Anahtar kelimeler: Kal Gününün Davalıbirleştirilen İstemli Atmanın Davetiye Günde Ecrimisil Önlenmesi Birleştirilen
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    SAYISI
    : ███████ E., ████████ K.
    Taraflar arasında görülen asıl davada el atmanın önlenmesi ve kal, birleştirilen davada el atmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
    Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kabulüne, birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir.
    İlk Derece Mahkemesi kararı davalı-birleştirilen davada davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 11.02.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
    Belli edilen günde temyiz eden adına davalı- birleştirilen davada davacı vekili Av. ..., karşı taraftan davacı- birleştirilen davada davalı vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Asıl davada davacı/birleştirilen dosyalarda davalı vekili, dava konusu taşınmazın ve komşu parselin öncesinde bir bütün olup tarafların aralarında yaptıkları 1999 tarihli taksim sonucu 961 parselin davacıya, 960 parselin ise davalıya düştüğünü, davalının ev ve ahırının bir kısmının davacının parseline taşkın olduğunu belirterek el atmanın önlenmesini, ev ve ahırın taşkın kısımlarının davacıya verilmesini, bu mümkün değil ise ev ve ahırın yıkımına karar verilmesini istemiş, davalı tarafından açılan birleştirilen davaların ise reddini savunmuştur.
    II. CEVAP
    Asıl davada davalı/birleştirilen davada davacı vekili, dava konusu yerlerin bir bütün halinde iken ortak murisleri babaları tarafından evlerin yapıldığını ve taksim krokisinin buna göre çizildiğini, 1974 yılından bu yana dava konusu evde oturduğunu, davacının ise 1977 tarihinde yine muris tarafından kendisine verilen evde oturduğunu, davacının 2012 yılında ölçüm yaptırması sonucu davalının evinin ve deposunun davacının parselinde kaldığının anlaşıldığını belirterek temliken tescil talebinde bulunarak davanın reddini savunmuş, bozmadan sonra açılan ███████ Esas sayılı birleştirilen dosyası ile bilirkişi raporu uyarınca belirlenen taşınmazın 47,67 m²’lik kısmının tapusunun iptali ile adına tescilini, davacının davalıya ait parsele yaptığı 9.91 m²’lik kısma el atmasının önlenmesini, taşan kısımların kal’ini ve ecrimisile hükmedilmesini, ███████ Esas sayılı birleştirilen dosyası ile de, bilirkişi raporunda belirtilen ███████ Esas sayılı dosyasındaki talepleri dışında kalan kısımların tapusunun iptali ile adına tescilini talep etmiştir.
    III. MAHKEME KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin 06.06.2013 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, 961 numaralı parsele 960 parsel maliki tarafından yapılan 47.67 m²'lik müdahalenin men'ine, kal talebinin reddine karar verilmiştir.
    IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
    A. Bozma Kararı
    1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
    2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 06.11.2014 tarihli ve ████████ Esas, ██████████ Karar sayılı kararı ile davacının ahıra ilişkin talebi hakkında olumlu olumsuz bir hüküm kurulmadığı, davalı tarafın cevap dilekçesinde, temliken tescil savunmasında bulunduğu ve bu konuda bir dava da açtığı (Malatya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı) anlaşıldığı halde davalı tarafın bu yöndeki savunması bakımından herhangi bir araştırma yapılmadığı ayrıca, dava konusu taşınmazların bulunduğu köyde yenileme kadastrosu çalışmaları yapıldığı bildirildiğine göre yenileme çalışmaları sonucu taşınmazların sınırlarının değişmesi ihtimalinin dikkate alınmadığı gerekçesi ile hüküm bozulmuştur.
    3. İlk Derece Mahkemesinin 09.02.2017 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile davacı/birleştirilen davada davalının davasının kısmen kabulüne, 153 ada 2 numaralı parsele fen bilirkişisinin (a) harfi ile belirtilen 59.32 m²'lik, (b) harfi ile gösterilen 109.80 m²'lik alana davalı- birleştirilen davada davacı tarafından yapılan el atmanın önlenmesine, kal talebinin reddine, davalı-birleştirilen davada davacının temliken tescil talebinin, el atmanın önlenmesi ve kal talebinin reddine karar verilmiştir.
