Anahtar kelimeler: Deresi Taşkın Altyapı Acele Cumhurbaşkanlığı Müşaviri Altıncı Projesi Süreci İli

T.C.
D A N I Ş T A YİDARİ DAVA DAİRELERİ KURULUEsas No
: █████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ...VEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVALILAR)
: 1-...VEKİLİ
: Hukuk Müşaviri ...2-... Belediye BaşkanlığıVEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: Danıştay Altıncı Dairesinin █████/2024 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: ... ili, ... ilçesi, ..., ..., ... ..., ... ve ... Mahalleleri sınırları içerisinde bulunan ve ada ve parsel numaraları belirtilen taşınmazların ... Deresi taşkın koruma ve altyapı projesi kapsamında ... Belediye Başkanlığı tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi gereğince acele kamulaştırılmasına ilişkin █████/2023 tarih ve 32149 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan █████/2023 tarih ve 7018 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı'nın ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parsel sayılı taşınmaz yönünden iptali istenilmiştir.Daire kararının özeti
: Danıştay Altıncı Dairesinin █████/2024 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla;Davalı idarelerin süre aşımı itirazı yerinde görülmemiş,Anayasa'nın 35. maddesi; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolü'nün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesi; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 3., 5., 6. ve 27. maddelerine yer verilerek,Acele kamulaştırma kararına yönelik yapılacak incelemede, nihai olarak taşınmazın kamuya devrinin gerçekleşmesi planlandığından, öncelikle acele kamulaştırma yoluyla el konulmak istenilen taşınmazın kamusal bir amaca -plan, proje ve bu konuda yetkili makamlarca alınan kamu yararı kararı gibi- özgülendiğinin ortaya konulması gerektiği, burada acele kamulaştırma işleminin kurucu unsuru olan kamu yararının bulunup bulunmadığı hususu ile sınırlı olarak inceleme yapılacak olup, kamu yararının hukuka uygun olup olmadığına ilişkin incelemenin ise olağan kamulaştırma sürecine ilişkin işlemlere -kamu yararı/kamulaştırma kararı, proje vb.- karşı ilk derece yargı yeri olarak İdare Mahkemesinde açılacak davalarda yapılacağının tabii olduğu,Diğer taraftan, acelelik halinin varlığından söz edilebilmesi için, idarenin acele kamulaştırmaya konu taşınmaza bir an önce fiilen müdahalede bulunması için olağan usulden ayrılmasının bir zorunluluktan kaynaklandığının, diğer bir ifadeyle gecikmesinde sakınca bulunan bir faaliyetin gerçekleştirilmesinde üstün kamu yararı bulunduğunun ortaya konulması gerektiği,Acelelik halinin ve olağan kamulaştırma usulünden ayrılmasını gerektiren nedenlerin, kamu yararı ile özel mülkiyet hakkı arasındaki denge gözetilerek gerçekleşip gerçekleşmediğinin her somut olayda, projenin ve hizmetin niteliği, mahalli veya ulusal ihtiyacın ivedilikle karşılanması gerekliliği gibi hususlar da göz önünde bulundurularak yargı yerince değerlendirileceği,Dosyanın incelenmesinden; ... Belediye Başkanlığı görevlileri tarafından düzenlenen █████/2022 tarihli teknik raporda, 9500 metre uzunluğunda olan vadinin ortasından Aşudu Deresinin aktığı, Vadi içerisinde ..., ..., ..., ..., ... ve ... Mahallerinin bulunduğu, ... Milli Parkının yılda 1 milyon kişi tarafından ziyaret edildiği, vadinin...'nin önemli bir taşkın bölgesi olduğu, DSİ tarafından taşkın koruma projesinin yapıldığı, taşkın koruma projesinin yapılması ile olası sel afetinin önüne geçilebileceği, anılan yerleşim yerlerinin kanalizasyon ve atık suyunun ... Deresine bırakıldığı, ... Büyükşehir Belediyesi ... Genel Müdürlüğü tarafından altyapı projesinin hazırlandığı, altyapı projesinin yapılmasıyla çevresel tehlikenin önüne geçileceği, kapalı sulama projesiyle su kaynaklarının daha verimli kullanılacağı, derenin her iki yanında yapılacak yaya ve bisiklet yolunun turizme kazandırılacağı, yerleşim yerlerine gerekli ulaşımın sağlanamadığı, itfaiye araçlarının olay yerine ulaşamadığı, 