Anahtar kelimeler: İhds Rücuen Özelleştirme Ayrılması Dağıtım Devir İlamına Kesinlik Şartı Eksiklikleri
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ
    :Ticaret Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ Esas, ███████ Karar
    HÜKÜM
    : Davanın reddi
    Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
    Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının özelleştirme kapsamına alınması ve 20 ayrı dağıtım şirketine ayrılması kapsamında taraflar arasında imzalanan 24.07.2006 tarihinde İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin (İHDS) üçüncü kişilerin hak iddialarını düzenleyen 7 nci maddesinde dağıtım faaliyetinin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen iş ve işlemlerden kaynaklanan sorumluluğun dönemsel olarak paylaştırıldığını, anılan sözleşmeden önce dağıtım faaliyetlerinin karşı yan tarafından yürütüldüğü sırada kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan dava sonucunda müvekkili tarafından toplam 40.436,61 TL ödeme yapıldığını ileri sürerek, bu meblağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, ayrıca 1.594,90 TL temyiz harç ve masrafının ödenme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduktan sonra davanın esasına ilişkin olarak davacı şirketin özelleştirilmesinin hisse satışı suretiyle gerçekleştirildiğini, "İhale Şartnamesi ve Hisse Satış Sözleşmesi" hükümleri uyarınca müvekkilinden talepte bulunulamayacağını, davacı tarafından düzenlenen devre esas bilanço ile geçmişe yönelik borç ve alacak işlemlerinin kesinleştirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
    III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
    A. Mahkemece Verilen İlk Karar
    Mahkemenin 09.12.2015 tarih, ████████ E. ve ████████ K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
    B. Birinci Bozma Kararı
    Dairemizin 05.06.2017 tarih, █████████ E. ve █████████ K. sayılı ilamı ile; eksik inceleme yapıldığı işaret edilerek hüküm bozulmuştur.
    C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
    Mahkemenin 23.09.2019 tarih, ████████ E. ve ████████ K. sayılı kararı ile yapılan araştırma ve inceleme sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
    D. İkinci Bozma Kararı
    Dairemizin 27.01.2022 tarih, █████████ E. ve ████████ K. sayılı kararıyla; davacının rücu talebine konu Küçükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ E. ve 2009/8 K. sayılı kamulaştırmasız el atma davası sonucunda mahkemece taşınmazın 1208 metrekarelik bölümü üzerinde davacı BEDAŞ adına irtifak hakkı tesisine karar verilmiş olup hükmün Yargıtayca onanarak kesinleştiği ve tapuya tescil edildiği, kaldı ki sicil kayıtlarında davalı TEDAŞ adına müseccel bir tapu kaydı bulunmadığı da gözetildiğinde davacının kendi adına tescilli irtifak hakkı nedeniyle bu hakka ilişkin bedeli davalıdan talep edemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle hüküm bozulmuştur.
    E. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
    Mahkemenin 23.01.2023 tarih, ████████ E. ve ███████ K sayılı kararı ile; davalı adına kayıtlı tapu kaydının bulunmadığı, davacının kendi adına tescilli irtifak hakkı nedeni ile bu hakka ilişkin bedeli davalıdan talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
    IV. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
    B. Temyiz Sebepleri
    1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tapu kayıtlarından da görüleceği üzere müvekkili lehine bir şerhin söz konusu olmadığını, kamulaştırma tescilinin de davalı adına gerçekleştirildiğini, buna ilişkin işlemlerin başından sonuna kadar davalının yer aldığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
    2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın reddine hükmolunmasına rağmen lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmemesi nedeni ile kararın düzeltilerek onanmasını istemiştir.
    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir.
    2. İlgili Hukuk
    818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 19 uncu maddesi.
    3. Değerlendirme
    1.Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
    Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
    2.Davalı vekilinin vekalet ücreti ile sınırlı olarak yaptığı temyiz itirazlarına gelince;
    Davanın reddedilmesine rağmen yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine vekâlet ücretine hükmolunması gerekirken bu hususta olumlu olumsuz karar verilmemesi doğru olmamıştır.
    Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile değiştirilmeden önceki 438 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
    V. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    1.Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,
    2.Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasına 5 no.lu bent olarak "Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden mahkeme karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen nisbi vekalet ücreti maktu vekalet ücretinin altında olamayacağından 9.200,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine" ibaresinin eklenmesi sureti ile hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
    Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine,
    Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
    Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
    04.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!