Anahtar kelimeler: Ekspetriz Sızması Akan Bağcılaristanbul Borusunun Şebeke Patlaması Cad Suların Hasara

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ45. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2020NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ KararDAVANIN KONUSU
: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)KARAR TARİHİ
: █████/20256100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacı şirket nezdinde ... Mah. ... Cad. N. ... ... Kat Bağcılar/İSTANBUL adresindeki işyerinin █████/2016-2017 tarihleri arasında ... ... Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, sigortalı işyerinin █████/2016 tarihinde davalıya ait şehir şebeke borusunun patlaması sonucu akan suların sızması ile hasara uğradığını, yaptırılan ekspetriz raporu sonucu tespit edilen toplam 19.852,38 TL hasar tazminatının █████/2017 tarihinde sigortalı hesabına ödendiğini ve davacı şirketin sigortalının haklarına halef olduğunu, davacı tarafından tamamen davalıdan kaynaklı zararın tazmini için davalıya başvurulduğunu ancak ödeme yapılmadığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 19.852 TL'nin █████/2017 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesi ile; olayın hizmet kusuruna dayalı olup davanın tam yargı davası olarak idari yargıda açılması gerektiğini, davalı idarenin olayda kastı, kusuru, ihmali bulunmadığı gibi zararla davalı idare arasında bir illiyet bağının kurulmasının da mümkün olmadığını, olayın meydana gelmesinde davalı idarenin dahlinin söz konusu olmadığını, davaya konu hasarın meydana geldiği işyerinin kot olarak yol seviyesinin altında kaldığı ve projeye aykırı kullanım olduğu ve yine davacının sigortalısının yer altı ve yer üstü sularına karşı izolasyon ile ilgili gerekli tedbirleri almadığını, işyerindeki emtiaların usulüne uygun istiflenip istiflenmediğinin de araştırılması gerektiğini, ayrıca davacının sigortalısının hasarın oluşmasında kusuru olup olmadığı hususunun bilirkişi marifetiyle tespiti ile tazminata hükmedildiği taktirde B.K. gereğince sigortalının kusuru oranında tazminatın tenkisi yoluna gidilmesi gerektiğini, davada talep edilen hasar bedelinin fahiş olduğunu, tazminata ödeme tarihinden itibaren faiz istenmesinin hukuka aykırı olduğunu, idarenin temerrüdü söz konusu olmadığından ancak dava tarihinden sonrası için faiz istenebileceğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, " ...her ne kadar davalı idare tarafından zarara perde duvarından sızan suyun neden olduğu iddia edilmiş ise de ekspertiz raporunda suyun pencereden ve mutfak giderlerinden girdiğinin tespit edilmiş olduğu, bu haliyle izolasyan yapılmış olsa bile zararın önüne geçilemeyeceği, davalı idare tarafından zararın perde duvarından sızan suyun neden olduğuna ilişkin somut delil sunulmamış olduğu dikkate alınarak ayrıca kusur tespitinde sonuç olarak hakimin takdir hakkının bulunduğu(emsal karar için bknz yargıtay 17.hd'nin █████████ e., █████████ k. sayılı kararı), alınan bilirkişi raporu ile ekspertiz raporu ile belirlenen toplam hasar bedelinin günümüz piyasa koşulları değerlendirildiğinde uyumlu olduğu belirtilmekle birlikte müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. bu minvalde davacının sigortalısının kendi kusurlu ve özensiz davranışıyla zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almadığından müterafik kusurlu olduğu kabul edilmekle davacı tarafça talep edilen 19.852,00 tl zarardan %20 oranında indirim yapılarak davanın kısmen kabulü ile davalının kusur oranına göre 15.882,00 tl'nin ödeme nedeniyle rücu hakkının doğduğu " gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının kusur oranına göre takdiren 15.882,00 TL'nin ödeme nedeniyle rücu hakkının doğduğu █████/2017 tarihinden itibaren davanın konusuna ve tarafların sıfatına