminat tutarından dilekçemizde belirtilen indirim sebepleri göz önüne alınarak indirim uygulanmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.DELİLLER VE GEREKÇE/Dava, 6098 sayılı TBK m.54'de düzenlenen bedensel zararın tazmini davasıdır.Dava konusu uyuşmazlığın,█████/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının uğradığı cismani zararın tespiti ve davalı işleten ile trafik sigortacısından tahsili ile manevi tazminatın davalı işletenden tahsiline yönelik olduğu anlaşılmıştır.Mahkememizin ...Esas ... Karar sayılı ilamında özetle, "Dava dosyası ve alınmış olan kusur, maluliyet ve aktüer bilirkişi raporları denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğundan davalı işleten ... yönünden davanın kabulü ile, 32.284,04 TL'nin █████/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.Ancak davacı her ne kadar geçici iş göremezlikten ve bakıcı giderinden kaynaklanan zararlarını davalı sigorta şirketinden de tahsilini de talep etmiş ise de; tazminata esas trafik kazasının █████/2017 tarihinde meydana gelmiş olması nedeniyle davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren ...’na tabi olması ve şartın A.3 maddesi ile sigorta kapsamının “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.” şeklinde tanımlanmış olması karşısında sigortacının sorumluluğunun sigorta genel şartlarında öngörülen şartlara sıkı sıkıya bağlanmış olduğu görülmektedir. Dolayısı ile sigortacının sorumluluğunun dış sınırını 2918 sayılı KTK, iç sınırını ise ...’ları oluşturmaktadır. Böylece 2918 sayılı KTK gereği işletenin sorumluğunda kalan bir tazminatın sigortacının sorumluluğunda kalabilmesi için ... ile sigorta kapsamına alınmış olması gerekir. Aksi halde sigortacı sorumlu tutulamaz. Çünkü sigortacının sorumluğunun dayanağı sigorta sözleşmesi ve sözleşmeni eki niteliğindeki genel şartlardır. İşletenin sigorta yapma mecburiyeti ile sigortacının zarardan sorumluluğu farklı kavramlardır. Trafik sigortasının işleten bakımından zorunlu olması sigortacının her türlü zarardan sorumlu olduğu anlamına gelmez.Kaldı ki sigortacıyı, sigorta sözleşmesi ve sözleşmenin eki olan genel şartlar dışında, oluşan zarardan sorumlu tutmayı gerektiren yasal bir dayanak yoktur.Bu kapsamda ...’ının A.5. maddesi ile sigorta kapsamına giren teminat türleri “a) Maddi Zararlar Teminatı”, “b) Sağlık Giderleri Teminatı”, “c) Sürekli Sakatlık Teminatı” ve “d) Destekten Yoksun Kalma (Ölüm) Teminatı” olarak sıralanmıştır.Ancak bu teminatlardan “b) Sağlık Giderleri Teminatı: Üçüncü kişinin trafik kazası dolayısıyla bedenen eski haline dönmesini teminen protez organ bedelleri de dahil olmak üzere yapılan tüm tedavi giderlerini içeren teminattır. Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve ... Hesabının sorumluluğu 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98’inci maddesi hükmü gereğince sona ermiştir.” şeklinde düzenlenen “sağlık giderleri teminatı”na bakıldığında, teminatın yer aldığı başlığa aykırı olarak genel şartın bu maddesinde öngörülen zarar kalemleri tamamen sigortacının sorumluğu dışına çıkarılmış ve “sağlık giderleri teminatı”ndan kaynaklanan sorumluluk tümden SGK’ya yüklenmiştir.Hatırlanacağı üzere 6111 sayılı yasa m.59 ile değiştirilen 2918 sayılı KTK. m. 98 hükmü ile sadece genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmetlerinden kaynaklanan tedavi giderleri SGK’ya yüklenmişti. Ancak şartın 1.6.2015 tarihinde yürürlüğe giren A.5.b. bendi düzenlemesi ile bir adım ileriye gidilerek “sağlık giderleri