Anahtar kelimeler: Pafta Ruhsatsız Müteahhidi Encümeni Israr Süreci Cezasıyla İli İlçesi Mahallesi
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI)
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda ruhsatsız olarak inşaat yapıldığından bahisle, 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesi uyarınca yapı müteahhidi ve mal sahibi sıfatıyla davacının 660.927,17-TL idari para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı ... Belediye Encümeni kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:......, K:... sayılı kararıyla;
3194 sayılı İmar Kanunu’nun 1., 3., 5., 32. ve 42. maddelerine yer verildikten sonra,
Olayda, dava konusu yapının, yapı müteaahhidinin; ... Turizm İşletmeleri San. Tic. AŞ. olduğu, yapı sahibinin ise; ... Yapı İnş. Tur. San. Tic. AŞ. olduğunun görüldüğü,
Bu durumda, para cezasının anılan şirketler adına kesilmesi gerekirken, yapı sahibi ve yapı müteahhidi vasfını taşımayan davacı adına düzenlenen imar para cezalarına ilişkin encümen kararlarında hukuka uyarlık görülmediği,
Öte yandan, davalı idarenin, davacının ... Turizm İşletmeleri San. Tic. AŞ. ve ... Yapı İnş. Tur. San. Tic. AŞ.'nin sahibi olduğu iddiasına, anılan şirketlerin tüzel kişiliği ve ayrı bir malvarlığı bulunduğu gözetilerek itibar edilmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti
: Danıştay Altıncı Dairesinin █████/2022 tarih ve E:██████████, K:██████████ sayılı kararıyla;
Anayasa'nın 38. maddesinin 7. fıkrasına, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesine yer verildikten sonra,
Cezaların şahsiliği ilkesi uyarınca; 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesine göre verilecek olan para cezasının ruhsatsız ya da ruhsata aykırı yapıyı fiilen yapan ya da yaptıran kişi adına, bir başka ifade ile yapı sahibi adına verilmesi gerektiği; yapı sahibinin ise her zaman taşınmaz maliki ile aynı kişi olması zorunlu olmadığından ruhsatsız yapıyı yapan kişinin taşınmaz malikinden farklı bir kişi olduğunun anlaşılması durumunda, taşınmaz maliki adına değil yapıyı yapan adına para cezası verilmesi gerektiği,
Dosyanın incelenmesinden; dava konusu imalatın davacı tarafından yapıldığına ilişkin yapı tatil tutanağının █████/2019 tarihinde düzenlendiği ve █████/2019 tarihinde dava konusu Encümen kararının alındığı, davacı tarafından tapu kayıtlarında taşınmazın malikinin ... Yapı İnşaat Turizm San. ve Tic. A.Ş. olduğu, yapı müteahhidinin ise ... Turizm İşletmeleri San. ve Tic. A.Ş. olduğu, verilen para cezasına ilişkin taraf sıfatının bulunmadığı iddia edilerek para cezasının iptalinin talep edildiği; İdare Mahkemesi tarafından, yapı sahibi ve yapı müteahhidi vasfını taşımayan davacı adına düzenlenen imar para cezalarına ilişkin encümen kararlarında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle iptal kararı verilmiş ise de, 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinde para cezası yaptırımının uygulanacağı ruhsata aykırı veya ruhsatsız "yapının sahibi" ibaresinden, inşai faaliyeti yapan kişilerin anlaşılması gerektiği, idarenin yapı tatil tutanağı düzenlemekteki amacının o anki fiili durumu tespit etmek olduğu, yapı tatil tutanağının düzenlendiği █████/2019 tarihinde dava konusu yapıya ait █████/2018 tarihli yapı ruhsatında yapı sahibi ve yapı müteahhiti olarak davacı " ..." in isminin bulunduğu, yine taşınmaza ait █████/2019 tarihli tadilat ruhsatında da yapı sahibi ve yapı müteahhiti olarak