Anahtar kelimeler: Kapıcının Muhtara Kapıcıya Uets Senetten Haber Kayseri Başlattığını Yazildiği Vermediğini

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.KAYSERİ1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARARESAS NO
:***KARAR NO
: ***HAKİM
: ... ...KATİP
: ... ...DAVACI
: ... - ... ...VEKİLİ
: Av. ... - [15525-25059-73641] UETSDAVALI
: ... - ... ...DAVA
: Menfi Tespit (Adi Senetten Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: ***KARAR TARİHİ
: ***GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: ***Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Adi Senetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesi ... E sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, icra dosyasında ödeme emri tebligatının kapıcıya haber verilerek muhtara bırakıldığını, yapılan tebligattan haber edilen kapıcının müvekkiline tebligat hususunda bilgi vermediğini, tebligatta muhtara bırakıldığı için müvekkilinin yapılan tebligattan haberdar olmadığını, müvekkilinin malları ve banka hesaplarındaki paraların haczedildiğini, müvekkilinin banka hesaplarındaki parayı kullanamadığından sebebini araştırdığında ve icra takibinden haberdar olduğunu, müvekkilinin icra dosyasından bankalarına konulan bloke ile haberdar olduğunda ise itiraz sürelerinin geçtiğini, bu nedenle dosyaya itiraz edemediğini, müvekkilinin Garanti Bankası hesabında bulunan paraya konulan haciz sonrasında icra müdürlüğünce paranın icra dosyasına yatırılmasına dair müzekkere yazıldığını, bankanın █████/2024 tarihinde müvekkilinin hesabındaki parayı icra dosyasına yatırdığını, müvekkilinin bu şekilde icra tehdidi altına ödeme gerçekleştirdiğini, müvekkilinin borçlu olmadığı halde icra tehdidi altında ve rızası olmaksızın ödeme yapmasından ötürü İKK madde 72 gereğince istirdat davası açtıklarını, her ne kadar █████/2024 tarihinde menfi tespit istemli arabuluculuk süreci başlatılmış ise de arabuluculuk sürecinde müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında ödeme gerçekleştiği için arabuluculuk başvurusu istirdat davası için de geçerli kabul edilmesi gerektiğini, ayrıca arabuluculuk son tutanağında da istirdat davasına ilişkin de uyuşmazlık olduğu belirtildiğini, arabuluculuk toplantısına davalı tarafın herhangi bir mazeret bildirmeksizin katılım sağlamadığını, bu nedenle anlaşamama ile sona erdiğini, müvekkilinin alacaklı olduğu idda eden davalıyı hiç bir şekilde tanımadığını, yüzünü dahi görmediğini ve taraflar arasında bir ticarette bulunmadığını, davalının başlatmış olduğu icra dosyasının takip talebinde dayanak belge olarak █████/2023 tarihli senedin ödenmeyişi olduğunu belirttiğini, fakat müvekkilinin senede imza dahi atmadığını, davalının bahsettiği senedir icra dosyasında dahi olmadığını, müvekkilinin icra tehdidi altında ödediği 61.005,10TL'nin ödeme tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini, davalının %20 'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesini, davanın kabulünü, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı cevap dilekçesinde özetle; davacının tamamen kötü niyetli olarak açmış olduğu davanın kendi ile ilgili asılsız iddialarda bulunduğunu , Kayseri Genel İcralar Müdürlüğü ... E sayılı dosyası ile aleyhinde açılmış icra dosyasında dosya borçlularının ***Kürşat İçgiller olduğunu, bunlardan ...'in ve ...'in yakın akrabası olduğu her ikisininde sebze meyve işi ile uğraştığı aynı zamanda gayri resmi ticari ortaklıklarının olduğu ,bu ortaklığın en önemli ayağı olan ...'in Kayseri sebze ve meyve hal kompleksinde Erciyes sebze ve meyve komisyoncusu sıfatı ile yeni hal kompleksi no █████ numaralı komisyoncu olduğu ... ve ... isimli akrabaları tarafından çevre il ve ilçelerden alınan tonlarca elma, kiraz, lahana , karpuz , kavun , soğan , patates, v.s. gibi ürünleri mal sahiplerine verilen senetlerle alınan bu malları ... 'e ait hal komisyoncusu olduğunu, dava konusu icra takibi ilamsız icra takibi örnek 7 olarak açıldığını ve (toplam alacak 45.693,70 TL █████/2023 faiz başlangıç tarihli 33.000,00 TL tutarındaki diğer olarak 19-10-2023 tarihinde açılmış ...'e gönderilen tebligat 25-10-2023 tarihinde eşine tebliğ edildiğini, ...'e yapılan tebligat ise aynı adresteki ... isimli şahsın beyanı ile 28-10-2023 tarihinde tebliğ edildiğini, icra takibi yasal süreleri tamamladıktan sonra ... tarafından yanına gelinerek ...'in dosyadan çıkartılmasının rica edildiğini, ancak kabul etmediğini, borçlu ...'in istirdat davası – İİK madde 72/6-8 de belirtildiği üzere dava şartı olan borçlunun haciz baskısı altında ödendiği bir borç ödemesi olmadığı borçlu ... 25-10-2023 tarihinden bu yana aleyhinde açılan bu takipten 5 ay boyunca haberdar olduğunu belirterek, yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