2003 yılında yaşanan yangında itfaiye araçlarının ulaşamaması nedeniyle bir ailenin kaybedildiği belirtilerek, projenin planlanan süre içerisinde gerçekleştirilmesinde kamulaştırma konusunun engelleyici bir husus olduğu, davaların uzaması nedeniyle kamulaştırmanın tamamlanması uzun zaman aldığından projenin yapılmasının zorlaştığı, kamulaştırmanın bir bütün olarak yapılamamasının projenin uygulanmasını imkansız hale getirdiği, Darende ... Deresi taşkın koruma ve alt yapı projesi içesinde kalan 568 adet parselin mülkiyetlerinin veraset nedeniyle çok parçalı olmasının işlemlerin yapılmasında çok uzun süre alacağı, anılan hususlar dikkate alınarak işin önemini ve özelliğini kaybetmemesi, gecikme nedeniyle uğranması muhtemel kayıpların önüne geçilmesi için anılan proje kapsamında bulunan taşınmazların 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasının gerekli olduğunun belirtildiği,Bu durumda; DSİ tarafından taşkın koruma projesinin yapıldığı, anılan mahalleler için altyapı projesinin hazırlandığı, taşkın koruma projesiyle olası sel afetine karşı önlem alınmasının, dolayısıyla bölgede yaşanabilecek afet için tedbir alınmasının amaçlandığı, projenin bütünselliği kapsamında projenin tamamının birlikte yapılması gerekliliği dikkate alındığında, yaşanabilecek bir afetin etkilerinin en aza indirilmesi için projenin gerçekleştirilmesinin amaçlandığı dikkate alındığında, taşkın koruma projesinin bir an önce tamamlanması amacıyla acele kamulaştırma yönteminin tercih edilmesinde, acelelik halinin bulunduğu sonucuna varıldığından, uyuşmazlığa konu taşınmaza el konulmasına imkan veren dava konusu Cumhurbaşkanlığı Kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle,davanın reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından, ... Deresi taşkın deresi olmadığı gibi seli önlemenin yolunun da dereyi taş ve beton kanal içine almak olmadığı,vadi boyunca asfalt yol mevcut olup, neredeyse istisnasız vadideki bütün konutların önüne veya yakınlarına araç ulaşımı sağlanabildiği, acele kamulaştırma kararı alınan alan, yapılaşmaya sınır getirilmesi, doğal güzelliği korunması gereken hassas bir bölge iken, tamamen betonlaşmaya yönelik böyle bir karar alınmasında kamu yararı bulunmadığı, bu hususlar dikkate alındığında, dava konusu işlemde kamu yararı ve acelelik halinin bulunmadığı ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI
: Davalı idarelerden Cumhurbaşkanlığı tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuş, ... Belediye Başkanlığı tarafından ise, savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ
: Uyuşmazlık konusu olayda, ... Deresinin taşkın riskinin somut olarak ortaya konulamadığı, risk değerlendirmesi için önemli bir veri olan, derenin debi değerine ilişkin birbiri ile çelişkili verilerin bulunduğu ve gelinen noktada net olarak tespit edilmediği dikkate alındığında, ... Deresi yatağı ve çevresinde yoğun bir sel ve taşkın riskinin bulunduğu davalı idarelerce ortaya konulamamış olup, olayda, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde öngörülen şartların gerçekleşmediği anlaşıldığından, davacının temyiz isteminin kabulü ile davanın reddi yolundaki Daire kararının bozularak, dava konusu işlemin uyuşmazlığa konu parsel yönünden iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesi uyarınca gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE
:İLGİLİ MEVZUAT
:Anayasa'nın "Mülkiyet hakkı" başlıklı 35. maddesinde; "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü; "Kamulaştırma" başlıklı 46. maddesinde; "Devlet ve kamu tüzel kişileri; kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya yetkilidir." hükmü yer almaktadır.Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolü'nün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde; "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." hükmüne yer verilmiştir.2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun "Satın alma usulü" başlıklı 8. maddesinde; idarelerin, bu Kanuna göre, tapuda kayıtlı olan taşınmaz mallar hakkında yapacağı kamulaştırmalarda satın alma usulünü öncelikle uygulamalarının esas olduğu, anlaşma olmaması veya ferağ verilmemesi halinde bu Kanunun 10. maddesine göre işlem yapılacağı, "Kamulaştırma bedelinin mahkemece tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili" başlıklı 10. maddesinde de; kamulaştırmanın satın alma usulü ile yapılamaması halinde idarenin, 7. maddeye göre topladığı bilgi ve belgelerle, 8. madde uyarınca yaptırmış olduğu bedel tespiti ve bu husustaki diğer bilgi ve belgeleri bir dilekçeye ekleyerek taşınmaz malın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesine müracaat ederek, taşınmaz malın kamulaştırma bedelinin tespitiyle, bu bedelin, peşin veya kamulaştırma, 3. maddenin ikinci fıkrasına göre yapılmış ise taksitle ödenmesi karşılığında, idare adına tesciline karar verilmesini isteyeceği hükme bağlanmıştır.Aynı Kanun'un 27. maddesinde ise; 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece, yedi gün içinde o taşınmaz malın 10. madde esasları dairesinde ve 15. madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10. maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabileceği, bu Kanunun 3. maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen hallerde yapılacak kamulaştırmalarda yatırılacak miktarın, ödenecek ilk taksit bedeli olduğu düzenlemesine yer verilmiştir.HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Mülkiyet hakkı, gerek Anayasa gerek uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan temel insan hakları arasında olup; bu düzenlemeler uyarınca ancak kanuna ve kamu yararına dayalı olarak kısıtlanabilmesi mümkündür.Mer'i mevzuatımızda, mülkiyet hakkına yönelik müdahalelere yer verilen temel nitelikteki düzenlemelerden biri de, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'dur.2942 sayılı Kanun'a göre idarelerin, kanunlarla ve Cumhurbaşkanlığı Kararnameleriyle yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini nakden ve peşin olarak veya Kanun'un 3. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen hallerde, eşit taksitlerle ödemek suretiyle kamulaştırabilmeleri mümkündür.Anılan Kanun'da, kamulaştırma işlemleri açısından olağan ve acele kamulaştırma olmak üzere iki ayrı usul düzenlenmiştir.Olağan kamulaştırma usulünde, asliye hukuk mahkemesi, idare adına tescil hükmü kurmadığı sürece, idarenin taşınmaza el atma ve taşınmaz üzerinde tasarrufta bulunma yetkisi bulunmamaktadır.Acele kamulaştırma usulü ise 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde belirlenen “3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacında” veya “aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde” veya “özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda” başvurulabilen, olağan kamulaştırma usulünden farklı olarak, idareye kamulaştırma işlemlerine ilişkin prosedürün sonuçlanmasını beklemeden, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere, ilgili idarenin istemi ile mahkemece, yedi gün içinde o taşınmaz malın Kanun'da belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değerinin, idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılması şartıyla, o taşınmaz mala el koyma imkanı tanıyan ayrı bir usul olarak öngörülmüştür.2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde, acele kamulaştırma işleminin dayandırılacağı üç sebep unsurundan, “aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar verilen haller” bakımından, Kanun'da açık bir acelelik haline yer verilmediğinden, maddede öngörülen diğer iki koşuldan bağımsız şekilde, işlem tesisine dayanak olan acelelik halinin ve olağan kamulaştırma usulünden ayrılmasını gerektiren nedenlerin, kamu yararı ile özel mülkiyet hakkı arasındaki denge gözetilerek gerçekleşip gerçekleşmediğinin her somut olayda, projenin ve hizmetin niteliği, mahalli veya ulusal ihtiyacın ivedilikle karşılanması gerekliliği gibi hususlar da göz önünde bulundurularak yargı yerince değerlendirilmesi