Anahtar kelimeler: Bölümlü Davamenfi İne Karın İlavesi Bitirmek İştigal Duyduğu Katlı Finansman

T.C.
İSTANBUL12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:████████ EsasKARAR NO
:████████DAVA
:Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
:█████/2022KARAR TARİHİ
:█████/2025Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde
: Müvekkili şirket inşaat işleri ile iştigal eden bir şirket olduğunu, ... ilçesi, ... mah.8880 ada, 13 parsel sayılı taşınmaz üzerinde devam eden bir inşaat faaliyeti ve ihtiyaç duyduğu finansman sebebi ve davalının bu finansmanı sağlayacağını ifade etmesi üzerine, ... mahallesindeki 6 katlı 13 bağımsız bölümlü inşaatı bitirmek ve üzere davacıdan 405.000 TL alarak karın %35’ine ortak etmiş, kar payı olarak 237.000 TL kar payı ilavesi ile 642.000 TL'lik bir adet senet davalıya teslim ettiğini, davalı mahkeme için ikrar ile sözleşmeyi kabul ettiğini, taraflar ikinci inşaat olan ..., Merkez mahallesindeki 6911 ada, 13 parsel sayılı inşaat için bir ödeme daha yapılmasını kararlaştırıldığını, inşaat için de davalı müvekkili şirkete 260.600 TL ödeme yaparak bu sermaye takviyesi için de kar payı olarak 90.000 TL üzerinde mutabık kaldıklarından, bu kar payı ilavesi ile davalıya 350.000 TL'lik bir adet senet davalıya teslim edildiğini, davalı mahkeme içi ikrarla sözleşmeyi kabul ettiğini, davalı ile ne müvekkili şirketin ne de dava dışı şirket yetkilisinin bu derece yüksek tutarlı senetler vermesini gerektirecek başkaca bir alışverişleri olmadığını, müvekkili şirket tarafından davalıya teslim edilen anapara ve kar payını ihtiva eden senetlerden dolayı, istek ve talep üzerine 3 adet daire davalının nam ve hesabına, akrabası olan üçüncü kişilere, davalının bildirdiği değer üzerinden satışı gerçekleştirilmiş ve taşınmazların satış bedeli de davalının banka hesaplarına aktarıldığını, dolayısı ile müvekkili davalının elinde bulundurduğu senetlerin karşılığında, bu günkü değeri itibariyle senetlerin tutarından çok daha değerli olan 3 adet dairenin davalının akrabalarına, satışını gerçekleştirip ödemenin davalıya yapılması ile, davalıya şirket tarafından tanzim edilerek teslim edilen senet bedellerini fazlası ile ödediğini, takibe konu edilecek bir borcu kalmadığını, mülkiyeti müvekkili şirkete ait olan 3 adet bağımsız bölüm, davalının talebi üzerine, senet alacağına karşılık, davalının bildirdiği değer üzerinden, akrabalarına satış yapılmış, satış bedelinin emlak vergi beyan değeri tutarı kadar olan kısmı, davalının banka hesabına ödenmiş, kalan tutar ise davalıya iade edilmek üzere müvekkil şirket hesabına aktarılmış, davalı tarafından bu tutar teslim almadığını, takibe konulan senetlerin, davalının da kabulünde olan ortaklık sözleşmelerine göre, davalı ile müvekkil şirket arasında cereyan eden bu ticari münasebetler ve edimlerle ilgili olduğu, sözkonusu senetlerde imzası olan ve takip talebinde borçlu olarak gözüken ...'ın senetlerin gerçek borçlusu olmadığı, sadece müvekkili şirketin imzaya yetkili kişisi ve sahibi olduğu, cereyan eden ticari münasebetler sebebiyle davalı ile aralarında hiçbir alacak ve borç münasebeti olmadığı ortada olduğunu, davalı ile müvekkili şirket arasında akdedilen, davalının da kabulünde olan sözleşmeler, açıklamalar ile birebir örtüştüğünü, davalıya teslim edilen senetlerin taraflar arasındaki tamamen ticari münasebete ilişkin olduğu, sözleşmelerde ayrıntılı olarak belirtildiğini, bu sözleşmeleri hazırlayanlar ise bizzat sözleşmelerde imzaları olan şahitler olduğunu, taraflar arasında bir adi ortaklık kurulduğunu, ortaklığa dair borçların henüz sona ermediğini, davalının sözleşmelere aykırı olarak, ortaklığa verdiği parayı karı ile birlikte yukarıda bahsi geçen daire bedelleri ile tahsil ettiğine, alacağının teminatı olarak elinde bulundurduğu senetleri, aralarındaki ticari ilişkiden bağımsız olarak takibe konu