davacı " ..." in isminin yer aldığının görüldüğü; yapı ruhsatında yapı sahibi ve yapı müteahhiti olarak ismi geçen davacının yapı ruhsatlarıyla ilgili olarak idareye itirazda bulunduğuna ve imalatların dava dışı üçüncü kişi tarafından yapıldığına ilişkin hiçbir belge/bilgi sunmadığı dikkate alındığında, yapıyı yapanın kendisi olmadığının ispat külfetinin davacıya ait olduğu ve yapı tatil tutanağında tespit edilen dava konusu imalatların davacı tarafından yapılmadığının kabulüne yeterli bilgi ve belge bulunmadığı sonucuna varıldığı,
Bu durumda; ruhsatsız imalatların tespit edildiği tarihte taşınmazın maliki olduğu sabit olan davacıya ruhsatsız imalat nedeniyle para cezası verilmesine ilişkin işlemde "cezaların şahsiliği" ilkesi açısından hukuka aykırılık bulunmadığı,
Bu itibarla, işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerektiği,
Öte yandan; Bölge İdare Mahkemesince yeniden verilecek kararda dava konusu para cezasına uygulanan tekerrür hükümlerinin hukuka uygun olup olmadığının değerlendirileceğinin de tabi olduğu gerekçesiyle ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; aynı gerekçeyle istinaf başvurusunun reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davalı idare tarafından, davaya konu yapı ruhsatında ve tadilat yapı ruhsatında malik olarak davacının belirtildiği; davacının, hem ... Yapı İnşaat Turizm San.Tic.AŞ'nin hem de ... Turizm İşletmeleri San. Tic. AŞ'nin sahibi olduğu; aynı zamanda da yapının müteahhidi konumundaki şirketin sahibi olduğu; imara aykırı yapıyı, davacının yaptığı; ayrı tüzel kişilikleri de olsa belirtilen aykırılıkları tüzel kişinin bizzat yapma olanağı olmadığı ve aykırılığı yapanın da ancak gerçek kişi olabileceğinden, imara aykırılıklardan haberdar olmaması ya da bilgisi dışında bir aykırılığın yapılmasının olanaklı olmadığı; imar para cezalarına ilişkin hükümlerin Türk Ceza Kanunu hükümlerine tabi olduğu ve cezaların şahsiliği ilkesi gereği de yapıyı yapan kişinin, yapı ruhsatında belirtilen davacı olduğundan, verilecek cezadan da davacının sorumlu olması gerektiği; ayrıca, Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi tarafından, Danıştayın bozma kararını karşılar nitelikte gerekçeli bir karar verilmesi gerekirken, gerekçesiz bir ısrar kararı verildiği; anılan ısrar kararının, bu yönüyle, hukuk devleti ve hukuki güvenlik ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'IN DÜŞÜNCESİ
: Dava konusu yapıya ait yapı ruhsatında ve tadilat ruhsatında, "yapı sahibi" olarak, " ..., ... Yapı İnş. Tur. San. Tic. AŞ." açıklamasının yer aldığı; "yapı müteaahhidi" olarak da " ..., ... Turizm İşletmeleri San. Tic. AŞ." açıklamasının olduğu tespit edildiğinden, dava konusu encümen kararı ile sadece davacıya imar para cezası uygulanmasında hukuka uyarlılık bulunmadığı sonucuna varılmış olup; bu nedenle, temyiz isteminin reddi ile ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesi kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
:
MADDİ OLAY
:
... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... Ada, ... parsel sayılı taşınmazda ruhsatsız inşaat yapıldığının █████/2019 tarihli yapı tatil tutanağı ile tespit edilmesi üzerine, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca yapı müteahhidi ve mal sahibi sıfatıyla davacının 660.927,17-TL idari para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin ... Belediye Encümeninin ... tarih ve ... sayılı kararı alınmıştır.
Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
:
Anayasa’nın “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” kenar başlıklı 38. maddesinin yedinci fıkrasında, “Ceza sorumluluğu şahsidir.” hükmü yer almaktadır.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi; "Bu maddede belirtilen ve imar mevzuatına aykırılık teşkil eden fiil ve hallerin tespit edildiği tarihten itibaren on iş günü içinde ilgili idare encümenince sorumlular hakkında, üstlenilen her bir sorumluluk için ayrı ayrı olarak bu maddede belirtilen idari müeyyideler uygulanır. Ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine ve aykırılığı altı işgünü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, beşyüz Türk Lirasından az olmamak üzere aşağıdaki şekilde hesaplanan idari para cezaları uygulanır. (...)" şeklinde düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Ceza sorumluluğunun şahsiliği, ceza hukukunun temel ilkelerindendir. Cezaların şahsiliğinden amaç, bir kimsenin işlemediği bir fiilden dolayı cezalandırılmamasıdır. Başka bir anlatımla bir kimsenin başkasının fiilinden sorumlu tutulmamasıdır. Anayasa’nın 38. maddesinde idari ve adli cezalar arasında bir ayrım yapılmadığından, idari para cezaları da bu maddede öngörülen ilkelere tabidir.
Cezaların şahsiliği ilkesi uyarınca; 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesine göre verilecek olan para cezasının ruhsatsız ya da ruhsata aykırı yapıyı fiilen yapan ya da yaptıran kişi adına, bir başka ifade ile yapı sahibi adına verilmesi gerekmektedir. Yapı sahibinin ise her zaman taşınmaz maliki ile aynı kişi olması zorunlu olmadığından ruhsatsız yapıyı yapan kişinin taşınmaz malikinden farklı bir kişi olduğunun anlaşılması durumunda, taşınmaz maliki adına değil yapıyı yapan adına para cezası verilmesi gerekmektedir.
Öte yandan, 3194 sayılı Kanun'un 42. maddesinde geçen “yapının sahibi” ibaresinden ister yapının mülkiyetine sahip kişiler isterse kiracı, yapı malikinin yakını, intifa hakkı sahibi gibi üçüncü kişiler olsun inşai faaliyeti yapan kişilerin anlaşılması gerekmektedir.
Danıştay’ın istikrar kazanan içtihatlarında da, yapının sahibi ibaresinden, mevzuata aykırı yapıyı inşa eden kişinin anlaşılacağı belirtilmiş olup, uygulamada idarelerce gerekli araştırma yapılarak mevzuata aykırı inşai faaliyeti yapan kişi tespit edilmeksizin doğrudan yapının mülkiyet sahibine para cezası verilmesi, yasanın amacı ve anlamı ile bağdaşmayan bir sonuç doğurur.
Temyize konu uyuşmazlığa ilişkin belge ve bilgilerin incelenmesinden; dava konusu imalatın davacı tarafından yapıldığına ilişkin yapı tatil tutanağının █████/2019 tarihinde düzenlendiği ve █████/2019 tarihinde dava konusu Encümen kararının alındığı, anılan encümen kararının iptali istemiyle davanın açıldığı anlaşılmıştır.
3194 sayılı Kanunun 42. maddesinde para cezası yaptırımının uygulanacağı ruhsata aykırı veya ruhsatsız "yapının sahibi" ibaresinden, inşai faaliyeti yapan kişilerin anlaşılması gerektiği açıktır. Dosyada bulunan, dava konusu yapıya ait █████/2018 tarihli yapı ruhsatının, "yapı sahibi" ve "yapı müteahhiti"nin belirtildiği kısmında, davacı " ..."in isminin yer aldığı, yine taşınmaza ait █████/2019 tarihli tadilat ruhsatında da "yapı sahibi" ve "yapı müteahhiti" kısmında, davacı " ..." in ismine yer verildiği görülmektedir. Öte yandan, anılan ruhsatlarda davacı ile birlikte yapı müteahhidi olarak adı geçen ... Turizm İşletmeleri San. Tic. AŞ. ile yapı sahibi olarak adı geçen ... Yapı İnş. Tur. San. Tic. AŞ., davacıya ait olduğundan, bu şirketlerin faaliyetlerinden davacının habersiz olması hayatın olağan akışına aykırıdır.