teminatı”ndan kaynaklana tüm sorumluluk SGK’ya yüklenmiştir.Düzenleme ile kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar oluşan;-Tüm tedavi giderleri,-Protez organ bedelleri,-Tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri,-Trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler, sağlık gideri teminatı kapsamına alınmıştır.Sonra da sağlık giderleri teminatından kaynaklanan sorumluğun SGK’ya ait olduğu ve sigorta şirketi ile ... Hesabının sorumluluğunun sona erdiği ifade edilmiştir. Şartın A.5.b bendi düzenlemesinin lafzından açıkça bu sonuç çıkmaktadır. Bu kapsamda geçici iş göremezlik tazminatı olarak anılan tazminatın da SGK’ya yüklendiği anlaşılmaktadır. A.5.b bendi düzenlemesinin bu anlamı, A.5.c ve Ek altı kapsamında başvuru sırasında sunulması öngörülen belgeler ile birlikte incelendiğinde daha açık olarak ortaya çıkmaktadır.Ancak bu düzenlemeye rağmen uygulamada sigortacı veya ... hesabının sağlık giderleri teminatı kapsamında kalan tazminattan sorumlu tutulup tutulamayacağı sorun yaratmaktadır. Bunun için genel şartların hukuki yeri ile A.5.b. bendinin etkisinin irdelenmesi gerekir.Sigorta genel şartları, sigorta poliçesinin arkasında yazılı olan ve her sigorta dalı için ayrı ayrı düzenlenerek ilgili bakanlık tarafından tasdik edilen sigorta mukavelesinin eki niteliğindeki şartlardır. Kanunu emredici hükümlerine aykırı olmamak üzere tanzim edilen bu şartlar sigorta mukavelesinde tarafların hak ve borçlarını göstermektedir. Esas itibariyle bakıldığında Kender’in dediği gibi sigorta genel şartları sigorta mukavelesi şartlarıdır. (Reyegan Kender 2005 Türkiye Hususu Sigorta Hukuku, İstanbul 12 Levha Yayınları, S.191)Öğretide kimi yazarlar sigorta poliçesi genel şartlarının Borçlar Hukuku alanında tanımlanan ve kabul edilen genel işlem şartı niteliğinde olduğunu (Sibel Korkmaz, 2004, Sigorta Sözleşmesinde İspat Sorunları, Ankara Seçkin Yayınları, S.145) söylemekte ise de 2918 sayılı KTK. m.90’ın “(Değişik madde: █████/2016-6704 S.K. 3. mad.) Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu kanun ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklindeki hükmü ile sigortacının sorumluğunun açıkça .... ile sınırlı olduğunun öngörülmüş olması karşısında bu yöndeki iddiaya itibar edilemez. Bu yönde bir iddianın söz konusu olabilmesi için sigortacının sorumluğunun özel olarak düzenleyen genel bir hükmün olması ve sigorta sözleşmesinin rızai olma (iradi olma) özelliğine aykırı olarak, genel şartların zarar görene de kabul ettirilmiş olması gerekir. Oysa sigorta genel şartları idari bir işlem ile kamu kurumu tarafından ihdas edilmektedir. Ayrıca 2918 sayılı KTK. m. 90 hükmü sigortacının sorumluğunun genel şartlar kapsamında belirleneceğini açıkça hükme bağlamaktadır. Bu durum karşısında genel şartın düzenlemesi dolaylı olarak kanun hükmü niteliğinde olmaktadır. Çünkü hukuka uygunluk denetimi üst bir normun varlığı halinde yapılabilir. Bu anlamda emredici hükümler hariç, genel şartın üstünde sigortacının sorumluğunu belirleyen üst bir norm söz konusu değildir.Nitekim 5684 sayılı Sigortacılık Kanunun 11/1. maddesinde Sigorta Genel Şartlarının (...’nın) etkisi; “Sigorta sözleşmelerinin ana muhtevası, Müsteşarlıkça onaylanan ve sigorta şirketlerince aynı şekilde uygulanacak olan genel şartlara uygun olarak düzenlenir. Ancak, sigorta sözleşmelerinde işin özelliğine uygun olarak özel şartlar tesis edilebilir. Bu hususlar, sigorta sözleşmesi üzerinde ve özel şartlar başlığı altında herhangi