Anahtar kelimeler: Esaskarar Yazildiği Rücuen Katip Müracaat İşçiye Adana Ödemesi Ödenmemesi İşçilik

T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ADANA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
HAKİM
:..
KATİP
: ..
DAVACI
: ..
VEKİLLERİ
: Av. ..
DAVALI
: ...
VEKİLİ
: Av. ..
DAVA
: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ
: 18.10.2021
KARAR TARİHİ
: 05.10.2022
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: ..
Davacı tarafından açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı işçi tarafından işçilik alacaklarının tahsili için kurumlarına müracaat edildiğini, kurumlarınca dava dışı işçi ile yapılan anlaşma sonucu kıdem ve ihbar tazminatının işçiye ödendiğini, davalı şirketler nezdinde çalışan dava dışı işçi ... için 01.10.2019 tarihinde 7.602,61-TL tazminat ödemesi yapıldığını, davalı şirketler tarafından her hangi bir bedel ödenmemesi sebebiyle ödenen işçilik alacağından davalının sorumluluğuna düşen 7.602,61-TL'nin rucüen tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu dilekçesinde, müvekkili yönünden öncelikle davacının davasının dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, davacının haksız davasının reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava hizmet alım sözleşmesi nedeniyle dava dışı işçi ...'a ödenen alacağın rücuen tahsiline ilişkindir.
Sgk Adana İl Müdürlüğüne yazılan müzekkereye cevap verildiği görüldü.
Bilirkişi ...'in 09.06.2022 tarihli raporunda; dava dışı işçi ... ile ilgili olarak davacı kurum ve bağlı alt işverenler nezdinde yapılan çalışma süreleri karşılığı olarak yapılan Kıdem Tazminatı hesaplaması sonucunda;
ŞİRKET
ÇALIŞMA DÖNEMİNE DENK GELEN KIDEM TAZMİNATI
SORUMLULUK/TAM
... İnşaat A.Ş
314,86-TL
.. İmar İnşaat A.Ş
3.830,89-TL
... İmar İnşaat A.Ş
3.484,54-TL
7.630,29-TL
.. Personel A.Ş
4.754,53-TL
HUSUMET YÖNETİLMEMİŞTİR.
TOPLAM
12.384,82-TL
7.630,29-TL
Tabloda yazılı tutarların Rücuen Tazmininin talep edilebileceği,
Dosya arasında davalıdan dava öncesi rücu talebine ilişkin tebliğ evrakı bulunmaması nedeniyle faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olabileceği yönünde rapor sunmuştur.
Taraflar arasındaki ihtilaf, hizmet alım sözleşmeleri gereğince çalıştırılan dava dışı işçiye yapılan ve yukarıda açıklanan işçilik alacakları ile yargılama giderlerinden hangi tarafın ne oranda sorumlu olacağı noktasında toplanmaktadır. Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle taraflar arasındaki sözleşme hükümleri, aynı sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklarla ilgili verilmiş mahkeme kararları ve genel hukuk prensipleri dikkate alınmalıdır.
Gerek 4857 sayılı İK'nun 2/6 maddesinde gerekse 1475 Sayılı İK'nun 1/son maddesinde, asıl işveren-alt işveren tanımlanmış olup yasa işçilik haklarının korunması amacıyla asıl ve alt işvereni birlikte sorumlu tutmuştur. Ancak bu sorumluluğun işçiye karşı düzenlenmiş bir sorumluluk olduğu, işcilik haklarını güvenceye almayı amaçladığı, rücu ilişkisini etkilemeyeceği açıktır.
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim ğdışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
İşçinin hizmet aktini yüklenici ile imzalamasına rağmen, işyerinin işverene ait olması nedeniyle işçinin işe iadesinin işveren ve yüklenici birlikte gerçekleştirmek zorundadır. İşverinin kabulü olmadan yüklenicinin işçiyi iade etmesi mümkün değildir. Ayrıca İş Mahkemesince işveren ve yüklenici müteselsilen sorumlu tutulmuşlardır. Taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesinde bu hususu düzenleyen bir hüküm de bulunmamaktadır. Bu durumda işçinin işe iade edilmemesi nedeniyle işçiye ödenen bedelden tarafların yarı yarıya sorumlu tutulmaları gerekir (Yargıtay 15. H.D. 03.03.2021 tarih ve ████████ esas, ████████ karar).
Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; dava dışı işçi ...'ın 03.04.2016 ila 28.06.2019 tarihleri arasında davalı alt iş verenin ihale dönemleri kapsamında 3 yıl 2 ay 26 gün çalıştığı, dava konusu olayda davacı ile davalı arasında alt işveren-asıl işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenlerin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak 4857 sayılı İş Kanunu 2/6. maddesinden kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenlerle birlikte müteselsilen sorumludur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise İş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği, bilirkişi tarafından kök raporda dava dışı işçi ... ile ilgili olarak davacı kurum ve bağlı alt işveren nezdinde yapılan çalışma süreleri karşılığı olarak yapılan kıdem tazminatı hesaplamasında 7.630,29-TL rücuen tazmininin olduğu, davacının dava dilekçesinde 7.602,61-TL asıl alacak talebinde bulunduğu, davacının talebine bağlı kalındığı, davalılardan dava öncesi rücu talebine ilişkin tebliğ evrakı bulunmaması nedeniyle faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olacağı kabul edilerek davanın kabuli ile aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın kabulü ile;
1-Talebe bağlı kalınarak 7.602,61-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, asıl alacağa dava tarihi olan 18.10.2021 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine,
2-Karar ve ilam harcı olarak hesaplanan 519,34-TL den peşin alınan 129,84-TL harcın mahsubu ile bakiye 389,50-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-AAÜT gereğince hesaplanan 7.602,61-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Davacının yapmış olduğu 1.086,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan 129,84-TL peşin harç ile 59,30-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 189,14-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Ara buluculuk Bürosu tarafından T.C. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenmesine karar verilen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı kanuna göre davalıdan alınarak tahsil edilerek hazineye irat kaydına,
7-Fazla yatan avans var ise Adalet Bakanlığı HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesine göre, karar kesinleştikten sonra talep sahibine elektronik ortamda hesap numarası var ise bu numara üzerinden, yok ise PTT aracılığı ile adreste ödemeli gönderilmesine, (gönderme masrafının avanstan karşılanmasına ),
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6763 sayılı yasa ile değişik 6100 sayılı yasanın 341. Maddesi gereğince miktar itibari ile kesin olmak üzere karar verildi. Açıkça okundu, usulen anlatıldı. █████/2022
Katip ...
e- imzalıdır
Hakim ...
e- imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!