    4. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
    5. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 09.02.2021 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile; davacı/birleştirilen davada davalının kal talebinin reddine ilişkin temyiz itirazının incelenmesinde, somut olayda, dosyanın içeriğine, toplanan delillere, davacı ve davalı tanıklarının ortak beyanına göre dava konusu evin davacı ve davalının babası tarafından yapıldığı, tarafların aralarında rızai taksim yaptıktan sonra ifrazdan kaynaklı hata sonucu evin ve ahırın bir kısmının 961 numaralı parselde kaldığı gerekçesiyle TMK'nın 723/1 inci maddesi gözetilerek yıkıma konu yapıların dava tarihindeki kaim bedeli hesaplanarak davalıya ödenmesi karşılığında kal kararı verilmesi gerektiği belirtilmiş, davacı/birleştirilen davada davalı vekilinin kal talebinin reddi dışındaki temyiz itirazlarının, davalı/birleştirilen davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
    6.Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 27.12.2021 tarihli ve ██████████ Esas, ██████████ Karar sayılı kararı ile davalı/birleştirilen davada davacı vekilinin karar düzeltme talebi reddedilmiştir.
    7. İlk Derece Mahkemesinin 09.06.2022 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile asıl davada davacı/birleştirilen dava davalısının kal talebinin kabulü ile 961 ( yeni 153/2 parsel sayılı ) sayılı taşınmaz üzerindeki ev ve ahırın kal'ine, asıl davada davacı/birleştirilen dava davalısı tarafından depo edilen kal bedeli olan 63.495,30 TL'nin karar kesinleştiğinde davacı/birleştirilen dava davalısına ödenmesine karar verilmiştir.
    8. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
    9.Dairemizin 13.06.2023 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile asıl davada el atmanın önlenmesi ve kal talep edilmesi, asıl dosyanın davalısı tarafından açılan birleştirilen dosyalarda ise el atmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil talep edilmesine rağmen mahkemece asıl davada ev ve ahır yönünden kal kararı verilmekle yetinildiği, asıl dava için el atmanın önlenmesi ve birleştirilen davalar için ise olumlu olumsuz bir karar verilmediği, ayrıca davacı tarafından depo edilen bedelin tekrar davacıya ödenmesine karar verildiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
    B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
    Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı doğrultusunda asıl davanın kabulüne, davaya konu 153 ada 2 No.lu parselde fen bilirkişisinin 30.06.2015 tarihli raporunda kırmızı renkle (a) harfi ile belirtilen 0059.32 m2'lik, yeşil renkle (b) harfi ile gösterilen 0109.80 m2'lik alana davalı 153 ada 1 No.lu parsel maliki tarafından yapılan yapıların men'ine ve kaline, davacı tarafça, yıkıma konu yapıların 09.07.2015 tarihli inşaat bilirkişileri tarafından sunulan heyet raporunda dava tarihindeki kaim bedeli olan ev için 49.450,50 TL, ahır için 14.044,80 TL olmak üzere toplam 63.495,30 TL’nin davalıya ödenmesine, birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    Davalı vekili duruşmalı temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bozma ilamlarına uyulmasın rağmen gereklerinin yerine getirilmediğini, müvekkilinin iyi niyetle yaptığı yapılar bakımından TMK'nın 724 ve 725. maddeleri doğrultusunda karar verilmesi gerektiğini, dava konusu yer hakkında açılan Malatya Kadastro Mahkemesinin 2014/9 Esas sayılı dosyanın sonucunun beklenmesi gerektiğini, birleştirilen davanın dilekçeler aşaması tamamlanmadan usule aykırı şekilde eldeki dosya ile birleştirildiğini belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.
    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve kal ile savunma yoluyla ileri sürülen temliken tescil; birleştirilen davalar, el atmanın önlenmesi kal, ecrimisil ile tapu iptali ve tescili talebine ilişkindir.
    1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
    Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
    28.000,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
    Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
    11.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!