bir yanılgıya neden olmayacak şekilde açık olarak belirtilir.” şeklinde düzenlenmiş olup, tarafların bakanlıkça belirlenen genel şartlara aykırı olarak özel şart kabul ederek sigortacının sorumluğunu daraltamayacağı, aleyhe şart kabul edemeyeceği öngörülmüştür. TTK’nın 1425/3. maddesinin “Kanunlarda aksine hüküm bulunmadıkça, genel şartlarda sigorta ettirenin, sigortalının veya lehtarın lehine olan bir değişiklik hemen ve doğrudan uygulanır. Ancak, bu değişiklik ek prim alınmasını gerektiriyorsa, sigortacı değişiklikten itibaren sekiz gün içinde prim farkı isteyebilir. İstenilen prim farkının sekiz gün içinde kabul edilmemesi hâlinde sözleşme eski genel şartlarla devam eder.” şeklindeki hükmü ile de ....nın lehe olan hükümlerinin derhal uygulanacağı öngörülmüştür. Bu hükümler hep birlikte ele alındığında genel şartların sigorta poliçesinin ayrılmaz bir parçası olduğu, tarafları ve poliçeden dolayı hak talebinde bulunan herkesi bağladığı görülmektedir. Bu ilkeler ışığında ...’nın A.5.b. maddesine bakıldığında sağlık giderleri kapsamındaki teminatların SGK’ya yüklendiği veya maddede öngörülen zarar kalemlerinin SGK tarafından üstlenildiği görülmektedir.SGK’nun üstlenmiştir çünkü ...’ları sigortacı ve sigorta ettiren bakımından genel şart niteliğinde ise de hak talep eden üçüncü kişiler ile idare bakımından düzenleyici bir idari işlem niteliğindedir. Bu sebepledir ki ...’nın iptali için Danıştay’a iptal davası açılmaktadır. Bu yönü ile bakıldığında idare düzenleyici bir idari işlem ile sağlık sigortalarından kaynaklana sorumluğu üstlenmiş olmaktadır. Bu idari işlem hak sahiplerine de bu idari işlem kapsamında hak talebinde bulunma yetkisi vermektedir. Bir an için genel şartların idare için de sözleşme hükmü niteliğinde olduğu düşünülecek olduğunda da idarenin genel şart hükümleri ile borç üstlendiği sonucu çıkmaktadır.Şartın A.5.b. maddesinin kapsamı ve uygulanması bakımından henüz Yargıtay uygulaması olmasa da Bölge Adliye Mahkemeleri arasında da uygulama birliği sağlanmış değildir. ... Bölge Adliye Mahkemesinin (... BAM. 3. HD. 05.06.2018 tarih ... E. ve ...K.)kararı dışında, diğer BAM’lar (İstanbul BAM. 9. HD. 12.03.2020 tarih ... E. ve ...K., Samsun BAM 3. HD. 25.03.2020 tarih ... E. ve ...K., G.Antep BAM 17. HD. █████/2020 tarih ...E. ve ... K. ve G.Antep BAM 17. HD. █████/2020 tarih ... E. ve ...K.)tedavi giderlerinin SGK’ya yüklenmediği veya geçici iş göremezliğin hala sigorta şirketlerinin sorumluğunda olduğu yönünde kararlar verilmektedir. Ancak bu yöndeki karalar var olan hukuka (dö lege lata) aykırı ve ancak olması gereken (dö lege feranda) hukuka uygun kararlardır.Bu nedenle iyileşme döneminde oluşan geçici iş göremezlik zararı ile diğer zararlardan sigortacının sorumlu olmadığı sonucuna varılarak davalı sigorta şirketi yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.Manevi tazminat talebinin ise davacının kusuru olmamakla birlikte daimi bir maluliyetinin olmaması ve ... İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden alınan █████/2018 tarihli cevabi yazı ekindeki belgelerden davacı ...'nın emekli olduğu, aylık gelirinin 1.600,00 TL, kendi evinde eşi ve kızı ile birlikte oturduğu ve şahsına ait 2013 model bir aracı olduğu tespit edilmiş olduğundan ve de manevi tazminatın taraflardan birinin zenginleşmesine ve diğer tarafın fakirleşmesine neden olmayacak düzeyde olması gerektiğinden davacının iyileşme süresinin 15 ay sürecek olması nazara alınmak suretiyle takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'tan █████/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine" karar verildiği; karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine,İstanbul BAM 9. HD ... Esas ... Karar sayılı ilamında "Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, █████/2017 günü saat 19.00 sıralarında davalı ...'un maliki bulunduğu ... plakalı, kimliği tespit edilemeyen minibüs sürücüsünün ...sokakta seyri sırasında olay mahalli 12 nolu bina önüne geldiğinde, direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yolun sağında park halinde bulunan ... plakalı otomobile arkadan çarptığı, çarpma sonucu ötelenen ...plakalı otomobilin önünde park halinde bulunan ... plakalı otomobilin arka tarafında bulunan ve bagaja çanta yerleştirmekte olan davacı ...'ya çarpması ile iki araç arasında sıkışan davacı ...'nin yaralanması ile neticelenen dava konusu olayın meydana geldiği anlaşılmıştır.Kimliği tespit edilemeyen sürücünün olayda asli ve tam kusurlu olduğu, davacının maluliyetinin bulunmadığı iyileşme süresinin 15 ay olduğu, 6 aylık süre için bakıma ihtiyacı bulunduğu anlaşılmıştır.2918 sayılı KTK 98. maddesinde SGK'nun sorumlu olduğu tedavi giderleri açıkça sayılmış olup bu giderler kapsamında geçici iş göremezlik tazminatının bulunmadığı açıktır. Yeni Genel Şartların A.5.b maddesinde açıklanan sağlık giderleri teminatının Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu düzenlenmesi ile aynı yönde değişiklik 2918 sayılı KTK'da yapılmadığından Anayasa Mahkemesinin █████/2020 tarih, ...Esas ve ... Karar sayılı iptal kararı gereğince yeni Genel Şartların A.5.b maddesi sigorta şirketinin sorumluluğunu daraltan nitelikte olduğundan uygulanamayacaktır.Bu doğrultuda poliçenin ve genel şartların tarafı olmayan SGK'yı yasal düzenleme olmaksızın tüm sağlık gideri teminatı kapsamındaki tazminat kalemlerinden sorumlu tutmak mümkün olmayacaktır. Ayrıca sigorta şirketleri tarafından poliçe bazında KTK 98. maddesindeki sayılanlar kapsamında SGK'ya katkı payı aktarımı yapıldığı nazara alındığında, KTK 98.madde kapsamı dışında sağlık giderleri teminatı içinde kalan tazminat kalemlerine ilişkin sigortalıdan alınan prim ücretleri sigorta şirketlerinin uhdesinde kalmaktadır. Bu doğrultuda sigorta şirketlerinin KTK 98. madde dışında kalan sağlık gideri teminatı kapsamındaki geçici iş göremezlik tazminatından poliçe limiti ile sorumluluğu devam edecektir.Kaldı ki sağlık giderleri teminatı açıklayan Genel Şartların A.5.b bendinin son cümlesinde "Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve ... Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98 inci maddesi hükmü gereğince sona ermiştir." ifadesiyle sigorta şirketinin ve ... Hesabının sorumluluğunun sona ermesini KTK'nın 98.maddesine bağlamıştır.Ancak kanun koyucu tarafından yeni Genel Şartlarda ki bu düzenleme doğrultusunda KTK'nın 98.maddesinde değişiklik yapılarak" geçici iş göremezlik tazminatı madde kapsamına alınmadığı, açıkça SGK tarafından karşılanacağı ve Sigorta Şirketleri ve ... Hesabının sorumluluğunun sona erdiği" yönünde değişiklik yapılmadığından Genel Şartların A.5.b bendinin son cümlesi kadük kalmıştır/ yürürlüğe girmemiştir. Başka bir ifadeyle halen yürürlükte bulunan KTK'nın 98.maddesinde, yeni Genel Şartlarda ki sağlık giderleri teminatına ilişkin düzenleme doğrultusunda Sigorta Şirketleri ve ... Hesabının sorumluluğunun sona ereceğine ilişkin bir yasal düzenleme bulunmadığından 98.madde hükmü dışında kalan teminatlar (belgesiz sağlık