Anahtar kelimeler: İhalesinde Anlaştığını Kiralama Alımı Teklif Şartname Düşük İşi Sürücüsüz Aracı

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ36. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2024NUMARASI
: ████████ E. - ████████ K.DAVANIN KONUSU
: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: █████/2025İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi.GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı şirketin ███████████ ihale kayıt numaralı, █████/2021 tarihli Sürücüsüz Araç Kiralama İşi Hizmet Alımı (2.Kısım) ihalesinde en düşük teklif veren davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. ile anlaştığını, ihale dosyası kapsamında Teknik Şartname uyarınca █████/2021 tarihinde taraflar arasında ''Hizmet Aracı Kiralama İşi Hizmet Alımı Sözleşmesi'' imzalandığını, davacı şirket ile davalı şirket arasında imzalanan sözleşmenin 36.1.1 Maddesine göre; "Teknik Şartnamenin EK-1 listesinde özellikleri belirtilen 2.Grup Araçlar; Yüklenici tarafından, en geç █████/2021 tarihine kadar, tamamı eksiksiz idareye teslim edilecektir. Kira başlangıç tarihi, █████/2021 olup sözleşme süresi, kira başlangıç tarihinden itibaren 24 aydır." Aynı şekilde Hizmet Aracı Kiralama İşi Teknik Şartnamesinin E/2 Maddesinde de, "Yüklenici'nin İdare'ye kiralayacağı kiralık hizmet araçlarının kabulü, teknik şartname hükümleri doğrultusunda yapılacağı, araçların önceden hazır hale getirilerek (araç üstü avadanlık ve malzemeler hazırlanmış/ montajı yapılmış / plakaları takılmış / ruhsatları hazır olarak) İdare'nin bildireceği son teslimat tarihine kadar İdare'ye teslim edileceği" belirtilmiştir. (Ek-2:Hizmet Aracı Kiralama İşi Teknik Şartnamesi) Yine sözleşmenin 36.1.2 maddesine göre; "kiralanan araçların tamamı yüklenici firma adına kayıtlı ve tescilli olacaktır." Ancak davalı şirket sözleşmenin belirtilen maddeleri uyarınca hiçbir aracı teslim etmediğini, bu nedenle davacı şirket yetkilileri tarafından sözleşmeye aykırılığın tutanak altına alındığını, davalı şirket, Covid-19 salgınını sebep göstererek, sözleşme gereği kendisine yüklenilen işi yerine getiremeyeceğini, araç tedarikinde sorun yaşadığını belirterek somut bilgi ve belgelere dayanmadan işin başlangıç tarihinde sözleşmenin devri talebini davacı şirkete ilettiğini, davalının, işin başlangıç tarihine kadar bekleyerek herhangi bir bildirimde bulunmayıp, yazışmalar dahilinde böyle bir talepte bulunması ticari hayatın olağan akışına uygun olmadığını, zira, davacı şirket, hizmetin gecikmesi sebebiyle maddi anlamda külfet altına girmekte olduğunu, dolayısıyla, basiretli bir tacir gibi davranmayan, hizmetin aksamasına sebep olan ve sözleşme metninde yer alan işin yerine getirilmesi hususunda işin başlangıç tarihine kadar herhangi bir bildirimde bulunmayan davalı şirket hakkında, ihale sonucu imzalanan sözleşmenin davacı şirket tarafından feshedilmesi zorunluluğu hasıl olduğunu, davanın kabulünü, fazlaya ilişkin talepleri saklı kalmak ve bilirkişice yapılacak tespite müteakip artırılmak üzere şimdilik 132.115,00-TL bakiye cezai şart bedelinin temerrüt tarihi olan 18.03.2021 tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı sözleşmeye aykırı davranmadığını, gerek sözleşme gerekse de teknik şartnameye uygun olarak sözleşmeden kaynaklı edimlerinin tamamını basiretli tacir olarak yerine getirdiğini ve buna uygun davrandığını, davacının davayı kötü niyetli olarak ikame ettiğini, bir an için davalının sözleşmeye aykırı davrandığı kabul edilse bile mezkur aykırılıktan dolayı davacının oluşabilecek bir zararının söz konusu olmadığını, bu bağlamda gerek zarardan gerekse de cezai şarttan söz edebilmenin mümkün olmadığını, araçların tesliminin karar kılınan tarih olan 26.02.2021 tarihinde ülke genelinde Covid19 Genel Salgın Hastalığı nedeniyle gevşeyen sokağa çıkma