Anahtar kelimeler: Devraldığını Blok Oturduğunu İşgal Noterliğinin Dan İli İlçesi Mahallesi Olmaksızın
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

    SAYISI
    : ███████ E., ████████ K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 10.11.2020 tarihinde ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 18188 ada 4 parsel sayılı taşınmazdaki B Blok, 2 No.lu bağımsız bölümü ... ...'dan devraldığını, davalı ...'ın dava konusu taşınmazda kira sözleşmesi olmaksızın oturduğunu, taşınmazı haksız biçimde işgal ettiğini, müvekkili tarafından ... 16. Noterliğinin 30.11.2020 tarih ve 27970 yevmiye numarası ile taşınmazı tahliye etmemesi ve ecrimisil bedelinin taraflarına ödememesi sonucu olarak aleyhinde dava açılacağının davalıya ihtar edildiğini ileri sürerek, dava konu taşınmaza el atmanın önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin söz konusu taşınmaza herhangi bir müdahalesinin olmadığını, müvekkilinin farklı bir adreste ikamet ettiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı tarafından satın alınan taşınmazın boşaltılması yönünde davalıya ihtaratta bulunulduğu, davacının mülkiyet hakkına dayanarak haksız kullanım nedeniyle el atmanın önlenmesini talep etme hakkı olduğu, davalı ise başka bir adreste oturduğunu beyan ettiği, yapılan kolluk araştırmasına göre de dava konusu taşınmazda ...'ın ailesi ile birlikte oturduğu, nüfus kayıt örneğine göre ... ...'ın davalının babası olduğu, davacının da beyanına göre davalı tarafından taşınmazın kiraya verildiği, menfaatin davalı tarafça elde edildiği, davalının duruşmadaki beyanında da halen taşınmazda davalının oğlunun taşınmazda oturmaya devam ettiği, netice itibariyle dava konusu taşınmazın satılmasına rağmen halen davalının tasarrufunda bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile; dava konusu taşınmaza davalının el atmasının önlenmesine karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının malik olduğu taşınmazı davalının haksız kullandığı, her ne kadar davalı taraf taşınmazda oğlunun oturduğunu, kendisinin oturmadığını istinaf dilekçesinde ileri sürmüş ise de İlk Derece Mahkemesinin 23.03.2023 tarihli duruşma tutanağında davalı ... vekili beyanında müvekkilinin B blok diye tabir edilen kısmı yıllardır oğlu ile beraber kullandığını beyan ettiği, davalının, davacıya karşı iş bu taşınmazla ilgili mülkiyet iddiası ile tapu iptal ve tescil davası açması da dikkate alınarak taşınmazın davalının tasarrufunda olduğu ve haksız kullandığı, kayıt iptaline yönelik açılan davalarda yıkım isteği bulunmadığı sürece el atmanın önlenmesi davaları bakımından bekletici mesele yapılmasına gerek bulunmadığı, tapu kaydına üstünlük sağlanarak davanın kabul edilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davada taraf teşkili sağlanmamış olduğunu, davaya konu taşınmazda müvekkili ...'ın ikamet etmediğini, davaya konu taşınmazda ... ...'ın ikamet ettiğini, hükmün ... adına değil ... ... adına kurulması gerektiğini, hal böyle olunca mahkemece, davanın pasif husumet (davalı sıfatı) yokluğu nedeni ile reddi gerektiğini, müvekkiline yemin delili hakkının kullanılması gerektiği hatırlatılmamış olduğunu, tanıkların dinlenmediğini, asıl davanın kesinleşmediğini, beklenmesi gerektiğini beyan etmiştir.
    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    Uyuşmazlık, mülkiyet hakkına dayalı çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
    Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeple;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü fıkrası uyarınca ONANMASINA,
    Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine ,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    06.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!