Anahtar kelimeler: Konusualacak Adında Poliçeleri Çatı Aşne Birleşmesi Hayat İmzalamış Müteveffa Kredisi

T.C.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:DENİZLİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ
:█████/2024DAVANIN KONUSU
:AlacakGEREKÇELİ KARARYAZIM TARİHİ
:█████/2025İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.Üye hakimin görüşü değerlendirildi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
:Davacı vekili, davaya konu sigorta poliçeleri ... A.Ş. tarafından düzenlenmiş olsa da kamu sigorta şirketlerinin tek çatı altında davalı ... A.Ş. adında birleşmesi nedeniyle davanın ... A.Ş.'ne karşı açıldığını, müteveffa ... ile müvekkili banka arasında tüketici kredisi sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme kapsamında davalı tarafından ... ve ... poliçe numarası ile hayat sigortası ile sigortalandığını ve müvekkili banka ile imzalamış olduğu tüketici kredi sözleşmesi için dain-i mürtehin şerhi konulduğunu, müvekkili bankanın borçlusu ...'ün ölümü üzerine müvekkili banka tarafından davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını fakat davalı sigorta şirketi müteveffanın kanser hastalığının kendisinde poliçe tarihlerinden önce de mevcut olduğunu, sigortalı tarafından bilindiğini fakat gizlendiğini belirterek beyan yükümlülüğüne aykırılık nedeniyle taleplerini reddettiklerini, davaya konu kredi borcundan dolayı müteveffanın mirasçılarına müvekkili banka tarafından ihtarname gönderildiğini, mirasçıların kredi borcunun hayat sigortası poliçesini yapan şirket tarafından ödenmesi gerektiğini belirterek ödeme yapmadıklarını, bu nedenle huzurdaki davayı açtıklarını, huzurdaki dava neticesinde verilecek olan karar müteveffanın yasal mirasçılarına etkileyeceğinden mirasçıların davala dahili ve ihbarını talep ettiklerini beyan ederek, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla davalı şirketin poliçe limitleri kapsamında müvekkilinin tüketici kredisinden kaynaklanan alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
:Davalı vekili, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, bu nedenle zamanaşımı itirazı nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, müteveffa ...'ün kanser hastalığını müvekkili şirketten gizleyerek beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığını, sigorta poliçesi kurulmadan evvel mevcut olan kanser hastalığının teminat dışı olduğunu, sigortalıya bu kapsamda gerekli bilgilendirmelerin de yapıldığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...Sigorta poliçesini düzenleyen, sigorta şirketinin kendisi veya yetkili acentesidir. Bankanın elinde hayat sigortası poliçesi gibi kolayca alacağını tahsil etme imkanı varken, sigortacının ödeme talebini geri çevirdiği şeklindeki bir gerekçeyle, poliçe limiti kapsamında kalan alacağı için icra takibi başlatması veya dava açması TMK'nın 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralana aykırılık oluşturur. Bu nedenle tüketici işlemi niteliğindeki banka kredileri nedeniyle, hayat sigortası yapılmış olması durumunda, bankanın poliçe limitleri dahilinde kalan kredi alacağını öncelikle sigorta şirketinden tahsil etmesi zorunludur. Bu husus, banka tarafından tüketicinin mirasçıları (halefleri) hakkında dava açılabilmesinin ön şartıdır. Banka sadece poliçe limitinin yeterli olmadığı bakiye alacak için tüketicinin mirasçılarından talepte bulunabilir. Kredi kullanan tüketici adına yapılan hayat sigortası poliçesi mevcutken, bankanın tüketicinin ölümü nedeniyle, tüketicinin mirasçılarından ödenmeyen bakiye kredi alacağının tahsili için dava açması veya icra takibi başlatması, sigorta hukukunun temel ilkelerine ve sigorta yapılmasının amacına aykırılık oluşturacağı gibi sigorta yapılmasına duyulan güven ve itimadı da zedeler. Bu nedenle banka alacağını öncelikle sigorta poliçesinden tahsil etmelidir. Sigorta şirketi tarafından rehin alacaklısı bankaya karşı murisin eskiden var olan ve gizlediği hastalık sebebi nedeniyle ödememezlik savunmasında bulunulamaz. Bu nedenlerle dosyada mevcut onkoloji uzmanı ile bankacı bilirkişi raporları denetime açık ve hükme esas almaya elverişli olup, davalı sigorta şirketinin ödemezlik savunmasının hukuki dayanağının olmadığı anlaşılmakla dosyada mevcut bankacı bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı bankanın hesaplanan alacağının 33.149,37 TL olarak mevcut olduğunun anlaşıldığı" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 33.149,37 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek kredi temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Karara karşı, davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece mevcut bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmiş ise de söz konusu raporda yanlış hesaplamaların mevcut olduğunu, bu rapor doğrultusunda kısmen kabule karar verilmiş olmasının müvekkilini mağdur ettiğini beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ...'