kısıtlamaları tekrardan başladığını ve davalının bu durumdan olumsuz etkilendiğini, bu mücbir sebep davacıya defaten izah edilmiş ise de davacı kötü niyetli olarak cezai şarta dair bu davayı ikame ettiğini, davacı şirket davalının sözleşme kapsamında verdiği teminatın tamamını gelir olarak kaydetmesine rağmen huzurdaki davayla hukuk aykırı olarak dava ve talepte bulunduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 11. Maddesinde ve 11.4.2 maddesinde de görüleceği üzere kanunda veya sözleşmede belirtilen haller ile cezalı çalışma durumunda işbu miktarların teminattan mahsup edileceği konusunda mutabık kaldıklarını, öncelikle usule aykırı bir şekilde ikame edilen davanın dava şartı yokluğu hasebiyle usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise; haksız ve her türlü hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini, talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, Davanın kısmen kabulü ile, 53.294,80 TL Cezai Şart alacağının temerrüt tarihi olan █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bu dava konusu ile alakalı İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde ████████E. Sayılı dava dosyası derdest olarak devam etmekte olup, taraflarınca da istinaf edildiğini Dosyada tarafımızca istinaf harçları da yatırılmış olup, dava dosyası süreci devam etmektedir. Bu husus karar ve hükme dayanak raporda da "İstanbul 4.ATM ████████ E dosyası: Dosyamız davacısı tarafından dosyamız davalısı aleyhine açılan davada , davacı tarafından ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin tarafı olduğu Hizmet Aracı Kiralama İşi Hizmet Alımı Sözleşmesinin 16.1.2 maddesinin (h) bendinin ihlali sebebiyle feshedilmesi sonucu şimdilik 50.000,00 TL ceza tutarının temerrüt tarihi olan █████/2021 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nden alınarak müvekkiline verilmesinin talep edildiği, mahkemece ████████ E sayılı karar ile Davanın kabulüne, sözleşmenin gereği gibi ifa edilmemesinden kaynaklı 50.000,00 TL ceza-i şart bedelinin temerrüt tarihi olan █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş olduğu işbu kararın davalı tarafından istinaf edildiği tespit edilmiştir." şeklinde de tespit olunduğu, görüleceği üzere dava konusu ve bu davanın konusu aynı olup, davanın ikinci kere açılamayacağından dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, mahkeme esastan da davacının ispatlanamayan davasını kısmen kabul etmişse de karar hatalı olduğunu, Covid tedbiri salt kapanma olarak algılanmaması gerekme, bilirkişilerin de kendisinin izah ettiği üzere Covid kaynaklı etkiler, kapasite azalımları, ayrıca geri kalan ülkelerde tedbirlerin devam ettiği, dünyada tedbirlerin devam etmesi sebebiyle ülkemizin de işbu durumdan ekonomik olarak etkilenmesi ve ülkeye giriş yapan döviz miktarının azalması ve bankaların finansman zorluğuna girmesi, yine Türkiye'de kapanma tedbiri uygulanmasa da geri kalan iş kollarının pandemi sebebiyle tamamen etkilenmesi ve ayrıca daha sonra tekrardan kapanma tedbirlerinin uygulanması hususları göz önünde bulundurulduğundan salt sözleşme tarihi ve teslim edildiği tarihte kapanma tedbirinin uygulanmaması sebebiyle hem mahkeme gerekçeli kararında hem de hükme dayanak bilirkişi raporunda bilirkişilerce mücbir sebep oluşturmayacağına ilişkin taleplerinin değerlendirilmemesinin usule ve hukuka aykırı olduğunu, bir an için müvekkilin sözleşmeye aykırı davrandığı kabul edilse bile mezkur aykırılıktan dolayı davacının oluşabilecek bir zararının söz konusu olmadığını, bu bağlamda gerek zarardan gerekse de cezai şarttan söz edebilmenin mümkün olmadığını, mahkemenin bu davanın derdest olan davaya ek dava olduğu tespitinin de usule ve hukuka aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte; hesaplanan cezai şart bedelinin fahiş olduğunu, sözleşmede belirlenen cezai