Bu itibarla, yukarıda aktarılanlar ışığında, yapı ruhsatında ve yapı tadil ruhsatında "yapı sahibi" olarak davacının isminin açıkça "... Yapı İnş. Tur. San. Tic. AŞ." şirketi ile birlikte yer aldığı görüldüğünden, dava konusu işlemde cezaların şahsiliği ilkesi yönünden hukuka aykırılık olmadığı sonucuna varılmıştır. Ayrıca, her ne kadar, davacı tarafça davaya konu taşınmaza ilişkin üst hakkının 30 yıllığına "... Turizm San. ve Tic. AŞ'"ye verildiği ileri sürülse bile gerek anılan şirketin gerekse de yapı sahibi olan ... Yapı İnş. Tur. San. Tic. AŞ.'nin sahibinin davacı olduğu düşünüldüğünde, davacının kendisine ait taşınmazda yapılan yapıya itiraz etmeyerek, rıza ve muvafakat göstermek suretiyle ruhsatsız yapı yapılmasına iştirak ettiği anlaşılmıştır.
Bu durumda; ruhsatsız imalatların tespit edildiği tarihte "yapı ruhsatında" ve "tadilat ruhsatında" yapı sahibi olarak gözüktüğü sabit olan davacıya ruhsatsız imalat nedeniyle para cezası verilmesine ilişkin işlemde "cezaların şahsiliği" ilkesi açısından hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Bunun yanında, Bölge İdare Mahkemesince, temel para cezası ve her bir artırım nedeni yönünden 3194 sayılı Kanun'un 42. maddesi dikkate alınarak dava konusu encümen kararının esasının inceleneceği de açıktır.Bu itibarla, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne;
2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen temyize konu ... tarih ve E:..., K:...... sayılı ısrar kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile ısrar kararının onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.
KARŞI OY
XX-3194 sayılı İmar Kanunu'nun "İdari müeyyideler" başlıklı 42. maddesinin birinci fıkrasında; bu maddede belirtilen ve imar mevzuatına aykırılık teşkil eden fiil ve hallerin tespit edildiği tarihten itibaren on iş günü içinde ilgili idare encümenince sorumlular hakkında, üstlenilen her bir sorumluluk için ayrı ayrı olarak bu maddede belirtilen idari müeyyidelerin uygulanacağı, ikinci fıkrasında ise; ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, beşyüz Türk Lirasından az olmamak üzere, fıkrada belirtildiği şekilde hesaplanan idari para cezalarının uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
Anayasa’nın “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” kenar başlıklı 38. maddesinin yedinci fıkrasında, “Ceza sorumluluğu şahsidir.” hükmü yer almaktadır.
Ceza sorumluluğunun şahsiliği, ceza hukukunun temel ilkelerindendir. Cezaların şahsiliğinden amaç, bir kimsenin işlemediği bir fiilden dolayı cezalandırılmamasıdır. Başka bir anlatımla bir kimsenin başkasının fiilinden sorumlu tutulmamasıdır. Anayasa’nın 38. maddesinde idari ve adli cezalar arasında bir ayrım yapılmadığından, idari para cezaları da bu maddede öngörülen ilkelere tabidir.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin ikinci fıkrasındaki "yapı sahibine" ibaresinin Anayasa’nın 2. ve 10. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemiyle itiraz yoluyla, ... . İdare Mahkemesince Anayasa Mahkemesi'ne başvurulması üzerine, Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu'nun █████/2013 tarih ve E:███████, K:2013/8 sayılı kararı ile; "3194 sayılı İmar Kanunu’nun 5. maddesinde yapı, karada ve suda, sürekli ya da geçici, resmi ve özel, yerüstü ve yeraltı inşaatı ile bunların eklerini, değişikliklerini, onarımlarını, sabit ve hareketli tesislerini içine alan bir kavram olarak tanımlanmaktadır. Görüldüğü üzere, ister sabit olsun, ister hareketli olsun sadece ana yapı değil, ana yapıya ek olarak yapılan yapılar (ilaveler), ana yapı üzerinde yapılan değişiklikler; onarımlar (tamirler) da yapı olarak kabul edilmektedir. Dolayısıyla “yapının sahibi” ibaresiyle, yukarıda sayılan inşai faaliyetleri gerçekleştiren kişiler ifade edilmektedir. Başka bir deyişle, “yapının sahibi” ibaresinden ister yapının mülkiyetine sahip kişiler isterse kiracı, yapı malikinin yakını, intifa hakkı sahibi gibi üçüncü kişiler olsun inşai faaliyeti yapan kişiler anlaşılmaktadır.