giderleri, geçici bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik tazminatı) bakımından sorumlulukları devam edecektir.Nitekim Yargıtay 17. Hukuk Dairesi genel şartlar değişikliğinden önce halen yürürlükte bulunan KTK'nın 98.maddesinin kapsamının belirlenmesi bakımından vermiş olduğu █████/2014 tarih, ... E. ve ...K. sayılı kararında "2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesi kapsamında kalan tedavi giderlerinden Sosyal Güvenlik Kurumu, yasa kapsamı dışında kalan bakıcı veya tedaviye bağlı sair giderlerden varsa trafik şirketi yoksa ... Hesabı ve her iki halde de diğer haksız fiil sorumlularının (işleten ve sürücü gibi) sorumlulukları devam edecektir" yönünde karar vermiştir.Açıklanan gerekçe doğrultusunda Mahkemece Sigorta Genel Şartları dikkate alınarak davalı sigorta şirketi hakkındaki davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Davacı vekilinin bu yöndeki istinafı yerinde bulunmuştur.Davacı ...'nın yargılama sırasında █████/2023 tarihinde öldüğü, Uyap sisteminin uyarı verdiği görülmüştür. Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen göz önünde bulundurulması gerekmektedir.O halde Mahkemece yapılması gereken, İlk Derece Mahkemesince vefat eden davacı ...'nın mirasçılık belgesi getirtilerek, mirasçılarına usulüne uygun tebligat yapılıp, mirası reddetmeyen mirasçılarının mecburi dava arkadaşı olarak yöntemince davaya katılımı sağlanmak, mirasçılar davayı birlikte takip etmekten kaçınırlarsa terekeye temsilci tayin ettirmek suretiyle, taraf teşkili sağlandıktan sonra, hasıl olacak sonuca göre tirazlar da incelenerek esas hakkında bir karar vermekten ibarettir.Dairemiz kararı niteliği itibari ile manevi tazminata ilişkin olan istinaf itirazları bu aşamada değerlendirilmemiştir.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine " karar verildiği ve bozma ilamı sonrası mahkememizin iş bu esasına dosyanın kaydedildiği anlaşılmıştır.Bozma ilamı doğrultusunda davacı müteveffa ...'nın mirasçılarının ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile tespit edildiği ve tamamı davaya dahil edilerek yargılamaya devam olunmuştur.Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede davacı ...'nın █████/2017 tarihinde park halindeki aracının bagajına eşya koyduğu sırada davalı ...'ye ait ve davalı ... Sigorta A.Ş nezdinde sigortalı olan ... plakalı aracın çarpması sonucu müteveffanın iki araç arasında sıkışması nedeniyle yaralanmasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davası açıldığı anlaşılmıştır. Dava dilekçesi içeriğinde maddi tazminat yönünden iş göremezlik nedeniyle oluşan maddi zararlar, refakatçi, yol, yakıt giderleri vs. giderler vs. hükmedilmesine karar verilmesini talep ettiği ancak her bir zarar kalemi yönünden talebini somutlaştırmadığı anlaşılmakla her bir zarar kalemi yönünden beyanda bulunması için süre verildiği ve davacı vekilinin █████/2025 tarihli beyan dilekçesinde özetle HMK m.107 kapsamında 4.000 TL maddi tazminatın 2.