göre yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki açıklamalarını tekrar ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, “... Sigorta Poliçesi “ kapsamında ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili amacı ile başlatılan icra takibine karşı itirazın iptali davasıdır. Dosya kapsamından, davacı sigorta şirketi ile dava dışı Tasfiye Halinde ... Tic. Ltd. Şti. Arasında ... arasında █████/2016-2017 dönemine ait iş yeri sigorta poliçesi düzenlendiği, sigortalı işyerinde bulunan emtealar için 250.000 TL, dekorasyon için 10.000,00 TL, teminat bedeli kararlaştırıldığı, █████/2016 günü davalıya ait temiz su tesisat şebeke borusunun patlaması neticesinde sigortalı binaya sızan su nedeniyle meydana geldiği iddia olunan hasardan dolayı davacı sigorta şirketince, sigortalıya █████/2017 tarihinde 19.852,38 TL ödeme yapıldığı, sigortalıya yapılan ödemenin, meydana gelen hasardan davalı İSKİ'nin sorumlu olduğundan bahisle rücuen tazmini amacıyla işbu davanın açıldığı görülmüştür. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK.nın 1472.maddesinde halefiyet düzenlenmiştir. Düzenlemede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği belirtilmiştir. Somut olayda, "şehir su şebekesinin arızası nedeniyle sebep olacağı zararlar" Yangın Sigortası Genel Şartları kapsamında " Dahili Su Klozu " ile teminat altına alındığı, ödenen hasar bedelinin, sigorta poliçesinde kararlaştırılan teminat bedeli içerisinde kaldığı, sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya hasar bedeli ödenmiş olmakla TTK 1472. Maddesi uyarınca davacı sigorta şirketinin, sigortalısına yerine geçerek gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava açma hakkını kazandığından davalının meydana gelen hasardan dolayı sorumlu olup olmadığının değerlendirilmesi gerekecektir. Dosyaya sunulan █████/2016 tarihli ekspertiz raporunda; Sigortalı firma yetkilileri ile mahallen yapılan görüşmede, hadisenin 24.11.2016 tarihinde ... sokaktan geçen ... ana temiz su tesisat şebeke borusunun patlaması nedeniyle, 2189 sokağa bakan pencereden ve mutfak giderlerinden işyerine sirayet eden sular neticesinde meydana gelmiş olduğu, hadiseyi fark ettikten sonra durumu ...”ye bildirdikleri ve ...'den gelen elemanlar tarafından yolda iş makinesi ile kazı yapılarak temiz su tesisat borusunun tamiratına başlanılmış olduğu sözlü olarak beyan edilmiş olduğu bunun üzerine ...' ve rücu durumu bulunduğu, %50 sovtaj düşümlü emtia hasar toplamanın 17.309,58 TL, dekorasyon hasarı 2.542,80 TL olmak üzere toplam hasarın 19.852,38 TL tespit edilmiştir. Mahkemece, dava dışı sigortalının meydana gelen gerçek zararının ne kadar olduğu, zararın meydana gelmesinde tarafların kusur ve sorumluluğun tespiti hususlarında bir inşaat mühendisi, bir sigorta uzmanından oluşan bilirkişilerden alınan müşterek kök raporda özetle; "...█████/2017 tarihli Dahili Su Hasarı Ekspertiz Raporu' nda; "... caddesi ile ... sokağın kesiştiği köşede bulunan bodrum, ... ve ... normal katlı köşe konumlu, ... kapı numaralı zemin kat görünümlü bodrum katı ile ... sokağa cepheli ... kapı nolu binanın bodrum katı olmak üzere iki ayrı binanın içeriden bağlantılı olarak bodrum katlarında bulunan ... caddesinden girişli olarak ..., tabela namıyla faaliyet gösterdiği, hadisenin █████/2016 tarihinde ... sokaktan geçen ... ana temiz, su tesisat şebeke borusunun patlaması nedeniyle, 2189 sokağa bakan pencereden ve mutfak giderlerinden işyerine sirayet eden sular neticesinde meydana gelmiş olduğu, hadiseyi farkettikten sonra durumu ...' ye bildirdikleri, ...' den gelen elemanlar tarafından yolda iş makinesi ile kazı yapılarak temiz su tesisat borusunun tamiratına başlanılmış olduğu, █████/2016 tarihinde yerinde yapılan inceleme sırasında ... sokakta ... kapı numaralı