Anahtar kelimeler: Çocuksuz Bekar Ağabeyi Çalışarak Kardeşlerinin Kök Murisi Muris İçi Samsun

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Samsun 4. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacının murisi ...'ın 29.09.1986 yılında, ağabeyi ...'ın 29.08.2011 tarihinde öldüğünü, geriye kalan eşi ...'nin 29.04.2015 tarihinde, oğlu ...'ın da 28.09.2017 tarihinde bekar ve çocuksuz olarak öldüğünü, kök muris ...'ın sağlığında aile içi ticari işletmede kendisi ve ağabeyi ile birlikte çalışarak elde edilen gelirlerle ...'ın, kardeşlerinin haklarını vakti geldikçe devredip teslim edeceğine güvenmesi sebebiyle dava konusu taşınmazları satın alıp ... ve ... adına miras paylarına mahsuben tescil ettiğini, kök muris ...'ın 8 çocuğuna intikal etmesi gereken tüm hak ve gelirleri vefat eden muris ... ve ...'ın üzerinde kalmış olduğunu, sonrasında da bu kişilerin ölmesiyle oğulları ...'a geçtiğini, dolayısıyla davalı ... mirasçılarının sebebsiz zenginleşmesine neden olduğunu, kök muris ... ve ... ile 30 yıl civarında birlikte ticari faaliyet yürüttüklerini ileri sürerek, taşınmazlardaki davalı hisselerinin mirasta denkleştirme ve sebepsiz zenginleşme nedeniyle veraset ilamındaki payı oranında davacı adına tesciline, mümkün olmadığı takdirde denkleştirmeye tabi tutularak muris ...'ın terekesine iadesine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili cevap dilekçesinde özetle; denkleştirmeye ilişkin talep hakkının genel zamanaşımı olan 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, dava konusu taşınmazların kök muris ...'dan intikal etmediğini, murisin sağlararası ve ivazsız kazandırımasının söz konusu olmadığını, denkleştirme davasının ancak murisin vefatı sırasında yasal mirasçı olan alt soya karşı açılabileceğini, davalıların bir çoğunun muris ... vefat ettiğinde yasal mirasçısı konumunda dahi olmadıklarını, ...'nin kendi babasından kalma Rize'deki taşınmazlarının dahi davaya dahil edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.Diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mirasta iade şartlarının; karşılıksız bir kazandırıcı işlem bulunması, bu işlemin mirasbırakan tarafından ve mirasbırakanın malvarlığından yapılmış olması, sonuçlarının mirasbırakanın sağlığında meydana gelmiş olması ve karşılıksız kazandırıcı işlemin mirasçının miras hakkına mahsuben yapılmış olması olduğu, tanık ...'ın tuz fabrikasında kamyon şoförü olarak görev yaptığını ve bu fabrikanın davacı ile kardeşi olan davalıların murisi ... tarafından kurulduğunu beyan etmesi, tarafların aile avukatı olan tanık ...'nin dava konusu taşınmazların alımında muris ...'ın katkısının olmadığını, kök muris tarafından ...'a miras payına karşılık yapılan kazandırma olmadığını, ...'ın, davacı ile ortak olduğu şirket geliri ile taşınmazlar aldığını beyan etmesi, tanık ...'in bir kısım taşınmazların davacı ve kardeşi ...'ın ortak işyeri gelirleri ile ... adına alındığını beyan etmesi, dinlenen diğer tanıkların kök muris ... tarafından davalıya miras payına mahsuben sağlar arası karşılıksız bir kazandırıcı işlem yapıldığı ile bu işlemin mirasbırakan tarafından ve mirasbırakanın malvarlığından yapıldığına ilişkin beyanlarının bulunmaması gerekçesiyle, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğunu, yerel mahkemenin hükmünü tanık anlatımlarına dayandırmış olduğunu, dinlenen tüm tanık beyanlarıyla ve dosya kapsamıyla da davalarının haklılığı açıkça ortadayken davanın reddine karar verilmiş olduğunu, terekede kalan ve dava konusu taşınmazların kök muris tarafından davacının da küçük yaşlardan beri çalışması ile sunduğu ciddi somut katkılar ile edinildiğini, ... ve ...'nin dava konusu taşınmazları maddi durum yönünden almalarının mümkün olmadığını, miras paylarına mahsuben yapılan bağışların davacı müvekkili aleyhine olmak üzere davacının ağabeyi olan müteveffa ...'ın, ...'ın eşi olan ...'ın ve müteveffa ...'ın, dolayısıyla da davalı mirasçıların büyük miktarlarda sebepsiz olarak zenginleşmesine yol açmış olduğunu, gerçekte bu işlemin bağış olmasına karşılık tapuda satış akti olarak gösterilmiş olduğunu, bunun doğal sonucu olarak bağış işleminin resmi şekilde yapılmamasının, satış aktinin de muvazaa sebebiyle geçerli olmadığını beyan etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, mirasta denkleştirme istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.