gerekmektedir.Dolayısıyla, acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararlarının da kamu yararı amacına ve hukuka uygun olup olmadığına yönelik hukuki denetiminin; diğer idari işlemler gibi yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden incelenerek yapılması gerektiği açıktır.Bu açıklamalar çerçevesinde, dava konusu acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı'nın "Kamu Yararı" ve "Acelelik Hali" ölçütleri yönünden ayrı ayrı incelenmesi gerekmektedir.Dava konusu Cumhurbaşkanı Kararının "Kamu Yararı" ölçütü yönünden incelenmesinden;Uyuşmazlık konusu olayda; acele kamulaştırma kararının, Aşudu Deresi taşkın koruma ve altyapı projesiyle olası sel afetine karşı önlem olarak yani bölgede yaşanabilecek afet için tedbir alınması amacıyla alındığı anlaşılmaktadır.Bu durumda, DSİ tarafından yapılan taşkın koruma projesinde ve bu amaçla gerekli taşınmazların kamulaştırılmasında kamu yararı bulunduğu açıktır.Dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nın "Acelelik Hali" ölçütü yönünden incelenmesinden;Uyuşmazlıkta ... Belediye Başkanlığı görevlileri tarafından düzenlenen █████/2022 tarihli teknik raporda, 9500 metre uzunluğunda olan vadinin ortasından Aşudu Deresinin aktığı, Vadi içerisinde ..., ..., ..., ..., ... ve ... Mahallerinin bulunduğu, ... Milli Parkının yılda 1 milyon kişi tarafından ziyaret edildiği, vadinin ... önemli bir taşkın bölgesi olduğu, DSİ tarafından taşkın koruma projesinin yapıldığı, taşkın koruma projesinin yapılması ile olası sel afetinin önüne geçilebileceği, anılan yerleşim yerlerinin kanalizasyon ve atık suyunun ... Deresine bırakıldığı, ... Büyükşehir Belediyesi ... Genel Müdürlüğü tarafından altyapı projesinin hazırlandığı, altyapı projesinin yapılmasıyla çevresel tehlikenin önüne geçileceği, kapalı sulama projesiyle su kaynaklarının daha verimli kullanılacağı, Derenin her iki yanında yapılacak yaya ve bisiklet yolunun turizme kazandırılacağı, yerleşim yerlerine gerekli ulaşımın sağlanamadığı, itfaiye araçlarının olay yerine ulaşamadığı, 2003 yılında yaşanan yangında itfaiye araçlarının ulaşamaması nedeniyle bir ailenin kaybedildiği belirtilerek, projenin planlanan süre içerisinde gerçekleştirilmesinde kamulaştırma konusunun engelleyici bir husus olduğu, davaların uzaması nedeniyle kamulaştırmanın tamamlanması uzun zaman aldığından projenin yapılmasının zorlaştığı, kamulaştırmanın bir bütün olarak yapılamamasının projenin uygulanmasını imkansız hale getirdiği, ... Aşudu Deresi taşkın koruma ve alt yapı projesi içesinde kalan 568 adet parselin mülkiyetlerinin veraset nedeniyle çok parçalı olmasının işlemlerin yapılmasında çok uzun süre alacağı, anılan hususlar dikkate alınarak işin önemini ve özelliğini kaybetmemesi, gecikme nedeniyle uğranması muhtemel kayıpların önüne geçilmesi için anılan proje kapsamında bulunan taşınmazların 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasının gerekli olduğu belirtilmiştir.Bu durumda; DSİ tarafından taşkın koruma projesinin yapıldığı, anılan mahalleler için altyapı projesinin hazırlandığı, taşkın koruma projesiyle olası sel afetine karşı önlem alınmasının, dolayısıyla bölgede yaşanabilecek olası bir afet için tedbir alınmasının hedeflendiği, projenin bütünselliği kapsamında projenin tamamının birlikte yapılması gerekliliği ile yaşanabilecek bir afetin etkilerinin en aza indirilmesi için projenin ivedilikle gerçekleştirilmesinin önem taşıdığı dikkate alındığında; taşkın koruma projesinin bir an önce tamamlanmasında acelelik halinin bulunduğu açık olup; bu kapsamda tesis olunan dava konusu acele kamulaştırma işleminde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.Bu itibarla, davanın reddi yönündeki temyize konu Daire kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1.Davacının temyiz isteminin reddine,2.Davanın reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu █████/2024 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararının, yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,3.Kesin