ün kanser hastalığını müvekkili şirketten gizleyerek beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığını, TTK'nın 1435. maddesine göre, sigortalının poliçe kurulurken bildiği/bilmesi gereken tüm önemli hususları sigortacıya bildirmekle yükümlü olduğu, sigortacıya bildirilmeyen yahut eksik veya yanlış bildirilen hususların sözleşmenin değişik şartlarda yapılmasını gerektirecek nitelikte olması halinde önemli kabul edileceğinin düzenlendiğini, müvekkili şirketin, sigortalının verdiği bilgiler çerçevesinde riski üstlenip üstlenmeyeceğine veya hangi şartlarda üstleneceğine karar vereceğini, sigortalı ...'ün ise bu yükümlülüğe aykırı davranarak, ne sözleşme yapılırken ne de sonraki süreçte müvekkili şirkete mevcut kanser hastalığı ile ilgili bilgi vermediğini, rizikonun gerçekleşmesinden sonra bilgi verme yükümlülüğünün ihlali sebebiyle (kanser hastalığı ve bu kapsamda yapılan ameliyat ile ilgili bilgi vermeme) gerçekleşen riziko arasında(vefat) illiyet bağı varsa tazminat ödenmeyeceğini, bu nedenle müvekkili şirketçe tazminatın reddi kararının hukuka uygun olduğunu, sigorta poliçesi kurulmadan evvel mevcut olan kanser hastalığının teminat dışı olup, sigortalıya bu kapsamda gerekli bilgilendirmelerin de yapıldığını beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
:Dava, davalı sigorta şirketinin hayat sigortalısı olan müteveffanın vefatı nedeniyle tahsil edilemeyen kredi borcunun hayat sigortası kapsamında davalıdan tahsili istemine ilişkindir.Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davacı vekili tarafından sunulan █████/2025 tarihli beyan dilekçesi ile; dava konusu alacağın davalı tarafından ödendiğinden konusuz kalan davanın, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmeksizin reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili tarafından sunulan █████/2025 tarihli beyan dilekçesi ile; dava konusu alacağın taraflarınca ödendiğinden, konusuz kalan davanın yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmeksizin işlemden kaldırılmasını talep etmiştir.Karar kesinleşinceye kadar davaya konu alacağın davalı tarafından ödendiği taraf vekillerince beyan edilmekle, davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından kararın bu sebeple kaldırılması ve esas hakkında yeniden karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.Sonuç olarak, taraf vekillerinin istinaf başvurularının re'sen nedenlerle kabulüyle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın konusuz kalmış olması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun re'sen nedenlerle KABULÜYLE; yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere Denizli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,2-Davanın konusuz kalmış olması nedeniyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,a-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL harcın peşin yatırılan 669,44 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan 54,04 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE,b-Denizli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı, ... ve ... Harç sayılı harç tahsil müzekkerelerinin ilk derece mahkemesince İPTALİNE,c-Taraflar birbirlerinden yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediklerinden bu hususlarda karar verilmesine YER OLMADIĞINA,d-Arabuluculuk aşamasında sarf edilen 1.320,00 TL'nin yargılama gideri olarak 6183 sayılı Kanun'a göre tahsil edilmek üzere davacıdan alınarak Hazine'ye GELİR KAYDINA,e-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince ilk derece mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgiliye İADESİNE,3-İstinaf incelemesi yönünden;a-Tarafların istinaf başvuruları kabul edildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince, taraflarca peşin olarak yatırılan istinaf karar harçlarının talepleri halinde ilk derece mahkemesince taraflara İADESİNE,b-Tarafların istinaf incelemesi için yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde BIRAKILMASINA,c-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,4-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL'nin altında kalması nedeniyle kesin olarak karar verildi....