Anahtar kelimeler: İstirdadı Diyarbakır Ret Çek Kesinlik Sıfatıyla Şartı Eksiklikleri Sayisi Esastan
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ
    :Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
    SAYISI
    :█████████ Esas, ████████ Karar
    HÜKÜM
    :Esastan ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    :Şırnak Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
    SAYISI
    :████████ E., ████████ K.
    Taraflar arasındaki çek istirdadı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
    Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Türkiye İş Bankası Şırnak şubesine ait 3036369 numaralı ve 150.000,00 TL bedelli çeki kaybetmesi nedeniyle Şırnak Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyasındaki çek iptali davasının yargılaması esnasında davalının çekin kendisinde olduğunu beyan etmesi üzerine mahkemece çek istirdadı davası açmak üzere süre verildiğini, dava konusu çekin müvekkilinin zilyedinde iken rızası dışında elinden çıktığını, müvekkili şirket ile davalı veya diğer cirantalar arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, davalı tarafın herhangi bir ticari ilişki olmaksızın çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğunu ve bu sebeple iktisabında ağır kusurlu olduğunu ileri sürerek dava konusu çekin istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu çekin ... isimli kişiden ciro yoluyla müvekkiline devredildiğini, bu haliyle müvekkilinin iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu, müvekkilinin ...'a ağır iş makinesi sattığını, bu satış karşılığında da ... tarafından kendisine dava konusu çekin ciro yoluyla devir ve teslim edildiğini, dava konusu çekin keşidecisinin Sidar Madencilik İnş. Nak. Gıd. San. Tic. Ltd. Şti. olduğunu, bu şirketin ... isimli şahsa ait olduğunu, ...'in ayrıca Adıgüzel Taşımacılık Madencilik Gıda ve Petrol Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti.'nin sahibi olduğunu, ... isimli cirantanın, Adıgüzel Taş. Mad. Gıd. Pet. San. Tic. Ltd. Şti.'ne kömür sattığını ve bu satış için şirket tarafından kendisine kantar fişleri kesildiğini, dava konusu çekin de bu kömür satışından dolayı ...'e ait Sidar Madencilik şirketi tarafından ...'a ciro yoluyla devir ve teslim edildiğini, kantar fişlerinde geçen araç plakaları, kömür taşımasında kullanılan araçlar olup ...'in kendisi adına ve/veya şirketleri adına kayıtlı araçlar olduğunu, bu satışlara ilişkin olarak ...'in sahibi olduğu Sidar Madencilik ... Ltd. Şti. ve Adıgüzel Taşımacılık ... Ltd. Şti.'nin ticari defterleri üzerinden yapılacak bilirkişi incelemesiyle de işbu ticari ilişkinin tespit edilebileceğini, bu haliyle davacının davasında haksız ve kötüniyetli olduğunu, yetkili hamil olmadığından dolayı yasal olarak Şırnak Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ E., sayılı dava dosyası ile çekin iptali davasını açma yetkisi bulunmamasına rağmen işbu davayı açtığını, davacının haksız ve kötüniyetli olarak müvekkilinin hâmili olduğu çekin tahsilini durdurmak için çek hakkında ödeme yasağı konulduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu çekin emre yazılı kambiyo senedi olduğu, çekin yalnızca zilyetliğin devri ve ciro ile devrinin mümkün ve gerekli olduğu, çekin lehtarının davacı olduğu, çekin arkasında sırasıyla davacı şirketin, ... isimli şahsın, ... ve davalı ...'ın cirosunun bulunduğu, ciroların beyaz ciro niteliğinde olduğu, bu sebeple dava konusu çekin ciro silsilesinde herhangi bir bağlantısızlık bulunmadığı, tüm bu sebeplerle davacının, davalının senedi kötüniyetle iktisap ettiğini veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğunu ispatlamakla mükellef olduğu, davalının yetkili hamil olduğu, yine davacının davalı ...'ın senedi kötüniyetle iktisap ettiğini veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğunu ispatlayacak hiçbir iddia ve delil ileri sürmediği, bu hususta yine tanık beyanları dikkate alındığında, senedin zilyetliğinin davalıya tanık ... tarafından aralarındaki hukuki ilişkiye dayalı olarak iradesi ile ve ciro yapılmak suretiyle devredildiği, çekin beyaz ciro olduğu dikkate alındığında, davalının yetkili hamil olduğunun da kabulünün gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
    B. İstinaf Sebepleri
    1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu çekin müvekkilinin zilyedinde iken rızası dışında elinden çıktığını, müvekkili şirket ile davalı veya diğer cirantalar arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, bu durumun dinlenen tanık beyanları ile de ispatlandığını, davalı taraf ile bir önceki ciranta olan ... ile olan ticari ilişkisi hususunda çelişkili ifadeler bulunduğunu, bir kısım tanıklar çekin kömür ticareti karşılığında verildiğini ifade etmişse de diğer bir kısım tanıkların da çekin iş makinesi karşılığında verildiğini ifade ettiklerini, davalı tarafın ise iş makinesi satımı karşılığında çekin alındığını ifade ettiğini, ancak buna ilişkin hiç bir delil sunmadığını, tanıkların ve davalı tarafın çelişkileri beyanlarının davalı tarafın kötüniyetli ve ağır kusurlu olduğunun ispatı olduğunu, Yargıtay içtihatları ve kanun hükümleri nazara alınmaksızın verilen kararı kabul etmediklerini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
    2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin gerekçeli kararında davacı tarafın açtığı davanın reddine karar verilmesine rağmen ödeme yasağı tedbirinin kaldırılmadığını, bu hususun hatalı olduğunu, müvekkillinin mağduriyetinin giderilmesi amacıyla çek üzerindeki ödeme yasağının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, özellikle tedbir kararı verildikten sonra asıl hükümde tedbir talep eden haksız çıkmışsa, mahkemenin hükümle birlikte tedbirin de kaldırılmasına karar vermesi gerektiğini belirterek davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine ve ödeme yasağı tedbirinin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çekin kural olarak bir ödeme vasıtası olup illetten mücerret olduğu, davalının çeki iktisabında kötü niyetli ya da ağır kusurlu olduğunu ispat yükünün davacının üzerinde bulunduğu, davalının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 792 nci maddesi uyarınca çekin kötü niyetle iktisap edildiği veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğunun ispat edilemediği, çek iptali davasında verilen tedbir kararının teminat karşılığında devamına karar verildiği, teminatın 15.12.2021 tarihinde mahkeme veznesine yatırıldığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 6100 sayılı Kanun) 397 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ihtiyati tedbir kararının etkisinin, aksi belirtilmediği takdirde, nihai kararın kesinleşmesine kadar devam edeceği, mahkemenin gerekçeli kararında tedbirle ilgili aksi yönde bir hükmün bulunmadığı, tarafların hak ve menfaat dengesi ile yukarıda anılan Yargıtay içtihatları uyarınca istirdat davasının açılması halinde çekle ilgili olarak ödeme yasağının devamına karar verileceği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
    V.TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
    B. Temyiz Sebepleri
    Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.
    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, çek istirdadı istemine ilişkin açılan davada, davalının dava konusu çeki kötüniyetle iktisap edip etmediği, iktisabında ağır kusurlu olup olmadığı noktasında toplanmıştır.
    2. İlgili Hukuk
    1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 ve 397 nci maddeleri.
    2.6102 sayılı Kanun'un 792 nci maddesi.
    3.Değerlendirme
    1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
    Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    05.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!