binanın ön tarafında yolda ... tarafından iş makinesi ile kazı yapılmak suretiyle ...'ye ait ana şebeke temiz su tesisat borusunun tamiratına devam edildiği," hususlarının yer aldığı, bodrum katta çevre sularının toplandığı bir rogar ve bu suyu ana kanala tahliye edecek cebri bir pompa sisteminin kurulmuş olması gerektiği, su basman kotu altında kalan taşınmazlara ait yapı kullanma izin belgesinin olup olmadığı ve bu taşınmazların proje ve eklerine uygun inşaa edilip edilmediğinin ve ayrıca işyeri açma ruhsatı alma koşullarının usulüne uygun olup olmadığı tespitinin açısından Bağcılar Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü' nden hu taşınmaza ait son tarihli Yapı Kullanma İzin Belgesi ve Projesinin talep edilmesinin gerektiği, halihazır taşınmazdaki olası bir uygunsuzluğun tespiti mcvcut olursa yerel yönetimin de sorumluluk payı olacağı, su basman kotu altında kalan dava konusu taşınmaz ile ilgili su baskınına karşı tedbirlerin alınıp alınmadığına dair sigorta firma yetkilileri tarafından da sorumlu belediyede araştırma yapılmış olması gerektiği, sonuç olarak hasarının değerlendirilmesinde; ekspertiz raporu içeriğinden anlaşılacağı üzere sigortalı firma yetkililerinden temin edilen talep listesinde belirtilen tutarlar dikkate alınarak kdv hariç şekilde emtia hasarı ile ilgili talep, %50 sovtaj düşümlü olarak 10 adet yatak odası dolabı ile ilgili talep, olay mahallinde bulunan 2 adet dolap hasarı olarak, tencere takımı ile ilgili talep ise ambalaj hasarı olarak hesap edilmiş olduğu, sigorta firma yetkililerinden emtialara ait herhangi bir alış faturası ile hasar tarihi itibarıyla işyerinde mevcut envanter kayıt listesinin temin edilememiş olduğu, bu nedenle emtia teminatı ile ilgili eksik/aşkın sigorta konusunda herhangi bir çalışma yapılamamış olduğu, sovtaj düşümlü emtia hasar toplamının 17.309,58 TL, dekorasyon hasarı toplamının ise 2.542,80 TL olmak üzere toplam hasarın 19.852,38 TL olduğu tespit edildiği ve bu belirlenen hasar bedeli ile günümüzün piyasa koşulları değerlendirilip hesaplandığında uyumlu olduğu" belirtilmiştir. Mahkemece, Bağcılar Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'nden dava konusu adreste yer alan taşınmaza ait yapı kullanma izin belgesinin olup olmadığı, var ise onaylı örneğinin ayrıca söz konusu taşınmazın proje ve eklerinin uygun inşaa edilip edilmediğinin ve söz konusu işyerinin açma ruhsatı alma koşullarını taşıyıp taşımadığı sorularak söz konusu belgelerin onaylı örnekleri talep edilmiş, verilen cevabi yazıda yapılan incelemelerde imar işlem dosyasına rastlanmadığı bildirildikten sonra dosya yeniden ek rapor için bilirkişiye heyetine tevdi olunmuş, düzenlenen █████/2020 tarihli ek raporda; " ilgili belediye tarafından elde edilemeyen bilgiler nedeniyle "su basman kotu altında kalan taşınmazlara ait yapı kullanma izin belgesinin olup olmadığı ve bu taşınmazların proje ve eklerine uygun inşaa edilip edilmediğinin ve ayrıca işyeri açma ruhsatı alma koşullarının usulüne uygun olup olmadığı" tespitinin yapılamadığı, "su basman kotu altında kalan dava konusu taşınmaz ile ilgili su baskınına karşı tedbirlerin alınıp alınmadığına" dair sigorta firma yetkilileri tarafından da sorumlu belediyede araştırma yapılmadığı, bahsi geçen ve kök raporda belirtilen belgelerin dava dosyasında olmadığından dolayı kusur oranı dağılımı yapılamadığı, kusur dağılımının yapılabilmesi için imar işlem dosyası, yapı kullanma izin belgesi, işyeri açma ruhsat belgelerinin ibrazı sonunda kusur oranının belirlenebileceği, dosya içeriğindeki bilgi ve belgeler doğrultusunda kusur oranlan tespitinin mümkün olamayacağı" belirtilmiştir. Somut olayda; davalı ...''nin yapı maliki olarak sorumluluğunda bulunan temiz şebeke suyuna ait borusunun patlaması neticesinde yol kotunun altında bulunan sigortalı binaya akan suların sirayet etmesi sonucu hasarın meydana geldiği görülmüştür. TBK.nun 69. (Mülga 818 sayılı B.K'nun 58) maddesi uyarınca, bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür. Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, TBK'nın anılan maddesindeki sorumluluk objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir kusursuz sorumluluk halidir. Bu sorumlulukta zarar gören, yapı malikinin, yani davalı ...'' nin kusurunu kanıtlamak zorunda değildir. Yapı maliki de, kusurun bulunmadığı savunmasının ötesinde uygun illiyet bağının kesildiğini kanıtlamalıdır. Kusursuz sorumlulukta illiyet bağının kesilebilmesi için zarar görenin ağır kusurunun olması veya üçüncü bir kişinin illiyet bağını kesebilecek nitelikte ağır kusurunun olması veya zararlandırıcı sonucun meydana gelmesinde öngörülmeyen bir halin bulunması gerekmektedir. Belirtilen yasal düzenlemeler ve açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; ...'ye ait içme suyu borusunun, TBK 69. Maddesi kapsamında "imal olunan şey" kavramı olup davalı ...'nin bu şebekenin kötü yapılmasından veya muhafazasından ve bakımındaki eksiklikten dolayı kaynaklanan zarardan 2560 Sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanununun 2.maddesi uyarınca sorumlu olduğundan davalı ...'nin TBK 69. Maddesi ve haksız fiil hükümleri uyarınca dava dışı sigortalının uğradığı zararı gidermekle yükümlüdür. Davalı ...'nin kusursuz sorumluluğu ile birlikte TBK'nın 52/1. maddesinde zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yüklümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hakimin tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği düzelenmiştir. Somut olayda, dava dışı sigortalının faaliyet gösterdiği işyerinin yol kotunun altında olması nazara alınarak muhtemel su baskınları için gerekli tedbirlerin alınmasında yetersiz kalması nedeniyle sigortalıya atfedilen % 20 oranında kusur oranı dairemizce de yeterli görülmüştür. Öte yandan eksper tarafından belirlenen % 50 sovtaj düşümlü 17.309,58 TL emtia hasarı, 2.542,80 TL dekorasyon hasarı olmak üzere toplam 19.852,38 TL hasar bedelinin olaya uygun, kadri maruf ve işbu davaya konu olay nedeni ile oluşmuş hasarlar olduğu, denetime açık, hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ile saptandığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, HMK 353/1.b.1 bendi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvusunun esastan reddine karar verilmiştir.Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin █████/2021 tarihli ███████ E. ███████ K. sayılı ilamında; 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinde ifade edilen (1) sayılı tarifenin 1/e bendinde belirtilen işin esasının hüküm altına aldığı kararlardan anlaşılması gerekenin, ilk derece mahkemesi yerine geçilerek verilen ve icra kabiliyeti söz konusu olan kararlar olduğu, ilk derece mahkeme kararlarına dair istinaf başvurusunun esastan reddi yönündeki kararların ise icra edilebilir karar niteliğinde olmadığı için maktu harca tabi olduğu ifade edilmiştir. Somut dosya yönünden Dairemizce yapılan inceleme neticesinde verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararı icra edilebilir bir karar niteliğinde değildir ve ilk derece mahkemesi kararının geçerliliği devam etmektedir. İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeni bir karar verilmediği için emsal ilamda açıklanan hususlar Dairemizce de uygun bulunarak, davalı yönünden istinaf karar harcının maktu olarak belirlenmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına, alınması gerekli olan 615,40 TL istinaf harcından, davalı tarafından yatırılan 271,30 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 344,10 TL harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.█████/2025