Anahtar kelimeler: Süreç İstemlerinin Diyarbakır Görüşü Yapma Edenlerin Esastan Neticesinde Uyuşturucu Edilebilir
10. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ
    :Ceza Dairesi
    SAYISI
    : █████████ E., █████████ K.
    SUÇ
    : Uyuşturucu madde ticareti yapma
    HÜKÜMLER
    : 1. İstinaf başvurularının esastan reddi (Sanıklar ...... ve yönünden)
    2. Hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi (Sanıklar ...ve ...yönünden)
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : 1. Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması (Sanıklar ......., ve ........yönünden)
    2. Bozma (Sanıklar ...ve ...yönünden)
    Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
    I. HUKUKİ SÜREÇ
    A. Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesince, sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
    B. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar Mesut ve Abdurrahman hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine, sanıklar ...ve ...hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
    II. TEMYİZ SEBEPLERİ
    A. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle;
    1. Sanıklar ...ve Serhat'ın mahkûmiyetlerine karar verilmesi gerekirken beraatlerine karar verilmesine,
    2. Sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında değerlendirme yapılmamasına,
    İlişkindir.
    B. Sanık ... müdafilerinin temyiz sebepleri özetle;
    1. Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün çelişkili olduğuna,
    2. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
    3. Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinde düzenlenen takdiri indirimin ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
    İlişkindir.
    C. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
    1. Hükmün gerekçesiz olduğuna,
    2. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
    3. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına,
    4. Adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine,
    İlişkindir.
    D. Sanık ... müdafiinin temyiz sebebi özetle; vekalet ücretinin eksik belirlendiğine ilişkindir.
    III. GEREKÇE
    A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
    5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
    İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin, etkin pişmanlık hükümlerinin ve 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına ve delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, gerekçenin 5271 sayılı CMK'nın aradığı şartları taşıdığı anlaşılmakla Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
    B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
    5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
    İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına ve delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin
    takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, gerekçenin 5271 sayılı CMK'nın aradığı şartları taşıdığı, adil yargılanma ilkesinin ihlal edilmediği anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
    Sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilirken tekerrüre esas alınan ilamın Sakarya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı ilamı olduğu, ancak bu ilamda sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmadığı anlaşılmakla, sanığın adli sicil kaydında bulunan ve tekerrür hükümleri uygulanan Elazığ 1. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı ilamının ikinci kez tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesinin hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
    C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
    Uyuşturucu maddelerin içerisinde bulunduğu karton kutuların kargo şirketine teslimi sonrasında kargo şirketi çalışanının şüphelenerek yaptığı kontrolde İstanbul adresli gönderi içerisinde uyuşturucu madde olduğunu görmesi üzerine kolluk kuvvetlerine haber verdiği, kollukça Cumhuriyet savcısından alınan yazılı arama emri ile yapılan arama sonucunda İzmir adresli diğer gönderi içerisinde de uyuşturucu madde ele geçirildiği, İzmir adresli gönderi içerisindeki uyuşturucu maddelerin adli arama kararı uyarınca yapılan arama sonucunda kanuna ve hukuka uygun şekilde ele geçirildiğinin anlaşıldığı, bu doğrultuda sanığın, uyuşturucu maddenin maliki ve sevk edeni konumundaki diğer sanıklar ..... ve .......,tarafından gönderilmiş olan kutunun gönderici kısmında kendi kimlik bilgilerinin bulunması, sanık ...'la uçakta tesadüfen karşılaştıkları yönündeki savunmasının aksini gösterecek şekilde aynı rezervasyon numarasıyla satın alınan uçak biletleriyle aynı uçakta yolculuk yaparak İstanbul'a gelmiş olması, sanık ...'la olay tarihi ve öncesinde iletişimi olduğunu gösteren HTS kayıtları ve somut delillerle açıkça çelişen savunmaları karşısında atılı ticari amaçla uyuşturucu madde nakletme suçunu işlemiş olduğu, yakalandıktan sonra diğer sanık ... hakkında kimlik tespitine elverişli olmayan kamera görüntüleri dışında herhangi bir delil ve bilgi bulunmadığı aşamada ismini vererek suç ortağının suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardımda bulunarak etkin pişmanlık gösterdiğinin kabulü ile hakkında 5237 sayılı TCK'nın 192/3. maddesinin de uygulanması suretiyle atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüştür.