:Dava, istirdat talebine ilişkindir.TTK’nın 4. maddesine göre; ticarî davaların iki grup altında incelenmesi mümkündür. Bunlar; tarafların sıfatına ve işin ticarî işletmeyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ticarî sayılan davalar (mutlak ticari davalar) ile her iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğan davalar (nispi ticari davalar)dır.Mutlak Ticari Dava; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticari nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava olarak sayılan davalar olup, TTK’nın 4/1. maddesinde a ve f bentlerinde 6 bent halinde sayılan dava türleri mutlak ticari davadır. Taraflar arasındaki var olduğu iddia edilen ilişkinin satım sözleşmesinden kaynaklanması ve satım sözleşmesinin TTK' nın 4/1 maddesinde düzenlenmemesi, Borçlar Kanunu'nda düzenlenmesi nedeni ile davanın mutlak ticari dava olmadığı anlaşılmıştır.Nisbi ticari dava ise; her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nisbi ticari dava olarak adlandırılmaktadır.TTK’nın gerekçesinde; ticari davalar ile ticari olmayan hukuk davalarını ayırmada kullanılan kıstasın “bir yandan her iki tarafın tacir sıfatı ve uyuşmazlığın konusunu teşkil eden işin bu sebepten dolayı ticari sayılması keyfiyeti, diğer yandan tarafların sıfatına bakılmaksızın sadece işin ticari mahiyeti” olduğu açıklanmıştır.Bu anlamda bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için; davaya uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludurGevher Nesibe Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından mahkememize sunulan █████/2024 ve █████/2024 tarihli müzekkere cevabında davalı ...'ye ait 2017 yılında ticareti terk etmiş 2. Sınıf tüccar olduğu, davacının ise 2. Sınıf olduğu hususu mahkememize bildirilmiştir.01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren Türk Ticaret Kanunu ile Türk Ticaret Kanunun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Değişiklik Yapılmasına Dair 6335 Sayılı Kanunun 2. Maddesi ile değişik TTK'nın 5. maddesinin 3. fıkrası ile Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü itirazından çıkarılmış, görev ilişkisine dönüştürülmüştür.HMK'nın 114. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre, görev dava şartıdır. Aynı Kanunun 115/1. maddesi gereği mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. HMK'nın 138. maddesine göre, mahkeme dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verebilir.Dosya kapsamına göre, dava konusu istirdata konu senedin icra dosyasında yer almadığı, kambiyo senetlerine özgü takip yolu yapılmadığı senedin olmadığı ve taraflarca örneği de sunulmadığı anlaşılmakla dava konusu edilen uyuşmazlığın TTK'nın 4. maddesine göre, ticari dava olmadığı, bu nedenle de mahkememizin görevi alanına girmediği, Asliye Hukuk Mahkemelerinin bu uyuşmazlığı çözmekte görevli olduğu, 6335 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten sonra mahkememiz ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi haline getirildiği, görev ilişkin usul hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, görevin kamu düzeniyle ilgili olduğu, HMK'nın 115. ve 138. maddeleri gereği mahkemenin görev hususunu kendiliğinden araştırmakla yükümlü olduğu ve davanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebileceği dikkate alındığında, mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle:1-HMK 114/c maddesi uyarınca görev hususu dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, karar kesinleştiğinde 2 haftalık süre içerisinde talep halinde dosyanın HMK 20. maddesi uyarınca görevli Kayseri Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesi için Tevzi Bürosuna tevdiine,2-Görevsizlik kararından sonra davaya Kayseri Asliye Hukuk Mahkemesi'ne devam edilmesi halinde yargılama giderlerine Kayseri Asliye Hukuk Mahkemesi'nce hükmedileceğinden bu konuda HMK 331/2. maddesi uyarınca şu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına,3-Görevsizlik kararından sonra dosyanın Kayseri Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmemesi halinde mahkememizce verilecek ek karar ile yargılama harç ve giderleri konusunun karara bağlanmasına,Dair, davacı vekili yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca 2 haftalık yasal süre içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2024Katip ...e-imzalıdırHakim ...e-imzalıdır