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı; 2.000,00 TL bakıcı desteğine ilişkin olduğu başkaca tazminat talebi olmadığını beyan etmekle yalnızca iş bu kalemler yönünden inceleme yapılmıştır.Davacı ...'nın █████/2017 tarihinde yaralanması nedeniyle ... CBS tarafından ... nolu soruşturma başlatıldığı ve ...'nın müşteki olarak kollukta alınan ifadesinde özetle, █████/2017 günün ikamet ettiği bina önünde bulunan aracın bagajına eşya yerleştirdiği esnada ses duyduğu ve sesin geldiği yere döndüğü esnada düştüğü; sağ bacağının çarpmadan dolayı acısını hissettiği; aracının arka tarafında park halinde bulunan araca başka bir aracın çarpması nedeniyle kendi aracı ile arkasındaki aracın arasında sıkıştığını sonrasında hastaneye götürüldüğünü; sağ ayağının kaval kemiğinde kırık tespit edildiğini beyan ettiği anlaşılmıştır. Davalı ...'un soruşturma dosyasında alınan savunmasında özetle, olay günü eşyalarını bagaja yüklediği esnada araba el freni boşalarak aşağı kaydığı, 2 metre önünde park halinde duran araca çarptığı; kendi aracının çarptığı aracın kayarak önünde bulunan araca çarptığı bu esnada en öndeki aracın bagajına eşya koyan bir adam sıkıştığı, olayda kusuru olmadığı, aracın freninin kendiliğinden boşalmasından kaynaklı olduğunu beyan ettiği anlaşılmışır.Bozma ilamı öncesi alınan kusur bilirkişisi ...'dan █████/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle,"Davalı ...'un maliki bulunduğu ...plakalı sürücüsü tespit edilemeyen minibüs sürücüsü seyri strasında yola gereken dikkatini vermediği, mahal şartların üzerinde aşırı hızı ile seyrini kendi seyir şeridi içerisinde sürdürmeye özen göstermediği, sağa yönelerek yolun sağından araçların park etmek amacı ile ayrılan bölün içerisinde bulunan otomobile sevk ve idare hatası sonucu arkadan çarptığı, çarpma sonucu bu otomobilin ötelenerek önünde bulunan ve aracın arka tarafında arka bagajına çanta koymak üzere olan davacıya çarpmasına sebebiyet verdiği, dikkat ve özen yükümlüğüne aykırı hareket ettiği, 2918 Sayılı K.T.K.unun sürücüler için asli kusurlu hallerin belirtildiği, 84 Maddesinin kod 12 ( nizami park eden araca çarpma) kuralını ihlal ettiğinden olayda asli derecede kusurludur. Davacı mağdur yaya ... meskun mahal içerisinde araçların park etmek amacı ile ayrılan bölüm içerisinde park halinde bulunan aracının arka tarafına geçerek bagajına çanta koymak üzere iken, arkasında park halinde bulunan aracın çarpma sonucu ötelenerek gelip kendisince çarptığı olayda, mevcul şartlarda olayı önlemek bakımından atabileceği bir önlem ve tedbir bulunmadığından dolayı olayda atfı kabil kusuru yoktur. Sonuç olarak davalı sigorta şirketi ... Sigorta A.Ş. e Z.M.S.S. trafik poliçesi bulunan davalı ...'un maliki bulunduğu...plakalı minibüs sürücüsünün, davacı mağdur yaya ...'nın yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazasında % 100 (yüzde yüz) oranında kusurlu; Davacı mağdur yaya ...'nın kendi yaralanması ile neticelenen trafik kazasında kusursuz olduğu" tespit edilmiştir.Bozma ilamı öncesi alınan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı ... tarih - ... sayılı raporunda özetle, "Sonuç olarak yapılan fizik muayene röntgen ve dosya incelemesi neticesinde davacının yaralanmaya bağlı bir sekelinin olmadığı, 6 ay alçıda kaldığı ve bu sürede bakıma ihtiyaç duyduğu iyileşme süresi boyunca (15 ay) çalışamayacağı" tespit edilmiştir.Bozma ilamı öncesi alınan aktüer bilirkişisinin █████/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle " Davacı ...'nın (15) aylık geçici iş göremezlik zararının 21.073,04 TL olduğu, Davacının yardımcı bakıcı desteğine ihtiyaç duyduğu 6 aylık dönem zararının 11.211,00 TL olduğu" tespit edilmiştir.Davacı vekili █████/2020 tarihli bedel artırım dilekçesinde "Davacı ... için dava dilekçesi ile talep edilen 4.000-TL maddi tazminatın iş bu ıslah dilekçesi 32.284,04-TL olarak temerrüt tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulan en yüksek faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline" karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.Davacı ...'nın █████/2017 tarihinde park halindeki aracının bagajına eşya koyduğu sırada davalı ...'ye ait ve davalı ... Sigorta A.