Danıştay’ın istikrar kazanan içtihatlarında da, yapının sahibi ibaresinden, mevzuata aykırı yapıyı inşa eden kişinin anlaşılacağı belirtilmiş olup, uygulamada idarelerce gerekli araştırma yapılarak mevzuata aykırı inşai faaliyeti yapan kişi tespit edilmeksizin doğrudan yapının mülkiyet sahibine para cezası verilmesi, yasanın amacı ve anlamı ile bağdaşmayan bir sonuç doğurur.
Öte yandan, idarelerce gerekli araştırma yapılarak mevzuata aykırı inşai faaliyeti yapan kişi tespit edilerek idari yaptırımın bu kişiye uygulanması gerektiğinden, bu anlamda "yapı sahibi" ibaresinin, Anayasa’nın 38. maddesinde yer alan “Ceza sorumluluğu şahsidir.” hükmüne aykırı olmadığı gerekçesiyle Anayasa Mahkemesince itiraz başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, No:..., ... pafta, ... Ada, ... parsel sayılı yerde bulunan taşınmaza ilişkin, 3.169,92 m2 kaçak yapılan inşaat alanı için 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca yapı müteahhidi ve mal sahibi sıfatıyla davacının 319.794,22-TL idari para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin ... Belediye Encümeni'nce ... tarih ve ... sayılı kararın alındığı, ardından aynı adrese ilişkin yapılan denetim sonucunda 1.552 m2 kaçak inşaat alanı yapıldığının tespit edilmesi üzerine yine yapı müteahhidi ve mal sahibi sıfatıyla davacının 156.571,98-TL idari para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı kararının alındığı, akabinde davalı idarece dava konusu yerde yapılan incelemelerde mührün fek edilerek inşaat çalışmalarına devam edildiğinin ... tarih ve ... sayılı ... nolu yapı tatil tutanağı ile tespit edilmesi üzerine ... tarih ve ... sayılı encümen kararı ile davacı adına mal sahibi ve yapı müteahhidi sıfatıyla tekerrrürden 313.143,96-TL idari para cezası verildiği, █████/2019 tarihinde dava konusu taşınmazda yapılan incelemelerde çatı katının tam kata dönüştürülmesi ve çatı katının üstüne ilave kat yapıldığının tespit edildiği ve bu tespit üzerine ... tarih ve ... sayılı ... nolu yapı tatil tutanağı düzenlendiği, daha sonra davacı hakkında tekerrür hükümleri uygulanarak 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca yapı müteahhidi ve mal sahibi sıfatıyla dava konusu 660.927,17-TL idari para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin ... Belediye Encümeni'nin ...tarih ve ... sayılı kararının tesis edilmesi üzerine, anılan encümen kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, dava konusu yapıya ait yapı ruhsatında ve tadilat ruhsatında, "yapı sahibi" olarak, " ..., ... Yapı İnş. Tur. San. Tic. AŞ." açıklamasının yer aldığı; "yapı müteaahhidi" olarak da " ..., ... Turizm İşletmeleri San. Tic. AŞ." açıklamasının olduğu tespit edilmiştir.
Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu'nun █████/2013 tarih ve E:███████, K:2013/8 sayılı kararında da belirtildiği üzere, yapının sahibi ibaresinden, mevzuata aykırı yapıyı inşa eden kişinin anlaşılması ve idari yaptırımların bu kişilere uygulanması gerekmektedir. Nitekim, bu durum, Anayasa'nın suç ve cezaların şahsiliğini düzenleyen 38. maddesinin de bir gereğidir.
Yukarıda açıklandığı üzere, gerek yapı ruhsatında gerekse tadilat ruhsatında davacının adının, diğer şirketle birlikte (... Yapı İnş. Tur. San. Tic. AŞ.) "yapı sahibi" olarak yer aldığı dikkate alındığında idari para cezasının ikisi adına, ikisine birlikte uygulanması gerekirken sadece davacıya idari para cezası uygulanmasına karar verilmesine ilişkin dava konusu encümen kararında hukuka uyarlılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin temyize konu ısrar kararının yukarıda yer alan gerekçeyle onanması gerektiği düşüncesiyle, çoğunluk kararına katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!