etmiş olması, müvekkile ait 10'a yakın taşınmazı aynı anda haczetmesi, tüm taşınmazları satışa çıkarması kendisinin nedenli art ve kötüniyetli olduğunu gözler önüne serdiğini, taraflar arasında bir adi ortaklık münasebeti mevcut olduğunu, kazanç paylaşımı kadar borçların da paylaşılması gerekeceğini, yapılan inşaatlar sebebiyle tahakkuk eden vergi borçlarından, iskan harçlarından, elektrik su ve doğalgaz aboneliklerinden doğan borçların ½’sinden davalı sorumlu olduğunu, müvekkili şirket ile olan, sözleşmeye dayanan ticari münasebetleri karartarak bir yandan alacağını alırken, diğer yandan borçlarından kaçınmaya, hepsinden de önemlisi, vicdansızlık düzeyindeki kötüniyetli eylem ve işlemlerle, ticari münasebetlerle doğrudan bağlantısı bile olmayan şirket sahibi aleyhinde, bedelsiz kalmış senetleri kullanıma sokarak haksız menfaat elde etmeye çalıştığını, dosya üzerinden, alacağın %115'i oranında tercihan teminat mektubu veya nakit karşılığında satışın tedbiren durdurulmasını, usul ekonomisi kuralları gereğince, dosya üzerinden verilecek bir karar ile, dava dosyasının İstanbul ...ATM ...Esas sayılı dosya ile birleştirilmesini, yapılacak yargılama sonucunda müvekkili şirketin davalıya borçlu olmadığının tespitini, takip alacaklısı lehine yapılan 3 adet daire satışı sebebiyle davalının müvekkili şirketten bakiye bir alacağı mevcut olması halinde, bu tutardan adi ortaklık hükümleri gereğince 1/2 pay oranı ile sorumlu olması sebebiyle, karşı alacak ile takas-mahsubuna, haksız ve kötüniyetli hacizlerin fekkine, takip konusu alacağın %20 oranında kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde
: Davacı tarafın dava dilekçesinde öne sürdükleri iddiaların tamamının asılsız olduğunu, dava konusu icra takibinde takibe konulan senetlerle ilgili ....İcra Dairelerinde takip başlatıldığını, takibe yapılan itirazlarla ilgili ....İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas ve ... sayılı kararıyla itirazları ret olduğunu, bu hususta ilam kesinleştiğini, davacı tarafın iddiaları hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, takip konusu senetlerle ilgili yapılmış herhangi bir sözleşme veya anlaşma olmadığını, senetlerin teminat senedi olduğuna ilişkin iddiaları da herhangi bir delile de dayanmadığını, iddialarını destekleyen hukuki bir dayanak olduğunu, İcra Hukuk Mahkemesince verilen hüküm istinaf incelemesinden ve temyiz incelemesinden geçmekle kesin hüküm halini aldığını, bu konuda kesin hüküm olduğunu, kambiyo senetleri her türlü sebepten mücerret olduğunu, davacı tarafın dava konusu senetlere ilişkin iddia ettiği olgulara ilişkin yazılı herhangi bir belge veya evrak olmadığını, takibe konu senetle eşdeğer belgelerle davalarını ispat edebileceğini, dosyada bu şekilde herhangi bir ispat evrakı da olmadığını, davacı tarafın sözünü ettikleri daire satışları ve sair satışlarla dava konusu senedin herhangi bir ilgisi olmadığını, davacı tarafın bahsettikleri hukuki ilişkilerinden de müvekkilinin haberi ve bilgisi olmadığını, bu iddiaların hiçbiri takibe konu senetle ilgili olmadığını, davalı tarafça öne sürülen sözleşmenin varlığına dair herhangi bir kabulü ve ikrarı kesinlikle olmadığını, mahkemece karar verildiğini, hükmün kesinleştiğini, davalının akrabalarına satıldığı iddia olunan dairelerle müvekkilinin herhangi bir ilgisi ve alakası olmadığını, bu tür işlemlerin satışları şekil şartına bağlı olduğunu, senetle veya yazılı delille ispat edilmesinin gerektiğini, davacı tarafın müvekkilde herhangi bir hak ve alacaklarının olmadığını, takibe konu senetlerdeki yazılı miktar kadar da davalıya borçlarının olduğunu, senetle veya yazılı delille ispat edilmesinin gerektiğini, davacı tarafın müvekkilde herhangi bir hak ve alacaklarının olmadığını, takibe konu senetlerdeki yazılı miktar kadar da davalıya borçlarının olduğunu, bu yöne ilişkin iddialarını kesinlikle kabul