şartın tenkisinin gerekip gerekmediğinin değerlendirilmesi gerektiğini, (Yargıtay 13. HD'nin ██████████ E- █████████ K sayılı, 25.01.2016 tarihli kararı) tespit edilen ilkeler ışığında; "TBK.nun 182/son maddesi gereğince, hakim fahiş gördüğü cezaları tenkis ile mükellef olduğunu, mahkemece, belirlenen cezai şart miktarının fahiş olup olmadığının re'sen incelenmesi, cezai şartta tenkis gerekip gerekmediğinin mahkemece tartışılması gerektiğini, yapılacak indirim ve teminat olarak verilen bedel de göz önünde bulundurulduğunda bir alacağı olmayacağının sarih olduğunu, belirlenen cezai şart kabul anlamına gelmemekle birlikte fahiş olması sebebiyle kaldırılması gerektiğini, sözleşmenin 11. Maddesinde ve 11.4.2 maddesinde de görüleceği üzere kanunda veya sözleşmede belirtilen haller ile cezalı çalışma durumunda bu miktarların teminattan mahsup edileceği konusunda mutabık kaldıkların, bu maddeye rağmen haksız bir şekilde dava ikame edildiğini, mahkemece de bu yönüyle hiçbir taleplerinin değerlendirilmediğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte cezai şart koşulları oluşmuş olsa bile takas/mahsup edildiğinde müvekkilinin alacaklı olduğu sarih bir şekilde ortaya çıkacak iken maddi gerçeğin araştırılmaması de usule ve hukuka aykırı olduğundan kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Dava;araç kira sözleşmesinden kaynaklı cezai şart alacağı talebine ilişkindir.Taraflar arasında 21.01.2021 tarihli ve ███████████ ihale kayıt no ile hizmet aracı kiralama sözleşmesinin akdedildiği konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.Davaya dayanak olan ve taraflar arasında imzalanan Hizmet Aracı Kiralama Sözleşmesinde, davalının davacı tarafa kiralık araç temin işini yüklendiği uyuşmazlık dışıdır. Ancak kiralanan araçların şoförlü olmadığı sözleşme içeriği ile sabittir. Bu durumda taraflar arasında bir hizmet sözleşmesi değil bir kira sözleşmesi mevcuttur.6100 sayılı HMK'nın 4/1. maddesi gereğince Sulh Hukuk Mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; ...kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalara bakmakla görevlidir.Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır.Somut olayda; taraflar arasında şoförsüz araç kira sözleşmesinden kaynaklı cezai şart alacağı talep edilmiş olup, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 4/1-a maddesi uyarınca, dava değerine bakılmaksızın davaya bakma görevi Sulh Hukuk Mahkemesi'ne aittir. Hal böyle olunca, mahkemece uyuşmazlığın çözümünde Sulh Hukuk Mahkemesi görevli olduğu halde Asliye Ticaret mahkemesince davanın esası hakkında yargılama yapılarak karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, yargı organlarınca yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gerektiğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun değişik gerekçe ile görev nedeniyle kabulüne, HMK.353/1-a-3 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın görevli mahkemeye gönderilmek üzere mahkemesine gönderimesine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun görev nedeniyle KABULÜNE, 2-İlk derece mahkemesinin kararının HMK’nın 353/1-a-3 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Davada görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine, 4-HMK'nın 20. maddesi gereğince Dairemiz kararının taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde taraflarca başvurulması halinde istinaf kayıtlarının kapatılarak dosyanın görevli Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmek üzere kararı veren ilk derece mahkemesine iadesine, 5-Davalının istinaf başvurusu için yaptığı yargılama giderlerinin esas hakkında verilecek kararda değerlendirilmesine, harcanmayan istinaf gider avansının ilgilisine iadesine, 6-Karar tebliği, harç takibi ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere karar verildi. █████/2025