olarak, █████/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.KARŞI OYX-Anayasa'da herkesin, mülkiyet hakkına sahip olduğu ancak bu hakkın kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabileceği ifade edilmiştir. Yine ülkemizin taraf olduğu İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolü'yle, mülkiyet hakkı bir insan hakkı olarak kabul edilmiş ve bu hakkın orantılılık ilkesi çerçevesinde kamu yararı gözetilerek sınırlandırılabileceği ifade edilmiştir. Bu hükümlerden hareketle, bir taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının kamulaştırma yoluyla kaldırılmasının ancak kamu yararının karşılanması zorunluluğunun özel mülkiyet hakkının korunmasından üstün tutulması şartına bağlı olduğu anlaşılmaktadır.Ayrıca, acele kamulaştırma, olağanüstü bir kamulaştırma usulü olup istisnai durumlarda uygulanacak bir yöntemdir. Bu nedenle, acelelik halinin bulunduğunun saptanması halinde acele kamulaştırılması zorunlu bulunan taşınmazlara yönelik gerekli tespitler yapılıp sebeplerin de somut olarak belirtilmesi suretiyle uygulanmalıdır. Olağan kamulaştırma gerekçeleri dışında bu yöntemin uygulanması halinde uygulanma gerekçesinin, olağanüstü durumların, bu yönteme başvurulması ile amaçlanan kamu yararının, kamu düzeninin korunmasını gerektiren hallerin somut olarak ortaya konulması suretiyle acele kamulaştırma işlemlerinin yürütülmesi gerekmektedir.Bu kapsamda uyuşmazlıkta; ... Belediye Başkanlığı görevlileri tarafından düzenlenen █████/2022 tarihli teknik raporda, 9500 metre uzunluğunda olan vadinin ortasından ... Deresinin aktığı, vadi içerisinde ..., ..., ..., ..., ... ve ... Mahallelerinin bulunduğu, vadinin Darende'nin önemli bir taşkın bölgesi olduğu belirtilmişse de, anılan raporda derenin taşkın riskine ilişkin olarak herhangi bir veri ve bu kapsamda yapılmış bir değerlendirme yer almadığı gibi, Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürlüğü tarafından 2020 yılında hazırlanan ... Alt Havzası Taşkın Yönetim Planında, derenin Q500 taşkın debisi 32.08 m3/sn olarak belirtilmişken, DSİ 92. Şube Müdürlüğünün CİMER üzerinden yapılan başvuruya verdiği cevapta, derenin Q500 taşkın debisinin 106,5m3/sn olarak bildirildiği görülmektedir. Öte yandan, DSİ Genel Müdürlüğünün ... Deresi üzerinde bulunan taş köprülerin üzerindeki koruma kararlarının kaldırılmasına yönelik başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle Kültür ve Turizm Bakanlığına karşı açtığı davada, ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda da, "...dereye ait 1983-2007 yılları arasındaki debi değerlerine bakıldığında bu süreçte maksimum debinin █████/2006 tarihinde 1,254 m3/sn değerine ulaşabildiğinin görüldüğü, bu verilerin de, derenin çok büyük taşkın oluşturabilecek kapasiteye sahip olmadığını gösterdiği..." değerlendirmesinde bulunulduğu anlaşılmaktadır.Her ne kadar, taşkın koruma projesiyle olası sel afetine karşı önlem alınması amacıyla ihtiyaç duyulan taşınmazların kamulaştırılmasında acelelik halinin bulunduğu kabul edilmekteyse de, bu durum sel ve taşkın riski nedeniyle, derenin ıslah edilmemiş olmasının oluşturduğu tehlikenin bir an önce bertaraf edilmesi, yaşanabilecek bir afetin etkilerinin en aza indirilmesi gereğinden kaynaklanmakta olup, uyuşmazlık konusu olayda, ... Deresinin taşkın riskinin somut olarak ortaya konulamadığı, risk değerlendirmesi için önemli bir veri olan, derenin debi değerine ilişkin birbiri ile çelişkili verilerin bulunduğu ve gelinen noktada net olarak tespit edilmediği dikkate alındığında, ... Deresi yatağı ve çevresinde yoğun bir sel ve taşkın riskinin bulunduğunun davalı idarelerce ortaya konulamadığı sonucuna varılmaktadır.Bu durumda, uyuşmazlık konusu olayda, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde öngörülen şartların gerçekleşmediği anlaşıldığından, davacının temyiz isteminin kabulü ile davanın reddi yolundaki Daire kararının bozularak, dava konusu işlemin uyuşmazlığa konu parsel yönünden iptaline karar verilmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.