etmediklerini, dava konusu davacı iddialarını tanıkla ispat etme hukuken imkanı olmadığını, müvekkilin .... İcra Hukuk Mahkemesindeki dosyada herhangi bir ikrarı veya sözleşmenin varlığına dair bir kabulü olmadığını, iddiaların İcra Hukuk Mahkemesinde de öne sürüldüğünü, bu iddialar Bölge İdare Mahkemesi ve Yargıtay tarafından değerlendirildiğini, bu husustaki davaları ret edildiğini, kesin hüküm halini aldığını, davacı şirket müvekkili davalıyı mağdur etmek için şirket adına var olan bütün malvarlığını kaçırdığını, takiplerde şirketin adına herhangi bir malvarlığı kalmadığını, şirket adına var olan bir adet daire takip başlatıldıktan sonra muvazaalı şekilde başka kişilere devir olunduğunu, diğer borçlu aynı zamanda şirket sahibi olan ...'ın takibe konu senetlerde borçlu olmadığına ilişkin iddiaları tamamen asılsız olduğunu, senetler borçlu tarafından müvekkili alacaklıya verildiği şekilde takibe konulduğunu, senette her iki tarafta borçlu olduğunu, davacı taraf müvekkili mağdur etmek için şirketin içini boşalttıklarını, adına malvarlığı olan diğer borçlu ...'ın da İstanbul 12. Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığını, ... olan menfi tespit davasında davanın reddine karar verildiğini, davacı tarafın iddia ettiği üzere taraflar arasında adi ortaklık sözleşmesi olmadığını, davada taraf ... Limited Şirketi olduğunu, ... bu davada taraf olmadığını, davacı tarafın iddiaları da tamamen asılsız olduğunu, davacı tarafın iddia ettiği gibi müvekkili ile davacı şirket arasında adi iş ortaklığı olmadığını, takibe konu senetlerin bu işlerler veya ortaklıklarla kesinlikle bir ilgisi olmadığını, borçlu taraflar tamamen müvekkili mağdur etmesi çabası içerisinde olduğunu, müvekkilin parasını vermemekle de müvekkili büyük bir zarara uğrattıklarını, davacı taraf sürekli olarak müvekkili alacaklıyı suç ithamlarıyla Cumhuriyet Savcılığına şikayet ettiklerini, müvekkilinin mağdur edildiğini, davacı taraf başından itibaren kötü niyetli olduğunu, davacı taraf takip yapıldıktan sonra mal kaçırma girişimi, mallarını kaçırması ve açtıkları bu davada ve diğer davalarda açıkça kötü niyetli olduklarından dolayı davacı tarafın %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına da mahkum edilmesini, davanın reddine, kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ile avukatlık ücretinin de karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Davanın, icra takiplerine konu senetten dolayı davacının borçlu olup olmadığı, senetlerin teminat senedi olup olmadığı noktalarında toplanmıştır.HMK'nın 166/1 maddesi uyarınca; "Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar.Aynı maddenin 4.fıkrasına göre; "Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır."Mahkememiz ... Esas sayılı dosyası menfi tespit talebine ilişkin olup, davacısı ... ve davalısı ... olduğu, mahkememiz dosyası ile davalısının aynı olduğu, her iki dosyanında menfi tespit talebine ilişkin olduğu, iki dava arasında HMK 166/1 maddesinde belirtilen fiili ve hukuki irtibatın bulunduğu anlaşılmakla, bu nedenle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamanın İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Mahkememizin ... Esas sayılı dosyası ile mahkememizin iş bu ████████ Esas sayılı dosyası arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğundan mahkememizin iş bu ████████ Esas sayılı dosyasının mahkememizin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine,2-Davaların birleşen dosya üzerinden YÜRÜTÜLMESİNE,3-HMK 331. maddesi uyarınca, harç, masraf ücreti vekalet tayin ve takdirinin asıl davada nihai kararla birlikte karar altına alınmasına,Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı esas hakkında verilen hükümle birlikte istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2025Başkan ...¸e-imzalıdırÜye ...¸e-imzalıdırÜye ...¸e-imzalıdırKatip ...¸e-imzalıdır