    D. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
    Soruşturma ve kovuşturma organları tarafından elde edilmese de temel hak ve hürriyetler çiğnenerek elde edilen delillerin Mahkeme tarafından dikkate alınmasının mümkün olmadığı, aksi halde hukuk devletinin temel kurallarından biri olan delil yasaklarına ilişkin kanun maddelerinin etkisini yitireceği, usul hukukunun dürüst işlem ilkesinin bu şekilde elde edilen delillerin kullanılmasına olanak vermeyeceği, kamuyu koruyan usul hukuku kurallarına aykırılığın yapılan işlemin adil olması kuralını ve dolayısıyla dürüst işlem ilkesini ihlal edeceği, hukuka aykırılık kavramının kanuna aykırılıktan daha geniş bir içeriğe sahip olduğu, hukuka aykırılığın tespitinde gerek pozitif hukuk kurallarına gerekse kişilerin temel hak ve hürriyetlerine ilişkin evrensel hukuk ilkelerine aykırılık olup olmadığının gözetilmesi ve aykırılığın olması durumunda hukuka aykırılığın mevcut olduğunun kabulü gerektiği göz önüne alındığında;
    09.03.2021 tarihli tutanağa göre; MNG Kargo firması çalışanlarının, Seyrantepe şubesine aynı kişiler tarafından bırakılan iki adet gönderiden şüphelenmeleri üzerine İstanbul adresli olarak sanık ...'a gönderilen gönderiyi açarak içerisinde uyuşturucu madde olduğunu görmeleri üzerine kolluk görevlilerine ihbarda bulundukları, daha sonra da Cumhuriyet savcısına bilgi verildiği ve Cumhuriyet savcısı tarafından 5271 sayılı CMK'nın 116. ve devamı maddeleri uyarınca arama ve el koyma tedbirine karar verildiği olayda, soruşturma ve kovuşturma görevi bulunmayan kargo firması çalışanlarının adli yetkiden yoksun ve yasal sınırların aşılması suretiyle elde etmiş olduğu deliller yukarıda izah edilen ilke ve kurallar uyarınca hukuka aykırı olduğu ve mahkûmiyete esas alınamayacağı gibi 5271 sayılı CMK'nın ilgili maddelerine aykırı olarak İstanbul adresli gönderinin açılmasından sonra Cumhuriyet savcısına bilgi verilip arama ve el koyma koruma tedbirine başvurulmasının pozitif hukuk kurallarına da aykırı olduğu, hukuka aykırı arama sonucu ele geçirilen uyuşturucu maddelerin ''suçun maddi konusu'' ve ''suçun delili'' olarak hükme esas alınamayacağı, somut olayda suçun maddi konusunun bulunmaması nedeniyle suçun unsurları oluşmadığından sanığın atılı suçtan beraatına karar verilmesinin hukuka uygun olduğu belirlenmekle, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
    Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun unsurlarının oluşmaması sebebiyle sanığın beraatına karar verilmesine ve vekalet ücretinin belirlenmesine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
    IV. KARAR
    A. Sanıklar Mesut ve ...Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden;
    Gerekçe bölümünün (A) ve (D) bentlerinde açıklanan nedenlerle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi kararında Cumhuriyet savcısı ve sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
    Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık ... hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
    B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
    Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün sanık ... hakkında cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin bölümünden "Sakarya 7. Asliye Ceza Ceza Mahkemesince █████████ E, ████████ K sayılı ilamıyla verilen cezanın █████/2017 tarihinde kesinleştikten sonra 3 yıllık süre içerisinde" ibaresinin çıkarılarak yerine "...Elazığ 1. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamıyla hükmolunan cezanın 02.04.2018 tarihinde kesinleşmesinden sonra ceza henüz infaz edilmeden..." ibaresinin eklenmesi suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
    Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
    C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
    Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenlerle, Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
    Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
    03.12.2024 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!