Ş nezdinde sigortalı olan ... plakalı aracın çarpması sonucu müteveffanın iki araç arasında sıkışması nedeniyle yaralanmasından kaynaklı meydana gelen kazada atfı kabil kusurunun olmadığı; davalı ...'nin maliki olduğu aracın sürücüsünün 2918 Sayılı K.T.K. 84 Maddesinin kod 12 ( nizami park eden araca çarpma) kuralını ihlal ettiğinden olayda asli derecede kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Davacının iş bu kaza nedeniyle yaralanmasından kaynaklı yaralanmaya bağlı bir sekelinin olmadığı, 6 ay alçıda kaldığı ve bu sürede bakıma ihtiyaç duyduğu iyileşme süresi boyunca (15 ay) çalışamayacağı tespit edilmekle davacının (15) aylık geçici iş göremezlik zararının 21.073,04 TL; yardımcı bakıcı desteğine ihtiyaç duyduğu 6 aylık dönem zararının 11.211,00 TL olduğu tespit edilmiştir.Bağcılar SGK yazılan müzekkere cevabında davacının kaza nedeniyle herhangi bir iş göremezlik ödemesi yapılmadığı anlaşılmıştır.Bozma ilamı da dikkate alındığında KTK'nın 98.maddesinde, yeni Genel Şartlarda ki sağlık giderleri teminatına ilişkin düzenleme doğrultusunda Sigorta Şirketleri ve ... Hesabının sorumluluğunun sona ereceğine ilişkin bir yasal düzenleme bulunmadığından 98.madde hükmü dışında kalan teminatlar (belgesiz sağlık giderleri, geçici bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik tazminatı) bakımından sorumlulukları devam edeceği anlaşılmakla davalı sigorta şirketinin davalı araç sahibi ile birlikte sorumluluğunun devam ettiği anlaşılmakla dosya kapsamında alınan kusur raporu, maluliyet raporu ve aktüerya raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olması nedeniyle davacı vekilinin geçici iş göremezlik ve bakıcı gider tazminatı yönünden davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir.Davalı sigorta şirketi tarafından davaya konu kaza tarihinde bulunan poliçe incelendiğinde kişi başına tedavi poliçe limitinin 330.000,00 TL olduğu anlaşılmıştır. Müteveffa ... vekilinin davalı sigorta şirketine 13.12.2017 tarihinde başvuru yaptığı ve davalı sigorta şirketinin eksik belgeler bulunması nedeniyle ödeme yapmadığı ve davalının █████/2017 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmıştır. Davalı ...'ye ait ... plakalı aracın cinsi kapalı kasa kamyonet olması nedeniyle ticari avans faizi uygulanmasına karar verilmiştir.Davacı vekilinin █████/2020 tarihli bedel artırım dilekçesi ve █████/2025 tarihli beyan dilekçesi dikkate alındığında 21.073,04 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı ...’tan █████/2017 tarihinden davalı ... Sigorta A.Ş’den █████/2017 tarihinden itibaren işleyecek işleyecek ticari avans faiz ile birlikte davalılardan alınarak davacılara (... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ... Esas...Karar sayılı ilamı yer alan veraset payları oranınca) verilmesine karar vermek gerekmiştir. 11.211,00 TL bakıcı gider tazminatının davalı ...’tan █████/2017 tarihinden davalı ... Sigorta A.Ş’den █████/2017 tarihinden itibaren işleyecek işleyecek ticari avans faiz ile birlikte davalılardan alınarak davacılara (... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ...Esas ... Karar sayılı ilamı yer alan veraset payları oranınca) verilmesine karar vermek gerekmiştir.Manevi tazminat yönünden yapılan incelemede TBK 56. maddesi hükmüne göre "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." hükmü gereğince hakimin özel durumları göz önünde tutarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.Müteveffa ... yönünden yapılan sosyo ekonomik durum araştırmasında çalışma engeli olduğu; emekli olduğu, kendine ait bir evi ve arabası olduğu, serbest çalıştığı işlerden 2.000 TL kazanç sağladığı hususu tespit edilmiştir.Davalı ... yönünden yapılan sosyo ekonomik durum araştırmasında ev hanımı olduğu, çalışmadığı, kızının evinde oturduğu ve aylık gelirinin bulunmadığı hususu tespit edilmiştir.Mahkememizce tüm bu hususlar dikkate alındığında, manevi tazminat talebi yönünden, kazanın meydana geldiği tarih, tarafların ekonomik ve sosyal durumu, davacının kazanın meydana gelmesinde atfı kabil kusurunun olmaması; davalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olması; davacının kalıcı maluliyet oranının bulunmaması, yalnızca 15 aya kadar geçici iş göremezlik durumunun ve 6 aylık bakıcı ihtiyacı mevcut olması hususları dikkate alındığında 20.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...’tan █████/2017 tarihinden itibaren işleyecek işleyecek ticari avans faiz ile birlikte davalılardan alınarak davacılara (... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ... Esas ...Karar sayılı ilamı yer alan veraset payları oranınca) verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş; aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacıların davasının KISMEN KABULÜNE,21.073,04 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı ...’tan █████/2017 tarihinden davalı ... Sigorta A.Ş’den █████/2017 tarihinden itibaren işleyecek işleyecek ticari avans faiz ile birlikte davalılardan alınarak davacılara (... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin... Esas... Karar sayılı ilamı yer alan veraset payları oranınca) verilmesine,11.211,00 TL bakıcı gider tazminatının davalı ...’tan █████/2017 tarihinden davalı ... Sigorta A.Ş’den █████/2017 tarihinden itibaren işleyecek işleyecek ticari avans faiz ile birlikte davalılardan alınarak davacılara (... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ... Esas ...Karar sayılı ilamı yer alan veraset payları oranınca) verilmesine,2-20.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...’tan █████/2017 tarihinden itibaren işleyecek işleyecek ticari avans faiz ile birlikte davalılardan alınarak davacılara (... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ...Esas ...Karar sayılı ilamı yer alan veraset payları oranınca) verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine ,MADDİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN;Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 2.205,32 TL nispi karar harcının, 218,60 TL peşin harç ve 96,61 TL tamamlama harcı toplamı 315,21 TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 1.890,11 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan toplam 3.076,11 TL yargılama gideri ile 218,60 TL peşin harç, 35,90 TL başvuru harcı ve 96,61 TL tamamlama harcı toplamı 3.427,22 TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,MANEVİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN;Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 1.366,20 TL nispi karar harcının davalı ...'tan tahsili ile hazineye gelir kaydına,Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 20.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'tan tahsili ile davacıya verilmesine,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2025Katip¸e-imzalıdırHakim¸e-imzalıdır